İmparator Tanrıyken

Julie Otsuka
Çevirmen:
Duygu Akın
Editör:
Buse Olçay
Tasarımcı:
Hamdi Akçay
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
23 Haziran 2025
İlk Yayın Tarihi:
2002
Yayınevi:
Domingo Yayınevi
Orijinal Adı:
When the Emperor Was Divine
Orijinal Dil:
İngilizce
ISBN:
9786051983905
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·176 syf.··
2025 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 09:30
Bu kısa roman (165 sayfa) Batı Amerika’da yaşayan japon asıllı dört kişilik bir ailenin Pearl Harbor sırasında yaşadığı günleri anlatıyor. Savaşın sadece cephede yaşanmadığını, kadın erkek özellikle çocukların nasıl etkilendiğini satır satır okuyoruz. Kitabın bölümleri Anne baba ve 2 çocuğun ağzından anlatılıyor bazen de bir dış ses tarafından seslendiriliyor yaşananlar. Tabi ki en çok çocukların bu süreci anlamlandırma çabaları, yokluk ile mücadeleleri üzdü beni. Upuzun konforsuz bir tren yolculuğunda bile kendilerini eğlendirme çabaları gözlerimi doldurdu. ( çocuk her yerde her şartta çocuktur ve bir çocuk bu kadar acı dolu günleri yaşamayı hak edecek hiçbir şey yapmış olamaz) İnsani şartlardan oldukça uzak olan toplama kampında geçen zorlu günler kitabın orta bölümünde anlatılmış. Utah çölünde kum taneciklerinin boğazlarına kaçmasını engellemek için ıslak bezler ile ağızlarını kapatıp uyumaya çalışmaları, açlık pislik hastalıklar ile mücadeleleri… Bunlar gerçek… malesef ki hayatın böyle gerçekleri de var Kitabın son bölümünde tekrar evlerine gönderilişleri anlatılmış. Evlerini bıraktıkları gibi bulacaklar mı? Esir alınan babalarına kavuşan çocuklar acaba ne hissettiler? Tekrar eskisi gibi mutlu bir aile olabilecekler mi? Birbirlerinden ayrı geçirdikleri 4 yılın sonunda tekrar kopan bağları onarabilecekler mi? Bazı soruların cevapları bizim hayal gücümüze bırakılmış bazılarının cevaplarını son bölümde bulacaksınız. Çarpıcı bir kitap. Yazım dili rahatlıkla okunmasını sağlıyor. Sayfa sayısı az. Ama kitabın bitmesinin biraz zaman alması bence anlatılanların ağırlığından kaynaklanıyor. Tavsiye ediyorum. İyi okumalar
1000Kitap
İmparator TanrıykenJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 2025141 okunma
7/10
·176 syf.··
2025 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 04:04
İmparator Tanrıyken kitabıyla birlikte Julie Otsuka’nın dilimize çevrilmiş tüm kitaplarını okumuş oldum. Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki hâlâ en sevdiğim kitabı #k:12656. Otsuka, büyük duyguları küçük ayrıntılar üzerinden anlatma konusunda bence oldukça başarılı. Okuru yoğun bir duygu akışıyla boğmuyor; aksine soğuk ve sakin dili fark ettirmeden sizi sarıp sarmalıyor. Hep bir adım geride duran ama o mesafeden bile sizi yaralayabilen o tonu size hissettirmeyi başarıyor. Hâl böyle olunca Otsuka’nın kitaplarını görmezden gelmek de pek mümkün olmuyor. :) İmparator Tanrıyken özelinde bir şeyler söylemem gerekirse, babanın gözünden anlatılan bölümün daha uzun olmasını isterdim. Hissettiklerini, yaşadıklarını daha ayrıntılı okumayı çok isterdim. Roman bu hâliyle de akıp gidiyor ama Otsuka’nın kalemini bir kez keşfedince insan ister istemez hep daha fazlasını bekliyor. :)
İmparator TanrıykenJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 2025141 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 21:43
İmparator Tanrıykey ~ Julie Otsuka Merhaba sevgili kitapseverler, Bir sabah uyandığınızda, yıllardır vatandaşı olduğunuz ülkenin sizi aniden düşman ilan ettiğini düşünün. Kitabın başlığıda tam olarak bu kırılmaya işaret ediyor. Romanda beni en sarsan şeylerden biri Millet’in Başak Toplayan Kadınlar tablosuna bakarken ki isyan. “Kaldırın başınızı!” Benim için de yeri çok özel olan bu tablo, romanda kadere boyun eğmenin en güçlü metaforuna dönüşüyor. Sürgün trenine binerken tıpkı o kadınlar gibi sessizce başlarını eğiyorlar. Savaş ve toplama kampları anlatan kitaplar genellikle çığlıklarla, büyük isyanlarla ve gürültülü trajedilerle doludur. Ancak Otsuka, bu kitapta dehşeti sessizlik üzerinden veriyor. Gelin bu kitabı klasik bir tarihi kurgu olarak değil, insan psikolojisinin en karanlık köşeleri üzerinden konuşalım: Kitapta hiçbir karakterin ismi yok. Bir otorite sizi tehdit olarak fişlediğinde; adınızın, mesleğinizin, geçmişinizin bir önemi kalmaz. İsimlerin silinmesi, bir ailenin yavaş yavaş bir nesneye dönüşmesinin en acı resmidir. Romandaki en ürpertici şey, o sıradan hayatın bir gecede buharlaşmasına verilen tepki. Kadının evdeki eşyaları sakince kolilemesi, evcil hayvanın sessizce öldürülmesi, o sürgün trenine binilirkenki suskun, mekanik kabulleniş... Yazar bizlere şunu göstermek istemiş: Bazen en büyük acılar bağırarak değil, yutkunarak ve sessizce itaat ederek yaşanır. Kitaptaki son bölüm çok etkileyici. Savaş bitiyor, kapılar açılıyor. Evlerine dönüyorlar. Peki ya zihinlerindeki o dikenli teller? Aynı kişi olarak mı dönüyorlar? Bıraktıkları ev onları mı bekliyor? Bedenin esaretten kurtulması, ruhun da özgürleştiği anlamına mı geliyor? Eğer sade bir dille anlatılan, sessizliğiyle ruhunuzda yankılanacak çok daha ağır bir psikolojik yıkım okumak
İmparator TanrıykenJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 2025141 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 58. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 00:00
Bir gün uyandığınızda, ‘ait olduğunuzu’ sandığınız toprakların artık size yasaklandığını, evinizin kapısına mühür vurulduğunu ve geçmişinizin bir çırpıda silindiğini hayal edin… Julie Otsuka, İmparator Tanrıykken’de işte tam da bu yok sayılışın, sessizce sürgüne gönderilişin ve aidiyetsizliğin hikâyesini anlatıyor. Japon asıllı Amerikalıların II. Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarına gönderilişini; bir ailenin, bir halkın yavaş yavaş köklerinden koparılışını, unutulmaya terk edilişini öyle sade ama öyle vurucu bir dille aktarıyor ki… Sayfalar ilerledikçe belirsizliğin ağırlığını, sürgünün soğukluğunu, aidiyetsizliğin acısını kalbinin tam ortasında hissediyorsun. Otsuka’nın anlatımı neredeyse şiir gibi… Sessiz ama derinden vuruyor. Bazen bir çocuğun masum bakışlarıyla, bazen bir annenin endişesiyle, bazen de bir babanın kırılmış gururuyla karşılaşıyorsun. Sayfaları kapattığımda, içimde uzun süre susmayan bir yankı kaldı. Julie Otsuka hiçbir çığlık atmıyor, hiçbir sahneyi dramatize etmiyor; ama kelimeleriyle derine işleyen bir yara açıyor. O yarayı fark ettiğinde ise çoktan hikâyenin bir parçası olmuş oluyorsun.
İmparator TanrıykenJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 2025141 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 83. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2025 20:49
Benim daha önce hiç okumadığım bir kamptı bu: Amerikan rüyasının gölgesinde unutulmuş bir kâbus. 1942 yılında, ABD'de Japon asıllı Amerikalılar bir sabah “yabancı” ilan edildiler. Bir aile, bir tren ve çölün ortasında bir kamp... Ne adları var bu insanların romanda, ne de bir “vatanları.” Her savaşta olduğu gibi, en büyük acıyı yine siviller yaşıyor...Julie Otsuka'nın İmparator Tanrıyken romanı da tam olarak bunu anlatıyor. Metanetli bir anne, iki çocuk ve kaybolmuş bir baba. Her biri, savaşın gölgesinde farklı bir yabancılaşma yaşıyor. Baba başta tutuklanıyor, uzun süre ortalıkta yok. Geri kalan aile üyeleri Utah’taki bir toplama kampına gönderiliyor. Julie Otsuka, ailenin kamp yaşantılarını ve geri dönüşlerini o kadar sade, o kadar sessiz yazmış ki… Bu sessizlikte bağırma yok, dram yok. Göze sokmadan, ajitasyon yapmadan anlatıyor derdini yazar. Okunmalı. Hatırlanmalı. Ve keşke hiç unutulmasa.
İmparator TanrıykenJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 2025141 okunma
7/10
·176 syf.··
2026 27. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 00:00
Sanırım ben Japon Edebiyatı’ndaki eserleri çok severek okuyamıyorum. Konu olarak çok güzel bir kitap olsa da, bana biraz sığ geldi. Okuması çok kolay ve akıcı bir kitap. Ne var ki yazarın anlatmak ve aktarmak istediği duygu bana tam olarak geçmedi. Beni derinlerimde bir yerlerde sarsıp, vurucu darbeyi yapmadı. Okunmaz değil, Julie Otsuka’nın Yüzücüler ve Tavan Arasındaki Buda kitapları da çok seviliyor. Belki onlara da bir şans verebilirim.
İmparator TanrıykenJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 2025141 okunma
7/10
·176 syf.··
2026 13. kitabı
Yazardan okuduğum ilk kitaptı çevirisi oldukça akıcı okuması kolay ancak sindirmesi zordu. Savaş sırasında ve sonrasında bir ailenin yaşadığı zorlukları, sosyal hayattan nasıl soyutlanıp dışlandıklarını anlatıyor yazar. Ve bunu anlatırken de büyük bir ustalıkla yapıyor bunu. Sade bir şekilde yazılmış olmasına rağmen tüm duyguları iliklerime kadar hissettirdi. Evlerine tekrar döndüklerinde yaşadıkları boşluğu, babaları geri döndüğündeki hayal kırıklıkları gözlerimi doldurdu. Savaş herkesi etkiliyor maalesef ama bence çocuklar tarafından çok daha acı şekilde hissediliyor. Yazarın Tavan Arasındaki Buda kitabına da şans verip okumak istiyorum.
İmparator TanrıykenJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 2025141 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 09:30
"Oğlan dışarıdaki dünyayı düşündüğünde saat orada hep altıydı. Günlerden Çarşamba ya da Perşembe.Amerika 'nın dört bir yanında akşam yemeği vakti." ==>Sene 1942 İkinci Dünya Savaşı,Amerika ve Japonya savaş halinde ve de Amerika da yaşayan Japon vatandaşlar ,dört kişilik bir aile.Baba bir gece FBI tarafından alınıp götürülür ,babanın nereye gittiği belli değil.Bir kaç hafta sonra anne ve iki çocuğuna bir ihbarname "bavullarınızı hazırlayın , oturduğunuz,yaşadığınız, çocuklarınızın okuduğu ,büyüdüğü yerden sizi alıp başka yere götüreceğiz."Mecburi toplanma ,ve trenle başlayan yolculuk.Kamp günleri,acı çeken insanlar. ==≥denir ya filler tepişir altında otlar ezilir ,burada da ezilen masum insanlar ve yine çocuklar.Çocuklar yine acı içinde,aileler dağıtılmış. Savaşın acıları...
İmparator TanrıykenJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 2025141 okunma
8/10
·176 syf.··
2026 61. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 21:08
1920’li yıllarda, ülkeniz ekonomik olarak çok zor durumda olduğu için, Amerika’ya göç ediyorsunuz. Japonsunuz. İki çocuğunuz göç ettikten on yıldan fazla bir zaman sonra, Amerika’da doğuyor. Evin babası, maddi olarak güçlü, iş yeri var, mal varlığı var, Avrupa’ya sık sık seyahatlere çıkıyor. Evin annesi çalışmak zorunda kalmadan, mutlu yaşıyor. Sonra birdenbire ikinci Dünya Savaşı başlıyor, ve sizin ana vatanınız olan Japonya, 20 yıldır yaşamakta olduğunuz Amerika ile savaşmaya başlıyor.yetmiyormuş gibi bir gece, ansızın Pearl Harbour’a baskın yapıyor ve çok büyük zarar veriyor. Bu durumda Amerika ne yapar? İşte kitap, bu olayın ardından Amerika’nın, Amerika’da yaşamakta olan tüm Japonlara karşı uyguladığı tavırları, bizim okuduğumuz ailenin de, bu davranışa nasıl tepki verdiği ya da nasıl uyum sağladığını anlatıyor. Amerika’nın tavrı, hitler’in Yahudilere karşı uyguladığı tavırdan çok da farklı değil. Ya da Japonlar öldürmek dışında, neredeyse her uygulaması aynı. Onları kendi yaşadıkları yerlerden koparıp, çölün ortasında gettolara’a yerleştiriyor, aç susuz yaşatıyor; savaş bittikten sonra da hiçbir şey olmamış gibi evlerine geri gönderiyor. Ama japonların yeniden kendi ortamlarına kabul edilmeleri, çok zaman aldığı gibi, parası pulu tamamen yok edilmiş olan ailenin ayakta kalma/yaşama yöntemleri çok değişiyor. Julie Otsuka’dan okuduğum ilk metindi bu. Genelde bir başka kitabının daha iyi olduğu söyleniyor, ama ben bu metinden de çok etkilendim. Bir kere durup dururken babalarini kaybetmiş iki küçük çocuğun, evlerinden koparılmalarına, hayatlarının bambaşka bir yöne döndürülmesini verdikleri tepkiyi okumak son derece ilginçti. 7-10 yaşlarındaki iki küçük çocuğun, böyle bir olayı bu şekilde kabullenmeleri, hem kültürel bir farkı çok net yansıtıyor, hem de çok
İmparator TanrıykenJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 2025141 okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2025 19:44
II. Dünya Savaşı sırasında, Pearl Harbour baskınından hemen sonra Japon kökenli ABD vatandaşı erkeklerin ‘tehlikeli yabancı düşmanlar’ olarak tutuklanıp çeşitli bölgelerdeki kamplara gönderildiği; çocuk, kadın ve yaşlıların ise önce San Francisco’daki bir toplanma merkezinde yaşadığı ardından savaş sonuna kadar Utah’da çölün ortasındaki kampta tutulduğu dönemin dört kişilik bir aile üzerinden anlatıldığı bir roman İmparator Tanrıyken. Hikaye baba, anne, kız ve erkek çocuğun bilinç düzeyinden anlatılıyor. Kamp sırasında yaşadıkları travmalar ve eve döndüklerinde yaşadıkları dışlanma, gözardı edilme ve tacizler gerçekçi bir şekilde anlatılıyor. Dünya savaşlarının yok ettiği hayatlardan bir kesit sunulurken, ‘kendi’ ülkende savaş suçlusu olarak görülmenin acısı gözler önüne seriliyor romanda. Roman çok akıcı. Duygu Akın çevirisi her zamanki gibi harika.
İmparator TanrıykenJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 2025141 okunma
Reklam