Adı:
Kentsel Devrim
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755706160
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Révolution Urbaine
Çeviri:
Selim Sezer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Kent ve kentleşme konusu bugün toplumsal, politik ve ekonomik yönleriyle giderek daha fazla tartışılan bir gündem haline geldi; Henri Lefebvre'in eserlerine daha fazla referans verilmesinin, öneminin artmasının nedeni de bu. Kentsel Devrim, Lefebvre'in Mekan'ı toplumsal analizin merkezine alan ilk eseri. Bu bakımdan mekan ve kent konusundaki çalışmalar kadar, sosyoloji, Marksist analiz ve radikal politika için de temel bir metin.

Lefebvre, "toplumun bir bütün halinde kentleşmesi" hipoteziyle yola çıkarak, hep kır-kent çelişkisi içinde ele alınan şehir kavramının ortadan kalktığını, ortaya çıkan "kent toplumunun" yeni yorum ve yaklaşımlar geliştirilmesi gereken karmaşık bir araştırma olarak görülmesi; kentin ise toplumsal analiz ve pratiklerin merkezinde yer alması ve şehirleşme sorunuyla sınırlanmaması gerektiğini öne sürüyor. Onu yalnızca tüketimin ve yeniden üretimin değil, kapitalist üretimin de merkezine yerleştirerek, toplumsal-siyasal mücadeleyi üretim-fabrika eşleşmesinden koparıp, üretim-kent ölçeğine ve vizyonuna taşıyor. Metalaşma, pazar, bürokratikleşme üzerine kurulu soğuk ve modernist kentleşme/şehirleşme yaklaşımını reddederek, kentin sakinlerinin canlı deneyimlerinin altını çiziyor.

Şehir miti, kalıplaşmış biçim ve biçimciliğe karşı, özgün sosyal ilişkiler, kendi kaderini çizebilme ve bireysel yaratıcılığın öne çıktığı bir Kentsel Devrim hayal ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
176 syf.
·Puan vermedi
İnsanlar ilk çağlarda avcılık, toplayıcılık yaparlarken başlangıç yerlerini, işaretleyerek, isimlendirerek belirlemişler ve buralarda toplu halde yaşamaya başlayarak toplumu oluşturmuşlardır. Daha sonra gelişerek buralar köy haline gelmiştir. Fatihler fethettikleri toprakları yönetmek için yerleşim yeri belirlemişler ve burada askerler komutanlar ve iktidar için vazgeçilmez malzemelerin (metal, deri) imal edilmesi için zanaatkarlar ve işçiler barındırmaktadır. Bu işçiler zanaat karlar sadece iktidara çalışmaktadır. Bu politik şehir tepeden tırnağa emir, buyruk ve iktidar demektir. Köylerde politik şehirlerin hakimiyeti altındadır. Bu arada mübadele ve tiçaret hep vardır. Ama başlangıçta şehirlerde yoktur. Toprak sahipleri senyörler seyyar satıcıları, zanaatkarları istemezler aralarında mücadele vardır. İlerleyen zamanda bu mücadeleyi seyyar satıçılar kazanarak politik şehirde etkili olmaya başlarlar. İşler artık senyörler için değil kent için Pazar için üretmeye başlarlar. Devlette bu rekabetten faydalanarak kendi hegemonyasını kurar. Sermayenin büyümesiyle sanayi ortaya çıkar. Sanayi hammadde ve emek güçünün bol bulunduğu için şehirlere yakın kurulur. Bu nüfusun giderek artmasına sebep olur ve tiçari büyüme, mübadele giderek artar bu tiçaret takastan, dünya pazarını açılmaya doğru ilerler. Bu arada şehirler gelişir sokak ortaya çıkar sokakta mekanlar, kafeler insanların bir araya geldikleri yerler ortaya çıkar sokak sahiplenme koruma anlamına gelir. Çünkü mekanın sahiplenmenin olmadığı yerlerde suç oluşur. Sokaklar insanların karşılaştıkları yerdir ama kısa süre sonra araçlar çıktığı için yollar bölünür kenarlarını yaya geçiş yerelleri ve dükkanlar yapılır. Artık sokaklar insanlar günlük geçmek zorunda oldukları. Evle iş arasındaki zorunlu yol haline gelir.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kentsel Devrim
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755706160
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Révolution Urbaine
Çeviri:
Selim Sezer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Kent ve kentleşme konusu bugün toplumsal, politik ve ekonomik yönleriyle giderek daha fazla tartışılan bir gündem haline geldi; Henri Lefebvre'in eserlerine daha fazla referans verilmesinin, öneminin artmasının nedeni de bu. Kentsel Devrim, Lefebvre'in Mekan'ı toplumsal analizin merkezine alan ilk eseri. Bu bakımdan mekan ve kent konusundaki çalışmalar kadar, sosyoloji, Marksist analiz ve radikal politika için de temel bir metin.

Lefebvre, "toplumun bir bütün halinde kentleşmesi" hipoteziyle yola çıkarak, hep kır-kent çelişkisi içinde ele alınan şehir kavramının ortadan kalktığını, ortaya çıkan "kent toplumunun" yeni yorum ve yaklaşımlar geliştirilmesi gereken karmaşık bir araştırma olarak görülmesi; kentin ise toplumsal analiz ve pratiklerin merkezinde yer alması ve şehirleşme sorunuyla sınırlanmaması gerektiğini öne sürüyor. Onu yalnızca tüketimin ve yeniden üretimin değil, kapitalist üretimin de merkezine yerleştirerek, toplumsal-siyasal mücadeleyi üretim-fabrika eşleşmesinden koparıp, üretim-kent ölçeğine ve vizyonuna taşıyor. Metalaşma, pazar, bürokratikleşme üzerine kurulu soğuk ve modernist kentleşme/şehirleşme yaklaşımını reddederek, kentin sakinlerinin canlı deneyimlerinin altını çiziyor.

Şehir miti, kalıplaşmış biçim ve biçimciliğe karşı, özgün sosyal ilişkiler, kendi kaderini çizebilme ve bireysel yaratıcılığın öne çıktığı bir Kentsel Devrim hayal ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • nevzatemreoruc
  • Julien Grasse
  • Feriş yılmaz
  • dünyayadüşenadam
  • Abdurrahman Yeşilbaş
  • Yiğit Çetinkaya
  • Amebix
  • Murat Karahan
  • Seda Akyüz Kızılboğa
  • Murat yanar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%33.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0