“Sana nasıl görünmez ve acımasız olunacağını öğreteceğim.” Sırıtışı büyüdü. “Her görevde seni ödüllendireceğim. Her hırsızlıkta değerin artacak, ta ki satılacağın bir sonraki kişi kendin olana kadar.”
Kirpiklerimi kırpıştırdım.
“Anladın mı, Pimlico? Kendini kuruş kuruş geri satın alacaksın ve ben de ne kadar uzun sürerse sürsün her adımında yanında olacağım?”
Herkese selam. Kitap daha ilk sayfasından beni o kadar karanlığa itiyor ve boğazımı sıkmaya başlıyor ki. Çaresiz hissettiriyor resmen beni. Yazarın dili bu konuda gerçekten çok başarılı. Seni çok üzüyor, paramparça ediyor ki ben çok duygusal bir insan değilimdir ama okuyup da etkilenmeyecek bir insan olacağını da düşünmüyorum. Taştır taş djhdhdjhdf. Pim’in kitabın son sayfasına kadar devam eden suskunluğu, kendisi de çok acılı bir geçmişe sahip Elder’ın bu konudaki çırpınışları, Tasmin’in Pim’le olan içsel kişilik savaşını kazanmaya çalışması, Elder’ın Pim’in güvenini kazanmak için ilmek ilmek ağları örmesi, kimi zaman vazgeçmek üzere olsa da kaldığı yerden bıkmadan usanmadan devam etmeye çalışması… ahhh bilmiyorum beni kahretti bu ikili. Bu arada Elder’ın geçmişi de gizemini korumakta o da ayrı bi tokat atacak gibi bana, hissediyorum, geliyor. Bir an önce üzerime atsalar keşke serinin diğer kitaplarını. Kitaptan bir puan kırdım çünkü biraz durağandı, ilk kitap kadar aksiyonik değil daha çok iyileşmeye çabalama süreci gibiydi. Haydi konusuna geçelim; kitap kaldığı yerden devam ediyor, Elder’ın “Hayalet” adlı cruise gemisindeyiz. Hiçbir yere ve hiç kimseye ait olamayan adamın nerede kalmasını bekliyorduk ki zaten... Burada Pim için mükemmel bir bakım süreci başlıyor, gerek sağlık durumu gerekse psikolojik durumu olabilecek en iyi duruma getirilmeye çalışılıyor. Her şey Suskun Kız’ın ağzından çıkacak tek bir kelime
Serinin 2. Kitabı sürekli aynı döngüde döndük durduk ama kitabın konusunun insanı merak ettiren bi tarafı var zaten yazarın kalemi güzel sıkılmıyorsunuz okurken
Bilmiyorum elimde çok beklettiğim için mi yoksa biraz sıkıcı mıydı. Bu sefer kitap akmadı. O yüzden pek yorum yapmak istemiyorum. Tamamen sevmediğimden değil. Sevdiğim yerler oldu ama gereksiz uzatılmış gibiydi. Ve ben birinci kitabı daha çok sevmiştim. Kitap beş seriymiş gereksiz olduğunu düşünüyorum. Keşke tadında bitirseymiş. Bir daha elimde bu kadar kitap bekletmeyecem. Az kalsın beni rs sokacaktı...
İlk kitap fazlaca tetikleyici olsa da ben severek okumuştum. Bu kitapta her ne kadar iğrenç bir adamdan kurtulmuş olasakta duygusal hasar devam ediyor tabiki. Biz kitabın genelinde bunu okuduk. Pimlico'nun tetikleyici çöküşünü... Ben dayanamıyorum artık bu kızın yaşadıklarına. Bir de yetmezmiş gibi en az onun kadar kötü olan Elder'in eline düştü. Başrolümüz Elder ama kötü olduğunda ve sevilecek biri olmadığını kabul edelim önce. En azından şuan için. Seri devam ediyor neler olur bilemem. Ben Elder'in her düşüncesine katılmasam da bu kitapta kıza olan sabrı (çoğunlukla) ve yaklaşımını sevdim, çok da şaşırdım. Ben kitabın sonunu unutup böyle devam etsem olur mu dkdjdk NEDEN ELDER NEDEN!!! Neden tutamadın kendini bende düzeliyosun sanıyordum... Serinin ilerleyen kitaplarında neler olucak bu travmaları nasıl atlatıcaz çok merak ediyorum. Bir de Elder'in travmaları tabiki...
4/5
Gerçekten okurken çok hassas noktalara vuran bir kitap. Konu gerçekten çok ağır bir konu ve kızın yaşadıkları gerçekten çok zor ama yazar bunu o kadar güzel işlemiş ki okurken sevmemek mümkün değil.
Bu kitapta kızın kendi yaralarını sarması iyileşmeye çalışması dışında, Elder’i biraz daha fazla tanımaya başlıyoruz açıkçası onun yaşadıklarının gerçekten çok merak ediyorum ne yaşadığı da o noktaya geldi merak uyandırıcı.
Kitap ciddi anlamda tetikleyicilere sahip olduğu için bence okurken iki kez düşünülmesi gerekiyor ama bu tarz sevenler için mükemmel bir kitap.
*Slowborn
*Dark romence
*Devam kitabı
"Ben Pim hastasıyım ve bu, sahip olmayı isteyeceğiniz türden bir
hastalık değil."
Elder, Pimlico'yu Girit'teki beyaz evden kurtarmayı başarıp onu yaralı bir hâlde yatına götürdüğünde tek amacı 'çaldığı' bu kızı yaşatmaktı. Ona karşı saplantılı bir bağlılık hissediyordu, bir nevi zaafı hâline gelmişti. Çünkü kendine benzetmişti, onun gibi yaralı, kırık ve eksikti. Pim yeni bir esarette olduğunu düşünüyor, özgürlük hayalleri kuruyordu. Ancak Elder'dan kaçamayacağını da biliyordu, her şeye rağmen ona çekiliyordu ve bunun farkındaydı. İkisi birbirlerine zıt ama bir o kadar da uyumluydu. Biri karanlığı kendi seçmiş, biri de karanlığa itilmişti, yine de yan yana geldiklerinde o karanlıkla bütünleşiyorlardı.
Yazarın kalemi devam kitabında bile mükemmeldi. Betimlemeleri, kurgunun gidişatının sakin ana alt yapısının dolu dolu oluşuna bayıldım. Slowborn bir kitap ama hiç hissetmedim bile, çünkü kalemi bir şekilde kendine çekiyor bence. Hem Elder'ın hem Pimlico'nun duygularını çok güzel geçirmiş yazar.
Dark dediğin böyle olmalı. O tutkuyu çok güzel yansıtmıştı yazar. Ya her şey harikaydı, nereyi öveceğimi şaşırdım. Mükemmeldi. Beş kitaplık bir seri, hemen üçüncü kitaba başlamak istiyorum. Aşırı merak ediyorum aralarındaki ilişki nasıl devam edip ilerleyecek . Elder'ı az çok tanıdık fakat yine de hâlâ gizemli biri, onun da gerçek bir adı olması meraktan öldürüyor beni jdjdjf
Yeniden görüşünceye dek kitapla kalın efenim
Pepper Winters
Böyle bir yazar, böyle acı bir konu, böyle harika bir işleyiş yok yok yok. İlk kitap paramparça etmişti beni, bana göre ilk kitabın ağırlığını şu an için başka kitap alamaz gibi. İkinci kitap ya offf, aslında Pennies'a göre bir tık daha iyi. Ama kim unutabilir o yaşananları, canım Pim'im nasıl silebilir hafızasından o vahşi iki yılı. Ama biliyoruz ki ne kadar kırılgan olsa da kendine sarılıp toparlanır o. Gücü var, ölmemeye dair inancı var.
İlk kitabın bittiği yerden devam ediyor Dollars, dilinin kesildiği, paramparça olarak o evden çıkarıldığı yerden yani, evet doğru okudunuz dilinin kesildiği...
Ve Elder...
Yazarın uyarı yazısında dediği gibi 'Parlak zırhlı şövalye yerine canavar kıyafetleri giyen bir adama aşık olmak size itici geliyorsa lütfen kitabı okumayın.' çünkü aşık olacaksınız. Pim'e olan anlamlandırmadığı ihtiyaca, kaybolduğu zamana, yalnızlığına, çellosuna, acı çektiği geçmişine, Pim'e gösterdiği sabra, iyileşmesi için verdiği uğraşa, kendini tuttuğu her ana aşık olacaksınız...
Ve sonu...
İki kitaptır ondan her şeyini alan adama ve onun yanında herkese karşı kendi isteğiyle sesini vermeyen Pim'in sonunda konuştuğuna şahit olmak ve konuşmasıyla şok ettiği Elder'ı sus pus, cevapsız, güçsüz, yıkılmış halde bırakmak...
Yazarın kalemine aşık olmamak elde değil, sizi her anlamda tüketiyor. Herkesin okuyacağı bir tür olmamakla beraber uyarı yazısını dikkate alıp okuyun ve yorumunuzu ona göre kitabı heba etmeden yapın lütfen.
Efendi A ve sadist arkadaşlarından kurtardığı agır yaralı Pim’i yatına götürdü Elder. Hayalet adını verdiği bu yatı kendisi tasarlamış ve bunu öyle mükemmel yapmıştı ki, sipariş üstüne sipariş aldığı özel yat üretimi işinden zengin olmuştu. Denize acıldıklarında ikisinin de travmalarından arınma ve hesaplaşma yolculuğu başlamış olacaktı. Pim’in aldiğı fiziksel yaralar yavaş yavaş iyileşirken asıl mücadele ruhunda yaşanıyordu. Bu da yetmezmiş gibi, kendisine takıntılı ve çocukluk travmalarını atlatamamış bir Elder bu karmaşaya eklenince, çok çok bilinmeyenli bir denkleme, arapsacına dönecekti işler. Sözsüz de birbirini anlayan Elder ve Pim’in karşılıklı beklentilerinin gercekleşmesi, iki tarafın da bam teline dokunmayı gerektirince de, yolculuk olduğundan daha uzun, yalnız ve kasvetli geçmeye başlayacaktı. Bu noktada Elder’in Pim’e duyduğu istek ve Pim’in de içten içe O’ndan etkilenmesi ortamın gerginliğini artıracaktı. Aralarındaki konuşulmamış, adı konmamış ilişki ve belirsiz gelecekleri bu sürecin uzamasına ve çatışmaların çoğalmasına neden olacaktı. Elder’in, cocukluk ve gençlik yıllarında yaptıklarından veya yapmaya mecbur kaldıklarından duyduğu pişmanlık ve utançtan dolayı taşıdığı vicdan azabının yükü, yıllar geçtikçe daha da ağırlaşarak bugüne dek gelmişti. Pim ise, son iki yılda yaşadığı acı ve utanç dolu hatıraların etkisinden kurtulamıyor, hatta o süreçte öğrendiği şekilde davranmaya devam ediyordu. O günleri hatırlatan bir etkenle karşılaşmaktan korkuyor ve Elder’in kendisiyle ilgili planları için de sürekli endişeleniyordu. Aralarındaki irade savaşı oldukça çetin geçerken, Pim, fiziksel olarak yavaş da olsa iyileşmeye başlamıştı. Peki ya ruhu? Psikolojisi? Yol boyunca ikili bakış açısıyla düşüncelerini, hislerini okumak aslında biraz zorlayıcıydı.
Selamlar. Kitabı ya da genel olarak seriyi dark romance olarak değilde psikolojik gerilim/dram olarak değerlendirdiğimizde ağır ilerleyen, karakterlerin bütün duygularını hissettiğimiz trajik ama iyi yazılmış bir hikaye okuyoruz. Ben kitabı dark romance penceresinden değerlendirdiğimde kitabın sonuna kadar kitapla ilgi nötr bir noktadaydım ama son 10 sayfada kitap benim için kara listeye girdi.
Birinci kitap Elder'ın Pim'i kurtarması ve yata dönmesiyle bittiyor. Bu kitapta da Pim'in iyileşmesini ve Elder'la olan ilişkisinin gelişmesini okuyoruz.
Kitabın sonuyla ilgili ciddi spoiler vereceğim. Uyardım.
Birinci kitapta Elder'ın yer yer kötü bir adam olduğunu söylediğini okumuştuk. Bu kitapta da durum farklı değil. 2 bölümde bir Elder bize kötü bir adam olduğunu hatırlatıyor. Ben açıkçası saf bir romantik olarak Elder'ın Pim'e hiçbir şekilde zarar vermeyeceğini ya da en azından veremeyeceğini düşünüyordum. Çok yanılmışım. Kitapta Elder her fırsatta Pim'e 'Sana o kadar şey verdim. Bunların karşılığını vermek zorundasın. Senden istediğimi olacağım.' diyor. Yani tamam Elder'un Pim'in hayatını kurtardığının farkındayım ama bunu sürekli dile getirmesi rahatsız edici. Sürekli Pim'i manipüle etmek için onu borçlu olduğunu söylemesi beni çok rahatsız etti. Pim'e kendi seçimini yapma fırsatı sunarken bile kaçsa hiçbir şey yapamayacağını hissettiriyor. Diğer yandan Elder bütün kitap boyunca toksik değildi. Pim'i desteklemek için çok çaba harcıyor aslında. Her iyi davranışının, iyi niyet gösterisinin ardında 'Bana istediğimi vereceksin' konuşması geliyor. Bu bipolar haller benim Elder'a bağlanmamı engelledi açıkçası. Elder'ım da Elder'ım olamadım. Asıl kitaptan koptuğun nokta son 10 sayfaydı.
Elder'ın en büyük tutkusu çello çalmak. Pim de birinci kitapta okuduğumuz nedenlerden
Selamlarrrrr
Serinin ikinci kitabıyla sizlerleyim. Duygu yoğunluğunu çok net hissettiren bir seri olduğunu kabul edelim öncelikle. İlk kitabın sonundan sonra bu kitapta Tasmin' in Elder tarafından kurtarılmasıyla olaylar başlıyor. Yıllarca onu istismar eden kişilerin sonlarını okuyoruz. (Keşke daha acımasız olsaydı diyorum sonları. Çünkü yaşatılan şeyler çok korkunç çok ağır.) Özellikle Tasmin' in kurtulurken ciddi bir şekilde dilinden yara alması bende acaba hiç mi konuşamayacak dürtüsünü oluşturdu. Velhasıl Elder, Tasmin' i hayalet ismini verdiği büyük, gösterişli gemisine getirene kadar..
Hem karakterimizin iyileşme sürecini, hemde gemide geçen seyahat anlarını çok güzel aktarmıştı yazar. Ve bu kitapta aslında Tasmin kadar Elder' in de travmatik bir geçmişi olduğunu görüyoruz. Henüz çok net bahsedilmese de ufak bir giriş yapıldı diyebilirim.(Ve ben Elder' in geçmişini, yaşadıklarını dehşet merak ediyorum ) İkilinin gün geçtikçe birbirlerine bağlanması, arada iletişim aracı olmamasına rağmen birbirlerini anlaması o kadar tatlıydı ki. (Hele ki günümüzde insanlar kendi aralarında zor iletişim kurarken bu ikilinin konuşmadan birbirini çözmesi harikaydı.)
Özellikle ben Tasmin' in ilk konuşma çabalarında mahvoldum diyebilirim. Hele kitabın sonu Allah'ım çok sarstı beni. O isyanı, o iç dökmesi beni mahvetti. En kısa sürede üçüncü kitaba başlayacak bir ben bırakıyorum şuraya. Seri başından belirttiğim gibi tetikleyici unsurlar barındırıyor buna dikkat ederek okumanızı tavsiye ederim. Sizlere de Şimdiden Keyifli Okumalar Diliyorum
New York Times ve Usa Today Uluslararası Çok Satanlar yazarı Pepper Winters yazar, okuyucu ve eş olarak hayatta bir sürü rol üstlenmektedir. Kafa karıştırıcı, karanlık ve kötülük dolu hikâyelerden ve tabu olarak nitelenen konuları irdelemekten hoşlanır. Seyahat etmeye bayılır. Ayrıca çok iyi Fransızca konuşan muhteşem bir eşe sahiptir. Kitaplarındaki erkek karakterleri ve aşkı yazarken sıklıkla eşinden ilham alır.