Gece Yıldızı (Genç Elitler Serisi 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.522
Gösterim
Adı:
Gece Yıldızı
Alt başlık:
Genç Elitler Serisi 3
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
334
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052993422
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Midnight Star
Çeviri:
Özge Nur Küskün
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Tüm Dünyanın Karanlığa Boğulduğu Ve Karanlığın Kraliçesinin Hüküm Sürdüğü
Bir Dönem Vardı.

Adelina Amouteru acı çektiği günleri geride bırakmıştır. Ona ihanet edenlere sırtını çevirmiş ve en büyük intikamını zafer kazanarak almıştır. Beyaz Kurt olarak hüküm sürerken zafer üstüne zafer kazanmıştır ancak her fethiyle daha da zalimleşmektedir. İçindeki karanlık kontrolden çıkmaya başlamıştır ve elde ettiği her şeyi tehdit etmektedir.
Bambaşka bir tehlike baş gösterince Adelina eski defterleri açmak zorunda kalır ve kendisiyle birlikte tüm Elitleri riske atar. İmparatorluğunu korumak için Adelina ile yandaşlarının tehlikeli bir yolculukta Hançerler’e katılması gerekmektedir… ancak asıl tehlike bu huzursuz birlikte yatıyor gibi görünmektedir...

“Lu, Genç Elitler üçlemesini fırtınalı bir şekilde sonlandırıyor. Seriye layık ve buruk bir son. Kardeşlerin arasındaki bağ
ve insan olmanın zorluğu finalde başrolü kapmış.”
-Booklist-

“Genç Elitler üçlemesinin etkileyici finali duygu yüklü… Pek çok antikahraman gibi Adelina’nın izlediği yol da çarpıcı ve tatmin edici.”
-Kirkus Reviews-

“Lu’nun ince ince işlediği karakterlerin arasındaki daimî çekişme ve nefes kesici mekânlar okurları kendine bağlayacak. Hayranları hayal kırıklığına uğramayacak.”
-Romantic Times Book Reviews-

“New York Times çoksatanı serinin eşsizliği, başkahramanın kötü karakter olmasından kaynaklanıyor. Adelina günümüz gençlik romanları arasındaki en önemli antikahraman.”
-Teen Vogue-

“Birbirinden çok farklı, süpergüçlere sahip gençlerin yer aldığı seride Adelina’nın tuttuğu karanlık yolu, güçlerini kontrol altına almaya ve onun gibi kadınlara zalim davranan bir dünyada isim yapmaya çalışmasını izlemek heyecan verici.”
-The Washington Post-
334 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Bu kitaptan daha farklı bir şey beklemiştim ama yine de hayal kırıklığı falan yaşamadım. Yazar, karakterleri vazgeçilmez yapmamış; bu durum beni kötü etkiledi sanırım; çünkü bu mantıkla okurken ölen olduğunda da üzülemedim. Serinin ikinci kitabında hissettiğim karanlık, bu kitapta bir tık aşağıdaydı ama yine de artık iyi şeyler okuyayım, diye düşündürttü.

Adelina, bir kraliçe olarak yeni yerler ele geçirerek fetihler yaparken farklı bir amacı daha vardır. Ve bu amaç onu oldukça farklı bir yere sürükler. Yeni bilgiler ışında Hançerler Cemiyetiyle ortak bir amaca hizmet etmek zorunda kalırken, karanlık iç dünyasına ekstra dikkat etmek zorunda kalır.

Son kitap ve beklenilmeyen bir son olsa da aman aman şaşırtmadı. Son birkaç sayfa kala olan şeyi beğendim mi emin değilim ama kitaba tümüyle bakarsam beğendim, diyebilirim. Ama Adelina'nın gerçekten mutlu olduğu anlara dair bir şeyler okumak isterdim. Aslında bunu genel olarak isterdim. Seriye genel olarak bakarsak küçük çocukların bir serüveni ve beraberinde gelen caydırıcı güçleriyle karabasan niteliğinde bir seriydi. İnsanlık her zaman kurtarılmaya değer bir şeydir, bu kitapta da bunu tekrar görebiliyoruz. En son kısmı güzeldi ama daha fazlasını hak ettiklerini düşünüyorum, neyse. Yine bir seriyi tamamlamış oldum, mutluyum.
334 syf.
·2 günde·6/10
İkinci kitapi okudugumda umarim adelina karakterini üçüncü kitapta biraz daha insafli bir sekilde anlatir diyordum.Ama hiç öyle olmadığı gibi seri konusu dahada bozulmaya başlamış.
Öncelikle şunu belirteyim.Serideki 3 kitap içinde ana konu ve karakter davranışları hepsinde farklı.İlk kitabı konusu her ne kadar çoğu kitapla benzer olsada beğenmiştim.Hele Adelina karakterinin ruh hali ve çaresizliği o kadar iyi anlatılmışti ki insan kiza üzülmeden edemiyodu.
İkinci kitapta Adelina cadaloz olup çıktı.Kalpsiz birine donusmer baslayinca seriden iyice sogumaya basladim.Ucuncu kitap boyle olmaz diyodum.
Üçüncü kitapta Adelina hitlervari biri olup çıkınca oha ya iyice abarttin dedim.İyice tiksindim kizdan.Zaten diğer karakterlerde sütten çıkmış ak kaşık olmayınca kitabın savunacak yanı kalmadi.
Diğer bir husus aksiyon ve savas sahneleri oldu bittiye getirilmiş.Yazarin deha serisinide okumuştum.O seriyi açıkçası pek beğenmemistim bu yüzden.Bu seride duzeltir diyodum daha beter olmuş.Cinsiyet ayrimciligina karsiyim ancak kadinlar savas sahnelerini kitaplarinda iyi yansitamiyolar.Okurken nasıl olur ya bu diyorsunuz.
Kitabin son bolumune gelirsek yazar burada biraz sanki okurlarin gönlünü almaya çalışmış gibi.Yalan olmasın biraz huzunlendirici olmuş sonu.Ama keşke sonundaki Adelinanin iyiligini kitabin geneline yaysaymista ortaya dişi hitler cikmasaymis.
334 syf.
·8 günde·Beğendi·6/10
Kitabımız Gül Cemiyeti'nden bir süre sonrasında başlıyor. Adelina, Kenettra Kraliçesi ve tarihteki çoğu hükümdar gibi başka yerleri de fethetmenin derdinde ki bunu da kitabın başında gördüğümüz üzere başarılı bir şekilde yapıyor zaten. Kitabın ana konusu ikinci kitabın sonlarına öğrendiğimiz bir olay. Elitlerin güçlerinin ters tepmesi ve onları içten içe öldürmeye başlamaları. Gece Yıldızı'nda da karakterlerimizin bu durumun önüne geçmeye çalışmasını okuyoruz.

Kitapla ilgili en büyük hayal kırıklıklarımdan biri, kitabın ilk yüz-yüz elli sayfasının boş olması. Kitabın arka kapak yazısındaki olayları yüz ellinci sayfadan sonra falan görüyoruz ve bu çok ama çok can sıkıcı. Bu olay aynı zamanda bütün ana olayların on beş yirmi sayfaya sıkışmasına da sebep olmuş ve beni belli bir süredir takip ediyorsanız bilirsiniz ki kitaplarda en sinir olduğum şeylerden biri de bu durumdur. Eğer elimdeki kitap bana vadettiği şeyi son yüz sayfaya kadar veremiyorsa hiç vermesin, yazar da böyle bir kitap yazma zahmetine girmesin zaten.

Kitaptaki bir diğer büyük hayal kırıklığı da sonuydu. Resmen Wildcard ile aynı son. Yazar, Gece Yıldızı'ndan kopyalayıp oraya yapıştırmış. Özellikle de o hikayemsi alternatif son... Aynı cıvıklık, aynı gıcıklık ve aynı gereksizlik. Ya bırak biri de mutsuz olsun ya, nedir bu herkesi mutlu yapma çabası? Senin karakterlerin abuk subuk bir sonla mutlu olacak diye hikayenin ve benim suçum nedir sayın @marieluthewriter ?

Bu iki koca unsurun dışında Gece Yıldızı, benim için serinin en kötü kitabıydı. Kitaptan bir Gül Cemiyeti beklemiyordum tamam ama Genç Elitler'in de altına inmez diyordum yani. Kitabı okurken ciddi anlamda çok sıkıldım ve bunun sebebi aksiyon sahnesi yok falan diye de değildi. Sebebi tamamiyle yazarın üç kitaptır aynı olayları ısıtıp ısıtıp önümüze sokmasıydı. Kitap boyunca doğru düzgün bir karakter gelişimi göremedik. Bir iki karakter dışında herkes ilk kitapta nasıl salaksa burada da öyle salak... Galiba Marie Lu kendini geliştirme evresine bu kitabı yazdığı dönem ara vermiş. Ya da Leigh Bardugo gibi o da Cassandra'ya takılıp kitabını mahvetmiş...

Bilmiyorum belki de ben bu kitap hakkında çok fazla spoiler aldığımdan tadı gereğinden fazla kaçmıştır ama ne bileyim ya sanki bilmeden okusaydım da tepkim aynı olurdu gibi geldi.

Sonuç olarak ben serinin hak ettiği vedanın Gece Yıldızı olduğunu sanmıyorum. Böyle daha ahım şahım bir son lazımdı. Gerçi bu saatten sonra Marie Lu'nun son yazmakda iyi olduğunu da düşünmüyorum ama bakalım. Kadın yıllar önce bitirmiş olduğu seriye yeni kitap yazıyor, kesin bunlara da yazar. Maksat kitap yazmak veya sanat yapmak değil sonuç olarak, para kazanmak...

Neyse şöyle bi' bir yıl boyunca Marie Lu kitabı okumayacağımın ve yorumlamayacağımın müjdesini verip bitiriyorum bu yorumu. Kadının adını yazınca bile başıma ağrıların girdiği bu günlerde benim için çok güzel bir haber bu. Benden size tavsiye arka arkaya bütün kitapları farklı serilere ait olan Lu kitapları okumayın sakın. Yoksa sonunuz benim gibi olur... 🤦‍️
334 syf.
·2 günde·9/10
Öncelikle şunu belirteyim bu son kitabın değil, tüm serinin incelemesi diyebiliriz. Spoilersiz bir yorum yapmak bu seri için kolay değil. Ama genel hatlarıyla yorumlamak gerekirse seriyi çok sevdim. Fantastik aşığı bir insan olarak bu seri beni ( aklımda bazı soru işaretleri olsa da) oldukça doyurdu. Kitabın ana karakteri olan namı değer Bayaz Kurt Adelina, yer yer yargılasamda sevdiğim bir karakter oldu. Diğer karakterlere yazar çok yoğunluk vermediği için nötrüm diyebilirim. Bundan sonrası ağır SPOİLER içerir. Uyarmadı demeyin!!!

Şunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki Adelina’nın ölümü Enzo’ nun ölümünden daha az şaşırtıcıydı. Bu Enzo’yu sevdiğimden değil, hatta tüm seri boyunca bu şahıstan nefret ettim. Ayrıca yazarın niye Enzo’nun ağzından bölüm yazmadı anlayamıyorum. Enzo da önemli bir gücü olan Elit sonuçta. Bunun eksikliğini seri boyunca hissettim. Hele hele Enzo’nun tekrar dirildiği kitapta nerdeyse hiç bölümü yoktu. Neyse Enzo hakkında bu kadar inceleme yeterli. Gelelim Raffaele’e. Bu karakteri ilk kitapta kız zannediyordum. Ta ki kitabın sonlarına doğru. Çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadığımı itiraf ediyorum. Kız olsa daha iyi olurdu bence. Raffaele konusunda da nötrüm. Haksız olduğu taraflar olsa da genele bakıldığında gerçek hayatta herkesin yanında olmasını isteyeceği bir karakterdi. Kitapta çok gereksiz karakterler olduğunu düşünüyorum. Bunların en başında Meave karakteri. Gücü baş döndürücü olsa da hiçbir işe yaramadığını gördük. Lucent ile olan ilişkileri çok saçmaydı. İlişki bile denemeyecek bi şeydi. Mimar, Dante, Gemma bunlara değinmiyorum bile çünkü yazar bile bu karakterleri umursamamış. Gemma’nın ölümü kadar rezalet bir şey görmedim. Hatırladıkça sinirleniyorum. Gelelim Teren Bey’e. Seri boyunca Adelina ve Teren arasında bir şey olur mu acaba diye bekledim. Olmadı. Üzüldüm mü? Hayır. Ama olsaydı güzel olabilirdi. İki kötü ve güçlü karakter.

Afsuni seriye bir anda giren acaba Enzo’nun yerini alır mı dedirten ve kendini bana Enzo’dan daha çok sevdirten bir karakter oldu. Adelina’yı öyle güzel sevdi ki Adelina’nın yerinde olasım geldi. Adelina her ne yaparsa yapsın arkasını dönüp gitmedi. En kötü zamanlarında yanında oldu, ona herkes gibi içindeki kötülük yüzünden kızmak yerine içindeki iyiyi görmesini sağladı.
Ve gelelim seri boyunca en sevdiğim karakterlerden ikincisi olan Violetta’ya. Gerçekten içinde iyilik olan tek karakterdi diyebilirim. Elit olduğunu öğrendiğimde şok olmuştum. Ve gücü bence en özel güçlerden biriydi. Bu evrende yaşasaydım Violetta’nın gücüne sahip olmak isterdim. Açıkçası Violetta’nın yerinde olsam ablasının yanında bir dakika bile durmazdım. Ama o sonuna kadar ablasını iyileştirmek için elinden geleni yaptı. Adelina’nın Violetta’nın boğazına bıçak dayadığı sahnede kitabın içine girip Adelina’yı boğmak istedim. Bunca şeye rağmen sonunda yaptığı fedakarlık gözlerimi doldurdu. Violetta bu fedakarlığı haketti mi? Dibine kadar. Violetta’nın tek sevmediğim yanı çok narin ve saf olması. Bu halde nasıl devlet yönetecek hiç bilmiyorum. Umarım Marıe Lu bir ara kitap çıkartır. Biz de görürüz. Ayrıca Sergio ile aralarında ha bi şey oldu ha olacak derken hiç bi şey olmadı. Yani Sergio karakteri olmasa da olurdu. Tüm seri boyunca 2-3 satırda geçti. Adelina’nın sürekli buhranlarını ( gerçekten sürekli aynı şeyler) okumaktansa diğer karakterlere yoğunluk verilebilirdi. En azından ölünce üzülürdük.
Sonuç olarak Marıe Lu yine iyi iş çıkarmış. Daha önce Efsane serisi de okumuştum. O seride konu çok farklı değildi ama karakterlere aşıktım. Bu seride konu çok güzeldi gerçekten acayip güzeldi ama karakterler olmamıştı. Konuyu işleyiş biçimi güzeldi. Ama Elit sayısı azdı bence. Bu konudan en az 6-7 kitap çıkardı. Yani konuya biraz yazık etmiş yazarımız. Bu kadar eleştirime rağmen serinin aurası gerçekten harikaydı. Okuyun, okutun.
334 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Genç Elitler serisinin son kitabı. Genç elitler güzeldi. Gül cemiyetini çok çok çok beğenmiştim. Ama gece yıldızı neden hepsinden daha kötüydü?

Nedenini bilmiyorum. Tek bildiğim okurken serinin diğer kitaplarının aksine bana keyif vermediğiydi.

Karakterler yine iyiydi. Özellikle Adelina'yı çok seviyordum ama sanki bu kitapta farklı bir şey vardı onda. Anlamadım ne olduğunu.

Belki yüksek beklentilerle başladığım için öyle geliyordur. Bilmiyorum. Serinin sonu güzel bitmişti ama işleyişi o kadar da iyi değildi bence.
334 syf.
·4/10
Çok müthiş bir potansiyelle başlayıp her kitapla daha dibe batan bir seri... Antikahraman yaratıp sonra kahramanlık, fedakarlık klişelerine girmek birinci, seride hiçbir karakteri sevmemek ikinci, çok karakterle anlatıldığı için sıkması üçüncü eksisi benim açımdan. Karakterlerin eylemleri ve amaçları da ayrı alakasız. Hiçbiri net bir çizgide ilerleyemiyor. Hepsi kukla gibi. Hepsi tahammül edilemez. Hiç sevmedim bu seriyi. Tek güzel yeri klişe de olsa mutsuz sonla bitmesiydi.
334 syf.
·172 günde·Beğendi·8/10
Bu kitapla birlikte seriyi de tamamlamış oldum. Farkındaysanız kitabı bitireli çok oldu ama daha yeni yprum yapıyorum. Sebebi mi? Elim yorum yazmaya gitmedi bile.. Marie Lu sağolsun kitabı bitirince asit içmiş gibi oldum, içimi yaktı geçti. O kadar buruk bittiki sanırım bir süre Marie Lu kitabı okuyamıcam.

Adelina’yı gerçekten çok sevdim. Yok işte kötümüşmüş, antikahramanmışmış, ona yapıştırılan tüm lakaplardan gıcık kaptım. Ellerine sağlık Adelina’nın haketmedikleri bir şey vermedi onlara.. Sonuna kadar da arkasındayım. Onu anlamayanlar utansın!

Marie distopya türünün sonuna kadar hakkını veriyor ama yine de çok üzdü beni... Herkese iyi okumalar:)
334 syf.
·Beğendi·7/10
Serinin son kitabı insanlar ve tanrılar yüzyüze.İki kardeşin son macerası ve fedakarlıkları.Ölümlü diyarın ölümsüz diyara karışması fantastik sevenlere rahatlıkla öneririm
334 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kitaba diğer iki kitapta da olduğu gibi büyük bir heyecanla başladım. Ortalarına doğru biraz sıkıldım ve Adelina'ya sinir oldum. Ama yazar muhteşem bir sonla hikayesini bitirdi. Okumanızı tavsiye ederim.
341 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
eveett! Seri tamamlandı sonunda. İlk kitaptan sonra yavaş yavaş bütün hevesimi kaybettiğim bir kurgu oldu benim için. Okuduğum zaman da benim açımdan tam anlamı ile sadece kitaba ve kurguya yoğunlaşabileceğim bir dönemde olmamamın etkisi de vardır muhakkak.

İnsanlığın bir hastalık sonucunda hastalığı insan üstü özellikler kazanarak ve bedenlerinde bir şekilde iz bırakarak Elit ' lere dönüşmesi , insanların Elitlerden korkması ve onları kendileri istemeden sahip oldukları özel güçler yüzünden ölümle cezalandırması, Elitlerin birbirlerini kurtarma çabası, Elitlerin birbirine ihanet etmesi, Elitlerin savaşı, Elitlerin neden Elit olduklarını ve bu özel güçlerinin dünyaya ve insanlara zararını fark etmeleri ve dünyayı kurtarma girişimi. Serinin konusu tam olarak böyle. Anti-Kahraman ile başlayıp dünyayı kurtarma girişimi ile biten bu seri beni çok üzdü.

Bilemedim. :I
334 syf.
·5/10
Ve bir kitabın daha üzüntüyle sonuna geldik...

Genç elitler serisine ilk başladığımda gerçekten çok sevmiştim. Her bir karakteri ayrı ayrı seviyordum... En çok da Adelinetta'mı... Ama bu serinin son kitabı olmaya bile yakışmayan kitap yüzünden hepsinden teker teker nefret ettim. -Adelina'dan da- Kitabı okuyup bitirdikten sonra 3 gün etkisinden çıkamadım. Sürekli "Neden böyle oldu? Adelina bu sonu hakketti mi? Violetta böyle bir iyiliği hak etti mi?" gibi şeyler düşünüp duruyordum.

Herkesin düşündüğünün aksine ben Violetta'nın kesinlikle bu iyiliği hak edecek kadar iyimser bir kız olduğunu düşünmüyorum. Ve Adelina'nın da yazarın düşünmemizi istediği kadar kötü biri olduğunu düşünmüyorum.

Adelina bana gerçek hayatta çok benziyor. Yani Adelina ne düşünürse ben de onu düşünüyor, Adelina ne söylerse ben de içimden aynısını söylüyor, Adelina ne yaparsa ben de aynısını yapardım diyorum. O yüzden Adelina'nın sonunun böyle olması beni daha çok etkiledi.

Bu arada yazara buradan şunu da söyleyeyim; Adelina'nın hüküm sürdüğü krallık karanlığa boğulmuş bir krallık değildir. Adelina sadece o küçükken ve gençken malfetto diye adlandırılan, izi olan insanların gördüğü muameleyi tahta geçince izsiz normal insanlara yapıyor. Ve ben bunun yazarın lanse etmeye çalıştığı kadar kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum.

Violetta konusuna gelirsek... Yazar her zaman Violetta'nın kusursuz ve aşırı iyi biri olduğunu söylerken, Adelina'nın da bir o kadar da kötü biri olduğunu söylemiş. Şimdi bana söyleyin; Violetta, Adelina için nasıl bir iyilik yaptı? Adelina, Violetta için nasıl bir fedakarlık yaptı? Adelina'nın yaptıklarını düşününce Violetta'nın yaptıkları, yapmaya çalıştıkları veya söyledikleri o kadar küçük kalıyor ki düşündükçe olamaz, Adelina bunları hak etmedi diyorum.

Adelina sırf gücünü vermek istemedi diye Violetta'nın gidip Adelina'nın düşmanlarına sığınması, ayrıca Adelina varken bile neredeyse hiç tanımadığı Raffaele'ye daha iyi ve yakın davranması ne olacak peki sevgili yazar? Hem de Adelina'nın sırf Violetta'yı bulmak için dünyanın yarısını fethetmesine rağmen...

Buradan varmak istediğim sonuç ne Raffaele, ne Violetta, ne de Adelina bu sonu hakketti. Kitap evet çok güzeldi... Ta ki sonuna gelinceye dek. Sonu tam bir fiyaskoydu. Bu kitabı hiç almayın Gül Cemiyeti'nde bırakın derim ben...

Bu arada buraya kadar okuyanlara teşekkür ederim ancak içimi boşaltabildim ve daha söylemediğim, içimde kalan şeyler var ama daha fazla uzatmak istemedim buraya kadar okuduğunuz için teşkkürler :)
334 syf.
·Beğendi·8/10
Ağladım ama annem oda da olmasaydı salya sümük ağlardım. Çok iyiydi beee. Sonlarda gözyaşlarımı tutmak imkansız hale geldi. Çok sevdim. Boğazım düğümlendi resmen. Final inanılmaz bir finaldi. Tahmin etmeyeceğim şeyler de oldu. Ama vicdan işte ..... Okuyun okutun bu seriyi
"Ve onun dünyada herkesten nefret ettiğini söylerler, çan kulesindeki delikanlı haricinde."
Marie Lu
Sayfa 81 - Pegasus Yayınları
“Ben rüzgarım; sakin, şiddetli ve derin. Ben hayatın ruhuyum, fırtınaların uğultusuyum, uykunun soluğuyum.”
Marie Lu
Sayfa 198 - Büyük Imodenna, Sör Elias Mandara
Enzo, sanki kendisiyle Beyaz Kurt arasındaki o ebedi çekimi arıyormuş gibi tekrar denize baktı..
Ve sonra , sanki beni bu dünyada herkesten daha iyi anlıyormuş gibi, " Seninle kalmak geceyi biraz daha az karanlık kılacak" dedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gece Yıldızı
Alt başlık:
Genç Elitler Serisi 3
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
334
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052993422
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Midnight Star
Çeviri:
Özge Nur Küskün
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Tüm Dünyanın Karanlığa Boğulduğu Ve Karanlığın Kraliçesinin Hüküm Sürdüğü
Bir Dönem Vardı.

Adelina Amouteru acı çektiği günleri geride bırakmıştır. Ona ihanet edenlere sırtını çevirmiş ve en büyük intikamını zafer kazanarak almıştır. Beyaz Kurt olarak hüküm sürerken zafer üstüne zafer kazanmıştır ancak her fethiyle daha da zalimleşmektedir. İçindeki karanlık kontrolden çıkmaya başlamıştır ve elde ettiği her şeyi tehdit etmektedir.
Bambaşka bir tehlike baş gösterince Adelina eski defterleri açmak zorunda kalır ve kendisiyle birlikte tüm Elitleri riske atar. İmparatorluğunu korumak için Adelina ile yandaşlarının tehlikeli bir yolculukta Hançerler’e katılması gerekmektedir… ancak asıl tehlike bu huzursuz birlikte yatıyor gibi görünmektedir...

“Lu, Genç Elitler üçlemesini fırtınalı bir şekilde sonlandırıyor. Seriye layık ve buruk bir son. Kardeşlerin arasındaki bağ
ve insan olmanın zorluğu finalde başrolü kapmış.”
-Booklist-

“Genç Elitler üçlemesinin etkileyici finali duygu yüklü… Pek çok antikahraman gibi Adelina’nın izlediği yol da çarpıcı ve tatmin edici.”
-Kirkus Reviews-

“Lu’nun ince ince işlediği karakterlerin arasındaki daimî çekişme ve nefes kesici mekânlar okurları kendine bağlayacak. Hayranları hayal kırıklığına uğramayacak.”
-Romantic Times Book Reviews-

“New York Times çoksatanı serinin eşsizliği, başkahramanın kötü karakter olmasından kaynaklanıyor. Adelina günümüz gençlik romanları arasındaki en önemli antikahraman.”
-Teen Vogue-

“Birbirinden çok farklı, süpergüçlere sahip gençlerin yer aldığı seride Adelina’nın tuttuğu karanlık yolu, güçlerini kontrol altına almaya ve onun gibi kadınlara zalim davranan bir dünyada isim yapmaya çalışmasını izlemek heyecan verici.”
-The Washington Post-

Kitabı okuyanlar 147 okur

  • Yasemin MALYEMEZ
  • Yasemin
  • deniz
  • Muhammed Soydan
  • Tbnr
  • Deniz
  • Kaan
  • Jüleo
  • Zeynep
  • Sude Özer

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.4 (28)
9
%13 (10)
8
%22.1 (17)
7
%13 (10)
6
%3.9 (3)
5
%6.5 (5)
4
%3.9 (3)
3
%0
2
%0
1
%1.3 (1)