Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
159
Basım Tarihi:
1959
İlk Yayın Tarihi:
1916
Yayınevi:
Maarif Vekâleti
ISBN:
9789757032373
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2021 25. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2021 13:55
Abdülhak Hamit Tarhan, Tanzimat Dönemi Türk edebiyatçılarımızdan en aykırı ve en merak uyandıran kişiliktir. Yenileşme dönemi Türk edebiyatının öncülerinden bir yazar, yeni Türk şiirinin önemli bir ismi kabul edilen bir şair, daha 13’ünde bir çevirmen, cesur ve meydan okuyan bir eleştirmen ve TBMM milletvekilidir. Aristokrat, bürokrat ve iyi eğitimli bir ailenin iyi eğitimli bir çocuğudur. Paris, Berlin, Belgrad, Bombay Büyükelçiliklerinde çalışır. Henüz 26 yaşındaki eşi yakalandığı verem hastalığı nedeniyle; Bombay’den döndükleri gemide hayatını kaybedince, cenazesini denize atmak zorunda kalmıştır. Eşine Beyrut’ta anıtsal boş bir mezar yaptırmıştır. Bu olay onu o kadar derinden etkilemiştir ki eşinin ardından yazdığı 4 güzel şiirinden özellikle sekizer mısra ve 295 kıtadan oluşan “Makber” hem sanatsal niteliği hem de duygusal yoğunluğu ile onu sanatının zirvesine taşımıştır. Bu şiiri yazarken Hugo’dan etkilendiği söylenir. Makber’den güzel bir örnek: “Maksûd-ı hayâtı der-miyân et, Ferdâ-yı beşer nedir, beyân et! Yâ fikrimi ruhuna kıl îsâl Yâ ruhumu hâkine revân et.” (Yaşamaktan maksat nedir, bunu açıkla; insanoğlunun geleceği nedir, bunu söyle, izah et. Ya düşüncelerimi onun ruhuna ulaştır ya da benim ruhumu onun gömüldüğü topraklara yolla…)” Ancak hayat devam ediyordu ve o da ikinci evliliğini İngiliz bir kadınla yaptı. Talihsiz bir tesadüfle ikinci eşini de kaybettikten sonra, Brüksel’de tanıştığı Belçikalı bir kadınla üçüncü evliliğini gerçekleştirdi. Zevk ve safa alemlerine düşkünlüğünün etkisi ile yazdığı eserleri çok eleştirilir. Karmaşık ruh dünyasının şiirlerine yansıması, “tezat şairi” olarak anılmasına sebep olmuşsa da “Şairi Azam” (En büyük şair) ünvanıyla da onurlandırılmıştır. Ne kafiyeyi önemser ne de yazdığı tiyatro eserlerinin sahnelenebilir olup
FintenAbdülhak Hamit Tarhan · Maarif Vekâleti · 1959101 okunma
8/10
·159 syf.··
2019 32. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2019 09:57
İlk önce kitabın konusu hakkında bilgi vermek isterim. Kanadalı güzel bir kadın olan Finten , Londra’da rahat içinde yaşamaktadır. Kocası Mister Cross Avustralyalı çok zengin bir ihtiyardır. Finten sosyeteye girmek ve asil unvanını kazanmak için kendisini seven Lord Dick ile evlenmek ister. Bu yüzden kocasını öldürmesi için kendisine aşık olan uşağını -Davalaciro- kandırarak Avustralya’ya gönderir. Ve olaylar başlar. Tiyatro türünde olan eser düz yazı şeklindedir. Ayrıca diyaloglarda şiirsel bir söyleyiş hakim hatta bazı yerlerde şiir de vardır. Örneğin: Öyle bir şiddet-i tasmîm ile çıkdım ki yola, Karşıma çıksa eğer seng-i mezarım dönmem! Bahr-i zehhâr değil, ebr-ü şererbâr değil, Hep yanar dağlar ile dolsa civarım dönmem! Gibi... Örnekten de anlaşılacağı gibi eseri okurken zorlanmadım değil. Dili ağır ve aşırı süslüydü. -Gerçi Tanzimat ikinci dönem sanatçıları tiyatroyu sanat eseri olarak gördüklerinden olmalı bu biçem- Yoğun duygu ve coşkulu anlatıma ağırlık verilmiş. Karakterler romantizm anlayışının temelinde yer alan iyi - kötü çatışmasında yerlerini almış. Baş karakter -Finten- bu çatışmada kötü tarafın temsilcisinden biriydi. Eser tiyatro olmasına rağmen mekânlar, tiyatro tekniğine ve sahne tekniğine uyumlu değildi. Burdan da sergilenmek için değil okunmak ve sanat için yazıldığı anlaşılmaktadır. Araştırmalarım doğrultusunda Sheakespeare’i seven ve ondan çok etkilenen Abdülhak Hamit, Finten’de karakter ve olay örgüsü ile onu hatırlatmakta ve onun izinden yürümektedir. İlk kez okuduğum Tarhan eseri olan Finten’i beğendim ve sevgiyle tavsiye ederim. 
Edebiyat
FintenAbdülhak Hamit Tarhan · Maarif Vekâleti · 1959101 okunma

Yazar Hakkında

Abdülhak Hamit TarhanYazar · 12 kitap
Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde ve Cumhuriyet Türkiye'sinin ilk yıllarında eserler vermiş, modern edebiyatın doğuşunda etkin bir isimdir. Köklü ve eski bir ulema ailesinin ferdi olarak dünyaya gelmiş, hayatının her döneminde yüksek mevkilerde bulunmuş, dünyanın birçok yerini görme fırsatı yakalamış, çağının büyük ve güçlü bir sanatçısı sayılmıştır. Tanzimatı, Birinci ve İkinci Meşrutiyetleri ve Cumhuriyeti gören; bu devirlerdeki Tanzimat, Edebiyat-ı Cedide, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet devri edebiyatlarını yakından tanıyan sanatçı Türk Edebiyatı'nda Şair'i Azam sıfatı ile anılır (Bu sıfatı ilk kez Süleyman Nazif kullandı). Uzun seneler diplomat olarak hem doğu hem de batı ülkelerinde bulunması nedeniyle iki edebiyatı da tanımış; Türk şiirine batıdan yeni konular, serbest düşünce ve şekiller getirirken; batı yazarlarından etkilenerek yazdığı oyunlarla Türk tiyatrosuna felsefi düşünceyi sokmuştur. Türk edebiyatının en büyük eserlerinden birisi kabul edilen Makber'in şairidir. TBMM III., IV. ve V. dönemlerde İstanbul milletvekili olarak görev yapmıştır.