Kader Nedir?

Mehmed Kırkıncı
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
159
Basım Tarihi:
Haziran 2004
Yayınevi:
Zafer Yayınları
ISBN:
9789756836958
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·159 syf.·
2022 135. kitabı
Mehmed Kırkıncı Kader Nedir? #y:84329 ve Mehmed Kırkıncı hoca aynı kişiler niye farklı yazarlar olarak girilmiş anlamadım. Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin talebelerinden Mehmed Kırkıncı Hocaefendi Kader konusunu bütün yönleriyle ele almış. Kader konusunu komple değerlendiren mükemmel bir eserdi. Kader konusunda Ehl-i Sünnet çizgiden ayrılan ve batıla sapan, ifrat ve tefritte giden cebriyye ve mu'tezile mezheplerinin iddialarını cevap verip onların görüşlerini çürüten, Kader konusunu en doğru ve en iyi değerlendiren orta yolun Ehl-i Sünnet itikadı olduğunu anlatan çok hoş bir eserdi. Mehmed Kırkıncı hoca kitabın içinde meseleler daha iyi anlaşılsın diye, Bediüzzaman Said Nursî , Ömer Nasuhi Bilmen ve Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır ın kitaplarından istifade etmiş, ayetler ve sözler ile görüşlerini desteklemiş. Kader ve kaza konusunu dini akidesi düzgün ve sağlam dayanaklara dayandırarak makul örnek ve hikâyeler ile anlatmış, açıklamış. Kader ve kaza konusunda kesinlikle okunması gereken bir eser...
Din
Kader Nedir?Mehmed Kırkıncı · Zafer Yayınları · 200474 okunma
Yazdım mı Yazdırıldı mı Yahut Hiçbiri ve Hepsi
Puan vermedi·159 syf.·
2019 74. kitabı
Nur pınarından süzülmüş bir nur damlası. İman esasları arasında –tabiri caizse- giriftli haliyle duran yıkılmaz kale “kader” Mehmed Kırkıncı Hoca tarafından hemen hemen her yönüyle insanın içini ferahlatıcı ve aklını aydınlatıcı bir şekilde açıklanmış. Kader mefhumu, günümüzde, bir kısım tarafından “ölçü” olarak belirlenmeye çalışılıyor. Bu işlem, daha doğrusu tanım, özellikle mealci tayfalarca epey rağbet görüyor. Mealci tayfa? Hani şu “bize apaçık olan Kur’an yeter” deyip Kur’an’ın anlaşılması için belki yüzlerce kitap –hatta tefsir, evet şaka değil- yazan zihniyeti diyorum. Kur'an'ın anlaşılması için değil niyetleri aslında. Asıl niyet, kendi fikirlerini anlatmak. O fikirleri Kur'an diye insanlara sunmak ve hatta empoze etmek. Ve fakat modernize olmuş akıllarla Kur’anı anlamaya çalışanlar daima bertaraf olmuştur. Zira bu anlama gayreti Kur’an merkezli değil, beşeri zemine indirgenmiş fikir ve kabuller çerçevesinde bir düşünce yatıyor. Biraz daha açayım; insanı insandan daha iyi bilen yaratıcının kurallarıyla değil de, yine insan ürünü olan ve adına “evrensel kurallar” denen ezberlerle düşünmek Müslümanın yapacağı iş midir? Şefaat torpil, kabir azabı hurafe, mezhepler ayrımcı, tasavvuf hint devşirmesi vesaire hep bu düşünce yapısının ürünleridir. İşte, kısaca Allah Teala’nın (olmuş-olan-olacak) her şeyi bilip idare etmesi olan kader, yine bu zihin yapısı sonucunda “kader, Allah’ın her şeyi bilmesi değil, her şeyi belli bir ölçü içerisinde yaratmasıdır” şeklinde ürün veriyor. Efendim, kader konusunda genel itibariyle üç kısım/anlayış vardır: (tırnak içerisindeki kısımlar kitaptan alıntıdır.) 1) Cebriye: İfrat içerisinde yüzen grup. Bu gruba göre insanın iradesi ve tercihi yoktur. İnsan, rüzgâr önündeki yaprak gibidir. Günahlarını kendi üzerinden atma zihniyetinde
Kader Nedir?Mehmed Kırkıncı · Zafer Yayınları · 200474 okunma
Puan vermedi·159 syf.·
2022 121. kitabı
İnsan hayatı sorular ve cevaplar arasında gidip geliyor. O zaman anlıyorum ki insanlar hayat denen dar bir çemberin içinde soru sorarak yaşlanıyor, cevap alamadan ölüyorlar... Kaç zamansız sorunun içinde kaybolur insan. Yada kaç acı vazgeçirir hayattan ? Kader, insan hayatının neresinde yer alırdı ? Kum saati içinde geçen saniye ile acının içinde geçen saniye yer değiştirseydi eğer, sanırım acının içinden geçen bir saniye kum saatinin o dar boğazından geçmez ve öylece kalırdı. Bu yüzden mutluyken zamanın hızlı geçtiğini ama acının içine düşmüş insanın zamanın bir türlü geçmediğini söyler. Aynı zaman dilimleri arasında bile aynı olmayan saniyeler yaşandığında, geçmeyen saniyenin zamanın içinden değil de insanın aklından olduğunu çok zaman sonra anlar acının içinde olan. Peki acılar nasıl geçerdi ? Buna verilecek en mantıklı cevap “Teslim olmaktı” . Çünkü teslimiyet Sebepleri sonuçlara bağlayacak en güzel bağlaçtır. Hiç yaşanmamış olanları yaşamak istemek de, Yaşanmış olanı hiç yaşamamış olmayı istemek de kaderdi. Bazen öyle olayların içinden geçiyoruz ki. Yaşamak ile yaşamamak arasındaki çaresizliği sadece teslimiyetle çözebiliyoruz. Buna en güzel örneklerden birini verir bize Hz. Musa kıssası. Nil Nehrinin Küçücük bir çocuğu boğmadığı gibi, Küfrün ve Dinsizliğin tam ortasında yetiştirir ileride peygamber olacak olan Hz. Musa’yı. Biz kaderi dün ve yaşadığımız an ile biliriz. Peki Ya Yarın..?
Kader Nedir?Mehmed Kırkıncı · Zafer Yayınları · 200474 okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2024 1. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2024 17:56
Kitabı çok kıymet verdiğim bir hocamın tavsiyesiyle alıp okudum. Kitapta büyük çoğunlukla Risale-i Nur'dan faydalanılmış ancak yazar bunun yanında birçok farklı kaynaktan da beslenmiş. İçerisinde insanın aklına kadere dair gelen neredeyse bütün sorular cevaplanmış. Kader ve kaza kavramları, İslam'ın ulaşmadığı insanlara karşı adaletin nasıl olacağı, mezheplerin bu meselelere bakış açısı, ehl-i sünnetin itidali, tevekkül, ecelin belli olup olmaması, kişilerin sorumlulukları gibi meseleler şahane bir dil ile açıklanmış. Kitapta sorular cevaplanmakla birlikte, kaderi büsbütün anlamak değil ve fakat Allah'a imanda olduğu gibi en temelde sırrına vakıf olmasan da terazinin çektiği siklet kadarıyla anlayıp, kalanında inanmanın söz konusu olduğu da anlatılmış. Kadere dair kitapta en beğendiğim alıntıyı incelememe ekliyor ve kaderle ilgili soruları olanlara ısrarla tavsiye ediyorum. Birisi Erzurum'dan, diğeri İstanbul'dan iki kişinin Ankara'da buluştuklarını farzediniz. Bunlardan birisi Mutezile görüşüne uygun olarak, ''Buraya gelmeseydik görüşemezdik'', diğeri ise Cebriye görüşü istikametinde, ''Kaderde görüşmemiz yazılmıştır. Buraya gelmeseydik de görüşürdük'' dese, her iki ifade de hatalı ve batıldır. Ortada bir buluşma vardır ve bu hadise daha meydana gelmeden, Cenab-ı Hakk'ın malumudur. O halde kader, söz konusu iki kişinin o mekan ve zamanda buluşmalarıdır. Onların Ankara'ya gitmemeleri farz edildiğinde, bir başka yerde buluşup buluşamayacakları hususunda hiçbir şey söylenemez...
Kader Nedir?Mehmed Kırkıncı · Zafer Yayınları · 200474 okunma
Allah bilir, kul seçer/Kul seçer, Allah yaratır.
10/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2025 22:24
Kader imanın ruknü bize böyle öğretildi. Kadere imandan şüphe eden dönüp imanını sorgulasın… Açıkçası kader konusunun çok ihata edilmesi taraftarı değilim kitaptada buna dair “insan aklının takatini aşacağı onu anlamakta sınırlı olduğunu onu anlayabildiği kadarına şükürle mukabele edeceğini, idrakini aşan sahalarda ise Allah’ın rahmetine itimat etmesi gerektiğini söylüyor.” Efendimiz (s.a.v) de buna dair; “Kader hususunda konuşmayın, zira kader Allah’ın sırrıdır,”der. Eser kaderi; irade,kudret,kaza,tevekkül,rızık, ecel, gibi onunla ilişkili kavramlarla inceleyip kimi zaman ayetlerle kimi zaman nurdan habbelerle kimi zamanda başka alimlerin alıntılarıyla okuyucunun anlayabileceği şekilde somut örnekler vererek kaderi anlamada kaza ediyor. Ayrıca kader yönüyle mezheplerin görüşlerini açıklıyor. Kader ile ilgili bir şey yazacak olursam Allah’ın, bilmemesi varsayımını düşünecek olursak inkar edecek kişiler için daha elzem bir bahane olucaktır,yeterki inanmamaya bahane arayan bir insan olsun. Allah’ın bilmesi kulu hakkında zulmedici ve zorlayıcı olduğu anlamında değildir. Çünkü; “Allah kuluna kendinden ve başkalarından daha merhametlidir” “Kul ne isterse Allah onu yaratır.” ve mesuliyet ona aittir, Allah’ın bilmesi kulun iradesini yok saymaz, söz konusu bir yok sayım olsaydı iyilik ve kötülüğün sonucu olan ceza ve mükafatın bir anlamı olmazdı. kaderi hep keder ile nitelendiren bizler onun rahmeti ve inayetinden çoğu zaman bihaberiz… Nimetlerin sebeplerine teşebbüs edip, takdire tevekkül ile teslim olmak , istediğini verdiğinde şükür vermediğinde hamd edebilmek ve bizim için en iyisini vereceğini bilmek çünkü “İnsanın başına gelen olaylarda tüm iyilikler Allah’tan kötülükler kendi nefsindendir.” Olan olmuş ve olacak hakkında Allah’ın rızası doğrultusunda hareket
Duygu ve Düşünce
Kader Nedir?Mehmed Kırkıncı · Kültür Eğitim Kitap Kırtasiye · 202274 okunma

Yazar Hakkında

Mehmed KırkıncıYazar · 33 kitap
1928 yılında Erzurum ili Aziziye ilçesinin Güllüce köyünde doğdu. Babası koyun tüccarıydı. 1940 yılında Erzurum'a taşındılar. Uzun süre ilim tahsilinde bulundu. Said Nursî ile 1955 yılında Isparta'da tanıştı. Daha sonra Said Nursî'nin "evlerinizi medrese yapın" tavsiyesiyle Karanlık Kümbetin yanındaki evini medreseye dönüştürdü. 1956 yılında Fethullah Gülen'i, Nur Cemaati ile tanıştırdı. Erzurum'da Risale-i Nur ve Arapça dersleri verdi. 12 Eylül darbesinden sonra, dine ve ahlâka önem verilmesi, okullarda zorunlu din dersi okutulması tavsiyesi ile 4 Nisan 1982'de Kenan Evren'e bir mektup yazdı. Erzurum'da sürdürdüğü Risale-i Nur derslerinin yanında İslami ilimlerle ilgili dersler de verdi. Erzurum'daki evinde, ölümüne kadar Risale-i Nur dersleri vermeye devam etti. Böbrek ve akciğerlerindeki rahatsızlıktan dolayı tedavi gördüğü hastanede 24 Şubat 2016 tarihinde hayatını kaybetti.