Adı:
Düşünür
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kent Yayıncılık
Baskılar:
Düşünür
Düşünür
Düşünür
Sessiz ve sıcak bir öğle saati... Doğa, insanların başıboş bıraktığı bir çiftliğe benziyor. Cezaevi müdürü Yaşkin'in evinin bahçesindeki ıhlamur ağacının sarkık dalları altında, ev sahibi ile misafiri olan eğitim müdürü Pimfov oturuyor. İkisi de öyle bir rehavet içindeydiler ki, görenler sıcaktan beyinleri uyuşmuş sanırdı.Pimfoy'un gözleri süzülmüş, alt dudağı sarkmıştı. Yüzünden tembellik akıyordu. Yaşkin'in gözlerinde ve alnındaki hafif canlılık belirtilerinden, kafasından bir şeyler geçtiği belli oluyordu. İkisi de birbirlerine bakıp susuyorlar ve sıkıntılarını oflayıp puflayarak, masaya konan sineklere vurarak belli ediyorlardı.
175 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Çehovun birbirinden güzel kısa hikayelerinden oluşmaktadır. İnsanı sıkmayan, ders niteliğinde hikayelerdir. Klasik bir eser niteliğinde bir solukta okunacak bir eser olmuş.
152 syf.
Okudum ama neden okudum kitap bitince sordum kendime sırf meraktan yada okumuş olmak için olabilir,sırf zaman kaybı...bir çocuk kitabı okusam sanırım bana çok şey kazandırırdı,kahve,çay molası olurdu en azından diye düşünüyorum...bir de dünya klasikleri arasında bunu kim koymuş çok merak ettim.bilen varsa aydınlatırsa sevinirim.klasikler arasına koyan F ve Q tablosunu özberletenler sanırım kısaca boş bir kitab...
152 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Kitap kısa, sıkmayan öykülerden oluşmaktadır. Kitapta bazı öyküler çok güzel bazı öyküler de belli bir sonuca varmadan bitiyor. Bu da insanı merakta bırakıyor. Çehov öykücülüğü ülkemizde Sait Faik öykücülüğü olarak bilinmektedir. Sait Faik'in öykülerinde Çehov'dan etkilendiği çok apaçık ortada. Sait Faik'in öykülerinden birini okursaniz bunu çok çabuk farkedersiniz..
Zaten ikisi de durum (kesit) öykücülüğünün en büyük temsilcilerindendir. Çehov bir doktor olmakla birlikte bu öykülerinde insanların yaşam tarzından, giyimleri, düşünüş biçimlerine kadar her şeyi ustalıkla işlemiştir. Ülkemizde tiyatro oyunları da pek çok oynanmış ve insanlar tarafından çok beğenilmiştir. Bazı yönetmenlerimiz (Zeki Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan) de Çehov'dan etkilenmişlerdir.
Çehov hikayelerinde gözüme çarpan bir şey, karakterlerin vicdanıdır. Gayet ilginç gelir bu. Karakter her türlü haltı yedikten sonra vicdana gelir. Özellikle de Çehov'un aşk üzerine yazdığı hikayelerde ortaya çıkar bu. Karakterlerin duygusal bir tutarsızlıkla bocalamasını öyle güzel resmeder ki Çehov. Bir kenara masumu koyar, bir kenara güçlüyü, bir kenara aşığı... Sonunda vicdana gelip perişan olur aşık. şahane bir mekanizma yaratır Çehov. Bir hikayesinde kadın küçük gördüğü kocasını defalarca aldatır sonra kuş palazı olur bu yüce gönüllü adam ölür, kadın öyle vicdana gelir ki, kocasının ölüsüne sarılıp o da ölmek ister. Aslında adam kendine bilerek kuş palazı bulaştırıp intihar etmiştir.
Bu eserinde 7 puan vermemin sebebi bazı öyküleri çok güzel , bazıları da çok sıkıcı ve bir sonuca bağlanmayan öyküler olarak buldum. Yine de bütün eserleri çok güzel, diğer kitaplarını da bulup okumak isterim...
152 syf.
Birbirinden güzel Çehov tarzı kısa hikayeleri bulunan kitap mazarlık ta ölen birinin tas parasını arkadaslarının içkiye vermesi,yayın balığı yakalamaya çalışan cobanın koyunları koy bahcelerine saldırması ve en son yakalanan balığın kaçması,dişi arıyan birinin kefamet sahibi adamın soyadını hatırlamak istemesi atlı bişeyler deyip bir suru şeyler uudurması dişi cektikten sonra uşagın aklına gelmesi,avcı olan birinin ozgurluge olan aşkı ve başka hiçbirşey yapmaması ve bunu iş olarak görmesi gibi hikayelerin bulunduğu çok güzel bir klasik.
152 syf.
·7/10
Kitap tamamıyla kısa hikayelerden oluşmakta. Her hikayenin sonunda yazar ince bir ayrıntıya değinmiştir. Yazar bu hikayelerde gerçekliğe önem vermiştir. Hayattan kesitler olduğu için kavraması çok basit her yaştan insanın okuyabileceği türden bir kitap. Her hikayenin sonunda bir hayat dersi olması ayrı bir güzel :)
Okumakta önyargılı olmayın ;)
152 syf.
Klasik severlerin zevkle okuyacağı bi kitap
Kısa hikayelerleince detaylara dayanan anlatım...
Akıcı,sürükleyici ve sıkılmadan okuyacağınız bi kitap, tavsiye ederim...
152 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Yazıldığı dönemin durumunu, günlük hayatı ve halkın sorunlarını kısa hikayelerle çok güzel anlatmış. Yine klasikler yine muazzamlıklar...
Rusya'nın sosyal, ekonomik yapısını anlatıyor, düşündürüyor, güldürüyor, üzüyor.
152 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10
Bir köy erkeğiavcılığa gönül verdimi artık çiftçilikten ona hayır gelmez, insanın içine özgürlük düşüncesiyerleştimi bir daha o duyguyu atamaz
152 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kitap bir öykü kitabına göre oldukça mükemmel. Anton Çehov ismi boşuna her yerde anılmıyor.Bazı hikayeler dışında her hikayesi oldukça sürükleyici. İbret alınacak notları da oldukça fazla. Öykü okumak isteyenlere mutlaka bu kitabı önereceğim.
152 syf.
·6 günde·5/10
Kitabın içeriği birçok hikayeden oluşuyor. Hakkını vermek lazım güzel hikayeler var ama bir eli parmaklarını geçmez. Anlayacağınız çoğu hikaye gerçekten kötü. Beklenti oluşturup hiçbir sonuca bağlanmadan bitiyor çoğu hikaye. Bu kitaba en fazla 5 puan verilir.
152 syf.
·3 günde·3/10
Kitap tamamen kısa hikayelerle oluşmuş ve de hikayelerde gerçeklikle kaleme almış yazar. Anlaşılır bir dille yazılmış olan bu kitap her yaşta insanım okuyabileceği kitaptır Kitabın tek kötü yani uslubu ve içeriği cok zayıf
Hikayeler içinde en güzel hikaye bence ah şu insanlar başlıklı hikayedir.
152 syf.
·3 günde·5/10
Hikayeler güzeller bunlara bir sözüm yok keyifle de okudum. Yalnız hissettiğim bir şer var. Genel olarak sanki hikayeler daha devam edecekmişte bitivermiş gibi geldiler.
Toplam 26 kısa hikayeden oluşuyor.
Hikayeler çok akılda kalıcılar mı bilemiyorum. Yalnızca Atla İlgili soy isim hikayesi komik ve Rusların soy adlarının düştüğü durum komiğime gitti.
Anladım, doğru sözü kimse sevmiyor...Ama beni bağışlayın, yapım böyle, ikiyüzlülük yapamam. Her zaman gerçeği söylerim.
İnsanın kendi mutluluğunun yaratıcısı olduğunu söylediniz, çürük bir diş ya da kaynananız mutluluğa engel oluyorsa, ne yapacaksınız?
Doğa, insana belli bir yaşa gelince sevmeyi dayatıyor. Bu dönem geldi mi sev sevebildiğin kadar! Ama kimsenin doğanın emrini dinlediğini sanmıyorum.
Rusya'da ki yazarların, ülkeye büyük faydaları dokunmuştur. Halkımızı aydınlatırlar. O yüzden onlara saygı duymak gerekiyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Düşünür
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kent Yayıncılık
Baskılar:
Düşünür
Düşünür
Düşünür
Sessiz ve sıcak bir öğle saati... Doğa, insanların başıboş bıraktığı bir çiftliğe benziyor. Cezaevi müdürü Yaşkin'in evinin bahçesindeki ıhlamur ağacının sarkık dalları altında, ev sahibi ile misafiri olan eğitim müdürü Pimfov oturuyor. İkisi de öyle bir rehavet içindeydiler ki, görenler sıcaktan beyinleri uyuşmuş sanırdı.Pimfoy'un gözleri süzülmüş, alt dudağı sarkmıştı. Yüzünden tembellik akıyordu. Yaşkin'in gözlerinde ve alnındaki hafif canlılık belirtilerinden, kafasından bir şeyler geçtiği belli oluyordu. İkisi de birbirlerine bakıp susuyorlar ve sıkıntılarını oflayıp puflayarak, masaya konan sineklere vurarak belli ediyorlardı.

Kitabı okuyanlar 155 okur

  • Göksenin Güney
  • Eylül Gemici
  • Duygu Göllü
  • Muzaffer C.
  • Bir Hayalperest Okur
  • Medya Kitap
  • Feyyaz
  • BilgeSevgi
  • Osman uğurlu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.5 (1)
9
%0
8
%2.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0