Adı:
Kadife Bey
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056640728
Kitabın türü:
Çeviri:
Yusuf Eradam
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kara Plak
Besteci Erik Satie öldüğünde kendini Araf'ta, başka ölülerin arasında ragtime dinleyerek elli dokuz yıllık hayatının en değerli anısını seçmeye çalışırken bulur. Öteki tarafa sadece bir anı götürmesine izin vardır. Chat Noir'da absent içtiği akşamlarımı; çağdaşları büyük besteciler Debussy ve Ravel'le, büyük sanatçılar Duchamp ve Man Ray'la dostluğunu mu; hayatının aşkı trapezci, model ve ressam "Biqui" (Suzanne Valadon) ile geçirdiği geceleri mi; müzikteki başarılarını ve düş kırıklıklarını mı alacaktır yanına? Yoksa Gymnopédies, Gnossiennesya da Armut Biçimindeki Parçalar isimli eserlerini mi?

Siz yanınıza hangi anınızı alırdınız?

Erik Satie'nin hayatından ayrıntılarla dolu bu eserde, biyografi ve roman arasındaki çizgi silikleşiyor.Satie'nin içdünyasını merak edenleri 20.yüzyıl başına taşıyan roman, Yusuf Eradam'ın Türkçesiyle bir solukta okunuyor.
144 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Yoğun çocuk muhalefetine rağmen keyifle okuyabildiğim bir kitap oldu. Öyle ki ancak oğlumu uyuturken ağlama krizleri aralarında , beyaz gürültü eşliğinde ( saç kurutma makinası, elektrik süpürgesi sesleri ) , el feneri ile okudum bu kitabı. Bu şartlara rağmen beni neselendirebilen alaycı bir üslubu var yazarın. Insana , yaşama ve müziğe dair bir hikayesi . Aslında bu kitabı şöyle okuyabilmeyi isterdim ; adı geçen her sanatçıyı araştırarak ve adi geçen her parçayı dinleyerek. Bu yüzden zamanımın bol olacağı bir gelecek umuduyla ikinci kez okunması gerekenler arasına alıyorum. Kahramanımız besteci Satie . Öldükten sonra bir hafta boyunca arafta bekletiliyor insanlar. Bu sürede öteki dünyaya yanlarında götürebilecekleri bir tek anıyı seçmeleri gerekiyor. Ve Satie' nin tüm hayatını gözden geçirişini okuyoruz. Hiç düşündünüz mü? Siz yanınıza hangi anınızı alırdınız?
144 syf.
·11 günde·Beğendi·Puan vermedi
Müzik kitapları yayımlamak için yola çıkan Kara Plak Yayınları'ndan yayımlanan Kadife Bey, kurmaca olmakla birlikte biyografik özellikler taşıyor.Erik Satie'nin yaşamından yola çıkarak Kadife Bey kitabını yazan Richard Skinner, yararlandığı kaynakları kitabın sonunda belirtmiş.
"Günün modasını inceledim, sokaklarda gördüğüm erkeklerin giyim kuşamı üzerine çalıştım, ama sadece onların tarzını ihlâl edeyim diye." (syf 44) belirten Erik Satie yedi kadife takım elbise ve şapka yaptırıp, yedi yıl boyunca her hafta birini giyerek dolaşır ve Kadife Bey olarak tanınır.Konservatuardan tembelliği nedeniyle atılan Erik Satie müzikte mizahın babası olarak tanınıyormuş.
"Debussy'yi çok sık ziyaret ediyorum; ona çok ama çok hayranım o da benim sahip olduğum yetenek konusunda aynı düşünüyor gibi.Yine de, bir gün ona yeni bestelediğim bir parçamı gösterdiğimde dedi ki ' Satie, benden daha büyük hayranın olamaz.Gymnopedie'leri öyle sevdim ki ikisinin orkestrasyonunu bile yaptım.Bir çeşit dâhisin sen.Şimdi gerçek bir dostun olarak seni uyarmam gerekiyor çünkü zaman zaman eserlerinde bir biçim eksik geliyor bana.' Bu yüzden işte Armut Biçiminde Parçalar'ımı bitirdiğimde Debussy'ye götürdüm, o da ' Niye böyle bir isim verdin?' diye sorunca ' Çok basit sevgili Claude, ' dedim, 'çünkü Armut Biçiminde Parçalar'ımı eleştiremezsin.Armut biçimindelerse,biçimsiz değillerdir.' "(syf 61) ️Her ne kadar kurgunun içinde geçse de bu bölüm, Erik Satie parçalarına bu adı vermekten kaçınmamış.
Kadife Bey'de kurgu gereği ölüp kendini Araf'ta bulan Erik Satie'den 59 yıllık yaşamının en önemli anısını bulması istenir.Öteki tarafa tek bir anı götürebilecektir.İşte seçeceği anıyı bulma süreci de biyografik romanımızı oluşturuyor.Çok keyifli bir kitap gerçekten Kadife Bey, bahsedilen her parçayı dinledim kitap boyunca.Uzun bir okuma oldu bu nedenle.Yusuf Eradam tarafından dilimize kazandırılan Kadife Bey'i özellikle Erik Satie sevenlere tavsiye ederim.
144 syf.
·Beğendi·9/10
Bazı kitaplar vardır, kitap boyunca kitaptan ne anlamanız gerektiğini bilemezsiniz. Ne tam içine girebilirsiniz kitabın ne de dışardan izleyebilirsiniz. Öyle bir kitaptı benim için tam olarak. Tek bir soru kaldı beynimde kitabı bitirdiğim andan başlayarak aylardır beynimde dolanan: öteki tarafa sadece bir anı götürmeme izin verilseydi bu hangi an'ım olurdu? Ve bu sayede hayatta geçirdiğim her dakikayı daha verimli geçirdiğimi hissediyorum. Çünkü aslında en ufak bir an'ı bile sonsuza dek hatırlamak isteyebileceğimi fark ettim.
144 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Düşünsenize
Satie, Debussy, Strawinsky ve Picasso oturmuş sohbet ediyorlar sonradan Ravel de katılıyor ama mektuplarıyla. Şahane bir kitaptı. Kadife Bey, Erik Satie’nun hayatını anlatan gerçek biyografik ayrıntılar üzerinden bir kurgu. Zaman zaman gözlerim doldu. Tıpkı eserlerini dinlerken olduğu gibi kah keyifle kah hüzünle okudum. Paris sokaklarında tekrar yürüdüm Kadife Beyle, Montmartre’a çıktım, Notre dame’da gezindim sanki.. kısacası tadı damağımda kalan bir kitap okudum.
Bir de Kızılderili atasözü bırakayım şuraya kitaptan:) “Müzik devam eder, alıp başını giden bizleriz”
Sevgili Sokrates, incelenmiş bir hayat yaşamaya değmez demişti. Belki de hayatımı nasıl yaşadığıma, yaşadığım sırada daha çok dikkat etmeliydim. Artık çok geç.
Richard Skinner
Sayfa 133 - Kara Plak Yayınları
Insanın kendi kendine okuması icseldir - olabildiğince içsel; başkalarına okumaksa dışsaldır- olabildiğince dışsal. Kendime & kendim için okuyordum
Ben dün öldüm. 59 yaşındaydım, birçok kişi yaşlıymış diyecektir ama bence değildim . Ömrüm boyunca hep gençtim, insanlar da bana 50 yaşına gelince görürsün derdi . 50 yaşıma geldiğimde hicbir şey görmedim. Yaşlanmak hiç sahiplenemedigim bir alışkanlık olarak kaldı çünkü hep yaşamakla meşguldüm.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kadife Bey
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056640728
Kitabın türü:
Çeviri:
Yusuf Eradam
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kara Plak
Besteci Erik Satie öldüğünde kendini Araf'ta, başka ölülerin arasında ragtime dinleyerek elli dokuz yıllık hayatının en değerli anısını seçmeye çalışırken bulur. Öteki tarafa sadece bir anı götürmesine izin vardır. Chat Noir'da absent içtiği akşamlarımı; çağdaşları büyük besteciler Debussy ve Ravel'le, büyük sanatçılar Duchamp ve Man Ray'la dostluğunu mu; hayatının aşkı trapezci, model ve ressam "Biqui" (Suzanne Valadon) ile geçirdiği geceleri mi; müzikteki başarılarını ve düş kırıklıklarını mı alacaktır yanına? Yoksa Gymnopédies, Gnossiennesya da Armut Biçimindeki Parçalar isimli eserlerini mi?

Siz yanınıza hangi anınızı alırdınız?

Erik Satie'nin hayatından ayrıntılarla dolu bu eserde, biyografi ve roman arasındaki çizgi silikleşiyor.Satie'nin içdünyasını merak edenleri 20.yüzyıl başına taşıyan roman, Yusuf Eradam'ın Türkçesiyle bir solukta okunuyor.

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Esin özdemir
  • KÂRA SEVDAM••
  • Özlem Akbaş
  • ANIL DURAN
  • Erol
  • Ayla Şahin
  • Seher Konuk
  • İrem Hayrioğlu
  • Selin
  • Meltek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (1)
9
%33.3 (2)
8
%16.7 (1)
7
%16.7 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%16.7 (1)
1
%0