Adı:
Halk Avcısı
Baskı tarihi:
Ekim 1998
Sayfa sayısı:
135
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799753850963
Çeviri:
Dilek Gagga
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oda Yayınları
Halk avcıları halktan ne denli uzaksalar o denli yakın ve şirin görünmeye çalışırlar. Sömürü düzenini sürdürmek ve halkın alınterini yağmalamak için tumturaklı laflarla duyguları okşarlar, nabza göre şerbet vererek halkı uyutmaya çalışırlar. Ama günün birinde tak der halkın canına... 
Umutlar çoğalır, öfkeler artar, el ele verir tüm ezilenler.... 
Ve işte o zaman maskeler alaşağı edilir, kuzu postuna bürünmüş halk avcılarının çirkin yüzleri tüm iğrençliğiyle gözler önüne serilir.
Ünlü Amerikalı yazar Jack London'ın en ünlüsü olmayan Halk Avcısı adlı bu öykü kitabını oldukça merak ederek okudum. Sitede çok kez kendisini okuyan arkadaşları görmüş ve özellikle tavsiye edilince ben de rahat edindiğim bu kitabı fırsata çevirmek istedim. Dili şöyle ucundan bir ağırlık taşısa da ona rağmen akıcı anlatımı ve anlaşılır yapısıyla okumayı kolay hale getiriyor. Bazısı biraz uzun bazısı biraz daha kısa olan dört tane öykünün yer aldığı kitapta genel olarak bir denizcilik akımı mevcut. Açılış öyküsü olan Halk Avcısı, kendi halindeki bir ada ülkesini kağıt paraya alıştırmak isteyen kral yalakası bir düzenbaz ve halk ile tüccarların buna olan tepkisini anlatan eğlenceli bir hikaye. İlk hikayenin başrolünü de içeren Parlay'ın İncileri isimli öyküde, açık arttırmayla incilerini satmak isteyen bir adam ile o amaçla gelen gemi kaptanlarının adada yaşadığı kasırga felaketine tanık oluyoruz. Porportluk'un Aklı öyküsü bizlere, hayatını borç ala ala zevk ve sefa içinde yaşayan bir adam ve babasının borçları için kendini satılığa çıkaran Kızılderili bir kızdan bahsediyor. Son hikaye olan Yüzkarası ise, esir düşen Polonyalı bir kürk hırsızının işkence yaşamadan bir an evvel nasıl kurtulmak istediğini anlatıyor bizlere. Genel anlamda öyküler önce bilgi akışıyla başlıyor ve sonlara doğru heyecanı katlayıp beklenmedik bir şekilde bitiyor. Hepsinde bencillik, çıkarcılık, manevi yoksunluk ve kapitalizmin derin etkilerini görmek mümkün. Öykülerin bir anlamda didaktik bir yönü olduğunu söyleyebilirim. Jack London'ın en iyi kitabı değildir herhalde ancak yazarın tarzını tanımak adına Halk Avcısı okunabilir görüşündeyim.
Yazarın adına aldanarak aldığım ancak o kadarda beğenmediğim bir kitap 3 hikayeden oluşuyor. kesinlikle okumalısınız diyemem.
Güzel,huzurlu adalarında kendi halinde yaşayan ada halkı.Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi ? Ama aynı zamanda düşünmeden de edemiyor insan "sahi böyle bir yer kaldı mı ? yani böyle bir yerin kalmasına izin veriyorlar mı kapitalistler?
tabi ki de Hayır! İşte böyle bir ada ve halkının,halk avcısıyla mücadelesini anlatıyor kitaba adını veren bu öykü.Kitapta ki diğer bir öykü olan Parlay'ın İncileri'yse inci açık arttırması için bir adaya gelen bir kaç yelkenli ve tayfalarının kasırganın ortasında kalmalarını ve kasırgadan kurtulma mücadelelerini aynı zamanda bu ana tema yanında insanoğlunun para hırsını konu alıyor.Bir diğer öykü Porportluk'un Aklı ise elinde avucunda bir şey kalmamış olmamasına rağmen zevkinden sefasından bir şey eksiltmeyen hatta bunu gırtlağına kadar borca girerek yapan bir kızıl derili baba ve o öldükten sonra borçları ödemek pahasına kendini açık arttırmaya çıkaran bir kızıl derili kızın hikayesi ben pek beğenmedim sonunu okuduğunuzda hak vereceksiniz eminim.Kitapta ki son öykü Yüzkarası ise işkenceyle ölmek onursuzluğuna düşmek istemeyen bir esirin kellesini vurdurmak için yaptığı oyunu anlatıyor.Bunu yaparken de onurlu bir şekilde ölmenin yanında kendini esir alan kabile reisine de iyi bir ders veriyor.Lafın kısası klasik Jack London tarzında insanın hem insanla hem doğayla mücadelesini konu alan öykülerden oluşan güzel bir kitap.Tavsiye ederim.
'Kaptan David Grief' karakteri, Jack London'ın Pasifik Okyanusu konulu hikayelerinde kullandığı ünlü hikaye kahramanıdır. Jack London'ın kısa hikayelerini derleyip günümüz Türk okuruna önemli bir hizmet sunan Oda Yayınları'nın hazırladığı 'Halk Avcısı' kitabında, Kaptan Grief içerikli iki adet hikaye vardır. Dört hikayenin bulunduğu kitapta, diğer iki hikaye ise Alaska konuludur.

'Halk Avcısı' başlıklı birinci hikayede, Pasifik'te bulunan küçük bir ada krallığında yaşanan ticari yolsuzluklara ve yerli halkın mağduriyetlerine çözüm bulmaya çalışan kahramanımız, Kaptan Grief'ten başkası değildir.

'Parlay'ın İncileri' başlıklı ikinci hikayede ise İhtiyar Parlay'ın kıymetli incilerini açık artırmada satın alma niyetindeki denizcilerin gemilerinin beklenmedik bir kasırgayla savaşma durumunda kalmaları anlatılır. Kaptan Grief'in gemisinin mücadelesi ise bütünüyle bir heyecan kumkumasıdır. Okurken nefesinizi tutacaksınız dersem yeridir. İhtiyar Parlay'ın hayat hikayesi de oldukça ilginç doğrusu.

Üçüncü ve dördüncü hikâyelerde ise güneyden kuzeye geçip Alaska'ya varıyoruz. Alaska'nın yerli halklarının hikayeleri yanı sıra, yolu tesadüfen buralara düşen Polonyalı bir adamın işkenceyle öldürülmekten kurtulma çabalarını da ilgiyle okuyacaksınız.

Büyük yazar Jack London'ın serüven dolu bu hikayelerini kaçırmayınız...
Kitap'nın arka kapak sözleri çok çekiciydi. Halkların sömüreye karşı ayağa kalkması ve uyanmasınından bahsediyordu. Bende kitabın böyle bir akış içinde gideceğini zannedip büyük bir heyecenla açtım kapağını fakat sadece ilk hikaye bundan bahsediyordu ve de o hikaye çok yüzeysel şekilde anlatılmıştı.Kitabın içinde üç hikaye daha vardı . ve hikayeleri Jack London'un yazdığına inanamadım çünkü daha önce okuduğum Jack London kitapları çok daha derinlikli karekterler içeriyordu. Sanki bu kitap Londonun çıraklık eseri gibi geldi bana. eğer hiç Jack London okumadıysanız bu kitapdan başlamayınız zira yanıltıcı olabilir.
Evet, haklısın, senin ömrün benimkinden uzun sürecek. Ama neyleyim ben böyle uzun ömrü ! Soğuktan tir tir titreyen gözü uyku tutmayan bi adam için geceler elbet uzundur. Benim gecelerim ise kıpkısa sürdü, ama sıcacık yatağımda mışıl mışıl uyudum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Halk Avcısı
Baskı tarihi:
Ekim 1998
Sayfa sayısı:
135
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799753850963
Çeviri:
Dilek Gagga
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oda Yayınları
Halk avcıları halktan ne denli uzaksalar o denli yakın ve şirin görünmeye çalışırlar. Sömürü düzenini sürdürmek ve halkın alınterini yağmalamak için tumturaklı laflarla duyguları okşarlar, nabza göre şerbet vererek halkı uyutmaya çalışırlar. Ama günün birinde tak der halkın canına... 
Umutlar çoğalır, öfkeler artar, el ele verir tüm ezilenler.... 
Ve işte o zaman maskeler alaşağı edilir, kuzu postuna bürünmüş halk avcılarının çirkin yüzleri tüm iğrençliğiyle gözler önüne serilir.

Kitabı okuyanlar 27 okur

  • Ufuk
  • Celal Altuntaş - AĞYAR
  • Deep Down
  • Damla Güldürücü
  • onur yücedağ
  • Murat Karahan
  • Atacan Anıl Aycan
  • ozan karahan
  • Yusuf Çorakcı
  • Necmettin Zafer

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%8.3 (1)
8
%25 (3)
7
%41.7 (5)
6
%16.7 (2)
5
%0
4
%8.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0