Kafa Tutan Günler Yeraltı 68 Güncesi

10,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
132 gösterim
68'in yarısı yaşam kadar 'ciddi' ve 'yakıcı'; diğer yarısı iyi düşünülmüş, kimi kez iyi örgütlenmiş bir 'şaka'ydı; Hangisinin olduğunu o günleri yaşayanlar bile çoğunlukla karıştırdı. Kim ne derse desin sayısız ölüye, binlerce yaralıya ve onbinlerce tutukluya mal olan 68 hareketi bir 'nostalji' olamaz; o hala devrim tutkusunun sağ kalmasını sağlayan 'anahtar bir etken' olarak yaşıyor, yaşaycak da.
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    192
  • ISBN:
    9789753350563
  • Yayınevi:
    Alev Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 1 Alıntı

İlk Devrim Şehidi: Vedat Demircioğlu
15 Temmuz 1968’de İstanbul’a gelen 6. Filo’ya karşı
protesto eylemleri düzenleyen İTÜ öğrencilerinin kaldığı
İTÜ Talebe Yurdu, 17 Temmuz’da sabaha karşı polis tarafından basılır.
Baskında birçok öğrenci yaralanırken pencereden atılan ve
komaya giren Vedat Demircioğlu, 24 Temmuz’da yaşamını yitirir.
Ve olaylar daha da büyüyerek devam eder...

17 Temmuz sabaha karşı toplum polisinin İTÜ Talebe Yurdu’na
yaptığı baskında pencereden atılarak komaya giren TİP üyesi
Vedat Demircioğlu 24 Temmuz 1978'de yaşamını yitirdi.
Vedat Demiroğlu’nun ölümü üzerine devrimci öğrenciler eylem kararı alırlar.

Sosyalist Devrimciler olarak anılan Türkiye İşçi Partisi (TİP)
çizgisindeki Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) üyesi öğrenciler
Aksaray’daki TİP binası önünde ve İTÜ’de, Demokratik Devrimciler
adıyla anılan Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB) üyesi öğrenciler de
İstanbul Üniversitesi Merkez kampüste toplanmaya başlarlar.

17 Temmuz’da 6. Filo’yu protesto eylemleri sırasında devrimci
öğrenciler arasındaki fikir ayrılığı giderek büyümüş, birbirlerini
suçlamaya kadar varmıştı. FKF’li öğrenciler kollarına taktıkları
siyah bantlarla Vilayet binasına doğru yürüyüşe geçerler.
Polisle çatışmama, yere oturarak pasif direnişe geçme
kararı almış olan Harun Karadeniz’in önderliğindeki öğrenciler
Vilayet önüne vardıklarında polis pasif direnişe bile zaman
bırakmadan kalabalığı döverek dağıtır. Ardından gelen ikinci
öğrenci grubu da polisin sert tepkisiyle karşılaşırken
aldıkları karar doğrultusunda yere otururlar.
Oturan öğrenciler polis tarafından tutuklanır.
Deniz Gezmiş önderliğindeki Demokratik Devrimciler, polis tarafından
Çemberlitaş’ta durdurulur ve öğrencilerle polis arasında çatışma çıkar.
Günün sonunda 47 öğrenci tutuklanırken, birçok öğrenci de yaralanmıştır...


Cenaze Töreni
Ertesi gün Vedat Demircioğlu’nun cenazesi kaldırılacaktır.
Fakat cenaze geceden Vedat Demircioğlu’nun ailesine teslim
edilerek Konya’ya doğru yola çıkarılmıştır. Bunun üzerine devrimci
öğrenciler cenaze törenini sembolik bir tabutla yapma kararı alırlar.

Vedat Demircioğlu için sabahın erken saatlerinden başlayarak
Hukuk Fakültesi önünde toplanan öğrenciler, Anıtı çevresinde
ellerinde Vedat’ın portrelerini tutarak saygı duruşunda bulundu.
Daha sonra Dekan Reha Poroy, Prof. Tarık Zafer Tunaya ve
öğrenci temsilcileri birer konuşma yaptı. Konuşmalar yapılırken
üniversite bahçesine üzerine Türk bayrağı örtülü Vedat’ın
sembolik tabutu getirildi. Sembolik tabutla yürüyüşe geçen öğrenciler
Plevne Marşı’nı söyleyerek ve sloganlar atarak Adliye binasının önüne geldi.

Yapılan kısa konuşmalardan sonra Cağaloğlu’ndan saparak Vilayet’e
yürümek isteyen öğrencilere polis, cop ve kalkanlarla saldırdı;
öğrenciler taşlarla saldırıya karşılık verince, Cağaloğlu bir anda
savaş alanına döndü; öğrenciler coplandı ve yerlerde sürüklendi.
Olayların boyutlanması üzerine Cağaloğlu’na askeri inzibatlar sevkedildi.
Polisin öğrenciler üzerine acımasızca saldırısına askeri inzibatlar
kayıtsız kalmayınca yer yer askerlerle polis arasında da çatışmalar oldu.


Konya’da Uzun Gece
Olaylar 25 Temmuz’da Beyazıt’ta yaşananlarla sınırlı kalmaz.
23 Temmuz akşamı başlayıp geç saatlere kadar devam eden
bir başka olay daha yaşanır. Vedat Demircioğlu’nun cenazesinin Konya’ya getirileceğinin belli olması üzerine Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS)
ile Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF)
Emperyalizmi Kınama mitingi düzenlemek ister.

Ancak Konya’daki gerici esnaf örgütleri ve Komünizmle Mücadele Derneği
bu mitingin yapılmasına karşı çıkarak daha sonraki yıllarda
çokça göreceğimiz üzere (Kahramanmaraş, Malatya, Çorum, Sivas benzeri...) gericileri sokağa dökmeyi başarırlar.

Kenti yakıp, yıkmaya başlayan bu gözü dönmüş kara kabalıklar,
Yeni Konya gazetesini, ilerici kitapevi ve kurumlara saldırdılar.
Sokak başlarında kitaplar yakılır. Hızını alamayan kalabalık bu kez
hedeflerini büyüterek kentteki eğlence yerlerine, kulüplere yönelir.
Saldırılar sırasında meydana gelen deprem nedeniyle
kentin elektrikleri de kesilince olaylar daha da büyür.
Son durak Konya Orduevi’dir.
Askeri birliklerin müdahalesi ile saldırılar son bulur.

Kafa Tutan Günler, Esat KorkmazKafa Tutan Günler, Esat Korkmaz