Karahindiba

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.950
Gösterim
Adı:
Karahindiba
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755705248
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Karahindiba
Karahindiba
Tanrı benden bir ısırık almış, tadımı beğenmemiş, bir kenara fırlatıvermişti.

"Karahindiba, her dört kişiden birinin işsiz olduğu, otuz kişilik bir iş kadrosuna beş bin kişinin başvurduğu, üniversite mezunlarının asgari ücret + prim + yol formülü ile bile iş bulamadığı, iş görüşmelerinde "Eğer ormanda bir canlı olsaydınız ne olurdunuz?" gibi garip sorular soran insan kaynakları uzmanlarının ve sigortanın olmazsa olmaz olduğu gerçek ama bir o kadar da fantastik bir dünyayı, mizahın teselli edici, lezzetli dilini kullanarak anlatıyor.

Sinan Sülün ilk hikâye kitabı Karahindiba'da fonda duyulan hevesli bir uğultuyu heyecanlı kalp çarpıntılarıyla dengeliyor ve sıkı bir yazarın geleceğinin müjdesini veriyor.
Okuyun, pişman olmayacaksınız."
-Metin Üstündağ-
(Tanıtım Bülteninden)
147 syf.
·2 günde·8/10
Karahindibayı ne zamandır okumak istiyordum. Şansıma storytelde denk geldim ve bitirdim. 3 uzun öyküyü dinlemiş oldum. Benim sıralamam Karahindiba>Mavi Pelikan >Aralık oldu. Mavi Pelikanda o kadar canım yandı ki anlatamam evet absurd bir hikaye ama o pelikanin acisini -o buruşturulup atılma duygusunu-hissettim... Açıkcası 2 öyküde kendimden çok şey buldum. Ben de yasadim ben de boyle dusundum diyebildim. Aralık adlı öyküsü kötü değildi hatta ilk başlarda Albert Camu'nun Yabancı adlı kitabındaki karakter gibiydi öyle tepkisizdi sonra yavas yavas karakterin iç seslerini duydum... Gene de sıralamam da en sonda... Karahindiba çok beğenilmiş neden mi hepimizin keşkeleri ve iyikileri var bir nokta da kendimize soruyoruz ACABA????.... Bundan dolayıdır diye düşünüyorum.
147 syf.
·17 günde·8/10
"Karahindiba", üç öyküden teşkil:

Kitaba adını veren Karahindiba, Aralık ve Mavi Pelikan... Her üç öyküde de başka üsluplarla toplumsal zorlamaların sebep olduğu hayal kırıklıkları ve yalnızlıklar üzerinden yaşama tutunma veya tutunamama anlatılıyor. Yazar, mağlup olanlar odaklı farklı farklı dünyalar kurmuş.


İlk öykü Aralık, Yusuf Atılgan’ın unutulmaz eseri Aylak Adam’dan bir alıntı ile başlıyor. İhanete uğramış, çaresiz, işsiz ve yalnız Rıfat, ağabeyi Arif ve annelerinin yanına dönerek onlarla yaşamaya başlıyor ve onun gözünden hayata bakma fırsatımız oluyor.

İkinci öykü Mavi Pelikan, Numan isimli bir adam ile bir Mavi isimli mavi pelikan arasındaki fantastik aşkı anlatan bir öykü. Öykü başlamadan önce, bu sefer de Sabahattin Ali’nin Değirmen isimli öyküsünden bir alıntı ile karşılaşıyoruz. Bilinçaltımızda doğru olarak şifrelenen düşüncelerimizin bile sorgulanabilir olduğunu düşündüren ve sınırları dış etkenler tarafından belirlenmiş hayallerin dışına taşıp taşamayacağımızı sorgulatan öykü, sıklıkla karşılaşmadığımız türde bir hikâyeye sahip. Numan’ın aşkından vazgeçme veya aşkına sahip sıkma arasında bocalaması ve Mavi’nin Numan’ın kararı sonrasındaki seçimi öykünün en ilgi çekici çözümlemelerini içeren kısımları.

Üçüncü öykü olan Karahindiba başlamadan önce de diğer öykülerde kullanılan yöntem devam ettiriliyor ve bu sefer de Wolfgang Bochert’in Die Hundeblume (Karahindiba) isimli öyküsünden bir alıntıya yer veriliyor. Adnan, sol testisinde milyonda bir görülen bir hastalığı olan, babasının hakaretlerinden bunalmış, yalnız, işsiz, yazar olma hayalleri kuran; fakat ne yapacağını pek de bilemeyen bir adam. Bir gün gazetede kendisini bir kokteyle davet eden bir ilanı fark eder ve sonrasında merakından verilen o davete katılır ve davette karşılaştığı manzara son derece şaşırtıcı olur.

Sonuç olarak, roman türüne kıyasla üvey evlat muamelesi görmeye alışmış bir tür olan öykü yazmaya gönül veren yazar Sinan Sülün’ün üç farklı üslupta ve sade bir dille hayata karşı hassasiyetlerini satırlarına taşıdığı bu üç şahane öyküyü -kitaptaki sırasıyla- okumalı ve bir sonraki kitabını merakla beklemeye başlayanlar kervanına katılmalısınız.
136 syf.
·Puan vermedi
"Aralık" "Mavi Pelikan" ve kitaba ismini veren "Karahindiba" öykülerinden oluşan kitapta yazar, modern insanın çıkmazlarında dolanıyor. Gerçekliğe kaptırmışken kendimizi bizi şaşırtı veren bi durumun içinde bırakıveriyor. Bir "ilk kitap" için oldukça keyifli.
147 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Karahindiba güzel bir ismi var bu güzel kitabın. Çocukluğunuzda otların arasında gördüğümüz var gücümüzle üflediğimiz ama ismini bilmediğimiz bitkinin adını bu kitap sayesinde öğrendim.

Kitap üç farkı hikayeden oluşuyor.
İlk hikayede kendi dünyasına çekilen Rıfat’ın hayatını anlatırken hikayenin sonu okurun hayal gücüne bırakılmış.
Mavi Pelikan yürek burkan bir aşk öyküsünü anlatırken yazar aşık olduğumuz zaman yaşadıklarımızı dokunaklı bir dille anlatmış.
Ve Karahindiba, insanın içinde kaç ben vardır kendinden başka ve kendi içindeki benlerle empatisi ve bizim bu benlerle empati kurmamızı sağlamış Sevgili Sinan Sülün. Akıcı, merak uyandıran güzel bir kitap. Diğer kitaplarıda kütüphanemizde yerini alacaktır.
147 syf.
·2 günde·10/10
Türk hikayeciliğini çok takip etmediğim için beni pişman eden kitap. Satır aralarında kendimi bulduğum, beni anlatan hikayeler. Aynı toplumun parçası olduğumuzu hissettiren samimiyet. Kulağıma "hatalarının farkına var" diye fısıldayan bir yazar. Bir de omzuma dokunup "yalnız değilsin" diyen... Yolunuzu kesiştirin, hem de en kayıp hissettiğiniz anda. Sinan Sülün Karahindiba
136 syf.
"Her yazarın en iyi hikayesi kendi hayatıdır..."
Kitabı aşırı beğeni ile okudum. İçinde üç hikaye barındıran bu kitap, son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Yazarın yarattığı karakterlerin hislerini anlatma tarzına ba-yıl-dım!

En çok da kitaba ismini veren Karahindiba hikayesini çok sevdim. Kesinlikle hikayenin konusu ve örgüsü çok değişikti. Merakla hikayenin sonuna geldim. Bitirdiğimde, kendimi Knut Hamsun'nın Açlık kitabını ve Jack London'ın Martin Eden kitabını düşünürken buldum.
136 syf.
Okuduğum en güzel öykü kitaplarından birisi karahindiba... Sinan Sülün’ün Sel Yayıncılık’tan çıkan ilk kitabı. Yazar hakkında arama yapıldığında çoğunlukla, "yeni nesil, genç ve başarılı yazar" diye sonuçlarla karşılaşmak olası ki sosyal medyayı yoğun kullanımıyla da öne çıkmakta...

Arka kapakta Metin Üstündağ'ın ”Okuyun, pişman olmayacaksınız” ibaresi kitabı okumak için karar vermeyi kolaylaştırıyor.


Kısa üç adet öykü ve ilginç bir hayalgücü ile karşılıyor bizi yazar. Hayatında her şey iyi giderken birdenbire herşeyin tersine gittiği bir durum, umutsuz bir aşkın anlatıldığı ikinci öykü ile hayallerinin peşinden giden ve alınan her kararın aslında birer vazgeçiş olduğu fikrini uyandıran, kitaba adını veren son öykü.

"Baharın insanı sarhoş eden kokusunu içine çekti. Gülümsedi. Dünya tersten çok güzel görünüyordu.  

Biliyor musun nasıldır, insanın kendi halinde bırakılması, kendisiyle baş başa, kendi insafına terk edilmesi." 

Çocukların ilkbaharda, yeşil alanlarda ve çayırlarda buldukları anda koparıp üfleyerek savurdukları ve arkasından kahkahalar kopardıkları, Karahindiba çiçeğinin yaprakları gibi sağa sola savrulan, arkasından pişmanlıklar duyduğumuz kararlarımız, tercihlerimiz; alternatifler arasında seçimlerimize dayalı yaşamlarımızı sorguluyor; Söz Rüzgârında bir Karahindiba... 

"Bize her şeyi yanlış öğretmişler. Bu dünyanın dörtte biri kara, dörtte üçü gözyaşıymış. İnsanlıktan ikmale kalmışız haberimiz yok." 

Sıkılmadan, kolaylıkla okunan bir öykü kitabı Karahindiba...
147 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Karahindiba Sinan Sülün'ün ilk kitabı.Kitapta Yusuf Atılgan'dan yapılan alıntı ile başlayan "Aralık" Sabahattin Ali alıntısıyla başlayan "Mavi Pelikan" ve Wolfgang Borchert alıntısıyla başlayan "Karahindiba" adlı üç öykü bulunuyor.Çok uzun zamandır, böylesine uzun öykülere rastlamamıştım kitaplarda.
Öykülerin ortak teması hayal kırıklığı, yenilmişlik duygusu.Aralık ve Mavi Pelikan aşk ekseninde dolaşıyor, ilki bir aldatılma ikincisi ise fantastik bir aşk hikâyesi.
Benim favorim Karahindiba oldu.Kahramanımız Adnan Çubuk, yaşamında yaptığı seçimler doğrultusunda bulunduğu yerden rahatsız içinde acabalarla yaşayan mutsuz biri.Sinan Sülün yine gerçeküstü ve mizahi anlatımla dağılan karahindiba tohumları gibi yapılan seçimlere göre şekillenmiş farklı yaşamlara sahip Adnan Çubuklar çıkarıyor karşımıza.Kahramanımızı yüzleştiriyor kendisi ve seçimleriyle.
Okurken düşündüm, seçimlerim farklı olsaydı şimdi nasıl bir yaşamım olurdu diye. "Sen, hepiniz çirkin bir balıkçının oltasına yakalanmışsınız. Balıkçının ayaklarının dibindeki kovanın içinde yaşamak için çırpınıp duruyorsunuz. Dünyayı o kova, yaşamayı ölmemek sanıyorsunuz. Özgürlüğünüz o kovanın hacmi, ömrünüz gün bitip balıkçı eve dönene kadar. .... Dışarıda koskaca bir dünya var. Zıplasan, çıksan göreceksin. Ölürüm diyorsun, denize kadar gidemem diyorsun. Gitme, öl, ne çıkar. Kovanın içinde senin gibi onlarca korkakla yaşayacağına, hiç değilse cesur ve özgür olarak ölürsün..." syf 66
136 syf.
·2 günde·6/10
Üç öyküden oluşan bir kitap. Öyküler hep hüzünlü ve hayatta mutluluğu, huzuru yakalayamamış insanların hikayesi. Bu insanlar hemen yanı başımızda yaşayan komşularımız arkadaşlarımız ve hatta aile içinden biri bile olabilecek kişiler...
147 syf.
·Beğendi·8/10
Bazı kitaplar vardır sayfaları akıp giderken elinizde bitmesin istersiniz. Zaman zaman frenlersiniz kendinizi gidip bir çay ya da kahve alır ve bir süre boyunca hikâye ile ilgili düşünürsünüz, bazen de yazarın nasıl yazdığını, kafasının içini, yaşam deneyimlerini...
Kapağı açtığınız ilk anda yazarın ifade gücünün çekimi sanki kelepçeliyor okuru kitabın sayfalarına tutsak ediyor adeta. Sizde bu durumdan şikayetçi olmadan gönüllü oluyorsunuz bu tutsaklığa...
İçten ve sarsıcı öyküleriyle keyifle okuduğum “Karahindiba” kitabını okumamış olan tüm kitap severlere tavsiye ediyorum.
136 syf.
·9/10
Boğucu, sıradan, gündelik hayatlarının içine sıkışmış insanları ve daraltılmış yaşamlarının içinden çıkmak istedikçe daha da derine batan insan doğasını, ruhunu anlatan kitap.. Gönlümün birincisi ve beni en çok etkileyen öykü, kitaba ismini veren Karahindiba oldu. Adnan’ın çatışmalarını, çaresizliğini, özlemlerini, hayallerini, yapmak istediklerini, yapamadıklarını, keşkelerini, belkilerini Adnan’la birlikte yaşadım öykünün içerisinde ve birlikte savrulup gittik satır aralarında…
'Ben bu satırların altındayım sevgili okur. Şu an kafamı kaldırmış sana bakıyorum. Seni görebiliyorum. Senin hissettiklerini hissedebiliyorum. Senin de beni gördüğünü, neler hissettiğimi bildiğini biliyorum. O kadar yalnızdım ki, gidecek hiçbir yerim yoktu benim. Bu yüzden bu kitabın içindeyim. Öyle bir yere gelmiştim ki yazmaktan başka çarem kalmamıştı.’ diyerek sonlandırıyor Sinan Sülün Karahindiba’yı… Ve bende iyi ki yazmışsın, iyi ki kitabın içinden ses vermişsin, iyi ki çareyi yazmakta bulmuşsun diyorum…

Tanrı benden bir ısırık almış, tadımı beğenmemiş, bir kenara fırlatıvermişti."Karahindiba, her dört kişiden birinin işsiz olduğu, otuz kişilik bir iş kadrosuna beş bin kişinin başvurduğu, üniversite mezunlarının asgari ücret + prim + yol formülü ile bile iş bulamadığı, iş görüşmelerinde "Eğer ormanda bir canlı olsaydınız ne olurdunuz?" gibi garip sorular soran insan kaynakları uzmanlarının ve sigortanın olmazsa olmaz olduğu gerçek ama bir o kadar da fantastik bir dünyayı, mizahın teselli edici, lezzetli dilini kullanarak anlatıyor.Sinan Sülün ilk hikâye kitabı Karahindiba'da fonda duyulan hevesli bir uğultuyu heyecanlı kalp çarpıntılarıyla dengeliyor ve sıkı bir yazarın geleceğinin müjdesini veriyor.Okuyun, pişman olmayacaksınız."-Metin Üstündağ
Keşke insan öldüğünde de söylemek istediklerini söyleyebilse. Ya da ne bileyim, en azından her ölünün birkaç cümlesi olsa. Verilen son nefes gibi, zihnin içinde kalan o cümleler de ağzımızdan süzülüverse geride bıraktığımız dünyaya.
Sinan Sülün
Sel Yayıncılık
Bu dünyanın dörtte biri kara, dörtte üçü gözyaşıymış. İnsanlıktan ikmale kalmışız haberimiz yok.
Sinan Sülün
Sayfa 39 - sel yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karahindiba
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755705248
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Karahindiba
Karahindiba
Tanrı benden bir ısırık almış, tadımı beğenmemiş, bir kenara fırlatıvermişti.

"Karahindiba, her dört kişiden birinin işsiz olduğu, otuz kişilik bir iş kadrosuna beş bin kişinin başvurduğu, üniversite mezunlarının asgari ücret + prim + yol formülü ile bile iş bulamadığı, iş görüşmelerinde "Eğer ormanda bir canlı olsaydınız ne olurdunuz?" gibi garip sorular soran insan kaynakları uzmanlarının ve sigortanın olmazsa olmaz olduğu gerçek ama bir o kadar da fantastik bir dünyayı, mizahın teselli edici, lezzetli dilini kullanarak anlatıyor.

Sinan Sülün ilk hikâye kitabı Karahindiba'da fonda duyulan hevesli bir uğultuyu heyecanlı kalp çarpıntılarıyla dengeliyor ve sıkı bir yazarın geleceğinin müjdesini veriyor.
Okuyun, pişman olmayacaksınız."
-Metin Üstündağ-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 282 okur

  • Esra Ceylan
  • Tuğçe
  • Büşra Bulat
  • Uğur Aydın Aydoğan
  • Büşra Keser
  • Mehmet Toyran
  • GONCA ,ッ
  • Yağmur P.
  • mia wallace
  • gülümsersv

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.1
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%15.6
25-34 Yaş
%46.9
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%9.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.7
Erkek
%25.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.9 (12)
9
%16.8 (17)
8
%16.8 (17)
7
%6.9 (7)
6
%11.9 (12)
5
%3 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1 (1)