Diana (Yalnız Avlanan Tanrıça)

·
Okunma
·
Beğeni
·
863
Gösterim
Adı:
Diana
Alt başlık:
Yalnız Avlanan Tanrıça
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750718472
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Diana O La Cazadora Solitaria
Çeviri:
Pınar Kür
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
41 yaşında ünlü bir şair ve yazar, sadık kaldığı tek şey edebiyat olan bir Don Juan ve 31 yaşında, güzelliğinin doruğunda bir kadın, ünlü bir sinema oyuncusu. Bir yılbaşı gecesi tanışan ve ikisi de evli olan bu iki kişi arasında tutkulu bir aşk başlar. Yazar, kadının gizemli güzelliğinin büyüsüne kapılmıştır, aşkla, şehvetle bağlanır ona. Ama adını bir tanrıçadan alan Diana, yalnızca kendinden daha ileride olan erkekleri kovalayan bir kadındır; yazardan bıkar. Yalnızca iki ay süren bu birliktelik, "Carlos Fuentes"in Diana ya da "Yalnız Avlanan Tanrıça" romanına konu olur. Romanın başkişilerinden Diana, 41 yaşında intihar eden ünlü Amerikalı oyuncu Jean Seberg, yazar da Carlos Fuentes'tir; Diana'nın kocası ise, ünlü Fransız yazarı Romain Gary. Aradan 26 yıl geçtikten sonra bu kısa, ama yoğun yaşanan aşkın romanını yazan Fuentes, "Diana'nın öyküsü bir hayaldir," diyor, "çünkü tüm aşklar gibi yaşamın kendisi de bir hayaldir."
208 syf.
Meksikalı bir ailenin çocuğu olarak, 1928 yılında Panama'da dünyaya gelen Carlos Fuentes, çağdaş İspanyol edebiyatının kurucularından kabul ediliyor. Fransa Ulusal Liyakat Nişanı sahibi olan Fuentes'in, Cervantes, Prince Asturias, Xavier Villaurrutia Award, Romula Gallegos, Freedom of Speech Award, Alfonso Reyes Internatıonal Prize, Belisario Dominguez Medal of Honor, Prix Formentor, Menendez Pelayo Internatıonal Prize, Grinzane Cabour Prize gibi kıymetli ödülleri de bulunmakta.

Otobiyografik bir roman olan Diana'da, haliyle yazarı Fuentes'in hayatından kesitlere şahit oluyoruz. Dönemin ünlü Amerikan aktristi Jean Seberg ile yaşadığı yasak aşkı, kendi dili ile okura sunuyor Fuentes. Yasak diyorum çünkü bu aşk zuhur ederken, Jean, Emile Ajar takma adıyla da bilinen ünlü yazar Romain Gary ile, Fuentes ise Meksika'nın Altın Çağı'nın ünlü oyuncusu Rita Macedo ile evli.

Jean Seberg araştırdığım kadarıyla, ırkçılığa karşı çalışmalar yapan, hayvansever, komünist, feminist bir aktivist. Bir sinema filmi çekimi için Meksika'da bulunan Seberg ile 1969'un yılbaşı gecesinde, bir yılbaşı partisinde tanışıyor Fuentes. Takribi üç ay gibi bir süre, tutkulu bir aşk yaşayan çift, çeşitli nedenlerle ayrılıyorlar ve Jean karnında bir bebek ile Meksika'yı terkediyor. Jean 'in hamileliği, mücadeleci kimliğinden dolayı kendisine karşı tetikte bekleyen FBA için bir umut oluyor ve bebeğin babasının, Jean in işbirliği içinde olduğu bir örgütün elebaşı olan bir zenci olduğu iddiasını ayyuka çıkarıyorlar. Seberg, çok direniyor, çok göğüs geriyor bu söylentilere lakin tüm bu direnişi, erken doğum yapıp bebeğini kaybetmesine mani olamıyor. Akabinde bir basın toplantısı düzenleyerek, ölü bebeğini "Bebeğim beyaz, bembeyaz, bakın görün" diye basın önünde gözyaşlarıyla teşhir ediyor. Bu acıyı yaşayan bir kadın olarak artık iflah olmuyor Jean ve kendisini alkole, uyuşturucuya bağımlı kılıyor. Bir süre sonra da Paris'te, arabasının içinde, 13 günlük cesedi bulunuyor. Jean'in bebeğinin babalığını gözü kapalı üstlenmeyi kabullenen Romain Gary ise bu aşkın acısına dayanamayıp suçluluk hissediyor ve ona sahip çıkamadım diye, eski eşinin arkasından intihar ediyor...

Masal gibi dinlediğiniz bu olaylar birebir gerçekler efendim. Fuentes soracak olursanız, bebeğini asla kabul etmiyor,çünkü Jean onun için burnunu silip attığı bir mendilden daha değerli değildi. Kitap hakkında söyleyecek fazla sözüm yok zira bir özel hayat ihlali içeriyor. Öyle ya da böyle bunca badireler atlatmış ve hayatının bir döneminde kendisine yarenlik etmiş bir kadın için pek yakışık almayan söylemlerde bulunmuş yazar. Aralarındaki en özel anlar, kitaba malzeme olmuş. Benim bünyem bu riyakarlığı ve vefasızlığı kaldıramadı ne yazık ki. Cinsiyetiniz ne olursa olsun, lütfen karşı cinsi anlamaya, destek olmaya, onu olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Yokten yere onu yerip durmayın, yaftalamayın. Çünkü Fuentes öyle yapmış. Sevmiş mi evet çok sevmiş Jean'i. Ama ben diyorum ki olmaz olsun böyle sevgi...

Özel anlatılarını bir kenara bırakıp yazarın yazarlığına gelecek olursak, evet çok başarılı bir kalem. Anlatımı ve üslubu oldukça nitelikli, aşk hayatının satır aralarına, dönemin hükümetini hedef alan bolca emperyalizm ve kapitalizm eleştirisi de yerleştirmiş. Kendisinin de sıklıkla dile getirdiği gibi Fuentes bir edebiyat aşığı:

"Yazacak zamanım kalmazsa diye ödüm kopuyor. Yazmak benim tutkum. Her yazar sınırlı bir zaman süresiyle doğmuştur. Yazı yazmak için oturduğunuz anda ölüme karşı savaşa başlıyorsunuz. Her Allahın günü ölüm kulağıma şöyle fısıldar: Bir gün daha geçti. Vaktin yetmeyecek."

Muhakkak ki Carlos Fuentes ile tanışmak için yanlış bir seçim yaptım. Eminim çok daha iyi kitaplara imza atmışlığı vardır ama adamın bu yaptıkları üzerine ben kendisini okumaya devam edebilir miyim, emin değilim.

Biz kadınlar için çok, çok önemli, erkekler için ise manasız gelecek bir detayı da belirtmeden geçmeyeyim; Jean öldüğü zaman, Fuentes'in ona Meksika'da hediye aldığı pelerin varmış üzerinde, gel de kahrolma...
208 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
“Tanrının elinin tersiyle dokunduğu bir kadındı o.”
.
Fuentes’in Amerikalı oyuncu #jeanseberg ile yaşadığı iki aylık ilişkiyi ve Seberg’in yaşamındaki olayların nasıl o noktaya gelmiş olabileceğini -bir şeyleri değiştirebilir miydim düşüncesiyle- anlattığı romanı.
.
Aşk ve cinsellik olmakla birlikte ki kesinlikle beni rahatsız etmedi, Amerikan rüyası, ırkçılık, 68 toplumsal hareketleri gibi konulara yoğun bir şekilde değiniyor Fuentes.
Anlatımı müthiş. Mitolojik ve felsefesi göndermeleri var oldukça akıcı da ayrıca kelime seçimlerini çok çok sevdim. Fuentes ve kelimeleri
.
Fuentes okunmalı ben daha çok okumalıyım, okurum :)))
208 syf.
·Puan vermedi
Carlos Fuentes sevdiğim bir yazardır ama bu kitabı neden yazdığını, neden böyle bir kitap yazmaya gerek duyduğunu anlamadım.

Kitapta anlatılan hikaye gerçek bir hikaye. Carlos Fuentes ile Romain Gary’nin eşi Jean Seberg ile yaşadığı kısa süreli ama oldukça sarsıntılı aşkın öyküsünün anlatıldığı romanda isimler elbette değiştirilmiş ama bu hiçbir şeyi değiştirmemiş.

Romain Gary’nin çok büyük bir yazar olarak hakkı teslim edilmiş en azından ama yine de bana tuhaf geldi romanın yazılması.

Fuentes bir dönem çok aşık olmuş Jean Seberg’e ve karşılık da almış, sonra da olanlar olup herkes yoluna gitmiş, bize de bu tuhaflığın romanını okumak kalmış.
Başucu kitabım, nasıl alt üst edildiğimin öyküsü, sayfalarının savruluşundaki merkazkaç kuvvetini bulmak istediğim enfes parça, rüyalarıma giren, aşkım, aşkım...
208 syf.
·5 günde·Beğendi·5/10 puan
Bu kitabı okuduktan sonra bana çok bir şey katmadığını düşündüm.Sadece “Diana” (Jean Seberg) hakkında biraz merak uyandırdı.Nasıl ve ne sebeplerden dolayı intihar etti gibi.Yazar yarı-otobiyografi tarzında yazmış. -Ki kendisi Diananın sevgilisi oluyor (2 ay gibi bir süre)- Çok fazla özel hayatlarını ve cinsel birlikteliklerini romana konu malzemesi yapmış.Bu kitap için zaman kaybı olduğunu düşünüp tavsiye etmiyorum.
“Hiçbir şey bizi tutkudan uzak tutmamalı. Kesinlikle hiçbir şey. Bana bir içki versene, sevgilim.
(...)
Bazı güçler var ki, yalnızca bir tek kez ortaya çıkarlar, bir daha hiç görünmezler. Güçler, fırsatlar değil, güçler. Aşka, politikaya, sanatsal yaratıma, spora, daha bir sürü şeye yatkın güçler. Yalnızca bir kez gelirler yanınıza. Yeniden yakalamaya çalışmak boşunadır. Çekip gitmişlerdir, vaktinde onlara kulak vermediğiniz için sinirlenerek. Tutkuyu istemedik mi? O zaman tutku da bizi istemez.”
Kemik, tene ne kadar yakınsa yüzün güzelliği de o kadar artar. Ama ölüm de daha gözle görülür hale gelir. Güzellik, yaklaşan ölümden beslenir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Diana
Alt başlık:
Yalnız Avlanan Tanrıça
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750718472
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Diana O La Cazadora Solitaria
Çeviri:
Pınar Kür
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
41 yaşında ünlü bir şair ve yazar, sadık kaldığı tek şey edebiyat olan bir Don Juan ve 31 yaşında, güzelliğinin doruğunda bir kadın, ünlü bir sinema oyuncusu. Bir yılbaşı gecesi tanışan ve ikisi de evli olan bu iki kişi arasında tutkulu bir aşk başlar. Yazar, kadının gizemli güzelliğinin büyüsüne kapılmıştır, aşkla, şehvetle bağlanır ona. Ama adını bir tanrıçadan alan Diana, yalnızca kendinden daha ileride olan erkekleri kovalayan bir kadındır; yazardan bıkar. Yalnızca iki ay süren bu birliktelik, "Carlos Fuentes"in Diana ya da "Yalnız Avlanan Tanrıça" romanına konu olur. Romanın başkişilerinden Diana, 41 yaşında intihar eden ünlü Amerikalı oyuncu Jean Seberg, yazar da Carlos Fuentes'tir; Diana'nın kocası ise, ünlü Fransız yazarı Romain Gary. Aradan 26 yıl geçtikten sonra bu kısa, ama yoğun yaşanan aşkın romanını yazan Fuentes, "Diana'nın öyküsü bir hayaldir," diyor, "çünkü tüm aşklar gibi yaşamın kendisi de bir hayaldir."

Kitabı okuyanlar 37 okur

  • Vox Nihili
  • Pınar Keskin
  • ressamszgn
  • Seda Bera
  • İnsan Olun Biraz
  • Şahin Akkuş
  • Cumhur
  • Zeynep Bozdağ
  • Ali İhsan Kelepircioğlu
  • Ukuş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.1 (3)
9
%7.7 (1)
8
%30.8 (4)
7
%0
6
%15.4 (2)
5
%15.4 (2)
4
%7.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0