İnsanlık Durumu

Hannah Arendt
Tahmini Okuma Süresi:
13 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
461
Basım Tarihi:
Kasım 2013
Yayınevi:
İletişim
Orijinal Adı:
The Human Condition
ISBN:
9789754704471
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·461 syf.·
2024 16. kitabı
20. yüzyıl düşünce dünyasında derin izler bırakan Hannah Arendt, Yahudi olduğu için Nazi baskısından kaçarak önce Fransa'ya, ardından Amerika'ya göç etti ve orada üniversitede öğretim
İnsanlık DurumuHannah Arendt · İletişim · 2013136 okunma
Felsefe ve sosyaloji gibi alanlarda okuması gereken bir kitap.
Puan vermedi·461 syf.·
2022 3. kitabı
Vita activa, Arendt’in İnsanlık Durumu kitabının temel tartışma konusudur. Arendt, vita activa terimini, üç temel insani etkinlik olarak nitelendirdi. Emek (labour), iş (work) ve eylem (action) üzerinde temellendirmiştir. Arendt İnsanlık Durumu adlı kitabında özellikle bu üç etkinlik üzerinde durmuştur. Arendt’e göre emek hayatın kendine denk gelmekte, iş dünyasallığa, eylem de çoğulluk durumuna denk gelmektedir. Ona göre eylem insanın çoğulluk durumuna denk düşer. Bütün siyasi hayatın koşulunu da bu çoğulluk durumu oluşturmaktadır. Arendt, bu etkinliklerin içinde en çok eylem etkinliği üzerinde yoğunlaşmıştır... Ayrıca Arendt, Antik çağdan biri gelen siyaset anlayışı eleştirerek İnsan pratik hayatı önem verilmedi kınar. Bunu arkada planı teoloji ve teleoloji sebeplerini de vurgulamaktadır.
Felsefe-Düşünce
İnsanlık DurumuHannah Arendt · İletişim · 2013136 okunma
10/10
·461 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2024 13:39
İnsanın tarih boyunca toplumda varlığını sorgulamasını ve toplumsal ilişkilerdeki konumu açısından derin düşüncelere sürüklenmesini sağlayan bir eser. İnsan doğası, toplum, politika ve özgürlük üzerine derinlemesine bir anlayış geliştirmek isteyen herkes için önerilebilir.
İnsanlık DurumuHannah Arendt · İletişim · 2013136 okunma
Siyaset Felsefesi
8/10
·461 syf.··
Beğendi
·
2018 21. kitabı
Sosyoloji ya da felsefe okuyan veya bu konulara özel ilgisi olanların mutlaka okuması gereken bir kitap İnsanlık Durumu. Kitap, genelinde, siyaset felsefesi üzerinde yoğunlaşıyor. Platon ve Aristo’ dan, Marx ve Locke’ a kadar pek çok düşünürün felsefesini kendi yorumlarıyla veriyor. İş ve emek ayrımı, insanın toplumsallaşması ve mülkiyet kavramı gibi konuların üzerinde duruyor. Arendt, bahsettiği kavramların tanımını yapmıyor kitapta, o kavramları yorumluyor. Yani kitabı okuyacakların o kavramlara ait sağlam bir ön bilgisi olması şart. Ayrıca belirtmeliyim ki, kitabın dili son derece ağır. Sakin kafayla ve sessiz bir ortamda okunmalı. Bahsettiği konulara ilgisi olmayan okurlar için kitap akmayacak ve hatta sıkıcı olacaktır. Ben kendi adıma bu kitabı okumanın benim için tatmin edici sonuçlar verdiğini belirtmek isterim. Okuyacaklara keyifli okumalar...
İnsanlık DurumuHannah Arendt · İletişim · 2013136 okunma
Hannah Arendt - İnsanlık Durumu
9/10
·461 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
İş, emek, eylem... Vita comtemplativa'nın bu üç sac ayağının en önemlisi Arendt'e göre eylem. Eylem olmadan insan olmaktan bahsedebilir miyiz? Sadece davranan insanların yaşadığı bir dünyada insanı insan yapan eylemden yoksunluk Arendt'e göre siyasalın kaybıdır. İşte bu kitap tarihsel bir süreçte eylemi nasıl kaybettiğimizi ve onu nasıl yeniden kazanabileceğimizi anlatıyor.
1000Kitap
İnsanlık DurumuHannah Arendt · İletişim · 2013136 okunma
Arendt’in Defteri
Puan vermedi·461 syf.··
2026 5. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 12:01
Hannah Arendt’in İnsanlık Durumu, insan mevcudiyetinin büyük ölçüde hayatta kalma çabasına, yani salt emeğe indirgendiği modernitenin çıkmazlarını ifşa eden derinlikli bir ontolojik incelemedir. Yazar, kamusal alanın giderek daralmasıyla beliren tüketim toplumunun, özgürlük ve eylem gibi temel insani kavramları nasıl zedelediğini gözler önüne seriyor. İnsanın dünyevi köklerine olan yabancılaşmasını tahlil eden kitap sadece biyolojik bir döngüden ibaret olmayan onurlu bir yaşamın, ancak bir arada hareket ederek ve ortak bir kamusal tahayyül inşa ederek mümkün olabileceğini bizlere hatırlatıyor. Eser, yitirilen politik asaletimizi yeniden kazanmanın yollarını düşünmek ve bugünün dünyasını anlamak için ehemmiyet taşıyan bir eserdir.
İnsanlık DurumuHannah Arendt · İletişim · 2013136 okunma
10/10
·461 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
Başta felsefe, sosyoloji ve insanlığın bin yıllardır geçirdiği süreçte değişen kamusal - yaşamsal - toplumsal olayları çok bilge birinden dinliyorsunuz. Üst düzey bir kitap. Habermas'ın Kamusallığın yapısal dönüşümüyle beraber okunması daha güzel olur.
İnsanlık DurumuHannah Arendt · İletişim · 2013136 okunma

Yazar Hakkında

Hannah ArendtYazar · 18 kitap
Hannah Arendt (14 Ekim 1906 - 4 Aralık 1975), Alman siyaset bilimcidir. Çoğu kişi tarafında felsefeci olarak da bilinmekle birlikte, kendisi felsefenin "bireyin kendisi"ne dair sorunlarla uğraştığını söyleyerek bu sıfatı reddetmiştir. Siyaset bilimci olarak tanımlanmayı istemesinin sebebi çalışmalarının "tekil olarak insana değil, dünyada yaşayan ve dünyayı kaplayan insanlığa" odaklanmış olmasıdır. Biyografi Arendt, o zamanlar bağımsız bir şehir olan Aşağı Saksonya'nın Linden şehrinde (şimdiki Hanover'in bir parçası), seküler bir Yahudi ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi ve Königsberg (hayranı olduğu Immanuel Kant'ın şehri, bugünkü adı ile Kaliningrad) ile Berlin'de büyüdü. Martin Heidegger ile birlikte Marburg Üniversitesinde felsefe çalışan Arendt'in onunla uzun, fırtınalı romantik bir ilişkisi oldu. Bu ilişki, Heidegger'in Nazisempatisi yüzünden zaman zaman eleştirilmiştir. Heidegger'den ayrıldığı dönemlerden birinde Heidelberg'e taşındı ve orada varoluşçu felsefeci Karl Jaspers'in danışmanlığında Aziz Augustine'in düşüncesinde aşk kavramı üstüne bir tez yazmaya başladı. Arendt'in tez çalışması 1929 yılında yayınlandı ancak 1933 yılında Yahudi olduğu gerekçesi ile gerekli hocalık niteliklerine sahip olmadığı belirtilerek Alman üniversitelerinde ders vermesi engellendi. Bunun üzerine Paris'e kaçan Arendt orada edebi eleştirmen ve Marxist gizemci Walter Benjamin ile tanışıp onunla dost oldu. Fransa'da kaldığı süre boyunca Yahudi göçmenlere yardım ve destek sağlamaya çalıştı. Ancak Fransa'nın II. Dünya Savaşı sırasında savaş ilan etmesi ve Alman askeri kuvvetlerinin Fransa'nın bazı bölgelerini işgal etmesi sonucunda Yahudilerin toplama kamplarına gönderilmesinden ötürü Fransa'dan da kaçmak zorunda kaldı. 1940 yılında Alman şair ve felsefeci Heinrich Blücher ile evlendi. 1941 yılında kocası ve annesi ile birlikte, ona ve yaklaşık 2500 Yahudi göçmene yasadışı vize veren Amerikalı diplomat Hiram Bingham IV yardımı ileABD'ye kaçan Arendt New York'taki Alman-Yahudi topluluğun aktif bir üyesi oldu ve haftalık Aufbau için yazılar yazdı. II. Dünya Savaşı bittikten sonra Heidegger ile ilişkisini sürdürdü ve Almanya'nın Nazilerden arındırılması etkinliklerinde onun lehinde tanıklık etti. 1950 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin doğal vatandaşı ve 1959'da da Princeton Üniversitesi'ndeki ilk tam kadrolu kadın profesör oldu. 1975 yılında, 69 yaşında hayata gözlerini yumduğunda Annandale-on-Hudson, New York'ta kocasının uzun süre ders vermiş olduğu Bard Koleji'nin mezarlığına gömüldü. Eserleri Arendt'in eserleri iktidar, politikanın özneleri, otorite ve totaliterlik ile ilgilidir. Çalışmalarının çoğunda eşitler arasındaki kolektif politik eylem ile eşanlamlı olan özgürlük kavramının doğrulanmasına odaklanmıştır "Politikanın bittiği yerde özgürlük başlar" şeklindeki libertaryan var sayıma karşı çıkan Arendt, özgürlüğü kamusal ve birlikteliğe dair bir kavram olarak temellendirir, buna dair antik Yunan şehir devletleri, Amerikan kasabaları, Paris Komünü, 1960lı yıllardaki toplumsal özgürlük hareketleri ve başka alanlardan örnekler sunar. En önemli eserlerinden biri İnsanlık Durumu (1958) olup, bu eserinde emek, iş ve eylem arasındaki farkları ve bu farkların yol açtığı önemli sonuçları kışkırtıcı şekilde ortaya koyar. Politik eylem teorisini bu eserinde iyice detaylandırır. İlk büyük eseri olan Totaliterizmin Kökenleri isimli kitapta Komünizm ve Nazizmin kökenlerini ve bunlarla antisemitizm arasındaki bağlantıları incelemiştir. Bu kitabı epey tartışmaya yol açmıştır çünkü kimilerine göre bağdaştırılamayacak iki konuyu kıyaslamaya kalkışmıştır. Daha sonra Eichmann in Jerusalem isimli kitaba dönüşecek Eichmann davasını The New Yorker dergisinde anlatırken kötülüğün temel ve kökten bir şey mi yoksa basitçe insanların banalitesinin -- sıradan insanların diğerlerinin emirlerine uyma ve eylemlerinin ya da eylemsizliklerinin sonuçlarını düşünmeksizin çoğunluk görüşüne itaat etmelerinin bir sonucu olup olmadığı sorusunu sormuştur. Son kitabı The Life of the Mind öldüğünde yarım kalmıştır ancak günümüzde mevcut hali ile hala okunmaktadır. Yaşamak ya da ölmek 2006 yılında Eugene McCarraher şunları yazmıştır: "1962'nin güneşli Mart sabahlarından birinde Hannah Arendt'i taşıyan bir taksi Central Park'a doğru hızlanırken bir kamyonla çarpıştı. Gözlerini ambulansta açan Arendt kollarını ve bacaklarını hareket ettirdi, gözlerini yuvarladı, tarihleri, şiir mısralarını ve telefon numaralarını sayarak hafızasını test etti. Daha sonra yakın arkadaşı Mary McCarthy'ye olayı şöyle aktarmıştır: "kısa bir süreliğine yaşam ya da ölüm kararının bana bağlı olduğunu düşündüm." "Ölümün korkunç olmadığını düşünse de" aynı zamanda "hayatın epey güzel olduğunu ve sevdiğini" düşünmüştü. Ödülleri 1975 Sonning Ödülü