Ene ve Zerre Risalesi

Bediüzzaman Said Nursî
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
54
Basım Tarihi:
2015
Yayınevi:
Rnk
ISBN:
9786059846622
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·54 syf.··
2023 94. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2023 07:55
"Küçük âlemde ene, büyük âlemde tabiat gibi tağutlardandır." Bir insanın BEN'i en büyük putudur, aşamadığı kendisi olduktan sonra başka başka sebeplerin hepsi sahtedir. Bu bana nasıl yapılır? Bunu Ben nasıl yaşarım? Bu soruların sonu yok. Niye Ben kimim ki? Neyim ki? Ben sadece Allah yarattığı için HERKES kadar değerliyim, içimdeki BEN, Allah'a vardırımıyorsa hiç'im demeli. Başka türlü bu işler, bu düğümler çözülmez. Ve yine insan, ene'yi haddini bilmek için kullanmalı. BEN sınırlıyım çünkü bir sınırsız var diyebilmeli. "Buraya kadar benim, ondan sonra onundur." Velhasıl ene, kullanımına göre insanı insan edecek ya da hayvandan aşağı düşürecek bir his. Ene'yi ego ile karıştırmamak lazım, çok ince bir çizgide ayrılıyorlar. Egonun iyisi olmaz ama ene'nin bir varlığı, yardımı olabilir. Ben'den çıkıp, Allah'a varabilir insan. Sadece dozunu bilmeli. Ben varım çünkü Ben'i bir yaratan var demeli. Felsefe'nin aksine Ben'den çıkıp tabiata değil, içindeki Ben'e girip orada yaradanı bulabilmeli. Bir insanın Ben Ben diye tutturması hep gülünç gelmiştir BANA. Çünkü kulağa ben kadar çirkin gelen bir şey yok. Bırak Sen Sen diye haykıran başkası olsun, duymak isteyene sessizlik, çığlıktır çünkü. Allah'ın, O'nu bulmak için varlığımıza koyduğu bu hissi, kendimizi insanlara anlatmak için harcıyor oluşumuz bizi çok acınası varlıklar yapmıyor mu ? BEN BEN BEN demenin hiç bir faydasını göremedim. BEN BEN BEN diyenlerden hiç bir fayda görmedim. Kendimin en aciz hali olarak Beni gör, Beni duy dediğim hallerini bildim. Allah'ın bildiği bir kalbim, ruhumda hepsine vakıf olduğu yaralarım var. Kimseye ihtiyacım yok. Herkes gözünü kulağını kapayabilir. Madem O var, her şey var....
Din
Ene ve Zerre RisalesiBediüzzaman Said Nursî · Rnk · 201558 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Bediüzzaman Said NursîYazar · 173 kitap
Bediüzzaman Said Nursî (Mart 1878, Bitlis - 23 Mart 1960, Şanlıurfa), İslam alimi, düşünürü. 1892'de Bitlis'te Şeyh Emin Efendi ve diğer İslam alimlerinin de bulunduğu ilim meclisinde yapılan imtihan ve münazara sonunda Molla Fethullah tarafından Bediüzzaman unvanı verilmiş; diğer alimler tarafından da kabul görmüş ve bu isimle anılmaya başlanmıştır. I. Dünya Savaşı'nda gönüllü alay komutanı olarak Kafkas Cephesi'nde mücadele etti. Savaş sırasında birçok öğrencisi ölmüş, kendisi ise gazi olmuştur. Başarılarından dolayı kendisine Harp madalyası verildi. Ordu-yu Hümâyun'un tavsiyesi ile Dar'ül-Hikmet'ül İslamiye azası olarak atandı. 1922'ye kadar görevini yerine getirdi. 1923 yılında TBMM'nin daveti üzerine Ankara'ya gelen Nursî, Ankara'da aradığı atmosferi bulamaz. Van'a dönerek inzivaya çekilir ve daha sonraları bu dönüşünü Yeni Said'in başlangıcı olarak nitelendirir. Bu dönemde sosyal ve siyasi meselelerden uzaklaşır. En önemli vazifenin imanı kuvvetlendirmek olduğunu söyler. Şiddetle karşı çıktığı ama silah çekmediği Cumhuriyet idaresi tarafından bu dönem zarfında uzun yıllar sürgün, gözetim ve yer yer hapis hayatı yaşatılacak ve zorunlu ikamete tabi tutulacaktır. Büyük çoğunluğunun Isparta Barla'da yazıldığı Risale-i Nur külliyatının yazımı ve Nur Cemaati'nin oluşumu bu dönemde yaşanmıştır. 23 Mart 1960'ta Şanlıurfa’da vefat etti. Detaylı bilgi: tr.wikipedia.org/wiki/Said_Nursî