“Ne derler acaba” diye kahrolası bir put vardır.
Duaların yerini hayaller aldığından beri zarardayız
İşinize gelir veya gelmez; ama hakikat bu: Türk olmakla Türk vatanında olmak tarihin akışı marifetiyle özdeş kılındı. Türk isek düşünce sahamız tarihin ne marifet gösterdiği olmalı. Çünkü tarih sahnesinde başrol oynamadan Türk olmadık. Dilde tarihî kapitalizm tamlaması varsa Türk yüzünden, giderek Türk İstanbul yüzünden var. Nasıl vatanı olmaksızın Türk varlığını teşhis imkânsızsa Türk varlığı serpilmeden vatanın işareti belirmez. Türk varlığına da, Türk vatanına da kefil Türk lisanıdır. Türk toprağı insan ile hangi seviyede olursa olsun konuşma, konuşuş, konuşukluk vasıtasıyla münasebettar kılındı.
Yazar Cumhuriyet dönemi ile müslüman Türkiye arasında bu güne kadar söylenenlerin aksine farklı bir bağ kurmuş. Farklı bir bakış açısı daha kazanmak için okunabilir
Kalın Türkİsmet Özel · Şûle Yayınları · 2006758 okunma
İsmet Özel’den ikinci okuduğum kitap. Yazılarındaki derinliği anlamak için Özel’in sakin ve dinler kafayla okumak gerekiyor. Örneklerinde ki bilgi renkliliği şok etkisi yapıyor. Yer yer katılmadığım şeyler olmakla birlikte bu eseri İsmet Özel den başkası yazamazdı.
Kalın Türkİsmet Özel · Şûle Yayınları · 2006758 okunma
“Nerede olduğumuzu bildiysek, orada olmayı seçmişizdir aynı zamanda."
Kalın Türk; okumayı çok murat ettiğim ancak bu zamana kadar okumadığım bir kitap. Ta ki Kahramanmaraş’ta bir okulun enkazı arasında kitabı bulup okuyana dek. Lisede bir tarih hocam vardı ve derdi ki; kitapların bir kaderi vardır, onlar sizi ve kaderini bekler. Derdi. İşte bu kitabın benim için kaderi ve vakti böyle enteresan bir zaman dilimine denk geldi.
Kitap İsmet Özel’in 1993’te İzmir’de yaptığı bir konuşmadan oluşuyor. Öncelikle kendisi, kendisinin neden bir müflis tüccar, bir cinci hoca ve konuşan katır olmadığını anlatıyor bize. Burda şu ifade çok hoşuma gitti: “ Katırlık bahsini hafife almayalım. Gergedanlaşmaya benzemeyen bir olgudur bu. Katırlaşmaya uğrama belası gelişmenin önünü tıkar. Silsile itibariyle düşük olanın yüksek dereceli bir silsileden geleni döllemesinden yarar umduğumuz zaman ortalığı katırlaşma kaplayacaktır. Katır, ucuz olanın pahalı olanı kendine râm etmesiyle husule gelen bir üründür; ama kendisinden bir ürün sağlayamazsınız. Katır ne dölleyebilir, ne döllenebilir.”
Yazara göre; Batı her zaman kendisine bir karşı blok oluşturmuştur, 1945-90 arası Doğu bloğu Yani SSCB aslında batının kapitalizm yaymak iÇin oluşturduğu bir sistemdir ve yine onlar çökertmiştir. Ve şimdi de bu karşı blok İslam blokudur. Ve yeni savaş medeniyetler savaşı olacak şeklindeki iddiayı kabul kabul etmiyor.
Türk milletinin millet olması gerektiği hususunun altını çiziyor ve Türklüğü islamdan neden ayıramayacağımızı;
"türkiye bu bakımdan müslümanların müslümanlaştırdıkları bir topraktır. ikisinden birini kaldırırsanız bu toprakların kimliği tamamen değişir: müslümanları kaldırırsanız değişir, müslümanlığı kaldırırsanız değişir." Diyerek ortaya koyuyor.
Ayrıca; “”Alemle gelen düğün bayram”
Kalın Türkİsmet Özel · Şûle Yayınları · 2006758 okunma
İsmet Özel denilince evvela kalem bir durmak ister zira her cümlesine ayrı bir şerh gerekecek bazı çıkışlarıyla her an herkesi hayrete düşürebilecek bir tıynete sahiptir. Bu cümleleri kendisine matuf bir sataşma olmadan yazıyorum, zira kitabını tetkik edebilecek bir edebi derinlikten hâliyim.
İsmet Özel burada daha ziyade harici diplomaside işbu dönemde meşhur iki teze cevap vermeyi murad etmiş olsa gerek. Zira bu dönem SSCB'nin yıkılışı olmak ile beraber yıllardır süregelen soğuk savaş diye tesmiye olan bir sürecin de nihayetine gelinmiş olacak ve dolayısıyla mağlubun aşikarane bir şekilde kendini yok etmesi gâlibin(!) zaferini kutlamasına bir teşvik olmuş olacaktı ki böyle de oldu.Francis Fukuyama adlı siyasetçi aynı zamanda akademisyen olan bir zat 1992 yılında neşrettiği (The End of History and the Last Man) 'Tarihin Sonu ve Son İnsan' teziyle artık dünyada tüm sistemlerin tecrübe edildiğini ve insanın siyaseten tekamül ettiği sistemin Batı liberal Fikri olduğunu ve dolayısıyla tüm dünyanın buna muhtaç olduğunu deklare edecekti.
Öte yandan meslektaşı Samuel Huntington
da Foreign Affairs'in fonuyla yazmiş olduğu "Medeniyetler Çatışması "teziyle artık siyasi, iktisadi tartışmaların nihayet bulup artıknmedeniyetler arasında cereyan edecek ihtilaflara şahitlik edeceğimizi iddia etti. Tabi bu iddiası bu kadar yumuşak olmadı satır arasında Afrika gibi kimi medeniyetleri yok mesabesinde tutma şecâatini(!) de izhar etmiştir... Artık olası iki medeniyet müslim -gayr-ı müslim tansiyonunun yükselebileceğini işaret eder...
İşte İsmet Özel tam olarak bu iki teze bir nevi cevap vermiştir.Bir nevi dedik zira İsmet Özel tartışmayı burada çok farklı bir cesamete naklediyor. Mesela Huntington'un mezkûr tezinden bahsederken tartışmayı medeniyet kavramını reddiyle başlıyor.kendisi
İsmet Özel'in 1993 yılında İzmir'de verdiği konferansın ilk başta bir araya getirilerek oluştuğu bir kitap olan Kalın Türk daha sonra İsmet Özel'in konferansın içeriğle örtüşen yazılarının bir araya gelmesiyle oluşan klasik İsmet Özel eseri. Yine farklı bakış açıları sunan okurken yorulacağınız, yine kendini belli ettiğini düşüneceğimiz bir eser.(Not: Bugün Osman sınav vefat etti kendisi İsmet Özel'i Şairi azam kabul ederdi, gerçekten Türk edebiyatı açısından önemli bir şahsiyet)
Kalın Türkİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 2019758 okunma
Kim bilir inceleme boyunca kaç cümlemi yazıp sileceğim.? Buna rağmen bu işe kalkışıyorum çünkü etkinliğe katıldım. Zaten uzun süredir inceleme yazmıyordum iyi de oldu. Sadede gelelim.
İsmet Özel'in bu kitabı 200 sahifeden oluşup sarih bir dil ile yazılmış ve bizlere sunulmuş bir değer. İsminden anlaşılacağı gibi "türk" kelimesi üzerine açıklamalara yer vermiş şair. Türk kimdir? Hakkındaki düşüncelerini dile getirmiş. Açıkçası kafamdaki bazı soru işaretlerine cevap niteliğinde oldu bu kitap. Şairi anlamak için kitaplarını okumak lazım gelir. Ben de öyle yapıyorum. Faydası da oluyor. İsmet Özel'e ırkçı diyenler hangi bağlamda ırkçı diyorlar ve o şekilde tanımlıyorlar anlamış değilim. Bu ya cahillikten ileri gelir yahut art niyetten diye düşünmeden edemiyorum. Bu konuda aklında soru işareti olanlar için gayet uygun, okunası bir kitap. Lakin gerçekten anlamak için okumak lazım. Ben okuduklarımla gördüklerimi harmanlayıp bir tefekkür vesilesi edinmeye çalışıyorum kendimce. Benim de derdim bu. Anlamak, anlamlandırmak, doğruyu yanlıştan ayıklayıp hayatıma yön vermek...
Bir de İsmet Özel'in sadece laf ebeliği yaptığını falan düşünenler var. Buna gülünür ve dikkate bile alınmaz. Şahsen ben öyle yapıyorum. Kendine önemli meseleleri dert edinip bunun üzerine çabalayan biri için sadece laf ebeliğini yaptığını düşünmek en hafif tabirle ayıp. Türkiye'de birçoklarının söylemeye cesaret edemediği hususları, meseleleri kendine dert edinip gündemi haline getiriyor. Bundan alâ ne ola.. Bu kitap da yine gündeminde olan hususları derlediği ve muntazam cümlelerle cem ettiği bir kitap olmuş diyebiliriz. Kendi gündemini oluşturması azımsanacak bir husus değil bu arada. Son olarak: Allah İsmet Özel'den razı olsun.
İsmet Özel'i ilk şiire olan ilgim ile Erbain kitabını okuyarak tanışmıştım. Ama çok derin manalar içeren bu sözlerin sahibini fikirlerini daha yakından okumak anlamak için Kalın türkü okudum. Kitabın cumlelerini anlamak için çok ince düşünmek lazım.
Çok derin manalar içeren cümleleri, ve ufku oldukça açan, türk ve müslüman karakterinizi canlandıran güzel beyni yakan şuurlu konulara değiniyor...
Türklüğün eşittir müslümanlik olarak sözlerini birçok yerde tasavvur ediyor...
Kitaptan altını çizdiğim bazı alıntıları yazıyorum. Bence alıp okunulması anlaşılması gereken bir kitap.
Türk olmak elbette Türk görünmekten farklıydı.
Oysa İslam'ın olmadığı yerde Türk yok.
Tarih müslümanlıkla ve müslümanlıktan kazanılmamış bir Türklüğün şahidi değil.
Rahat uyku ve sıcak kucak Türk'ün kendine gelme cehdine manidir.
Cemal nadir Güler'in çocukluğumda gördüğüm bir karikatürünü hatırlıyorum:
Palmiyelerin altında bir Avrupalı Afrikalı ya soruyor:
-Sizin topunuz tankınız tayyareniz yok mu?
-Hayır bayım biz vahşi insanlarız.
Ben Türkiye'yi İslami anavatan olarak görüyorum.
Türkler kendi bileklerinin gücüne değil, meleklerin yardımına iman edenler idi.
Hayat hiç sınanmamış, yoklanmamış ise yaşanmaya değmez!
İsmet Özel Kalın türk
Kalın Türk... Eyyama bulaşmayan, gösterişten uzak, Amerikalı olmamış ve olmayan bir Türk'ün kitabı. Hayatının öznesi kendi olmayanların anlayabileceği türden bir kitap. Fakat en çok kendini eleştirenlerin de kitabı. Bizim kitabımız diyebileceğimiz bir kitap.
Okuyun, kendimizle tanışalım...
Kalın Türkİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 2013758 okunma
Kitabın başından sonuna kadar, bir şairin fikir kitabını okumanın lezzetini tattım durdum. Neredeyse her sayfasında altı çizilecek bir cümle mevcut. Bazı fikirleri tam olarak zihnime oturtamasam da, çok farklı ve güzel tesbitlerle dolu. İsmet Özel iyi ki var...
1944 yılında Söke 'li bir polis memurunun altıncı çocuğu olarak Kayseri'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kastamonu, Çankırı ve Ankara'da yaptı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde bir süre okuduktan sonra Hacettepe Üniversitesi'ne geçerek Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (1977). Ataol Behramoğlu ile birlikte Halkın Dostları dergisini çıkardı. Devlet Konservatuarı'nda Fransızca okutmanı olarak çalıştı. İstiklal Marşı Derneği kurucusudur. Evlidir. Dört çocuğu vardır.
Detay: tr.wikipedia.org/wiki/ismet_özel