Bütün Eserleri- 3

Konuşmalar

Cahit Zarifoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
214
Basım Tarihi:
Eylül 2000
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Zarifoğlu'nun bir konuşması. İncelemeye en uygun yazı bence.
Puan vermedi·214 syf.··
2026 123. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 15:29
Şiir hakkın emrinde olmadı. Rıza-yı Bari'yi gözetmeli. Bunu başarmak elbet zordur. Şiir ersrarlı bir saha. Oraya girince sadece rahmani yetkiler altında kalabilmek, sadece bu etkinin verimlerini şiire giydirebilmek bir nasip meselesi. Şiirin alanına nefsani olanlar ve şeytani olanlar da dahildir. Şair bunlardan kendini koruyabildiği ölçüde korumalı. Benim bunları düşünerek yazdığım bir takım şeyleri "keşke yazmasaydım" dediğim olmuştur. Mümin şair olarak da yazdıklarımdan sorumlu olduğumun bilincindeyim. Yazar, yazar olarak yazdıklarından sorumludur elbet ve bunlardan da sorulacaktır. Yazmanın hangi sahada olursa olsun vebali vardır. Büyük bir mesuliyet... Yazarken pür dikkat olmalı. Bu söylediklerim yeterli sanırım.
1000Kitap
KonuşmalarCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2019444 okunma
8/10
·240 syf.··
2020 264. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2020 23:04
Cahit Zarifoğlu ve Konuşmalar kitabına dair... Cahit Zarifoğlu içine kapanık bir insan. Kendi dünyasını yaşayan bir insan. Az konuşmayı ilke edinen bir insan. Sanırım en belirgin özelliği bu. Hatta kendi arkadaşlarının tabiriyle dışardan bakınca soğuk, ilgisiz, tepkisiz, vurdumduymaz gözüken bir insan. Akif İnan, Cahit Zarifoğlu'yla ilk tanıştığı zamanlarla ilgili şöyle söylüyor : "Hem konuşmalarımıza tanık olurdu, hem de hiç iştirak etmezdi. Kendisini ben çok duyarsız, oldukça da vurdumduymaz, hatta bir parça da fazla modern, züppe bulurdum." (Sayfa 156'da geçiyor.) Ama bu içe dönüklülüğünün arkasında çok da atılımcı, girişimci, yeni yerler, yeni insanlar keşfetmeyi seven bir insan. Başına buyruk, hiç kimseye tam manasıyla açılmayan bir insan Cahit Zarifoğlu. Zira bunu şiirlerinde de görebiliriz. Zarifoğlu'nun şiirlerini okuyanlar bilir ki kapalı bir dili vardır. Anlaşılması zor bir dil. Çünkü kendisi de zor bir insan. Herkes tarafından anlaşılmak istenmeyen bir insan... Buna karşılık şayanı hayret derecede insanları çok iyi tanırdı. Rasim Özdenören söylüyor bunu: " İnsanları tanımasıyla ilgili şunu diyeyim, birkaç cümleyle insanların karakterini özetlerdi." (s:160) Yani aslında o sessizliğinin, az konuşmasının ardında, insanları gözlemleme, analiz etme özelliği var. Özgür ruhlu bir insan Cahit Zarifoğlu. Birileri yapsın da ben arkasından gideyim şeklinde bir karakteri yok. Şiirlerinde olduğu gibi yaşantısında da özgün bir karakter. Yeri gelmişken söyleyeyim, sanırım en beğendiğim özelliklerinden biri de şu ki, hiç korkusu olmayan bir insan. "Açlık, sınıfta kalmak, istikbale ilişkin endişeler duymak gibi korkuları yoktu" diyor Alaeddin Özdenören onun için. Zira, Cahit Zarifoğlu lise hayatında 3 yıl sınıfta kalmış bir insan. Evet, tamm 3 yıl sınıfta kalmış.. 2 yıl
Edebiyat
KonuşmalarCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2019444 okunma
Konuşamam Sadece Whatsap:)))
Puan vermedi·238 syf.··
Beğendi
·
2021 40. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2021 19:44
Kitap iki bölümden oluşuyor. 1. Bölüm; Cahit Zarifoğlu'nun röportaj, sohbet ya da dergi ve kitaplar da yayınlanan soru-cevap şeklinde. 2. Bölüm; Zarifoğlu'nun vefatının ardından dostları ve iş arkadaşlarının onun hakkında anlattığı anıları ve eleştirilerine dair soru-cevap niteliğinde. Defalarca Cahit Zarifoğlu'nun kendi ses kaydıyla olan röportajlarını araştırdım ama hiç denk gelmedim. Bu kitapta aslında neden bulamadığım cavabını buldum. Çünkü Zarifoğlu konuşmayı sevmiyormuş! O yüzden kitapta da sadece bir kaç tane röportajı var ve o buna "röportaj" denmesinden hoşlanamıyor. Sohbet edelim diyor ve siz sohbet esnasında merak ettiğiniz bir şey varsa sohbete bu soruları yayarsınız diyor. Şunu söyleyebilirim ki Cahit Zarifoğlu 'na soru sorup bir cevap alabilmek de öyle her yiğidin harcı değil! Hoşlanmadığı, ya da gereksiz gördüğü bir soruya asla cevap vermiyor. Lafı mutlaka evirip çeviriyor ve kendi anlatmak istediği şekle getiriyor. Belki de bundandır bilemiyorum ama kitabın ilk bölümünde o kadar çok tekrara düşülmüş ki, bir yerden sonra bu kaçıncı aynı soru aynı cevap demekten kendimi alamadım. Yoğunlaşılan iki unsur var; Cahit Zarifoğlu'nun şiirlerinin anlaşılmaz oluşu ( ki Zarifoğlu buna şiir mi anlaşılmaz yoksa alıcısımı anlaşılmaz gözüyle bakıyor yani anlayan anlıyor demeye getiriyor ) ikinci konu ise , Zarifoğlu'nun neden son dönemlerinde çocuk edebiyatına yönelmiş olduğu... İlk konu için açıkçası ben de bir çok okuyucu gibi anlaşılmasını zor görüyorum. Bazı cümlelerini defalarca okuduğumu ama yine de anlayamadığımı bilirim. Belki bir kırk fırın ekmek daha:)) Ikinci konuya gelince tam da tahmin ettiğim gibi, çocuklara diye yazılan kitapların aslında anne, baba ve yetişkinlere oluşu. Yani kızım sana söylüyorum gelinim sen anla misali... "Çocuk kitaplarımı önce
KonuşmalarCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2019444 okunma
Puan vermedi·238 syf.··
2017 38. kitabı
Cahit Zarifoğlu’nu sağda solda denk geldiğim şiir parçacıklarından bilirdim ilkin. Okuduğum ilk kitabı oldu bu ve çok şey kaybettiğimi fark ettim. Bilgi yahut tebliği edilecek türden kayıplar değil, fakat büyük bir boşluğu fark ettim son dönemlerde okuduğum kitaplara nazaran. ‘Kitaptan aklımda kalan’ şeklinde bir söz dahi söyleyemem fakat Cahit Zarifoğlu diyebilirim. Yazımızın devamı : 1cay1kitap.com/konusmalar
Şiir
KonuşmalarCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2019444 okunma
Puan vermedi·214 syf.··
2025 8. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 13:20
Zarifoğlu hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz ama ikinci bölümde biraz sıkıldım açıkçası hep şiirlerinin kapalı oluşundan ve şiir akımlarından falan bahsediyordu.
KonuşmalarCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2019444 okunma
Zarif ile Muhabbet
7/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2013 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2013 19:23
Ne kadar söylerse söylesin aklın hep onları süzeceğinden korkan Mevlana’ya hak vermemesi elinde değildir. Ruhunu doyuranların hep çevresindeki dostları olduğu bilinir bilinmesine de yalnızlığından da az beslenmemiş olduğunu anlarız bir taraftan. İsrafı haram görürüz de nedir bu insanlara çok değer vermemiz peki? Gibi konular üzerine de çok düşünmüştür. Öyle zarif ki dünyayı şiirden öte bir kurtarıcı hayra kavuşturamayacağına da inanır. Halimizi hatırımızı soranların artık samimiyetten uzaklaştığını da düşünmektedir. Öyle ki bizi asıl düşünen hatırımızı değil yüreğimizi sormalıydı. Ve daha nice konular. Konuşmayı pek sevmez. Onun için sohbet sonrasını düşünüp notlar almak ve yeniden düşünmek daha değerlidir. Satırlar arasında Zarifoğlu’nu daha da yakından tanıyoruz.
Edebiyat
KonuşmalarCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2019444 okunma
6/10
·240 syf.··
2019 20. kitabı
Cahit Zarifoğlu'u daha iyi tanımak, dünya görüşünü öğrenmek, şiir ve edebiyat hakkındaki düşüncelerini öğrenmek için güzel bir eser. Kitap 2 ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde Cahit Zarifoğlu'nun farklı kişilerle yaptığı konuşmalar derlenmiş. İkinci bölüm ise yazarın yakın çevresinde bulunan özellikle beraber büyüdüğü, aynı okullarda okuduğu, beraber dergiler çıkardığı Erdem Beyazıt, Akif İnan, Rasim Özdenören, Alaattin Özdenören, Nabi Avcı gibi edebiyatçıların Cahit Zarifoğlu hakkındaki görüşlerinden oluşuyor. Cahit Zarifoğlu'nun sert mizacının altındaki sert kişiliğini, dergi çıkardığı zamanlardaki görev bilincini, doğruluğundan emin olduğu şeylerden taviz vermeyişini, çocuklarla olan yakın ilişkisini, sadece şiire değil toplumsal sorunlara yönelen bunları kendisine dert edinen birisi olduğunu daha iyi kavrıyorsunuz. Bazı bölümleri okurken sıkıldım, bazı yerlerde aynı şeylerden tekrar bahsetmişler. Diğer türlü Cahit ağabeyi daha yakından tanımak için güzel bir kitap oldu. Kitapla kalın, keyifli okumalar...
KonuşmalarCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2019444 okunma
Puan vermedi·238 syf.·
2021 4. kitabı
Cahit Hoca'nın Konuşmalar'ı, onun şiirinin özünü anlamamızda çok kıymetli bir kitap. Ondan bahsederken Hoca hitabını kullanmamın sebebi onun yaşantısını okuduğumda gerek gençlere gerek cocuklara gerekse akranlarına karşı bir yol gösterici haliyle tanımam ve gözümde babacan, merhametli bir ifade belirmesinden. Cahit Hoca'yı gerek kendi sözlerinden, gerek dostlarının sözlerinden dinliyor, ona şiirindeki izlenimimizden farklı pencerelerle bakıyoruz bu kitapta. Okudukça muhabbetim daha da arttı Cahit Hocama. Anılarını dostlarından dinlemek çok keyifliydi. Hayatı şiir gibi yaşamış bir şair. Yani şiirdeki o hayret duygusuyla hayata bakabilmiş, sıradanlıklar içindeki tazeliği ve güzelliği görerek, ilgiyle yaklaşmış en basit hadiselere. En küçük şeylerden bir şiir bir ögreti çıkarabilmiş. Hayret makamında yaşamış. Hayatın içinde varolan şiiri yakalamaya odaklanmış. Şairi hep vesile olarak görmüş, hayatın içinde varolan şiiri ortaya çıkaran bir vesile, bir aracı. Rasim Özdenören bu yönü için "onun şiiri kesbî değil vehbî idi" diyor. Onun hayret makamında yaşayışı ve yazışı bir müslüman şair olarak içindeki sorumluluk bilinciyle de birleşince çocuklar için yazmaya başlamış. Şiirlerinden de hissedileceği üzere de hep bir çocuk ruhu saklı kalmış gibidir içinde. Bu çocuk bakışı şiirlerinde mütemadiyen barınıyor. O çocuk hayreti, sorgulayışı, yalınlığı, tutkusu... Kendine çocuklara yazdığı yazılarla ilgili bir soru yoneltildiğinde verdiği cevap çok hoşuma gitmişti: "35-40 yaşlarındaki çocuklar için yazıyorum." Çocuklara diye yazdığı, üstelik çocukların ilgi ve beğeniyle okuduğu hikayelerinde/masallarında aslında yetişkinlere hitap ediyor. Yani çocukları ciddiye alıyor. İçindeki saflığı, dürüstlüğü ve hayreti kaybetmemiş olan büyüklere sesleniyor aynı zamanda. Belki o büyüklerin
Edebiyat
KonuşmalarCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2019444 okunma
6/10
·214 syf.··
2022 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2022 22:37
Bu kitabı özellikle Zarifoğlu’nu tanımak, nasıl bir anlayış içinde yaşadığını öğrenmek ve çevresinin nasıl bir portre çizdiğini öğrenmek isteyenler için bir giriş niteliğinde diyebiliriz. Kitap 2 bölümden oluşuyor. İlk bölümde; Zarifoğlu ile soru-cevap niteliğinde, ikinci bölümde; Zarifoğlu'nun arkadaşlarının onun hakkında anlattığı anıları ve eleştirilerine dair soru-cevap niteliğinde. Zarifoğlu 'na soru sorup bir cevap alabilmek çok zor. Sevmediği, gereksiz gördüğü bir soruya ya cevap vermiyor ya da lafı çeviriyor ve kendi anlamak istediği şekilde anlıyor. Mesela kitaptan bir kısım: FK -Bir yazar, "Bir şair için en dayanılmazı, en kırıcısı ona anlaşılmaz oldugunun söylenmesidir" diyor. Eğer bu söylenen doğruysa yıllardır nasıl dayandınız? CZ -Ben degil, anlaşılmaz bulanlar nasıl dayandılar? Bu soruyu asıl onlara sormak gerekli. :) Kitap şu iki unsur etrafında konuşluyor; Zarifoğlu'nun şiirlerinin anlaşılmaz oluşu (vermiş olduğum örnekte Zarifoğlu cevaplamıştı), ikinci unsur ise; Zarifoğlu'nun neden çocuk edebiyatına yöneldiği?.. Aslında Zarifoğlu çocuklara diye yazdığı kitaplar ebeveynlere ve yetişkinlere. "Çocuk kitaplarımı önce anne babalar okusun,sonra çocuklara okutulsun ve üstüne konuşulsun isterim ben bu niyetle yazdım" diyor Zarifoğlu. Mesleğim gereği bu aralar çocuk kitapları üzerine yoğunlaştım. Zarifoğlu'nun çocuklar adına yazmış olduğu bu kitaplar benim için önem taşıyor. Şimdi ikinci bölümden bahsedeyim: Zarifoğlu'nun hayata bakış açısı, kişiliği ve özgünlüğünü çok daha iyi anlıyoruz. Bu kitapta onu övebilecek arkadaşlarından değildim ama kendi çevreme onu en güzel övgüyle anlatıyorum. Sizde yedi güzel adamdan biri olan bu güzel şairi tanımak için ilk bu kitaptan başlayabilirsiniz.
Edebiyat
KonuşmalarCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2019444 okunma
8/10
·238 syf.··
2020 35. kitabı
Nev'i şahsına münhasır bir adam Cahit Zarifoğlu. Şiirleri farklı, konuşması farklı, düşünce yapısı farklı. Kitapta yer alan röportajlardan da göreceksiniz, değişik bir üslubu var. Aynı şiirleri gibi. Sorulan sorulara alakasız cevaplar vermiş dediğiniz anda, bir bakıyorsunuz soru ve cevap bir bütünlük yakalayıvermiş. Afganistan savaşına ve oradaki çocuklara ithafen şiirler yazabilecek kadar, başkasının derdiyle dertlenen, Yunus Emre gibi, herkesin anlayabileceği şiirler yazmak isterdim diyecek kadar da, kendine eleştirel bakabilecek yüreklilikte bir insan. Çocukları seven, çocukları mutlu etmeye, onlar için faydalı şeyler yapmaya çalışan insan, iyi bir insandır ve ona sonuna kadar güvenebilirsiniz. Neden? Çünkü, içinde merhamet vardır. Ve çünkü, içinde saf sevgi vardır. İşte Zarifoğlu böyle bir adamdır. Zarifoğlu'nu tanımak isterseniz, muhakkak bu kitabı okuyun. Hatta, diğer kitaplarını okumadan önce, bunu okuyun. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde Zarifoğlu ile yapılan röportajlara yer verilmiş. Bu kısımda, Zarifoğlu kendi düşünce dünyasını, edebiyat anlayışını, dünyaya bakışını anlatmış. İkinci kısımda ise, arkadaşları, dostları Zarifoğlu'nu anlatmış. Zarifoğlu ile yapılan röportajlar olduğu gibi kitaba alındığından ve bir kısım sorular her röportajda sorulduğundan, okurken tekrarlar oluşuyor. Yapılan röportajların bütünlüğü açısından, bu durum normal karşılanabilir. Velhasıl, Zarifoğlu'nu merak ediyorsanız, bu kitabı okuyabilirsiniz.
KonuşmalarCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2019444 okunma

Yazar Hakkında

Cahit ZarifoğluYazar · 35 kitap
Abdurrahman Cahit Zarifoğlu, Türk şair, yazardır. Aslen Kahramanmaraşlı'dır. 1940 yılında Türkiye'nin başkenti Ankara'da doğmuş olan şairin çocukluğu Kahramanmaraş'ta geçmiştir. Edebiyata, Kahramanmaraş Lisesi'nde iken şiir ve kompozisyon yazarak başlamış, lise sonrasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde okumuş ve buradan mezun olmuştur. Öğrenciliği sırasında çalışmak zorunda kalınca, sayfa sekreteri olarak çalışmış yine bu dönemde Diriliş Dergisinde çeşitli şiirleri yayımlanmıştır. 1976'dan sonra, kurucularından olduğu, Mavera Dergisinde şiirleri, birkaç hikâyesi, senaryo çalışmaları, günlükleri ve "Okuyucularla" ismini verdiği sohbetleri yayımlanmıştır. Değişik zamanlarda ilkokul öğretmen vekilliği ve Almanca öğretmenliği yapmasının yanı sıra, Mavera Dergisi'ni çıkartmaya başladığı süreçte TRT Genel Müdürlüğü'nde mütercim sekreter olarak da görev almıştır. 1987 yılında vefat etmiştir. Mezarı Beylerbeyi'ndeki Küplüce mezarlığındadır. “Yedi Güzel Adam” adıyla anılan isimler Türk edebiyatına damga vuran Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Mehmet Akif İnan, Alaeddin Özdenören ve Ali Kutlay'dır. Yolları Kahramanmaraş'ta kesişen 7 Güzel Adam'ın eğitim gördüğü 169 yıllık tarihi Maraş Lisesi 2019 mart ayında müzeye çevrilmiştir.