HEM PASTORAL, HEM FÜTÜRİSTİK (SPOILER ÇIKABİLİR. EMİN OLMAMAKLA BİRLİKTE... HELE Bİ BAŞLAYALIM DA)
"Bilimkurgu okumak demek Simak okumak demektir. Simak'ın öykülerini sevmeyenler, bilimkurgu sevdiklerini söyleyemezler."
Robert A. Heinlein
Böylesi iddialı cümleleri sevmem ve de itici bulurum doğrusu. Ama kitap bittikten sonra Simak'ın, bilimkurgunun hakkını veren yazarlardan olduğuna ikna oldum. Rahatlıkla söyleyebilirim ki BU BİR BİLİMKURGU KİTABIDIR :)
Kitap sekiz öyküden oluşmakta ama durun, hemen birbirinden farklı öyküler okuyacağınız izlenimine kapılmayın. Aksine, burada bir ailenin, belki de edebiyat tarihinin (ben de iddialı konuştum iyi mi) en uzun soluklu jenerasyona sahip ailesinin eşliğinde, kuşaktan kuşağa, dünyanın ve de başka gezegenlerin şekillenişine şahit olacaksınız. Kitabın giriş kısmında, her bir öykünün kendine özel notlarında ve dahi sonsöz kısmında, kitabın içeriğiyle ve bu içeriğe hazırlıkla alakalı birçok anekdot bulacaksınız. Bu bence, yola çıkmadan evvel hazırlanan çıkınlara benzer nitelikte detaylar demek. Çıkınınızı hazırlarsınız, sofra bezi niyetine kullanacağınız bir beze sararsınız, sonrasında düğümünü atar, ucuna da bir sopa bağlayıp sırtınıza vurur yola koyulursunuz. Sahne nostalji etkisi yapmıştır kesin ;) Şimdi diyebilirsiniz ki bunca detayın içerisinde spoiler yeme ihtimalimiz nedir? İhtimal yok değil, lakin beni rahatsız edecek düzeyde bir şeye rastlamadığımı da rahatlıkla söyleyebilirim.
Kitabı uzunca bir süreç içerisinde bitirmiş olmam, sürükleyicilikten mahrum bir kurgudan veyahut zorlayıcı bir dilden mütevellit değil kesinlikle. Hatta haksızlık ettiğimi dahi düşündüm çoğu kez. Yine de bunu şunun için söylüyorum, eğer uzunca bir periyoda yayarak okumaya kalkarsanız, bu bahsettiğimiz ailede, kuşaklar arasında kopuşlar