Felsefe nerede başlar?
Buradan yola çıkarak:
Yaşadığımız topraklar Antikite düşünce çığırı düşüncesi ve ufkundan doğan; ''Bu evren nereden gelip nereye gidiyor?'' sorusunu soran, ve bırakmış oldukları kültür mirası ile onların başlattıkları hakikat arayışı, kültürlerinin beraberinde oluşturmuş olduğu tarihten bu yana, kimlere ev sahibeliği yapmış üstünde bir haber yaşadığımız bu topraklar.
Lisans peşinde koşturan diploma için kıvranan öğrencilerin hiçbirini görmüyorum kütüphaneler de, sadece roman kurdu ve yer-altı edebiyatı ile sözde varoluş sızıntısı okuyucuları. Nitekim onlarda küçük istisna olsa gerek. Ne okuyor bizim insanlarımız? Bilmiyorum! Söz gelimi; herkes okur-yazar özü gereği öz eleştiri yerine, aşağılık kompleksi tahammülsüz okuyucular yer etmektedir... Yitik kitlenin fertleri; dayatılan kariyer koşuşturması içinde, dört duvar eğitimi veyahut bitmek bilmeyecek diploma ve kariyer hevesi, yaşam koşuşturması arasında yoğrulup gidiyor biricik eğitimimiz. Devamlı dış ülkelerin eğitim reformlarından ödün ve taviz vermeden, hep övgü ile söz ediliyor. Hakikat arayışı yoksun artık. Düşünce mirasını bırakan, insanları tanımaya gayret gösterdikçe müteşekkir olmaktan alamıyorum kendimi.
Kurgusal dünyamız safsata dolu kitaplardan insanlardan uzaklaşmıyor. Bilakis neden diye başlayan cümlelerimiz; görüşlerimizi, ölene değin bir ufacık hakikati sorgulayacağımız; Niçin/Neden sorgulama yetimizi, dinç ve berrak kılacak bu gibi kitaplara bakınız!
Felsefeyi ve felsefe tarihinin sürecini layıkıyla anlatabilmiş değerli kitaplardan biri, felsefeye katkısı olan, felsefeyi geliştiren ve felsefeye dokunan herkesi bu kitapta bulabilirsiniz, felsefeye ilgisi ve biraz bilgisi olan kişilerin sıkılmadan ve zorlanmadan okuyabileceği bir kitap olarak değerlendiriyorum.
Macit Gökberk müthiş bir esere imza atmış, kesinlikle kitaplıklarda bulunmalı.
Türkçe kaynak olarak ilgilisi için "Felsefeye Giriş" açısından Cevizci' nin kitabıyla birlikte en kıymetli kaynak olduğunu düşünüyorum.
Filozoflar hakkında verilen bilgiler ne eksik ne fazla, detaylarda boğmadan net bir anlatım var.
Ahmet Cevizci' nin felsefe tarihi kadar kapsamlı olmasa da felsefe tarihi öğrenmek için gayet makul bir kitap. 20. yüzyıl felsefesine değinilmemesi kötü olmuş ama gayet doyurucu, akıcı ve güzel bir kitap.
Bu kitap felsefe sevsin sevmesin , herkesin anlayabileceği dilde bir kitaptır. Zaten Macit Hoca'yı az çok araştırmış bir insan onun çabasını bu kitabında görebilir. Bu kitabı felsefi sorunlarla uğraşan bir kitap olarak değerlendirmeyin. Sadece çağına damga vurmuş düşünürleri sizlere ayrıntılarıyla olmasada sizin seçip almak istediğiniz düşünür hakkında gerçekçi bir kapı aralıyor. Mutlaka okunması gereken bir kitap..
Felsefe mezunu olarak diyebilirim ki hem Turkce ye hemde Turkiye ye harika bir katki bu kitap...hic bilmeyen birine bile kisa ozetlerle de olsa felsefeyi guzelce anlatabilen bir kitap keske herkes okusa...
Ders kitabı niteliğinde bir eser. Macit Gökberk bir filozoflar ansiklopedisi niteliğinde sayabileceğimiz bir yapıt yaratmış.temel eksikliği kendi felsefe tarihi yorumunun olmayışı. Daha çok dönemin tarih felsefecilerinden Türkçe’ye çeviri hissi uyandırıyor. Düşünce akımlarının birbirine etkileri fazla yansıtılamamış. Karşıt görüşlerin sentezi yapılamamış. Okuması zor büyüklükte bir punto ile basılmış olması da yayın evinin kusuru olmuş. Şahsen Ahmet Cevizci’nin ya da Takıyeddin Mengüşoğlu’nun eserlerini öneririm okuyuculara.
Gayet anlaşılır ve sade bir dili olan bir kitaptı. Macit Gökberk Hocamız bu kitabıyla bir çok kişinin felsefeyi anlamasına, tarihsel gelişimini görmesine yardımcı olmuş. Nur içinde yatsın.
Felsefe TarihiMacit Gökberk · Remzi Kitabevi · 2016508 okunma
Macit Gökberk hocamız'ın emeğine sağlık.
Felsefe ile ilgili önemli bir kaynak sağlamış bizlere. Felsefe kitapları özelinde düşündüğümüzde 'Felsefe Tarihi' gayet sade ve anlaşılır bir dile sahip. Eserin hazır böyle bir dili varken eserde Arap felsefesinin de olmasını, Yine Eserin 'Kant ve Alman İdealizmi' kısmı ile '19.yy felsefesi' kısmının daha detaylı anlatılmasını isterdim.
Teşekkürler Macit Gökberk
Felsefe TarihiMacit Gökberk · Remzi Kitabevi · 2016508 okunma
Antik Yunan'dan 20. yüzyıla kadar Batı felsefesinin gelişimini, nesnel ve aydınlanmacı bir dille anlatan, Türkiye'deki en yetkin felsefe tarihi kitaplarındandır. Düşünce akımlarının gelişimini, dönemin tarihsel ve kültürel bağlamıyla birlikte ele alması açısından materyalist bir yönteme yaklaşır. Marksist felsefeye (diyalektik materyalizme) ayrılan bölümler, resmi ideolojinin sınırları içinde kalsa da felsefe tarihinin gelişim yasalarını (idealizm-materyalizm çatışması) görmek için iyi bir kaynaktır. Felsefi okumalara başlamak için gerekli kronolojik ve kavramsal altyapıyı sağlar.
Macit Gökberk (1908; Selanik - 1993; İstanbul), felsefe dilinin yalınlaşması, terim karmaşasının giderilmesi ve kavramların sınırlanması alanlarında önemli çalışmalarda bulunan tanınmış Türk felsefecisidir.
Kurtuluş Savaşı komutanlarından Şükrü Naili Gökberk ile eşi Nazire Hanım’ın oğlu Macit Gökberk, 1908'de Selanik’te doğdu.
İstanbul Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1932’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü Platon’un Theaitetos Diyaloğu üzerindeki bir çalışmasıyla bitirdi. Aynı yıl bu bölüme asistan oldu ve Hans Reichenbach’ın Logik adı altında verdiği dersleri Türkçe’ye aktardı.
1935 yılında doktora çalışmaları için Berlin Üniversitesi’ne gitti. 1940 yılında Prof. Eduard Spranger’in yanında Hegel ve Auguste Comte’da Toplum Kavramı adı teziyle doktorasını verdikten sonra Türkiye’ye döndü ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ndeki görevine devam etti. Aynı bölümde önce doçent(1941), daha sonra da profesör(1949) oldu. 1978 yılında emekliye ayrıldı.
Gökberk’in çalışmaları felsefe tarihi ile dil ve bilgi sorunu olmak üzere iki konuda yoğunlaşmıştır. Felsefe tarihi ile ilgili çalışmalarını topladığı Felsefe Tarihi adlı yapıtı bir Türk felsefecisi tarafından kaleme alınmış ilk kapsamlı felsefe tarihidir.
Anadolu-Yunan felsefesinden yola çıkarak 18. yüzyıl Aydınlanmasına, özellikle de Kant ve Hegel’e uzanan çalışmalarında Hegel’in devlet felsefesi, Kant ve Herder’in tarih anlayışları başlıca odağı oluşturur. Herder’le Kant’ın tarih sorununa getirdikleri çözümü Kant ile Herder’in Tarih Anlayışları adlı yapıtında, Hegel’le ilgili çalışmalarını da Felsefe Arşivi dergisinde yer alan Hegel’in Devlet Felsefesi ve Hegel Felsefesi-Yaşayan Yönleriyle adlı yazılarında sergilenmiştir.
Dil konusunun Gökberk’in felsefe anlayışı içinde özel bir yeri vardır. Düşüncenin üretilmesinde başlıca kaynak olan dil, onu kullananlardan bağımsız değildir; uygarlığın gelişimi ile değişir, kendi kendini yeniler. Gökberk dil ile ilgili bu düşüncelerini Değişen Dünya, Değişen Dil adlı bu yapıtında toplamıştır.
Bu arada felsefe dilinin sadeleşmesi, Türkçe felsefe terimlerinin kurulması, kavramların sınıflandırılması yolunda uğraş vermiştir. 1942 yılında henüz bir öğrenci iken ilk Türk Dil Kurultayı’nı izleyen Macit Gökberk, 1954-1960 ve 1969-1976 yılları arasında Türk Dil Kurumu Başkanlığı yapmıştır.
Macit Gökberk 15 Ağustos 1993 günü İstanbul’da öldü.
Her yıl felsefe ve deneme yazıları alanında Gökberk ailesi ve Türkiye Felsefe Kurumu tarafından anısına Macit Gökberk Felsefe Ödülü verilir.