Kaizen, benim de derslerimde birçok alanda konuştuğumuz, Japonca kökenli bir kavram olup “sürekli iyileştirme” anlamına gelir ve esas olarak küçük ama sürekli adımlarla gelişmeyi hedefler. Bu yaklaşım, büyük değişimler yerine günlük hayatta veya iş süreçlerinde yapılacak minik iyileştirmelerin zamanla büyük farklar yaratacağını savunur. Kaizen, yalnızca iş dünyasında değil, kişisel gelişim, eğitim veya günlük alışkanlıklarda da uygulanabilir, her bireyin sürece dahil olması, hatalardan öğrenme kültürünü benimsemesi ve sürekli ilerlemeyi amaçlaması temel ilkelerindendir. Kaizen yaklaşımı, “bir anda mükemmel olmak yerine, her gün biraz daha iyi olmayı” rehber edinmektedir.
Kitabın giriş kısmı konuyla ilgili epey bilgi veriyor. Kaizen kelimesinin kökeni, tarihi, kişisel gelişim için yeri, spor ile olan ilişkisi ve bir toplum içerisindeki gibi başlıklar altında, hem değişimin ne kadar sürdüğünü hem de alışkanlıklarımız ve duygular üzerine fikir sahip olduğunuz zengin bir girişe sahip.
Kaizen’in yaşam içerisindeki uygulama alanları aslında o kadar pratik ki, yeter ki bu yöntemi doğru bir şekilde kavrayalım. Gündelik yaşamda yer yer bazı şeyleri değiştirmek istiyoruz ama alışkanlıklarımız nedense bunun her zaman önüne geçiyor. İşte bu noktada kitabın içerisinde fikir veren tarafı oldukça güçlü. Burada önemli olan her zaman küçük adımlarla ilerlemek ve değişimin öyle hemen bir çırpıda olmayacağı gerçeğini kabullenmek. Dolayısıyla bu uzun vadeli bir süreçten oluşmaktadır. Her insan hayatındaki uygulama şekli ise birbirinden farklıdır.
Sağlık, iş, para, ev, ilişkiler, alışkanlıklar ve hedefler, engeller ve sonuç başlıkları altında Kaizen ve hayatımıza uygulama şekillerimiz ile ilgili fikir verecek bir bakış açısıyla eminim ki kitabın kapağını kapattıktan sonra yaşamanızla