Kimlik, Tanınma Mücadelesi ve Şarkiyatçılık Edward Said’in İzinde

·
Okunma
·
Beğeni
·
116
Gösterim
Adı:
Kimlik, Tanınma Mücadelesi ve Şarkiyatçılık Edward Said’in İzinde
Baskı tarihi:
8 Şubat 2019
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053161530
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Türkiye’de yaşayan insanlar olarak çok uzun süredir kimlik meseleleriyle, deyim yerindeyse, “başımız belada”: “Modern Batı” ile ilişki içinde kendimizi kim veya ne olarak öne sürmek istediğimiz sorusu düşünce ve siyasetin önemli konularından biri olageldi. Öte yandan kimlik meselesi, dünyada ve Türkiye’de başka içeriklerle de siyasal ve toplumsal mücadelelerin başlıca konuları arasında yer alıyor: çok çeşitli kesimlerin resmi ve gayriresmi tanınma talepleri, retler, siyaset ve hukuk alanlarındaki tartışma ve çatışmalar… “Kimlik siyaseti” denen bu sıcak gündemin karşısında (veya yanı başında) şimdilerde geri plana itilmiş gibi görünen köklü bir mesele olarak “sosyal adalet” gündemi de var. Bu iki siyaset tarzının birbirini dışlayıp dışlamadığını da tartışan Kimlik, Tanınma Mücadelesi ve Şarkiyatçılık, kimlik kavram ve siyasetinin mahiyeti ve sınırları üzerine etraflı bir düşünme çabası. Kolay çözümlere teslim olmamak için felsefeye ve kurama, soyutluğa düşmemek için de toplumsal hareketlere ve tarihe bakıyor. Kılavuz kabul ettiği Edward Said’in düşüncesini açımladığı kadar dünyayı anlamak için de kullanıyor. Başta sosyal ve beşeri bilimlerde çalışanlar olmak üzere okurlarımızın ilgiyle okuyacağına inanıyoruz.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kişi "gerçekte ne olduğu"nu, kendisini
" o âna uzanan tarihsel sürecin bir ürünü olarak ",
bu tarihsel sürecin yüklediği " iz" lerin " dökümünü derleyerek " anlayabilir.
Hintliler aşırı derecede ılımlıdırlar , kendi eylemlerinin öznesi olduklarını düşünmezler... Avrupalılar ise...esnediklerinde bile bu başarının dünya tarihi yıllıklarına kayda değer bir hareket olarak geçirilmesi gerektiğini düşünürler. Gururlu uluslar, bir tarihsel yazın bolluğuna sahiptirler. Bizim ise hiçbir şeyimiz yok.
... bir söylem olarak incelenmedikçe, Aydınlanma sonrasında Avrupa kültürünün Şark'ı siyasal, sosyolojik, askeri, ideolojik bilimsel, imgesel olarak çekip çevirebilnesini - hatta üretebilnesini - sağlayan o müthiş sistemli disiplinin anlaşılması olanaksızdır. (2005b:13)
Ülkelerimizi gerileme, kötürümleşme veya çöküşten muhafaza etmeyi gerçekten istiyorsak, ulusal bilinçten toplumsal ve politik bilince doğru hızla makas değiştirmemiz gerekir...Milliyetçilik...çok hızlı bir şekilde toplumsal ve politik bilince, hümanizme dönüştürülmezse, çıkmaz bir sokağa girmiş olur. Az gelişmiş ülkelerin burjuva liderliği ulusal bilinci verimsiz bir şekilciliğe mahküm eder... Ulusun canlı ifadesi...erkek ve kadınların aydınlanmış ve tutarlı praksisidir.
Şarkiyatçılık, Doğu' yu ontolojik ve epistemolojik açıdan farklı bir bütünlük olarak inşa ederken Batı ' yı kendisine özdeş bir kimlik olarak mevcuda getiren egemen bir söylem biçimidir.
Tarihsel sürecin bıraktığı izleri araştırmak öncelikle kişisel-toplumsal tarihin kayıt defterini tutmayı gerektirir ve bu tür bir arşiv çalışması az çok bütünlüklü bir anlatının yapılandırılmasıyla yan yana yol alır. Şarkiyatçılık, belli bir anlamda, bu anlatıyı çarpıtan büyük bir anlatı olan Şarkiyatçı söylemin soykütüğünün çıkarılmasına yönelik muazzam bir entellektüel çabadır.
Sömürgeci bakış siyah öznelliği parçalar; aynı zamanda onu şey benzeri bir kategori olarak bütünselleştirerek şeyleşme sürecini başlatır.
Said'in entelektüel girişiminin en öğretici etik-politik öngörülerinden biri de kimlikçi düşüncenin Siyonizm, milliyetçilik, ırkçılık, Avrupa-merkezcilik, Şarkiyatçılık, Garbiyatçılık gibi farklı tikelci formlarda tezahür ederek politik dünyayı bir kültür savaşları durumuna çevirebileceğidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kimlik, Tanınma Mücadelesi ve Şarkiyatçılık Edward Said’in İzinde
Baskı tarihi:
8 Şubat 2019
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053161530
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Türkiye’de yaşayan insanlar olarak çok uzun süredir kimlik meseleleriyle, deyim yerindeyse, “başımız belada”: “Modern Batı” ile ilişki içinde kendimizi kim veya ne olarak öne sürmek istediğimiz sorusu düşünce ve siyasetin önemli konularından biri olageldi. Öte yandan kimlik meselesi, dünyada ve Türkiye’de başka içeriklerle de siyasal ve toplumsal mücadelelerin başlıca konuları arasında yer alıyor: çok çeşitli kesimlerin resmi ve gayriresmi tanınma talepleri, retler, siyaset ve hukuk alanlarındaki tartışma ve çatışmalar… “Kimlik siyaseti” denen bu sıcak gündemin karşısında (veya yanı başında) şimdilerde geri plana itilmiş gibi görünen köklü bir mesele olarak “sosyal adalet” gündemi de var. Bu iki siyaset tarzının birbirini dışlayıp dışlamadığını da tartışan Kimlik, Tanınma Mücadelesi ve Şarkiyatçılık, kimlik kavram ve siyasetinin mahiyeti ve sınırları üzerine etraflı bir düşünme çabası. Kolay çözümlere teslim olmamak için felsefeye ve kurama, soyutluğa düşmemek için de toplumsal hareketlere ve tarihe bakıyor. Kılavuz kabul ettiği Edward Said’in düşüncesini açımladığı kadar dünyayı anlamak için de kullanıyor. Başta sosyal ve beşeri bilimlerde çalışanlar olmak üzere okurlarımızın ilgiyle okuyacağına inanıyoruz.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Enise Dal
  • naab
  • Mâverâî
  • Malayani

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0