Tanrıyı arayan sarı kız olarak Tanrıyı Arayan Kara Kız'la merhaba
Inan olsun ben de çook arıyorum Tanrıyı. Birbirini seven insanların öpüşmesini, şort giyen kadınları, içki içen insanları anında görüp, hırsız, yalancı, tecavüzcü pislikleri, bunca acı çeken masumları görmeyen Tanrıyı ben de arıyorum! Hele hele bu pislikleri onun adını kullanarak yapanlara nasıl sesi çıkmaz? hiç bilmiyorum!
Bernard Shaw'ın 1932 yılında yazdığı bu kitap yazıldığı dönemde oldukça ses getirmiş, saldırılara maruz kalmış, birçok sansüre uğramış. Kolay değil tabii gerçekleri okumak.
Kara Kız adından da anlaşılacağı üzere bir siyahi. Ve bu insanların beyaz insanlar karşısında bir değerinin olmadığını, otobüslere, okullara hatta Tanrının evi olan ibadethanelere bile alınmadığı gerçekliğine parmak basan cinsten bu kitap. Özellikle din ve Tanrı konusunun siyahi olmanın dışında bireyden sayılmayan kadın üzerinden ele alınması takdire şayan.
Kitapta bir beyazla siyahı evlendiriyor adam ya. Beyazla siyahın evlenmesini yasaklamış çok medeni(!) ülkelere rağmen böyle bir şey yazma cesareti göstermiş bu saçma yasak ki bu kitabın yayımlanmasndan 30 küsür yıl sonra kalkmış yürürlükten.
Hem 1925'te Nobel Edebiyat Ödülü'nü hem de 1938'de Pygmalion ile Oscar'ı alarak, bu iki ödülü de alabilen ilk insan olmak tesadüf değil yani.
Kara Kız anlaşılacağı üzere Tanrıyı arıyor. Yunan mitolojisi, Roma mitolojisi Yahudilik Hristiyanlık İslamiyet Budizm agnostizm gibi inanç kalıplarından kişilerle ve bilim insanlarıyla konuşarak yapıyor bunu.
Sorsan Tanrı bir ama herkesin de kendine göre Tanrısı var anacığım. Hepsi de kendi tanrısı dışındakileri sapkın ilan ediyor. O zaman bir tane değil işte kardeşim. Bir susun artık ya, kavga etmeyin! Beyhude gürültü
Bir gün bir Ateist ile bir yahudi aralarında