Общество Мертвых Поэтов

N. H. Kleinbaum

Puan

8.810 üzerinden
9,5bin kişi
9/10
·160 syf.·
2023 38. kitabı
Selam. Bu kitaptaki çocuklar ve aileler bence milletçe kanayan yaramız. Gelin görün ki sorun da sonuçları da maalesef evrensel. Biliyorsunuz çocuklar doğar, büyür, agudu bugudu der, yürümeye başlar, okula gider, karşı cinse yürümeye başlar, meslek tercihi yapar ve ilerde sigma bir karaktere sahip olabilmek için benliğini tanımaya devam eder. Bir konu var ki, öğrencilerin tamamına yakını şikayetçi. Bakın tamamına yakını diyorum. O da nedir? Öğrencinin istediği mesleğe ailenin saygı duymaması. Fikirlerini ailesinin dinlememesi, önemsememesi. Adam yerine konulmamak. Sürekli olarak ders çalışmakla görevli tutulmak. Arkadaş çevresiyle arasına düzenli olarak engel koymak. Sosyal hayatını bitirmek. Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği gibi bölümlerden herhangi birisini okumayacaksa tercih yapmamasını istemek, hor görmek, başarısını küçümsemek. Daha sayayım mı? Çoğunuz ebeveyn olarak yediğiniz haltları bence benim dediklerimden daha iyi biliyorsunuz. Peki, sizce çocuk mu yetiştiriyorsunuz yoksa bir robotun programlama aşamasında istediğiniz duruma göre mi kodluyorsunuz? Çok çok övdüğünüz sağlık bölümünün yarın önü kapatılsa, okuyanlar zorunlu olarak devlette çalışarak para kazanamayacak bir durumda olsa yine de TIP okutur muydunuz? Peki başarı okuduğumuz bölümle mi alakalı, yoksa mesleğini hakkıyla yapabilmekte mi? Bakın arkadaşlar, çoklu zeka kuramı var. Hepimizde tüm zeka türlerinden( sözel, sayısal, görsel, işitsel, müzikal, sorgulayıcı...) bir miktar olsa da, yatkın olduğumuz alanlar farklı. Eğer senin sayısal zekan zayıfsa mühendis olamazsın, ama sayısalındaki zayıflığı sözel zekan baskılar; çok iyi bir Özel Eğitim Öğretmeni olabilirsin. Belki sözelin de zayıf, ama fiziksel aktivitelerde başarılısın; harika bir sporcu olabilirsin. İş garantisi olan bir mesleği seçebilmek
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Nokta Yayınları · 200633,1bin okunma
Carpe Diem
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2025 00:00
Bazı kitaplar vardır: insanın ruhunda, zihninde güzel bir tat bırakır. İşte bu kitap, benim için tam olarak onlardan biri oldu. Kitaptan sinemaya uyarlanan filmlerin aksine,​N.H. Kleinbaum’un bu kitabı aslında aynı isimli filmin senaryosundan kitaba uyarlanmış ama okurken o sahneler gözünüzün önünde öyle bir canlanıyor ki... 1950’lerin sonu, Amerika’daki Welton Akademisi. Tam bir disiplin abidesi, gelenekçi, "boğucu" bir okul. Kitabı okurken o okulun koridorlarındaki o soğukluğu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. ​Kitabın asıl olayı John Keating. Adam sadece bir edebiyat öğretmeni değil, resmen bir devrimci. Sınıfa girip çocuklara "Carpe Diem" (yani anı yaşa) dediği an, her şey değişiyor. Düşünsenize; o güne kadar sadece ezber yapması istenen çocuklara, Keating masaların üstüne çıkmayı, şiiri sadece okumayı değil "hissetmeyi" öğretiyor. Todd Anderson’ın o utangaçlığını yenmesi ya da Neil Perry’nin içindeki oyunculuk aşkının alevlenmesi... İzlemek (ve okumak) gerçekten insanın içini parçalıyor. ​Neden bu kadar etkileyici? Çünkü hepimiz biraz o çocuklar gibiyiz. Ailemiz ne der? El alem ne der? Sistem bizden ne bekler? Keating işte bu soruların arasına bir kama gibi giriyor. O meşhur "Ölü Ozanlar Derneği"ni gizli gizli kurup o mağarada şiir okumaları falan... İnsanın gidip onlara katılası geliyor. "Topla gül goncalarını toplayabilirken..." dizesi aslında kitabın özeti gibi; zaman akıp gidiyor ve biz bazen yaşamayı unutuyoruz. Hayallerin peşinden gitmenin bedeli olabilir, ama sessiz kalmanın bedeli daha ağırdır. ​*SPOİLER* Neil’ın o trajik sonu... Ah Neil. Sistemin ve o katı baba figürünün altında nasıl ezildiğini görmek insanın boğazını düğümlüyor. Ama o meşhur final sahnesi yok mu? Keating okuldan kovulurken Todd’un masanın üstüne çıkıp "Kaptanım, Kaptanım!"
Edebiyat
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Şiirin Ötesinde...
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 137. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 18:10
Bu kitap kısa olmasına rağmen dopdoluydu, gerçekten . Verdiği ve vermek istediği mesajlar hem çok derin hem de çok anlamlıydı. Az lafla çok şey başarabilmiş, içinden nice dersler çıkarılabilecek bir hikaye; bizi şiirin, tiyatronun ve sanatın güzelliğiyle tanıştıran, onların bir insanın hayatını nasıl zenginleştirip, özgürleştirebileceğini öğreten başarılı bir eser. Kitap, Welton gibi geleneklerine bağlı ve katı disiplin anlayışıyla yönetilen bir akademide ki ailelerinin ve öğretmenlerinin baskısı altında hayatlarını sürdüren ama bu hayatlardan pek de memnun olmayan bir grup öğrencinin okula yeni gelen eksantrik bir öğretmenle tanışmaları sonrasında nasıl değiştiklerini, geliştiklerini ve kendilerini bulduklarını anlatıyor. Tüm bunları mümkün kılan şeyse tabii ki de şiir... Sonuçta onlar Ölü Ozanlar Derneği'nin üyeleri John Keating, Welton Akademisi'ne gelen yeni İngiltizce öğretmeni fakat o sadece bir öğretmen değil bundan çok daha fazlası. Herkesten farklı biri ve bu farklılık o kadar güzel ki. Eksantrik, oyuncu, aşırı hareketli ve pozitif bir yapısı var. Kendini tanıyan, ne istediğini bilen, o isteklere ulaşmasını bilen, anı yaşayan ve öğrencilerine de bunu öğreten mükemmel bir insan. Bana kalırsa onun gibiler sadece Welton Akademisi'nde değil heryerde olmalı, hayat çevrenizde böyle insanlar varken kesinlikle daha eğlenceli. Oh Kaptanım! Benim Kaptanım! Sana hayranım adam. Senin gibi bir öğretmenim olmasını, beni sanatla tanıştırmasını ve yeni bakış açıları kazanmamı sağlamasını nasıl da isterdim. Böyle öğretmenimiz oldu da biz mi okumadık?! Ölü Ozanlar Derneği'nin kadrosu'ndan bahsedelim biraz da: Todd Anderson, Neil Perry, Charles Dalton, Knox Overstreet, Steven Meeks, Pitts (bir bunun adını bilmiyorum ) ve Richard Cameron. Hepsi Keating ile tanışıp derneğin
1000Kitap
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Anı yaşa...
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2023 101. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2023 12:07
Daha ne kadar başkalarının hayallerini, kendi hayatın üzerinden gerçekleştirmek için mücadele edeceksin? Ya da hayatını başkalarına göre yaşamaya devam edeceksin? İçindeki ses ne diyor, kalbinin gerçekten istediği bu mu, başkalarını mutlu etmek için yaşamak mı? İsteklerinden susarak vazgeçmeye daha ne kadar devam edebilirsin? Kader dediğimiz tam da bu değil mi, kendi seçimlerimiz! Peki seçimlerimizi belirleyen ana unsur nedir? Kendi isteklerimiz mi yoksa yakınlarımızı memnun etme çabası mı? Bu çaba seni de yeterince yormadı mı? Kitap bunca sıkışmışlık duygusundan, öğrencilerini korumaya çalışan, onlara kendi isteklerine göre yaşamlarını sürdürmeleri gerektiğini anlatmaya uğraşan idealist edebiyat öğretmeni John Keating’in “anı yaşa” felsefesi üzerine kurgulanmış. Kitap Welton Akademisi’nde henüz hayatın çok başında olan gençlere ışık olmak isteyen bir öğretmenin, eğitim çabasını oldukça yalın bir dille anlatmış. Yazar Kleinbaum bu kısacık, film tadındaki metinde edebiyat öğretmeni John Keating üzerinden, eğitimin çocuklara ne yapmaları gerektiğini dikte etmek değil, çocukların istekleri, hayalleri doğrultusunda neyi, nasıl yapmaları gerektiğini, çocukların gerçek ihtiyacının cesaret ve kararlılık olduğunu, aile ve çevrenin de bu ihtiyaca destek olması gerektiğini ifade etmiş. Her eğitimcinin, ebeveynin çocukların kendi yaşam seçimine saygı duyması gerekliliği üzerine güzel bir kurgu metin olmuş. Keşke hayatlarımızda böyle idealist eğitimciler her zaman olsa da yolumuz hep aydınlık olsa…
Smra_YPL
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Carpe diem...
Puan vermedi·160 syf.··
2024 8. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2024 23:18
Hayatla ilgili birçok konuda mücadele ederken, ne kadar içimizden geleni yapabiliyoruz? Çevremizin, ailemizin, arkadaşlarımızın, yakınlarımızın bize uygun gördüğü yolu seçtiğimizde ne kadar mutluyuz? Peki ya kendi tercihlerimiz? Kendi seçtiğimiz yolda ilerlerken ne kadar özgürüz? Özgürce düşüncelerimizi dile getirirken ne kadar rahatız? Özgürce düşündüğümüz çoğu şeyi gerçekleştirebiliyor muyuz? Kendinize bu soruları, hatta ekleyebileceğiniz birçok başka soruyu sorun. Eminim ki sonunda, kendi içsel iradenizle ulaşabileceğiniz bir sonuca varacaksınız. Ancak ne yazık ki, o ulaştığınız sonuçların, ne kadar doğru olduğunu bildiğiniz halde, her zaman o doğru yoldan gidemediğimizi fark edeceksiniz. Şimdi size bu kitaptan bahsetmek istiyorum. N.H. Kleinbaum’un yazdığı "Ölü Ozanlar Derneği", Amerikan eğitim sisteminin katı kurallarına ve genç bireylerin özgürlüğünü sınırlayan toplumsal normlara karşı bir başkaldırıyı anlatıyor. Hikâye, 1950'lerde geçen bir yatılı okulda, baskıcı eğitim anlayışına karşı öğrencilerin kendi kimliklerini keşfetme çabasını ele alıyor. Kitabın ana karakteri, edebiyat öğretmeni John Keating, öğrencilerine hayatın sıradanlığına boyun eğmemeyi, farklı bakış açıları geliştirmeyi ve "anı yaşamayı" öğütlüyor. Kitap, özgürlüğün, bireyselliğin ve sanata olan sevginin, eğitim sistemi ve toplum tarafından nasıl kısıtlandığını bizlere gösteriyor. "Ölü Ozanlar Derneği", insanı derinden etkileyen ve düşündüren bir eser. Okuduğum en anlamlı kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. Filmini de izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Kitabı okurken, her bir öğrencinin içsel çatışmalarını, hayallerini ve toplumun onlara dayattığı sınırlamaları derinden hissettim. Özellikle genç bireylerin kendi yollarını bulmaya çalışırken karşılaştıkları zorluklar, beni duygusal bir
1000Kitap
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Nokta Yayınları · 200633,1bin okunma