E Y L Ü L
“İnsan, kendi için her şeyi yapmaz da tutar sevdiği birisi için yapar bunu. Bazen bir fedakârlık yapmak düşer ona, bazen bir mutluluktan vazgeçmek. Hatta bazen yaşadığını unutacak kadar çok çalışmak.”
“Hepimizin bu hayatta bir acelesi var. Ve yetiştirmesi gereken işleri var. Ve yetiştireceğimiz işlerin farkındayken gülmeyi, mutlu olmayı unutuyoruz.”
“Kitapta geriye dönersin. Ama hayatta ise kocaman bir keşke dersin, kocaman bir keşke…”
Kudret Ali Kırımlı, Füsun, Nazan ve Erdal Kırımlı ailesi, Rıfat amca, Asaf Ulu, Kemal Sürmeli, Can ve Gece Sürmeli ailesi, Adil Bekir, Metin efendi, Melda, Akın, Ulaş, Cemal, Oya ve Eylül ile karmakarışık bir hayatın içine girdik. Acılar, hüzünler, ihanetler, terkedilmişlikler, yalanlar, entrikalar ve aralara serpiştirilmiş mutluluklar…
Erdal Kırımlı iyi bir baba iken birdenbire değişmesi, Kudret Ali ve eşine yaptığı zulüm beni neden diye düşündürdü. Birdenbire bir adam nasıl 180 derece dönüş yapabilir. Sonunda ailesini terk etmesine kızsanız da, nedenini öğrendikten sonra bir nevi hak veriyorsunuz. Yalnız Kudret Ali’nin ilk sayfalarda annesine sorduğu sorular benim bile yüreğimi dağladı. Gözlerim dolu dolu oldu ve ardından okulda iken yazmış olduğu satırları cebinde unutup annesinin de bulup okumasından sonra yazmaya küsmesi kötü oldu. O mektup okunurken ben çok etkilendim. Biz büyükler bir şekilde hayatına devam ediyor ancak bizlerin yaptığı hataların sonucunda çocukların bir yanı eksik kalıyor…
Asaf Ulu’ya Kemal Sürmeli’nin sağ kolu tarafından atılan iftira sonucunda işine son verilmesi ve onun yerine başka birini aldırması sonrasında kendi kazdıkları kuyuya kendilerinin düşmesine sebep oldu ama masumlar da bundan nasibini aldı…
Asaf Ulu’nun Gece’ye olan öğütte anlatmış olduğu mum hikâyesi ile verdiği örnek çok