Selamün aleyküm. Kitabın kapağındaki yazı, önsözdeki övgüler kitaba olan merakımı daha da arttırdı. 1k'daki yorumları da okuyunca gerçekten çok merak ettim. Yazarın dilinin akıcılığı, güzelliği kendini daha giriş kısmında belli etti. Söylenenler boşuna değilmiş. Yazar şairmiş ayrıca. Kitaba şair ruhunu da yansıtmış. Tabi burada çevirmenler de çok güzel bir iş çıkarmış. Kitap 4 ciltten oluşuyor. Her cilt Endülüs tarihinin bir dönemini ele alıyor. Son ciltte ise Endülüs tarihine genel bir bakış sunuyor. Mesela vergi sistemi, ilim, buluşlar... gibi. Ne kadar kalın da olsa yazarın üslubundan dolayı akıp gidiyor. Ben çok severek okudum. Tavsiye ederim
Endülüs TarihiZiya Paşa · Selis Kitaplar · 2016126 okunma
Kitabı şuan okumaktayım ve bir tarih kitabında bir şair kalemi harika oluyormuş. Oldukça detaylı gidiyor tek tek her emirin dönemi olaylarını anlatıyor. Tek tarih kitabı olmasına tam olarak yakışmayan durum o dönemin genel hastalığı olan araya girip öznel yorumlarını katması ama akıcılığı çok iyi ve edebiyatçı kaleminden tarih okumak gerçekten keyifli oluyormuş.
Buyuk bir gurur telif hakki Ziya Pasa ya ayit bi kitap okumak..ilk bolumu bitti baya surutleyci kitap arap kelimelerinr ragmen dipnotlu ve okumasi kolay..yag gibi akip gidiyor..ilk bolum bitti bile
Endülüs TarihiZiya Paşa · Selis Kitaplar · 2016126 okunma
Kitabı okurken batının ve doğunun hiç bilmediğiniz yönünü yani çok kültürlü medeni denilen batıya medeniyeti, bilimi, sanatı Müslümanların götürdüğünü.
Avrupalı bir fizikçinin Endülüsten kalan 20 kitapla aya çıktık tamamı kalsa neler olurdu bilmiyorum dediği...
Siyasi, ekonomik, bilim, sanat kısaca unutturulmaya çalışılan İslam deveti olan Endülüsü tanımak için güzel bir eser.
Ve eminim ki sizde, benim gibi "batı bugünkü ihtişamını Endülüs'e borçluymuş" diyeceksiniz.
Anlatım başarılı fakat kitapta o kadar fazla isim geçiyorki bir yerden sonra sıkılmaya ve kaybolmaya başlıyorsunuz, isimler bağlantılı fakat olayın olduğu yıl ve Avrupa'daki durumların belirsizliği anlaşılmazlığa sebep oluyor, okuma kitabı değil de bir ders kitabı niteliğinde.
Endülüs TarihiZiya Paşa · Selis Kitaplar · 2016126 okunma
Her asırda Müslüman ve diğerlerinin savaşı olmuştur. Ama bu kadar iç içe mücadelenin olduğu ve insan hırslarına kurban gittiği memleket yok kanaatimce...
Başa gelen kişiler sırf hırslarından dolayı hristiyanlığa bile geçmişler. Endülüs tarihi kesinlikle bilinmeli çünkü şu anki hâlimizi anlayabilmek belki de böyle daha çok mümkün olabilir.
Ziya Paşa'nın daha önce hiç kitabını okumamıştım. Ama bu kitabı okuduktan sonra gördüm ki gerçekten hem tarihi çok güzel anlatmış hem de o zamanki duyguları çok güzel aktarmış. Bir tarihçinin objektif olması veyahut ondan bunu beklemek kesinlikle saçmalıktır. Bizim gözümüzle bakıp anlattı için çok değerli bir kitap. Hristiyan tarihçilerinin yazdığı tarihi kabul edip Türkçe tarih kitabı yazanlar kimin tarafında hiç anlamıyorum zaten... Onlarınki tarihî gerçek kaynaklar ama Müslüman bilim adamlarının , âlimlerin yazdıkları ikincil kaynak olarak almak kesinlikle karaktersiz bir tarihçiliktir. Bu şekilde yazılmış kitaplardan ve kişilerden uzak durun.
Herkesin bir tarafı vardır ve bu kitap Müslümanların tarafında olan birinin yazdıklarıdır , önemlidir.Mutlaka okuyun!
Geçmişimizi bilmeden gelecek inşa edemeyeceğimiz gibi, medeniyetimizin yapıtaşlarını öğrenmeden de bir medeniyeti ihya edemeyeceğimizi bilmeliyiz. Belki de bu sebeple Ziya Paşa zamanında bir tane bile Endülüs Tarihi ile ilgili hakkaniyet içeren kitap mevcut olmadığını göz önünde bulundurarak bu eşsiz eseri eklemelerde de bulunarak tercüme ve telif etmiştir.
Bana Endülüs aşkını aşılayan muhterem @ihsansureyyasirma hocamız oldu. Ah Endülüs kitabını okumuş olmasaydım şimdi kalbim mefluç vaziyette olacaktı kim bilir.
İşte ben de artık kadîm geçmişimize sahip çıkmamız gerektiğini kime rastgelsem anlatmaya çalışıyorum.
Endülüs bizim incimiz, öyle ki hala keşfedilmeyi bekliyor ümmet tarafından. 1492 tarihini bilmeyen ümmet lüzumsuz bir çok tarihi günü hatırlamaya çalışmakla meşgul ne yazık ki.
Müellif de biz okurları ve talep edenleri Endülüs'e götürüyor. Musa b Nusayr, Tarık b Ziyad, I.Abdurrahman'ın kahramanlıklarını okurken ve Murabıtlar, Muvahhidler, Beni Ahmer dönemleri hakkında bilgi edilirken roman tadında bir tarih kitabı okuduğunuzu anlayacaksınız. Derinlikli incelemeler vasıtasıyla hakikate kör olmayı bir maharet zanneden oryantalistlerin sunduğu bilgilerin asılsızlığı karşısında bizlerin geçmişimize gözümüzü kapadığımızı farkedeceksiniz.
Kral Fernando ve Kraliçe Elizabeth tarafından imzalanmış olunan mukavelenâmenin maddelerini müşahede eden okur, müdeccenlere yapılan zülumleri belki de daha net görecektir.
Diyeceğim o ki, Endülüs tarihine eğilmek için geç kaldık belki lakin Endülüs hakkında bilgi edinerek kadîme sahip çıkmak için henüz geç değil.
Bu sebeple bütün okurları bilgilenmeye davet ediyorum.
Kitapla kalın dostlar
Endülüs tarihi ile ilgili müthiş bir eser 800 yıl boyunca ispanyaya İber yarım adasına 2 yıl gibi kısa bir sürede hakim olan müslümanların cihadda,ilimde,adalet ve eşitlik de nasıl en üst noktaya ulaştığına şahit oluyorsunuz.
Okunma sayısına baktığımızda her zamanki gibi tarihimizi bilmeden önümüzü aydınlatmaya çalışıyoruz yine !
Keyifli okumalar..
Endülüs tarihini anlatan bir kitap okumanizi tavsiye ederim bir devletin nasil kurulduğunu nasil yönetildiğini gelenek ve göreneklerini
Yasananolay ve savaşları çok güzel anlatıyor
Tarihimizle ilgili böyle güzel ve detaylı bir çalışmayı okumak çok gururlandırdı beni. Ancak Müslümanların neler başardığını görmek çok daha fazla sevindirdi. Böyle bir medeniyet nasil çöküş dönemine girmis; yozlaşmaya başlayınca... İslami hicbir hukuk kuralı yanlışlık içermez uygulayanlar hatalıdır. Daha çok tarih okuyup daha çok kimliğimizi sahiplenenlerden olmamız lazım.
Endülüs TarihiZiya Paşa · Timaş Yayınları · 2012126 okunma
1829 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası, Galata Gümrüğü'nde kâtiplik yapan Erzurum'un İspir ilçesinin Kerab köyünden Feridüddin Efendi, annesi Itır Hanım'dır. Asıl adı "Abdülhamid Ziyâeddin'"dir.
Öğrenimine İstanbul Kandilli'de başladı. Süleymaniye yakınlarındaki "Mekteb-i Ulum-i Edebiyye"ye devam etti. Arapça ve Farsça öğrendi.
Bir süre Sadaret Mektub-i Kalemi'nde katip olarak çalıştı. Bu sırada devam ettiği Arapça ve Farsça dersler ile klasik edebiyatta ustalığını ilerletti; devrin şair ve alimlerinin bir araya geldiği Lebib Efendi Konağı’ndaki toplantılara katıldı.
Şairlikte ve Sadaret Kalemi’ndeki başarılarını takdir eden Sadrazam Mustafa Reşit Paşa'nın aracılığıyla 1855'te sarayda Mâbeyn-i Hümâyun Katipliği'ne atandı. Bu sırada Fransızca öğrendi. Molière'in Tartuffe adlı eserini “Tartüf yahut Riyanın Encamı” adı ile çevirerek Türk edebiyatının ilk manzum tercüme piyesini ortaya koydu[3] Louis Viardot’un “Endülüs Tarihi”, Cheruel ve Lavelle adlı yazarların “Engizisyon Tarihi” adlı eserlerini Fransızcadan Türkçeye çevirdi. Bir yandan da Hersekli Arif Hikmet Bey’in Laleli’deki evinde düzenlenen Encümen-i Şuara Topluluğu toplantılarına katıldı.
1859’da Mustafa Reşit Paşa'nın ölümünden sonra sadrazam olan Mehmet Emin Ali Paşa ile anlaşamadığından yeni görevlere atanarak saraydan uzaklaştırıldı. Bu sırada yazdığı “Terci-i Bend” şiiri ile ilk defa edebiyat alanında ün sağladı. 132 beyit uzunluğunda, divan tarzında bir eser olan bu şiirde kainat ve dünyayı yeni bir bakışla kavrama çabası görülür ve devrin hükümeti üstü örtük olarak eleştirilir.
Saraydan uzaklaştırıldıktan sonra önce Atina elçiliğinde görevlendirilen[6] Ziyâ Paşa, 1861'de Kıbrıs Mutasarrıfı oldu ve "Paşa" unvanını aldı; Kıbrıs'ta sıtmaya yakalandığı gibi bir çocuğunu ve babasını orada kaybetti. 1863'te Amasya, 1865'te Canik Mutasarrıfı oldu; 1866'da İstanbul'a dönebildi;[6] Kıbrıs dönüşü hasta olan eşini de kaybetti.
Yönetime muhalif olan İttihak-ı Hamiyet Cemiyeti'nin (sonraki adıyla Yeni Osmanlılar) üyesi olan Ziyâ Paşa, Diyarbekirli Filip Efendi'nin çıkardığı "Muhbir" gazetesindeki hükûmeti eleştiren yazılar yayımlaması yüzünden Nisan 1867'de yeniden Kıbrıs'a atandı.
2 yıla yakın valilik yaptığı Adana’da 17 Mayıs 1880’de sirozdan hayatını kaybetti. Büyük bir cenaze töreninin ardından Adana Ulu Camii yanına defnedildi. 1881 yılında Adana valisi Abidin Paşa tarafından Ziyâ Paşa için türbe yaptırıldı. Türbenin etrafı 1960'larda park haline gelmiştir