Fransa'da Sınıf Mücadeleleri 1848-1850Karl Marx

·
Okunma
·
Beğeni
·
877
Gösterim
Adı:
Fransa'da Sınıf Mücadeleleri 1848-1850
Yazar:
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051721699
Çeviri:
Erkin Özalp
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yordam Kitap
Baskılar:
Fransa
Fransa
"Devrimci ilerleme, kendi yolunu, dolaysız trajikomik başarılarıyla değil, tam tersine birleşik, güçlü bir karşı-devrim yaratarak, bir düşman yaratarak açtı; yıkıcı parti, ancak bu düşmanla mücadele içinde olgunlaşarak gerçek bir devrimci partiye dönüşebildi.”

Fransa’daki 1848 Şubat Devriminde, işçi sınıfı, siyaset sahnesine ilk kez ayrı bir sınıf olarak çıkmış, cumhuriyetin ilan edilmesini sağlamış ve bu cumhuriyetin “sosyal” bir cumhuriyet olması için mücadele etmişti. Egemen sınıfların karşılığı, işçi sınıfını erken bir ayaklanmaya zorlayarak, aynı yılın Haziran ayında bir katliam gerçekleştirmek oldu. “Burjuva cumhuriyeti”nin gerçekte “burjuva diktatörlüğü”nden başka bir şey olamayacağı görüldü.
Karl Marx, Fransız Üçlemesi’ni oluşturan eserlerinden ilki olan Fransa’da Sınıf Mücadeleleri’nde, işçi sınıfının kapitalist düzen ve onun siyasal kurumları hakkındaki yanılsamalarını çözümlerken, yenilgilerden çıkarılması gereken dersleri tarif ediyor.

Engels’in 1895 tarihli kapsamlı Giriş yazısı ise, Almanya’daki sosyal demokrat parti yöneticilerinin o dönemdeki dayatmaları nedeniyle istemeden çıkardığı pasajları da içeren eksiksiz hâliyle kitapta yer alıyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Toprak ne kadar bölünürse verimliliği de o kadar azalır. Üretim aracının bölünmesi ölçüsünde tarımsal faaliyetlerin üretim dışı maliyetleri artarken, arazilerde makine kullanımı, drenaj ve sulama kanallarının yerleştirilmesi gibi büyük ölçekli toprak iyileştirme işlerinin yapılması v.b. giderek olanaksızlaşır..."
Fransa'nın toplam nüfusunun üçte ikisinden fazlasını oluşturan kır nüfusun büyük bir bölümü, "özgür toprak sahipleri" denen kişilerden oluşur.
Toplumun devrimci çıkarlarını kendisinde toplayan bir sınıf, ayağa kalkar kalmaz, kendi devrimci etkinliğinin içeriğini ve malzemesini doğrudan doğruya kendi durumunda bulur: Yere serilecek düşmanlar, mücadelenin gerekleri doğrultusunda alınması gereken önlemler; ve kendi eylemlerinin sonuçları, onu daha da ileriye taşır...
"Mali aristokrasi, yasaları kendi isteğine göre kabul ettirdiği, devlet yönetimini çekip çevirdiği, kurulu bütün kamu güçlerini elinde bulundurduğu, basın yoluyla ve olguların gücüyle kamuoyunu elinde bulundurduğu sürece, saraydan café borgne'ye [16*] kadar bütün çevrelerde aynı ahlâk bozukluğu, aynı hayasız sahtekârlık, üreterek değil de başkasının elindekini kurnazlıkla ele geçirerek aynı havadan zengin olma susuzluğu doğuyordu. Ve asıl burjuva toplumunun en yüksek tepelerinde en sağlıksız, en yolsuz aşırı istekleri doyurma arsızlığı alabildiğine körükleniyor, ve her an, gene burjuva yasalarının kendileri ile çatışma haline geliyordu, çünkü elbette ki, dalavere ile havadan gelen zenginlik, tatmin yollarını, zevkin rezilleştiği yerde, altın, çamur ve kanın birbirine karıştığı yerde arar. Mali aristokrasi, zevklerinde olduğu gibi kazanç tarzında da, lumpen-proletaryanın burjuva toplumun doruklarında dirilişinden başka bir şey değildir."
Karl Marx
Sayfa 253 - Seçme Eserler Cilt 1
Bütçe dengesini, yani devletin giderleri ile gelirleri arasındaki dengeyi sağlamadan, devlet yönetimini ulusal üretimin çıkarlarına bağlı kılmak olanaksızdır. Ve devlet harcamalarını sınırlandırmadan, yani, her biri egemen sistemin dayanaklarını oluşturan çıkarlara zarar vermeden ve vergi yükünün önemli bir bölümünü doğrudan doğruya yüksek burjuvazinin omuzlarına yüklemeden, bu denge nasıl kurulabilir?..
Ve her yeni borçlanma, mali aristokrasiye, yapay olarak iflasın eşiğinde tutulan devleti dolandırmak konusunda yeni fırsatlar sunuyordu: Devlet bankacılarla en elverişsiz koşullarda anlaşmak zorundaydı. Her yeni borçlanma, sırlarından hükümetin ve meclis çoğunluğunun da haberdar olduğu borsa operasyonlarıyla, paralarını devlet kâğıtlarına yatırmış olan halkı soymak için ikinci fırsat sunuyordu...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fransa'da Sınıf Mücadeleleri 1848-1850
Yazar:
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051721699
Çeviri:
Erkin Özalp
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yordam Kitap
Baskılar:
Fransa
Fransa
"Devrimci ilerleme, kendi yolunu, dolaysız trajikomik başarılarıyla değil, tam tersine birleşik, güçlü bir karşı-devrim yaratarak, bir düşman yaratarak açtı; yıkıcı parti, ancak bu düşmanla mücadele içinde olgunlaşarak gerçek bir devrimci partiye dönüşebildi.”

Fransa’daki 1848 Şubat Devriminde, işçi sınıfı, siyaset sahnesine ilk kez ayrı bir sınıf olarak çıkmış, cumhuriyetin ilan edilmesini sağlamış ve bu cumhuriyetin “sosyal” bir cumhuriyet olması için mücadele etmişti. Egemen sınıfların karşılığı, işçi sınıfını erken bir ayaklanmaya zorlayarak, aynı yılın Haziran ayında bir katliam gerçekleştirmek oldu. “Burjuva cumhuriyeti”nin gerçekte “burjuva diktatörlüğü”nden başka bir şey olamayacağı görüldü.
Karl Marx, Fransız Üçlemesi’ni oluşturan eserlerinden ilki olan Fransa’da Sınıf Mücadeleleri’nde, işçi sınıfının kapitalist düzen ve onun siyasal kurumları hakkındaki yanılsamalarını çözümlerken, yenilgilerden çıkarılması gereken dersleri tarif ediyor.

Engels’in 1895 tarihli kapsamlı Giriş yazısı ise, Almanya’daki sosyal demokrat parti yöneticilerinin o dönemdeki dayatmaları nedeniyle istemeden çıkardığı pasajları da içeren eksiksiz hâliyle kitapta yer alıyor.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 2 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0