Diana Yalnız Avlanan Tanrıça

7,0/10  (4 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
527 gösterim
41 yaşında ünlü bir şair ve yazar, sadık kaldığı tek şey edebiyat olan bir Don Juan ve 31 yaşında, güzelliğinin doruğunda bir kadın, ünlü bir sinema oyuncusu. Bir yılbaşı gecesi tanışan ve ikisi de evli olan bu iki kişi arasında tutkulu bir aşk başlar. Yazar, kadının gizemli güzelliğinin büyüsüne kapılmıştır, aşkla, şehvetle bağlanır ona. Ama adını bir tanrıçadan alan Diana, yalnızca kendinden daha ileride olan erkekleri kovalayan bir kadındır; yazardan bıkar. Yalnızca iki ay süren bu birliktelik, "Carlos Fuentes"in Diana ya da "Yalnız Avlanan Tanrıça" romanına konu olur. Romanın başkişilerinden Diana, 41 yaşında intihar eden ünlü Amerikalı oyuncu Jean Seberg, yazar da Carlos Fuentes'tir; Diana'nın kocası ise, ünlü Fransız yazarı Romain Gary. Aradan 26 yıl geçtikten sonra bu kısa, ama yoğun yaşanan aşkın romanını yazan Fuentes, "Diana'nın öyküsü bir hayaldir," diyor, "çünkü tüm aşklar gibi yaşamın kendisi de bir hayaldir."
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2014
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9789750718472
  • Orijinal Adı:
    Diana O La Cazadora Solitaria
  • Çeviri:
    Pınar Kür
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ingeborg 
07 Eyl 16:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Spoiler içeriyor.
Carlos Fuentes kitapta birçoğumuzun beyaz perdeden tanıdığı masum güzel Jean Seberg ile iki aylık yasak kaçamaklarını ve sonrasını detaylarıyla anlatıyor. Kendisi olmaktan kaçınan ve daima bir başkası olmayı arzulayan Jean Seberg'e hep farklı isimlerle hitap eden Fuentes, kitapta da Jean için birden fazla isim kullanıyor. Fuentes, herkesin tanıdığı güzel ve mutlu Jean Sebeg'i değil kendi benliğinden huzursuzluk duyan, karanlık yanıyla Diana Soren'i tüm çıkmazlarıyla bizlere anlatıyor. Diana yani Jean Seberg'in soru işaretleriyle dolu ölümünden yıllar sonra yazıldığı hâlde acı, çaresizlik, kaybetme duyguları çok yakın bir zamanda gerçekleşmiş hissi uyandırıyor. Fuentes, unutmamak ve Diana'nın kendisiyle birlikte olduğu o ânı yakalamak için yazdığını da itiraf ediyor. İki aylık yasak kaçamağın Fuentes'in tüm hayatını etkilediği sugötürmez bir gerçek.

Kitaptan 2 Alıntı

arden 
02 Mar 16:42 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Meryem Ana bakiredir ama gebe kalır. İsa yeniden doğar, ama ölür. Peki, kutsal ateşi çalan Prometheus kimdir? Özgürlüğünü -onu yitireceğini bile bile- neden kullanır? Özgürlüğünü kullanmasaydı, böylece ne kaybedip ne de kazansaydı, daha mı özgür olacaktı? Özgürlük, özgürlüğün kendisinden başka bir değerle kazanılabilir mi? Bu dünyada, ancak aşkı feda edersek, sevdiğimiz kişiyi kendi edimlerimiz ya da edimsizliğimiz yüzünden kaybedersek mi sevebiliriz?

Diana, Carlos FuentesDiana, Carlos Fuentes
Ingeborg 
 06 Eyl 17:51 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Başlangıçta nasıl yalnızsak, sonda da yalnızız, dünyanın derin gizilgücünden koparıp aldığımız mutlu anları anımsarız, mutluluğun tutsaklığını isteriz ille de ve kulak verdiğimiz bir tek ses vardır; o maskeli esrarın sesi, o gözle görülmeyen kalp atışı ki, sonunda kendini gösterdiğinde en korkunç gerçeği dillendirir, geriye dönüşü olmayan cezayı açıklar:
Sen sevmeyi bilemedin. Sende sevme yeteneği yok.
O korkunç kehanetin ne kadar doğru olduğunu itiraf etmek için anlatacağım bu öyküyü.
Ben sevmeyi bilemedim. Bende sevme yeteneği yoktu."

Diana, Carlos Fuentes (Sayfa 11)Diana, Carlos Fuentes (Sayfa 11)