Diyarbakır 5 No'luBayram Bozyel

·
Okunma
·
Beğeni
·
305
Gösterim
Adı:
Diyarbakır 5 No'lu
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
200
ISBN:
9789750511714
Kitabın türü:
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
“Bu koşullarda yaşayan insanlar artık dış dünyayı, yakınlarını, yaşamın güzelliklerini düşünemez olmuşlardı. Tutuklu kişi için bir kurtuluş yolu olan tahliye bile kimsenin aklına gelmiyordu. İnsanların bütün beklediği bir lokma ekmek, bir bardak su ve ölmeden akşamı getirmekti. Aynı ranzada yattığımız kişiyle bile bazen günlerce bir şey konuşamazdık. Bunun için fırsat olmazdı. Birisinden -varsa- bir iğne almak günler sürerdi. Zaten koca koğuşta bir tek iğne vardı. Bir buçuk yıl boyunca tırnaklarımızı kör jiletlerle kesmek zorunda kaldık. Düşünmek için bile zaman kalmıyordu. Yatakta uzun süre kalmamıza rağmen, gündüzleri çektiğimiz ağır işkence ve yorgunluktan, açlık yüzünden, gece nöbetlerindeki sık tekmiller ve dayaklardan 1984 ortalarına kadar hep güzel bir uykunun hasretini çektik.”

Eylül 1980 askerî darbesi sonrasında Diyarbakır Askerî Hapishanesi’nde kurulan işkence ve zulüm aygıtı, Türkiye’nin yakın dönem tarihinin kara lekelerinden biri. 20. yüzyılın belli başlı insanlık suçları listesinde yerini almayı hak eden, koskocaman bir kara leke... Birçok siyasal analizci, 1980’lerde başlayan “son Kürt isyanı”nın, ivmesini burada yaşananlardan aldığı kanısında. Son yıllarda yapılan belgesel çalışmalarda aktarılan tanıklıklar, Diyarbakır Askerî Hapishanesi hakkındaki gerçekleri ortaya koyuyor. Bayram Bozyel’in, yaşadığı korkunç deneyimi serinkanlılıkla anlattığı kitabı, bu konuda yazılmış en ayrıntılı, en güçlü tanıklıklardan biridir.

“Bayram Bozyel’in Diyarbakır 5 No.lu kitabı bir vahşet romanı adeta... Nazi kamplarını andıran sahnelerle dolu bir roman... Yazılanların binde biri bile doğruysa, sadece dönemin sorumlularının yargılanmasını değil, konuya bunca yıl duyarsız kalmış herkesin utançla başını eğmesini gerektirecek bir roman...”
Can Dündar, Milliyet
"Burası bir cezaevi değil, askerî bir okuldur. Sizler de( mahkumlar) bu okulun öğrencilerisiniz."
Esat Oktay Yıldıran

Diyarbakır 5.No'lu Cezaevi, The Times gazetesinde 29 Nisan 2008'de 'Dünyanın en kötü 10 cezaevi' arasında gösterilmiş. Genelkurmayın emriyle Esat Oktay Yıldıran tarafından organize edilen işkence ve ölümleri görmüş, Nazi'lerin Auschwitz'i.
Burada "Allah yok, peygamber tatile çıktı."
Diyarbakir Cezaevindeki gardiyanlarin coplarında böyle yazılıyordu.

5.No'lu cezaevi herkesin dilinde. Ondan söz edilince söz biter, ses kesilir, bakışların gizemli diyaloğu devreye girer. 5.No'lu Cezaevinde söz edilince herkes derinlere dalıp gider. Vahşet 5.No'luyu anlatmakta yetersiz kalir.

5.No'lu cezaevinde kalan Bayram Bozyel'in gözaltı, sorgulama ve cezaevinde 12 Eylül 1980'de askerî darbeden sonra yaşanılan işkenceleri ve ölümleri ele aldığı kitap içinize bir bıçak saplayacak, aynı acıyı yaşayacaksınız. Dayanılmaz işkencelere rağmen mahkûmların direnişe geçmesiyle gelen ölümler ve 5.No'lunun artık dillerde olması.

21 Mart 1982'de Mazlum Doğan'ın hücresinde kendini as(ıl)ması sonucu cezaevinde yaşanılan işkencelere karşı eylem başlatılmış. Direniş 17 Mayıs 1982'de Ferhat Kurtay, Mahmut Zengin, Necmi Öner, Eşref Anyık'ın kendilerini 3 kibrit çöpüyle yakmalarıyla devam etmiştir.

Gümüşhane'li olan Kemal Pir (Laz Kemal) öncülüğünde 14 Temmuz 1982'de başlatılan ölüm orucunda  Hayri Durmuş (12 Eylülde), Akif Yılmaz ( 15 Eylülde), Ali Cıcek ( 17 Eylülde) ve Kemal Pir ( 9 Eylülde) yaşamlarını yitirmiştir.
Ölüm orucu esnasında Kemal Pir ve Cezaevi içgüvenliğinden sorumlu Esat Oktay Yıldıran arasında şöyle bir diyalog geçmiştir.
" Kemal, sen bu sefer ölmelisin! Eğer ölmezsen seni koğuş koğuş dolaştıracağım, ama eğer ölürsen de mezarının başında kadeh tokuşturacağım."
"Esat ben Kemal Pir'im! Ben öleceğim. Ama sen aya da gitsen üç kurşundan kurtulmayacaksın."
Yıllar sonra Esat Oktay Yıldıran 22 Ekim 1988'de Ümraniye'de bir halk otobüsünde kafasına sıkılan üç kurşunla öldürüldü. Öldürülmeden önce kendisine Laz Kemal'in (Kemal Pir) selamları olduğu söylenmiştir.

Vahşetin döndüğü Diyarbakır 5.No'lu Cezaevinde Genelkurmayin resmi verilerine göre 54 kişi yaşamını yitirmiştir.
Bazı uygulanan işkenceler:
-Makata cop sokmak
-Esat Oktay Yıldıran'ın köpeği Co'ya tekmil vermek
-Tursilli yoğurt, kurbağa, sinek yedirmek
-lagımda bekletmek, sidik içirmek
-Elektrik vermek
-Fiziksel darbe yönelik diğer işkenceler v.s

5.No'luyu göz görür, dil anlatamaz.

"Bir Zalim Dedi Bu Diyarbakır Çocuğudur Da Atın Zindana
Allah Hiçbirinizi Düşürmesin Sizi O Diyarbakır’daki Zindana
Kolum Kırık Gücüm Yetmez Fermana''
Ahmet Kaya
Şu hayatta güzellik adına her ne varsa hepsinin sembolü olan kadın işkence askısına bağlanmış, bütün inceliğiyle sallanıyor. Kadın bedeninde insanlığın en güzel değerlerine, yaşama sevincine ve umuduna elektrik veriliyor. Kadın işkence görüyor.
Bayram Bozyel
Sayfa 34 - İletişim yayınları 1. Baskı 2013, İstanbul

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Diyarbakır 5 No'lu
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
200
ISBN:
9789750511714
Kitabın türü:
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
“Bu koşullarda yaşayan insanlar artık dış dünyayı, yakınlarını, yaşamın güzelliklerini düşünemez olmuşlardı. Tutuklu kişi için bir kurtuluş yolu olan tahliye bile kimsenin aklına gelmiyordu. İnsanların bütün beklediği bir lokma ekmek, bir bardak su ve ölmeden akşamı getirmekti. Aynı ranzada yattığımız kişiyle bile bazen günlerce bir şey konuşamazdık. Bunun için fırsat olmazdı. Birisinden -varsa- bir iğne almak günler sürerdi. Zaten koca koğuşta bir tek iğne vardı. Bir buçuk yıl boyunca tırnaklarımızı kör jiletlerle kesmek zorunda kaldık. Düşünmek için bile zaman kalmıyordu. Yatakta uzun süre kalmamıza rağmen, gündüzleri çektiğimiz ağır işkence ve yorgunluktan, açlık yüzünden, gece nöbetlerindeki sık tekmiller ve dayaklardan 1984 ortalarına kadar hep güzel bir uykunun hasretini çektik.”

Eylül 1980 askerî darbesi sonrasında Diyarbakır Askerî Hapishanesi’nde kurulan işkence ve zulüm aygıtı, Türkiye’nin yakın dönem tarihinin kara lekelerinden biri. 20. yüzyılın belli başlı insanlık suçları listesinde yerini almayı hak eden, koskocaman bir kara leke... Birçok siyasal analizci, 1980’lerde başlayan “son Kürt isyanı”nın, ivmesini burada yaşananlardan aldığı kanısında. Son yıllarda yapılan belgesel çalışmalarda aktarılan tanıklıklar, Diyarbakır Askerî Hapishanesi hakkındaki gerçekleri ortaya koyuyor. Bayram Bozyel’in, yaşadığı korkunç deneyimi serinkanlılıkla anlattığı kitabı, bu konuda yazılmış en ayrıntılı, en güçlü tanıklıklardan biridir.

“Bayram Bozyel’in Diyarbakır 5 No.lu kitabı bir vahşet romanı adeta... Nazi kamplarını andıran sahnelerle dolu bir roman... Yazılanların binde biri bile doğruysa, sadece dönemin sorumlularının yargılanmasını değil, konuya bunca yıl duyarsız kalmış herkesin utançla başını eğmesini gerektirecek bir roman...”
Can Dündar, Milliyet

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Erhan K.
  • İbrahim...
  • sertaç
  • Mehmet Zana Başkan
  • Tuğba kutlu
  • Razmuhi
  • burhan saydut
  • Ceren Demir
  • Serdar DURUŞ
  • İsmet idem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%66.7 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0