Geri Gel Ey Osmanlı !Mustafa Armağan

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.072
Gösterim
Adı:
Geri Gel Ey Osmanlı !
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-605-114-268-5
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Necip Fazıl Kısakürek, 1969 yılında yazdığı bir yazıda "Arsadaki odun yığınının gizli bir köşesinde tek bir kıvılcım noktasıyız biz!" demiş ve şöyle sürdürmüştü sözlerini: "Odunların üstüne, yıllar ve asırlardır yağmadık yağmur, düşmedik kar kalmadı. Onları püf basmış, pas yutmuş, rutubet bürümüş; üstelik Garp dünyasının bütün kanalizasyonları bu odunların üzerine akmıştır. İşte arsadaki böyle bir odun yığınının gizli bir köşesinde tek bir kıvılcım noktasıyız biz! Biz ki, onun gizli bir köşesinde tek ve son kıvılcım noktasıyız, onu nasıl yakar, tutşturur, alevlerle sarabiliriz?"

Bugün ne mutlu bizlere ki, kıtalara gölge salan "Osmanlı ormanı'nın kesilip metruk bir arsaya atılmış son odun yığını içinde hangi bereketli duanın eseri olarak kaldığını bilemediğimiz o son kıvılcımın nasıl bir yangına dönüştüğüne şahit oluyor ve gelecek adına umutlanıyoruz. Lakin o yitirdiğimiz "orman" nasıl bir şeydi, neye benziyordu? Ormanın ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış, gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi içinde hangi iksirle yaşatabilmişti? Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir, bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi?

İşte Mustafa Armağan Geri Gel Ey Osmanlı!da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor; bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken, bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor. "Osmanlı'ya Dönüş", ona göre Osmanlı'nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden bir çağrı değil; Osmanlı'nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve ondan sonra üzerimize borç kalan misyonu bugünkü şartlarda devam ettirmeyi kastediyor.
Benim bildiğim tarihçi objektif olur. Daha kitabın başlığından yazarın nasıl bir zihniyete sahip olduğunu görüyoruz. Özellikle AKP iktidarında böyle yazarların türemesi gerçekten düşündürücü. Sözlerim yanlış anlaşılmasın. Kesinlikle Osmanlı'ya , geçmişime saygısızlık edecek değilim. Osmanlı İmparatorluğu iyisiyle kötüsüyle bizim tarihimize, bizim geçmişimize, bizim atalarımıza ait bir devletti. Ancak her hükümdar evliya, her Osmanlı tebası cennetlik değildi. Turgut Özakman'ın da dediği gibi Allah bu memleketi satılık tarihçilerden korusun.
Osmanlı, çağında tam da yapılması bekleneni yaptığı için başarılı oldu deniliyor. Neydi o yapılması beklenen görev?

Osmanlı'nıın iddiasındaki sır, Fernand Braudel'in Balkan fütühatı hakkında yaptığı çarpıcı yorumda gördüğümüz gibi, mevcut düzenden daha insani, daha akılcı, daha gerçekci ve daha üstün olan bir çözümü getirebilmesinde yatıyordu. Mevcut çelişkilere önerdiği daha elverişli çözümdür Osmanlıyı asırlardır başarılı kılan. 
Objektiflikten uzak bir tarih yorumlaması olmuş. Okuduğum dönemde farkında olmasam da sonrasında okuduklarım ve izlediklerim sayesinde tarihin popüler kültüre göre şekillenmemesi gerektiğini öğrendim.
Çok taraflı bir kitap açıkça cumhuriyet tarihini karalamaya çaba harcıyo zihniyet tamamen AKP zihniyeti normalde okumazdım fakat osmanlı da benim tarihim cumhuriyet te o yüzden böyle insanlar yüzünden tarihime küsmem.
Velhasıl, bazılarının zannettiği gibi umudumuz tarihte değil. Aksine, tarihin umudu bizdedir.
Mustafa Armağan
Sayfa 13 - Timaş Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Geri Gel Ey Osmanlı !
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-605-114-268-5
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Necip Fazıl Kısakürek, 1969 yılında yazdığı bir yazıda "Arsadaki odun yığınının gizli bir köşesinde tek bir kıvılcım noktasıyız biz!" demiş ve şöyle sürdürmüştü sözlerini: "Odunların üstüne, yıllar ve asırlardır yağmadık yağmur, düşmedik kar kalmadı. Onları püf basmış, pas yutmuş, rutubet bürümüş; üstelik Garp dünyasının bütün kanalizasyonları bu odunların üzerine akmıştır. İşte arsadaki böyle bir odun yığınının gizli bir köşesinde tek bir kıvılcım noktasıyız biz! Biz ki, onun gizli bir köşesinde tek ve son kıvılcım noktasıyız, onu nasıl yakar, tutşturur, alevlerle sarabiliriz?"

Bugün ne mutlu bizlere ki, kıtalara gölge salan "Osmanlı ormanı'nın kesilip metruk bir arsaya atılmış son odun yığını içinde hangi bereketli duanın eseri olarak kaldığını bilemediğimiz o son kıvılcımın nasıl bir yangına dönüştüğüne şahit oluyor ve gelecek adına umutlanıyoruz. Lakin o yitirdiğimiz "orman" nasıl bir şeydi, neye benziyordu? Ormanın ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış, gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi içinde hangi iksirle yaşatabilmişti? Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir, bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi?

İşte Mustafa Armağan Geri Gel Ey Osmanlı!da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor; bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken, bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor. "Osmanlı'ya Dönüş", ona göre Osmanlı'nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden bir çağrı değil; Osmanlı'nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve ondan sonra üzerimize borç kalan misyonu bugünkü şartlarda devam ettirmeyi kastediyor.

Kitabı okuyanlar 79 okur

  • Büşra Doğru
  • yavuz yılmaz
  • Muhammed Şimşek
  • Tuğba
  • Turan Duman
  • Bayındır Han
  • Kafiye yılmaz
  • Ahmet Yavuz
  • Murat Aydemir
  • Rainbow 2071

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.6
14-17 Yaş
%2.8
18-24 Yaş
%22.2
25-34 Yaş
%30.6
35-44 Yaş
%30.6
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%2.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%40
Erkek
%60

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.3 (2)
9
%13.3 (2)
8
%20 (3)
7
%26.7 (4)
6
%0
5
%6.7 (1)
4
%6.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%13.3 (2)