Adı:
Karahindiba
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755705248
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Tanrı benden bir ısırık almış, tadımı beğenmemiş, bir kenara fırlatıvermişti.

"Karahindiba, her dört kişiden birinin işsiz olduğu, otuz kişilik bir iş kadrosuna beş bin kişinin başvurduğu, üniversite mezunlarının asgari ücret + prim + yol formülü ile bile iş bulamadığı, iş görüşmelerinde "Eğer ormanda bir canlı olsaydınız ne olurdunuz?" gibi garip sorular soran insan kaynakları uzmanlarının ve sigortanın olmazsa olmaz olduğu gerçek ama bir o kadar da fantastik bir dünyayı, mizahın teselli edici, lezzetli dilini kullanarak anlatıyor.

Sinan Sülün ilk hikâye kitabı Karahindiba'da fonda duyulan hevesli bir uğultuyu heyecanlı kalp çarpıntılarıyla dengeliyor ve sıkı bir yazarın geleceğinin müjdesini veriyor.
Okuyun, pişman olmayacaksınız."
-Metin Üstündağ-
(Tanıtım Bülteninden)
"Aralık" "Mavi Pelikan" ve kitaba ismini veren "Karahindiba" öykülerinden oluşan kitapta yazar, modern insanın çıkmazlarında dolanıyor. Gerçekliğe kaptırmışken kendimizi bizi şaşırtı veren bi durumun içinde bırakıveriyor. Bir "ilk kitap" için oldukça keyifli.
"Her yazarın en iyi hikayesi kendi hayatıdır..."
Kitabı aşırı beğeni ile okudum. İçinde üç hikaye barındıran bu kitap, son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Yazarın yarattığı karakterlerin hislerini anlatma tarzına ba-yıl-dım!

En çok da kitaba ismini veren Karahindiba hikayesini çok sevdim. Kesinlikle hikayenin konusu ve örgüsü çok değişikti. Merakla hikayenin sonuna geldim. Bitirdiğimde, kendimi Knut Hamsun'nın Açlık kitabını ve Jack London'ın Martin Eden kitabını düşünürken buldum.
Okuduğum en güzel öykü kitaplarından birisi karahindiba... Sinan Sülün’ün Sel Yayıncılık’tan çıkan ilk kitabı. Yazar hakkında arama yapıldığında çoğunlukla, "yeni nesil, genç ve başarılı yazar" diye sonuçlarla karşılaşmak olası ki sosyal medyayı yoğun kullanımıyla da öne çıkmakta...

Arka kapakta Metin Üstündağ'ın ”Okuyun, pişman olmayacaksınız” ibaresi kitabı okumak için karar vermeyi kolaylaştırıyor.


Kısa üç adet öykü ve ilginç bir hayalgücü ile karşılıyor bizi yazar. Hayatında her şey iyi giderken birdenbire herşeyin tersine gittiği bir durum, umutsuz bir aşkın anlatıldığı ikinci öykü ile hayallerinin peşinden giden ve alınan her kararın aslında birer vazgeçiş olduğu fikrini uyandıran, kitaba adını veren son öykü.

"Baharın insanı sarhoş eden kokusunu içine çekti. Gülümsedi. Dünya tersten çok güzel görünüyordu.  

Biliyor musun nasıldır, insanın kendi halinde bırakılması, kendisiyle baş başa, kendi insafına terk edilmesi." 

Çocukların ilkbaharda, yeşil alanlarda ve çayırlarda buldukları anda koparıp üfleyerek savurdukları ve arkasından kahkahalar kopardıkları, Karahindiba çiçeğinin yaprakları gibi sağa sola savrulan, arkasından pişmanlıklar duyduğumuz kararlarımız, tercihlerimiz; alternatifler arasında seçimlerimize dayalı yaşamlarımızı sorguluyor; Söz Rüzgârında bir Karahindiba... 

"Bize her şeyi yanlış öğretmişler. Bu dünyanın dörtte biri kara, dörtte üçü gözyaşıymış. İnsanlıktan ikmale kalmışız haberimiz yok." 

Sıkılmadan, kolaylıkla okunan bir öykü kitabı Karahindiba...
Üç öyküden oluşan bir kitap. Öyküler hep hüzünlü ve hayatta mutluluğu, huzuru yakalayamamış insanların hikayesi. Bu insanlar hemen yanı başımızda yaşayan komşularımız arkadaşlarımız ve hatta aile içinden biri bile olabilecek kişiler...
Oldukça hoş hikayelerle örülmüş hoş bir kitap. Bir günde okuyabilirsiniz, anlattıklarını içinizde duyabilirsiniz, alıntılar not alabilirsiniz ve en güzeli bitirdiğinizde yüzünüzde bir gülümseme olabilir.
Kitapta dikkatimi çeken ilk unsur ismi. Karahindiba'yı fotoğraflamayı, üfleyip dilekler tutmayı çok severim.
Kitap 3 bölümden oluşuyor. Bir öykü kitabı. 3 öykü 3 farklı yaşam. Dili oldukça anlaşılır ve akıcı. Kitapta kullanılan tanımlar, benzetmeler oldukça iyi.
İnsanın bilinçaltına atıp oluşturdukları "diğer benlikleri".. Bir gün onlarla yüzleşme sahnesi.
Oldukça keyif veren, okurken sol kaşın sürekli kalktıği ve yüzde bol tebessüm bırakan bir kitap.
Sanırım ikinci kez okudum, hiç bende iz bırakmadan geçip gitmiş bir kitap olduğunu düşünüyorum. 3 hikayeden oluşuyor. yazar sıradan yaşamlara gerçeküstü ögeler katarak hem olayları ilgi çekici kılmaya çalışmış hem de bazı soyut kavramları somutlaştırmış.
Üç hikayeden oluşan yazarın ilk kitabı insanın kendi içinde yaşadığı yalnızlıkla kalabalık içinde yaşadığı yalnızlığın arasında yaşadıklarını anlatıyor. Ben okurken böyle düşündüm en azından. Dilin sadeliği, karakterlerin anlatılışı, bir okur olarak karakterlerin bende bıraktığı izler bu kitabı kitapseverlere rahatlıkla tavsiye etmeme sebep oldu.
Karakter tahlilleri başarılı öyküler içeren bir eser olmuş. Yazar, kendi hayat hikayesinden parçaları paylaşmış biz okurlarla. Hayatın akışını, sıradan insanların hayatlarını, handikaplarını ve mutluluklarını ayna tutarak bize başarılı bir biçimde yansıtabilmiş. Öte yandan terk edilme motifinin kullanılışında ajite etme hissediliyor öykülerinde. Kadınların aldatıcı bir imajla aktarımı hoş değil. Toplamda üç öyküden oluşan kitapta en etkileyici öykü ikincisiydi. Her ne kadar Mavi'nin davranışını yanlış bulsam da üzücüydü. Keyifli okumalar...
Kitabı okurken kendinizi roman kahramanı ile eşleştirmekte zorlanmazsınız sanıyorum. Hayatın içinden , herkesin yaşayabileceği yada yaşadığı durumlar, arabesk bi bakışla anlatılmış. Acı severim, arabesk severim diyenlere iyi okumalar.
Sıradan insanların hayatlarda sıkışmış durumlarına çarpıcı bir bakış açısı sunan Sinan Sülün'den 3 tane nefis hikaye. Tüm hikayelerde karakterlerin, içinizi yakan, kendinizle özdeşletirebileceğiniz özellikleri var. Üstelik bir o kadar farklı olmasına rağmen aynı ölçüde de sıradan karakterler. Hepimiz gibi. Aralık hikayesinde çok basit gelen dili nedeniyle biraz çekingen yaklaşsam da sonlara doğru takip edilmesi gereken bir yazar olarak görmeye başldım.

Etkilemeyi başardı..


Aralık : Annesini uzun süredir ziyarete gitmeyen karakterimiz, bir gün ağabeyinin yanında yaşamının son günlerini yaşayan annesini ziyarete gitmeye karar verir. İki üniversite bitirmiş, belli aptallıkları aşmış olan Ragıp, mutlu olarak gözüken aşırı tekdüze hayatlar arasına sıkıştığını hissedecektir.

Pelikan : Çalışma hayatı nedeniyle, hayatta belli zevkler edinememiş olan sıradan ve sıkıcı karakterimiz, bir anda dükkana bir Pelikan gelmesiyle yeni zevkler geliştirecektir. Pelikan kendisiyle konuşmakta ve arkadaş olmayı istemektedir.

Karahindiba : Hayatta istediklerini elde edememiş, üstüne bir de fiziksel olarak bir sıkıntı ile boğuşan Adnan karakterinin, çocukken dilediği bir hayalinin gerçekleşmesi sonucu aklı paramparça olacaktır.
..Ama Tanrı çirkinleri ve hikayeleri seviyordu..Günümüz kimlik arayışında, toplumda ayrı bir birey olma yolunda çevremizin bizi yönlendirdiği/direttiği bütün fikirleri ve akışı anlatan karahindiba tadında bir kitap..Çocukluğumuzun karahindibası namı diğer şeytan tüyüne yakından bir bakış..
"Yürümek istiyordu. Durmadan yürümek. Acısının çoğulluğundan, yakıcılığından kurtulmak isteyen her insan gibi sadece yürümek. Yürümek acıya iyi geliyordu."
Sinan Sülün
Sayfa 40 - Sel Yayıncılık, 3. Baskı
"Bize her şeyi yanlış öğretmişler. Bu dünyanın dörtte biri kara, dörtte biri gözyaşıymış. İnsanlıktan ikmale kalmışız haberimiz yok."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karahindiba
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755705248
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Tanrı benden bir ısırık almış, tadımı beğenmemiş, bir kenara fırlatıvermişti.

"Karahindiba, her dört kişiden birinin işsiz olduğu, otuz kişilik bir iş kadrosuna beş bin kişinin başvurduğu, üniversite mezunlarının asgari ücret + prim + yol formülü ile bile iş bulamadığı, iş görüşmelerinde "Eğer ormanda bir canlı olsaydınız ne olurdunuz?" gibi garip sorular soran insan kaynakları uzmanlarının ve sigortanın olmazsa olmaz olduğu gerçek ama bir o kadar da fantastik bir dünyayı, mizahın teselli edici, lezzetli dilini kullanarak anlatıyor.

Sinan Sülün ilk hikâye kitabı Karahindiba'da fonda duyulan hevesli bir uğultuyu heyecanlı kalp çarpıntılarıyla dengeliyor ve sıkı bir yazarın geleceğinin müjdesini veriyor.
Okuyun, pişman olmayacaksınız."
-Metin Üstündağ-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 110 okur

  • Dilek Toprak
  • Esas Adam
  • Begüm Kalaycı
  • Tuğçe Kapramcı
  • Aslı
  • Goncagül PALA
  • Nisa Dede
  • pessoa*
  • İbrahim Truhan
  • İndicavia

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%15.6
25-34 Yaş
%46.9
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%9.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.7
Erkek
%25.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.5 (8)
9
%32.4 (11)
8
%14.7 (5)
7
%11.8 (4)
6
%17.6 (6)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0