Kırılma Noktası

·
Okunma
·
Beğeni
·
666
Gösterim
Adı:
Kırılma Noktası
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750714092
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Kırılma Noktası
Kırılma Noktası
Kırılma Noktası'nda Yiğit Bener, 17 Ağustos Körfez depremini yazıyor: Öğretim görevlisi Selin, bu depremde yıkılan yaşamları, ama aynı zamanda yurt içinden ve dışından gelen o olağanüstü insani dayanışmayı ele alan bir roman yazmaya karar verir. Üç farklı yoldan ilerleyen kurgu, hem Selin'in bu yazı sürecinde yaşadığı duygusal depremi, hem enkazın altında çöken düzeni ve o düzenin dişlisi olarak gördüğü düşünce kalıplarını sorguladığı romanını, hem de yazdıklarını paylaştığı Amerika'daki arkadaşı Levent'in roman hakkındaki eleştirel yorumlarını aktarıyor.

"O geceyi yaşadık. Olanlar o denli ağırdı ki, zihinlerimiz baş edemedi, birçok duyguyu kaydedemeden bilinçaltına yolladı. Kimimiz suçlular bulduk söylenecek, kimimiz elimizden geldiğince yardıma koştuk, kimimiz korkular içinde kasıldık kaldık, kimimiz de toptan reddetti depremi, yok saydı. (...) Bu kitap, 7.4 şiddetinde, kırk beş saniye süren, resmî kayıtlara göre yirmi bin kişinin öldüğü bir depremden; düzenin dar kalıplarında her saniye ölen milyarlarca ruhtan söz ediyor. Sert sözcüklerle yazılmış bir kitap Kırılma Noktası. Başka türlü yazılamazdı. Sarsıyor."
Birsen Ferahlı
256 syf.
·7 günde·Puan vermedi
İstanbul'da deprem kendini hatırlatınca, benimde can yayınları indirimi ile yolumun kesiştiği kitap bir anda okunma listemde öncelik kazandı. Maalesef hep önlem almak yerine anlık tepkiler veriyoruz sonrada unutup gitmeyi tercih ediyoruz. Deprem tekrar kendini hatırlatıncaya kadar bu döngü devam ediyor. Kitapta 1999 depreminde yaşanılanlar ve deprem hakkında yazılan bir romandan yola çıkılarak edebiyat çevreleri de anlatılmış. Farklı bir tarzı var. İlk kez bir yazar hem kitabını yazmış hem de eleştirmenliğini yapmış. Kesinlikle okunmalı. Depremin sonrasında yaşanılanları ,hissedilenlerle ilgili empati yapmayı sağlıyor. İnsanların travmalarını yenilememek adına özenilse de yine de empati yapacak kadar yaşanılanlar ele alınmış. Deprem kuşağında yaşayan bir ülke olarak depremden korkmak yerine birlikte yaşamayı öğrenmeli, gerekli önlemleri almalıyız. Deprem değil bilinçsizlik ve kötü yapılar insanı öldürüyor. Birçok uzman ilk 72 saat enkazlara ulaşılamadığını belirtiyor. Bu durumda herkes acil afet eylem planını yapmalı, binalarını kontrol ettirmeli, deprem anında çök, kapan ,tutun yöntemini uygulamalı,deprem çantası hazırlayarak, kaçış planını yapmalı.
256 syf.
·Beğendi·10/10
Herkese merhaba,
Kitabı az önce bitirdim ve gerçekten çok beğendim. Romanın konusu hem 17 Ağustos’un acı gerçekleri, çığlıkları, çaresizlikleri, kırılmışlıkları, hem üniversite hocasının roman yazma hem de bu roman yazma aşamasında kendini bulma çabası... Ben açıkçası çok hüzünlendim okurken. Çünkü o depremde yaşananları öylesine gerçekçi sunmuş ki yazar, ağlamamak elde değil hakikaten. Yiğit Bener’in okuduğum ilk eseri... O kadar beğendim ki öteki eserlerini de şimdiden sipariş ettim. Muhakkak okuyun diye bir zorlamaya hakkım yok ama en azından kitapçılara giderken şöyle bir elinize alıp göz gezdirin derim.
... Adam gibi incelemeler yayımlanıyor mu? Yazarın derdi ne, ne ifade etmek istiyor, nasıl bir biçem uyguluyor... merak eden var mı?
Yiğit Bener
Sayfa 228 - Can Yayınları 2. Baskı
Bizler,aslanın aslan terbiyecisinden daha
güçlü olduğunu biliyoruz.Aslında aslan
terbiyecisi de bunu biliyor.Sorun şu ki aslan
bunu bilmiyor.Ama eğer bir gün aslan bunun
farkına varır ve uyanırsa...
 Beyaz ilginç bir renk. Saflığı, temizliği, huzuru da simgeliyor olabilir... ölümü de.
Yiğit Bener
Sayfa 108 - Can Yayınları 2. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kırılma Noktası
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750714092
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Kırılma Noktası
Kırılma Noktası
Kırılma Noktası'nda Yiğit Bener, 17 Ağustos Körfez depremini yazıyor: Öğretim görevlisi Selin, bu depremde yıkılan yaşamları, ama aynı zamanda yurt içinden ve dışından gelen o olağanüstü insani dayanışmayı ele alan bir roman yazmaya karar verir. Üç farklı yoldan ilerleyen kurgu, hem Selin'in bu yazı sürecinde yaşadığı duygusal depremi, hem enkazın altında çöken düzeni ve o düzenin dişlisi olarak gördüğü düşünce kalıplarını sorguladığı romanını, hem de yazdıklarını paylaştığı Amerika'daki arkadaşı Levent'in roman hakkındaki eleştirel yorumlarını aktarıyor.

"O geceyi yaşadık. Olanlar o denli ağırdı ki, zihinlerimiz baş edemedi, birçok duyguyu kaydedemeden bilinçaltına yolladı. Kimimiz suçlular bulduk söylenecek, kimimiz elimizden geldiğince yardıma koştuk, kimimiz korkular içinde kasıldık kaldık, kimimiz de toptan reddetti depremi, yok saydı. (...) Bu kitap, 7.4 şiddetinde, kırk beş saniye süren, resmî kayıtlara göre yirmi bin kişinin öldüğü bir depremden; düzenin dar kalıplarında her saniye ölen milyarlarca ruhtan söz ediyor. Sert sözcüklerle yazılmış bir kitap Kırılma Noktası. Başka türlü yazılamazdı. Sarsıyor."
Birsen Ferahlı

Kitabı okuyanlar 36 okur

  • Sinem Dogan
  • BilgeSevgi
  • Hasan Ulubaş
  • Burçin KAŞTAN
  • Eren Onan
  • Serhat Kınalı
  • jose lorenzo
  • Meltem Çatak
  • Gece
  • Nazlıcan Karakaya

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.6 (1)
9
%5.6 (1)
8
%5.6 (1)
7
%22.2 (4)
6
%22.2 (4)
5
%11.1 (2)
4
%5.6 (1)
3
%0
2
%5.6 (1)
1
%11.1 (2)