·
Okunma
·
Beğeni
·
2.422
Gösterim
Adı:
Feraye
Baskı tarihi:
4 Ocak 2011
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055638849
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Truva Yayınları
Baskılar:
Feraye
Feraye
Neden böyle bir hikâye yazmayı düşündüm? Bunu sizinle paylaşmak için, bu yaz yaşadığım yarım günlük bir hikâyeyi anlatmam gerek. Edremit'in kuzeydoğusuna doğru, üç kilometre kadar yürürseniz; Kaz Dağları’nın bir bölümü olan yeşil tepelerin eteğinde, yeşillikler arasında bir köy görürsünüz, adı Çamcı köyü. Köyün nüfusunun büyük bir kısmını, Türkmenler veya Yörükler dediğimiz, kökeni Orta Asya Oğuz Türklerine dayanan; Müslüman olmayı kabul ettikten sonra, "Türke âmin” sonradan; "Türkemen” daha sonra da "Türkmen" adıyla anılan kavimlerin uzantısından oluşur. Bazılarına göre onlar, Türkmen değil, Yörüklerdir. Bazı görüşlere göre de aslında her ikisi de aynı kavimdir ve birbirlerinden farkları yoktur. Fizik olarak, Orta Asya Türklerinin bütün özelliğini taşımaktadırlar. Yuvarlak çehreli, koyu tenli, kahverengi gözlü ve orta boylu insanlardır.

Bal renginden biraz koyu olan iri gözlerinin çevresinde, onlardan çok daha koyu; uzun kirpikleri vardı. Elmacık kemik¬leri hafif çıkıktı. Saçları çok gür ve kirpiklerinin rengindeydi. Burnu çok muntazamdı. En güzel tarafı da, cildi ve dolgun du¬daklarıydı. Ablası ile kıyaslanamayacak kadar güzeldi. Belki de, köyündeki ve yakın çevredeki tüm köylerin en güzel kızıydı. Birçokları daha şimdiden ona, "yedi köyün güzeli" adını boşuna takmamışlardı. Feraye bu güzelliğinin farkındaydı. Yürüyüşü edalı, bakışı tebessümle çok güzeldi.
….
Mehmet Cavit Bey, "Fikret Ağa, bence düğünü kesin. Edremit'te çok kötü olaylar oluyor. Buraya kadar sıçrayabilir. Tabii, konu sadece bu da değil. Başka bir durum daha var. Maalesef, Hamdi Köprülülü Bey, Sultan Vahdettin'in sivil paşası Anzavur Ahmet ve adamları tarafından, Yenice'nin İnnova Köyü yakınlarında, elleri bağlı olarak, bir arabanın arkasına bağlanmış vaziyette götürülürken, şehit edilmiş. Çanakkale ve bütün Ege, yas içinde."
Bu baskın, çok bilinçli yapılmıştı. Kimi, ne kadar ve neresinden yaralamaları gerekiyorsa öyle ateş edilmiş, kurşunlara gideceği yerler adeta ezberletilmişti. Tabii bu arada misafirlerin bir kısmı da ufak tefek yaralar almıştı. Gerçek şuydu ki; bu düğün baskını, işgalin bir parçası olmaktan ziyade, Konstantin'in kustuğu kindi.
337 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kurtuluş savaşı sırasında yaşanmış gerçek bir aşk hikayesi ... Bir çok okuduğum kitapta Atatürk’ün övülüp isimsiz kahramanlardan bahsedilmemesine çok kızardım .Bu kitapta her iki tarafa da yer verilmiş .
İşgal altında bir ülke... Çarıksız, çorapsız olan Mehmedi üşümesin diye kışın ortasında koyunlarını kırpan, yünlerinden kıyafetler yapan, elinde avucunda ne varsa cepheye gönderen, tüm dünyanın kabul ettiği eşsiz bir lidere gönülden bağlı olan kahraman bir halk.. Bugünlere onlar sayesinde geldiniz hepsinin ruhu şad olsun...
isimsiz kahramanların unutulmaması için bence okunması gereken bir kitap
#alıntı
“Üzerinde yaşayan insanların kimliği, topraklara veya ağaçlara yansımıyor. Keşke yansısaydı. Doğa, insanlar kadar sahtekâr değil. Öyle olabilseydi, ne karakterde olduğunu hemen çözebilirdik.”
337 syf.
·Beğendi·10/10
Birgün gelir ve kütüphanenin yolunu tutar Derya her zamanki gibi gidecek ve bir kitap alıp okuyacaktı...belki hayal kırıklığı olacaktı belki de dünyasına dahil olacaktı...Ama bu sefer tek bir farkla yanında okumayı hiç sevmeyen arkadaşı ile beraber gidecekti
Onuda aynı kitabı almaya ikna ederek Feraye ile tanıştıracaktı...Sonuç olarak Naşide Gökbudak'ın kaleminden Feraye kütühpaneye bir can kazandırmıştı
Kesinlikle Hukuk elli yazarların ellerinde çok ayrı bir tat var.Okumayan varsa hemen okumalı zaten sonu gelmeyen bir dizi kitap olduğu için kendinizi Miralayın kızı Süreyyada bulacaksınız Ben hatırlıyorumda battaniyemin altında gece gece elimden bırakamadığım kitap yüzünden kıkır kıkır gülerdim keyifli okumalar
337 syf.
·4 günde·8/10
Feraye düğün günü Rumlar tarafından kaçırılır.Koca adayı Murat gelip kurtarır diye beklerken,Murat başkasıyla evlenir ve Yunanlılara yardım eder.Her evin delikanlıları Vatanını kurtarmaya koşarken,bir çok dönemeyen veya sakat kalan varken Murat'ın lakabı kız Murat olmuştur. Feraye kurtulmuş ve Murat'ın aksine bir çok kahramanlıklara girişmiştir. Feraye kirlendi gözüyle bakılan köyüne nasıl dönecek,kız Murat'a ne cevap verecek?Naşide Gökbudak dan Kurtuluş savaşı yıllarını anlatan güzel bir kitap.
337 syf.
·7/10
Naşide Gökbudak'ın dili akıcı, konu anlatımı sıkıcı değil. Ayrıca konunun gerçek yaşamdan alıntı olması da güzel.Beğendim. Tavsiye ederim…
337 syf.
Osmanlı İmparatorluğu'nun 1. Dünya Savaşı yılları ile Kurtuluş Savaşı dönemini kapsayan, savaşın içinde tüm zorluklara rağmen özveriyle gerçekleşen hayatta kalma mücadelesinin sade bir dille anlatıldığı roman, bölge kaynaklarından elde edilen bilgiler desteği ile kaleme alınmış. Yazarın okuduğum ilk kitabı. Savaş ayrıntıları ile anlatılmak yerine yöre insanının hayatından kesitler ile ele alınmış. Sadece tarihi bir savaş hikayesi olarak düşünülmemeli. Kitaplarla kalınız...
Çok sıkıcıydı, gerçek hayatla alakası olmayan bir hikayeydi resmen yada masal diyebiliriz, biraz daha okuyayım belki düzelir dememe rağmen malesef daha fazla dayanamadım
337 syf.
·Puan vermedi
Naşide Gökbudak okurları bilirler dili oldukça sadedir ağdalı cümleleri uzun tasvirler yoktur ana tema konudur ve akıp gider bir solukta okunur kitapları.
337 syf.
Dili çok akıcı. Sıkılmadan okuyabiliyorsunuz. Hikayesi etkileyici. Hem savaş yıllarında Türk halkının yaşadığı sıkıntılar hem de savaşta yaşanan aşkı anlatıyor. Bir çırpıda bitireceksiniz.
337 syf.
·Puan vermedi
Tarih kategorisinde okunması gereken kitaplardan biri.. Eski türk film tadında bir roman.Kurtuluş savaşını yaşarken aynı zamanda filizlenip sizi esiri yapan tutkulu aşkı da içinizde hissediyorsunuz.Sevini,kederi,ihaneti,sadakati,mağlubiyeti,galibiyetiyle okuyacağınız,okurken yaşayacağınız bir kitap..
337 syf.
·3 günde·5/10
Benzerlerini cok okudugum, cabucak okunabilecek bir roman. Okumamak bir kayip degil bence. Televizyon acikken bile okuyabildigim romanlardan. Tatilde iyi oldu.
Yüzbaşım, o bir insan. Gerçek bir insan. Milliyeti ve dini insan olmasından sonra geliyor.
Naşide Gökbudak
Sayfa 132 - Neden Yayınları
Ah, şu Türk kadınları. Sevgileri de sonsuz, fedakârlıkları da, hırsları da.
Naşide Gökbudak
Sayfa 114 - Nemesis Kitap
''Mustafa Kemal'in askerlerinin ne ayağında ayakkabı, ne de midelerinde yeterince ekmek varmış.''
Kemal biraz durdu:''Peki, bu adamlar neyle savaşıyorlar?'' diye sordu.
Metin gururla başını kaldırarak:''Yüreklerindeki vatan aşkı ve başlarındaki komutana duydukları güvenle'' dedi.
Ne tuhaftı insanoğlu? En olmadık zamanlarda gülebiliyor, ağlayabiliyor, hiç beklenmedik hareketlerde bulunabiliyordu. O yüzden mi, Allâh bütün acıları insanoğluna yazmıştı? Dayanma ve unutma özelliğinden mi?
"Efendim, dedelerimin içinde filozof var mıydı, bilmiyorum. Ama filozof olma, ırsi bir şey olmasa gerek. Çok acı çekenler, haksız yere iyileşmeyen yaralar alanlar ; hayatı tozpembe yaşayanlara göre, filozof sayılırlar. Çünkü onlar, ne ruhen ne de bedenen pişmişlerdir. Olgunlaşmamışlardır. Haa bir de az konuşup, çok düşünenler. Çünkü onlar, söz üreteceğine fikir üretirler. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Feraye
Baskı tarihi:
4 Ocak 2011
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055638849
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Truva Yayınları
Baskılar:
Feraye
Feraye
Neden böyle bir hikâye yazmayı düşündüm? Bunu sizinle paylaşmak için, bu yaz yaşadığım yarım günlük bir hikâyeyi anlatmam gerek. Edremit'in kuzeydoğusuna doğru, üç kilometre kadar yürürseniz; Kaz Dağları’nın bir bölümü olan yeşil tepelerin eteğinde, yeşillikler arasında bir köy görürsünüz, adı Çamcı köyü. Köyün nüfusunun büyük bir kısmını, Türkmenler veya Yörükler dediğimiz, kökeni Orta Asya Oğuz Türklerine dayanan; Müslüman olmayı kabul ettikten sonra, "Türke âmin” sonradan; "Türkemen” daha sonra da "Türkmen" adıyla anılan kavimlerin uzantısından oluşur. Bazılarına göre onlar, Türkmen değil, Yörüklerdir. Bazı görüşlere göre de aslında her ikisi de aynı kavimdir ve birbirlerinden farkları yoktur. Fizik olarak, Orta Asya Türklerinin bütün özelliğini taşımaktadırlar. Yuvarlak çehreli, koyu tenli, kahverengi gözlü ve orta boylu insanlardır.

Bal renginden biraz koyu olan iri gözlerinin çevresinde, onlardan çok daha koyu; uzun kirpikleri vardı. Elmacık kemik¬leri hafif çıkıktı. Saçları çok gür ve kirpiklerinin rengindeydi. Burnu çok muntazamdı. En güzel tarafı da, cildi ve dolgun du¬daklarıydı. Ablası ile kıyaslanamayacak kadar güzeldi. Belki de, köyündeki ve yakın çevredeki tüm köylerin en güzel kızıydı. Birçokları daha şimdiden ona, "yedi köyün güzeli" adını boşuna takmamışlardı. Feraye bu güzelliğinin farkındaydı. Yürüyüşü edalı, bakışı tebessümle çok güzeldi.
….
Mehmet Cavit Bey, "Fikret Ağa, bence düğünü kesin. Edremit'te çok kötü olaylar oluyor. Buraya kadar sıçrayabilir. Tabii, konu sadece bu da değil. Başka bir durum daha var. Maalesef, Hamdi Köprülülü Bey, Sultan Vahdettin'in sivil paşası Anzavur Ahmet ve adamları tarafından, Yenice'nin İnnova Köyü yakınlarında, elleri bağlı olarak, bir arabanın arkasına bağlanmış vaziyette götürülürken, şehit edilmiş. Çanakkale ve bütün Ege, yas içinde."
Bu baskın, çok bilinçli yapılmıştı. Kimi, ne kadar ve neresinden yaralamaları gerekiyorsa öyle ateş edilmiş, kurşunlara gideceği yerler adeta ezberletilmişti. Tabii bu arada misafirlerin bir kısmı da ufak tefek yaralar almıştı. Gerçek şuydu ki; bu düğün baskını, işgalin bir parçası olmaktan ziyade, Konstantin'in kustuğu kindi.

Kitabı okuyanlar 309 okur

  • esra serap balcı
  • Ağustos

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0