*Yeryüzü sizlere ömür, diye sesini yükseltti dişi fare…
Kitap bir hikâye değil, pek çok hikâyenin birleşimidir. Hikâyeler birbiriyle bağlantılı değil, aralarında ortak bir nokta yok. Farklı zaman dilimlerinde farklı yerlerde geçer her biri. Alışagelmişin ötesinde bir Grass mantığıyla, absürt bir şekilde birbirleriler bağlanırlar. Hikâyeler arasında sürekli bir gidiş geliş var. Kitapta temel olarak beş farklı hikâyeyi iç içe geçmiş bir şekilde okuyoruz:
a. Fareyle sahibi arasında geçen diyaloglar
b. Malskat adında sahte resimler yapıp üne kavuşmak isteyen bir Gotik duvarcısının hikâyesi
c. Peri masalı ormanında geçen olaylar ve kitapta boy gösteren masal karakterlerinin siyasetçilerle olan savaşları
d. Anlatıcının eşi Damroka’nın Baltık Denizi’nde Ilsebill isimli araştırma gemisiyle deniz analarını incelemeye gitmesi, bu yolculukta onunla konuşan bir dil bağlığının kendilerine rehberlik etmesi, batık bir efsanevi şehre ulaşması ve gemideki feminist kadınların hikâyesi
e. Bir nevi “Teneke Trampet”in devamı niteliğinde sayılabilecek Oscar Matzerath’ın anlamsız hikâyesi. Oscar’ın anneannesi Anna Koljaiczek’in 107. yaş gününü kutlaması için şoförüyle bir yolculuğa çıkması ve onun için bir video hazırlaması
Görüldüğü gibi bu hikâyeler arasında pek bir benzerlik varmış gibi durmuyor. Kitapta en çok fare ve anlatıcı arasında geçen konuşmaları okuyoruz. “Noel armağanı olarak bir fare diledim kendim için, dileğim gerçekleşti.” Evet, anlatıcının sadece dileği gerçekleşmedi bizlere anlatacak bir hikâyesi de oldu. Ancak bu hikâye insanlığın sonunun hikâyesidir. Dişi farenin sahibine dediği gibi:
“Bir zaman vardınız, evet. Var olduğunuz zamanlar geride kaldı, belleklerde boş bir anıdan farkınız yok şimdi. Bundan böyle borunuz ötmeyecek asla. Tüm çıkış yollarınız kapandı.
Hapı