Kesişen Hayatlar Kafesi

7,4/10  (5 Oy) · 
9 okunma  · 
5 beğeni  · 
821 gösterim
Aşk yolunda kesişen hayatlar, umut etmeyi de bu yolda öğrenir.

Hollywood'un parlayan yıldızı, modern zamanların Elizabeth Taylor'ı Cathy Deen'in rüya gibi, ışıltılı hayatı paparazzilerle girdiği bir kovalamacanın ardından yaptığı trafik kazasıyla bir kâbusa dönüşür. Thomas ise New York'ta başarılı bir mimarken, 11 Eylül saldırılarında ailesini kaybetmesiyle hayata küser ve Kuzey Carolina'nın dağlık bölgesindeki şirin bir kasabada inzivaya çekilir. Bu iki yabancının birbirleriyle ve kendileri gibi olanlarla kesişen hayatları onları hiç bilmedikleri, mütevazı bir hayata sürükler. Aşkı, güzelliğin önemini yahut önemsizliğini, kaybetmeyi, pişmanlıkları ve hayata tutunmayı sorguladıkları, umutla dolu yepyeni bir dünya Kesişen Hayatlar Kafesi'nde onları beklemektedir şimdi…

"Kesişen Hayatlar Kafesi sımsıcak, eğlenceli, çok yönlü, duygusal, romantik ve derin… Deborah Smith'in en büyük, en iyi ve en iddialı romanı."
-BelleBooks-

"Hiç ummadık bir vefanın ve yaralı iki insanın hayatta kendi yollarını aramasının baş döndürücü hikâyesi…"
-Publishers Weekly-

"Deborah Smith çağdaş, romantik kurgu geleneğinde unutulmayacak, dokunaklı bir hikâye yaratmış."
-Booklist-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2015
  • Sayfa Sayısı:
    512
  • ISBN:
    9786053485865
  • Çeviri:
    Zeynep Yeşiltuna
  • Yayınevi:
    Novella Yayınları
  • Kitabın Türü:
kitapevreni 
15 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 8/10 puan

•Dünyaca ünlü güzeller güzeli Hollywood yıldızı Cathryn Deen, hayatta her istediğine sahiptir. Bir gülümsemesiyle elde edemeyeceği bir erkek, başaramayacağı bir rol, kazanamayacağı bir kalp yoktur. Zengin bir kocası, piyasaya sürmek üzere olduğu bir makyaj markası vardır. Ömrü boyunca güzelliği sayesinde önünde her kapının açılmasına alışıktır. Ta ki paparazzilerden kaçarken geçirdiği trafik kazasına kadar... O artık vücudunun yarısı korkunç derecede yanmış, yaşamaya nasıl devam edeceğini bilmeyen, bir anda yapayalnız kalmış bir kadındır.
•Onu hayata döndürmeye çalışan uzak akrabası Delta ve onun meşhur çöreklerinin ve eşini çocuğunu 11 Eylül saldırısında kaybetmiş, en az kendisi kadar yaralı Thomas'ın sayesinde hayatta kalma savaşı vermeye başlar.
•Kitapta beni en çok etkileyen şey, yanık kurbanı olan bir aktris ile ailesini feci bir şekilde kaybetmiş bir mimarın birbirlerinin yaralarını sararken, aynı zamanda ailesi ve evi olmayan iki küçük kıza da bir aile verme çabaları oldu. Acıları, korkuları ile kendileri başa çıkamadıklarında bir diğerinin desteğiyle ayakta kalmaları. Thomas'ın cep telefonlarını yiyip duran keçi Çapkın'ı da ayrı bir sevdim. Daha birbirlerini görmeden, birbirlerine aşık olmalarını sevdim. Kısacası kitabın hikayesi ve verdiği duyguları sevdim diyebilirim.
"Ormanda yok ikiye ayrılıyordu, kimsenin seçmediğini seçtim ben, bütün farkı yaratan da bu oldu zaten."