Romain Gary ya da mahlasıyla Emile Ajar'in Onca Yoksulluk Varken adlı kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı Uçurtmalar. İkinci Dünya Savaşı'nda öncesiyle kitap başlıyor, savaş ve savaşın bitimiyle kitap son buluyor.
Ambroise Fleury postacı aynı zamanda Uçurtma Müzesi'nin sahibi,vicdani retçi,savaşta dahi çeşit çeşit uçurtmalar yapıp savaşa meydan okuyan, çevre tarafından biraz kaçık olarak bilinen biri.
Ludo, babası Birinci Dünya Savaşı'nda ölen, ardından annesi de ölünce amcası Ambroise Fleury tarafından büyütülen biri. Lila'ya aşık, sayılara tutkun, bir savaş direnişçisi. O da amcası gibi toplum tarafından kaçık gözüyle bakılan biri.
Marcellin Duprat, Clos Joli'nin sahibi üç yıldızlı ünlü Fransız şefi. Öyle bir şef ki savaş esnasında millet salgamla beslenirken herkese inat ünlü Fransız yemeklerini yeri geldiğinde işgalci Almanlar'a bile o özel yemeklerden yapıp "Her şey bittiğinde Fransız yemekleri ve Clos Joli akılda kalacak" deyip bir yandan da Almanlar'dan rahatsız olan biri.
Lila, Polonyalı zengin bir ailenin kızı. Biraz şımarık, biraz da geleceğini kurma konusunda kararsız, yeri geldiğinde de hayata geçirmede yetersiz.
Kitabı çok sevdim. Yazar bu savaşı 1940'larda Hava Kuvvetleri'ne katılıp yaşadıgı için Uçurtmalar kitabının yarısından sonra yazarın savaş ile ilgili yaşadıklarını hissettiklerini çok daha iyi okuyucuya hissettiriyor. Tavsiye ederim