Puan

8.410 üzerinden
3.749 kişi
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2023 278. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2023 21:55
“Bütün hayatların, her şeyin oradan dışarı aktığı ve her şeyin oraya geri döndüğü bir çekirdeği, merkezi, sıfır noktası vardır.” Women’s Prize for Fiktion ödüllü bu kitap, Shakespeare’in Hamlet oyununa adını veren oğlu Hamnet’in vebadan öldüğü rivayeti üzerine kurgulanmış. Yazar, tıpkı Shakespeare gibi, oyun kurmuş, sone yazmış. Birinci perde şiddet, sevgisizlik, ikinci perde umut, sevgi, bağlılık; son sahnede bir şiir, dizeler ölümün ve kaybın sarmal kafiyesiyle. Ve tüm bunların üstüne de biraz büyü serpilmiş. 1596..İskenderiye limanındaki maymundan miçonun üzerine sıçrayan bir pire, gemiyle denizleri aşıp Avrupa’ya kadar gidecek . Önüne çıkan ne varsa tutacak kolundan, doymak bilmez, karanlık bir şeytanın, vebanın ellerine bırakacak. Pirenin torunlarının dünyada o güne kadar görülmemiş kanlı bir savaşı nasıl da birkaç sıçrayışla örgütlediğine bakacağız. Salgın bir hastalığın yayılmasını sanki bu pirenin masalı gibi okutacak bize O’Farrell. Bir çocuk, Iskenderiye’den, maymundan, miçodan ve pireden habersiz, kaderi onlardan sebep, ateşler içinde yatıyor olacak. Başında bekleyeceğiz, yüzyıllar önce bir annenin yaşadığı acıyla dağlanarak. Ömür gibi gelecek. “Arkanı dön,” diyor ölüme. “Gözünü kapa. Bir saniyecik.” Shakespeare’in oğlu Hamnet’in hikayesini okuyacağımızı sanıyoruz ya başta. Yok hayır, Agnes’in hikayesini okutacak bize yazar. Gölgelerde kalmış, emeği ve fedakarlığı tarihe geçmemiş, ömrünün şiiri ünlenmemiş Agnes’in..Tarih ondan ‘Shakespeare ‘in karısı’ diye söz ederken, bu satırlar Shakespeare’den ‘Agnes’in kocası’ diye bahsedecek. Agnes’in hikayesi bu, onun ormanın kuytularında sızan ışığa sığınmış çocukluğunun, daha kaderin bile niyet etmediği yazgıları sezen yüreğinin, bu dünyayla öbürü arasındaki zar gibi ince çizgiyi gören gözlerinin, ama en çok
Edebiyat
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,6bin okunma
Okumadan Shakespeare okumayın! /777. İnceleme...
9/10
·293 syf.··
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 09:30
Bitti! Uykusuz bir gecenin sabahında yazıyorum şimdi. Önce kitabı, ardından filmi... Beş yüz yıllık acının yükü var ruhumda. Beş yüz yıl acı çeksem içim bu kadar acımazdı belki... William Shakespeare okumayın demiştim bir yazımda, - Hamlet - #157244403 Shakespeare okumak ruhta ve bedende telafisi olmayan hasarlar bırakıyor! Bu kitabı okuyunca daha iyi anladım nedenini, "Büyük acılar yaşayan insanlar ancak büyük eserler bırakabilirmiş geriye. Sanat için yetenek değil, büyük kayıplar vermek gerekirmiş." Ölmeseymiş Hamnet, olmazmış Hamlet! "Her yaşayan ölür, sonsuzluk hepimizin sonu." "İçindeki yaşam sevincini bu daracık evde yaşamak mı öldürüyor?" Böyle başlamamalısın! Bu bir Shakespeare kitabı değil... Hayır hayır! Shakespeare'in oğlu Hamnet'in ölümünü anlatan bir kitap da değil! Bu bir Agnes kitabı! Agnes Hathaway... Vahşi, doğayla iç içe, sezgileri güçlü, kadınların yırtıcı gücünün temsili Agnes. Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabındaki kadının emsali, #296633659 kitaba göreyse kimi zaman cadı, farklı bir kadın... Onlar gibi olmazsan farklı olmakla yargılar seni toplum! Ve hatta en yakınındakiler, ailen! "Kadınlar yirmili yaşlarına gelmeden önce bin kez ölmüşlerdir. Şu ya da bu yöne gitmişler ve engellenmişlerdir. Engellenmiş umutları ve düşleri de vardır. Aksini söyleyen biri, hâlâ uykudadır." Bir kadının ne kadar güçlü sezgileri varsa öyle seziyor olacakları Agnes, Bir kadının ne kadar şifalıysa elleri, o kadar şifalı... Hayvanlar ve otlar insanlardan daha çok yer tutuyor hayatında. Yaralı... Ve yaralı Shakespeare! İnsanları birbirine bağlayan yaralarının benzerliğidir belki de! Yarası yarasına denk düşeni sever insan! - Sana aşık olmamın en büyük nedeni bu. +Havada uyuyamayışım mı? - Hayır. Dünyayı herkesten farklı
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·304 syf.··
2022 106. kitabı
2020 Woman's Prize For Fiction Ödülü sahibi Hamnet'ten bahsedeceğim bugün. Kitabı Kıvanç Güney çevirisi ile okuyoruz. Daha evvel yazardan; "Sevgilimin Sevgilisi" ve "Cehennem Sıcakları İçin Talimatlar" okumuştum. Hamnet ile üçüncü kez geldim yazara. Önce gerçek hikâyeyi bir yazayım. 1580'lerin başında Shakespeare ve Anne çiftinin 3 çocuğu olur. Çocuklar sırayla; Susanne, Judith ve Hamnet isimlerini alır. Anne adı bilinse de babası Richard Hathaway vasiyetinde ondan Agnes olarak bahseder. Bu yüzden biz de Agnes diyeceğiz. Agnes'in ikizleri Judith ve Hamnet 1585'de vaftiz edilir. Ancak 1596 yılının 11 Ağustos'unda Hamnet nedeni kaynaklarda yazmayan bir hastalık yüzünden vefat eder. Ve babası aradan geçen 4 yılın sonunda en uzun oyunu olan Hamlet'i yazar. Şimdi gelelim kitabımıza. Hamnet'in ölümünü bildiğimiz, aslında tüm kitaba sonu bilerek başladığımız gerçek yaşam öyküsünde iki farklı zaman diliminde ilerliyoruz. Önce Hamnet ve kardeşlerini okuyarak başlıyoruz. Ardından da Shakespeare ve Agnes'in tanışmasına geri dönüyoruz. İkiz çocuklardan biri ve dönemde yaşayan insanların hastalığı ile açılan sayfalar bizi daha sonra veba ile tanıştırıyor. Ve burada yaklaşık 10 sayfa süren bence çok ilginç bir veba süreci okuyoruz. (s:132-142) Agnes'ın huzursuzlukları, ailenin çaresizliği, hiç evde olmayan bir baba simgesi kitaba merak katıyor. Büyük detaylar verme taraftarı değilim bu nedenle bende yarattığı etkiden bahsedeceğim kitabın. Hepimizin bildiği, oyunlar şiirler yazan ve bir döneme damga vurup asırlardır unutulmayan Shakespeare kimliğini bir kenara atıyor yazar. Biz onu bir baba, bir oğul, bir eş ve bir insan olarak görüyoruz. Adını hiç okumuyoruz ama O olduğunu biliyoruz. Bunu çok sevdim. Karakterler onun değil o karakterlerin gölgesinde sürüyor yaşamını bu hikâyede.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,6bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2022 62. kitabı
Hamnet, William Shakespeare’in ailesinin hikayesini anlatan bir kurgu roman. Shakespeare’in ikiz çocuklarından birinin hastalığıyla başlayan kitap, iki paralel hikayeyle devam ediyor: Birinci hikaye Shakespeare’in eşiyle tanışma ve evlenmesini anlatırken, ikincisi yaklaşık on sene sonrasında geçiyor ve bu hastalık süreci, ardından bir çocuğun kaybından Hamlet eseri ortaya çıkana kadar yaşananları anlatıyor. Maggie O’Farrell’ın dili ve anlatımı çok hoşuma gitti. Kitapta duygu aktarımı çok güçlü; yazar, çok güzel tespitlerini şiir gibi bir dille aktarmış. Anlattığı zamanın ruhunu ve dokusunu da çok iyi yansıttığını düşünüyorum; okurken kendimi hakikaten 16.yy İngiltere’sinin kırsallarında hissettim. Shakespeare’in hakkında pek az şey bilinen eşini (ki aslında kendisi hakkında bilinenler de ona keza pek fazla değil) hikayenin merkezine koyması ve Agnes’ın ‘Shakespeare’in eşi’ olarak alışılagelmiş şekilde anılmasının aksine Shakespeare için ‘Agnes’in eşi’ tanımını kullanması ayrıca güzel bir detaydı. (Zaten kitap boyunca Shakespeare’in adı hiç açık açık anılmıyor; bu da baba, eş, oğul, kardeş kimliklerini tanımamızı ve onu bir karakter olarak salt bu yönleriyle görebilmemizi sağlıyor aslında). Karakterler biraz daha derinlikli olsaydı ve hikayenin sonunu bu kadar fazla romantize etmeseydi keşke. İlaveten, yazar okurda merak duygusunu Shakespeare ve eşi arasındaki ilişki üzerinden canlı tutmayı hedeflemiş, iyi de yapmış ama en başından oğlu Hamnet’in ölümünü bilmeseydik bu da kurguda daha vurucu ve merak uyandırıcı olurdu diye düşündüm okurken. Sonuç olarak, çok keyif alarak okudum kitabı. Tarihi kurgudan hoşlanıyorsanız, zihninizin zorlu okumaları kaldırmayacağı bir dönemde sizi alıp götürecek, biraz hüzünlü bir masal tadında bir roman arıyorsanız mutlaka tavsiye ederim.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,6bin okunma
Sana kalbimi de veririm Otibalım..
10/10
·293 syf.·
2026 21. kitabı
Siz hiç çocuğu için çaresiz kalmış, umutları tükenmiş bir anne oldunuz mu? Ben oldum. Agnes de oldu; tıpkı benim gibi. Okuduğum her satırda onun acısını yaşadım, onunla birlikte gözyaşı döktüm. En küçük oğlum doğduğundan bu yana — yani beş yıldır — kendimi daha çok kitaplara verdim. Belki başka hayatlarla karşılaşırsam, kendi hayatımı ve acılarımı bir nebze olsun unuturum diye düşündüm. Ama bu kitapta kendi acılarımla yüzleştim. Bir annenin çaresizliğini, mücadelesini okurken adeta kendi hayatımı seyrettim. Çünkü bir annenin, evladı olduktan sonra kendine dair bir hayatı, bir gelecek kaygısı kalmıyor. Onun tüm kaygısı, evlatlarının hayatı ve geleceği oluyor. Kitapta şöyle diyor: “İşe yarayacağını bilsem, kalbimi yerinden çıkarır, ona verirdim.” İşte anneliğin tam tanımı tam olarak bu. Kitapta sözler şöyle devam ediyor: “Hayat varsa, umut da vardır.” Agnes için belki artık geç… Ama benim için değil. “Hayat varsa, umut da vardır,” diyerek sözlerime son veriyorum, YiğitAlim..
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,6bin okunma