Küplüce'deki Köşk

Sâmiha Ayverdi
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
292
Basım Tarihi:
2006
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
ISBN:
9789757677017
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·292 syf.··
2021 88. kitabı
Bir şehri hayal ederken pek çok şey gelir insanın aklına. Şehrin devrik cümleleri sokaklar, lisân-ı hâfîsi mezarlıklar, lisân-ı iştikâsı kahvehâneler...nefes nefes rüzgarlar, zikr-i hâfî gölgeler, âbidâne dergâhlar...çarşı ortasında halvet-der-encümen camiler...zâkir serviler, musikişinâs minâreler...suya teşne çeşmeler, zamana teşne sebiller... Nerede kabirlere terkedilmiş insanları bu hayal şehrin? Kabirleri kalbine yerleştiren bu güzel şehirde, ölülerimizle yaşamayı unuttuk. II. Mahmud türbesinin önünden her geçişimde bir tarih kitabın mermerden yapılmış cildine dokunmuş gibi olurum. O daracık alanda, koca bir tarihin birkaç isim ile nasıl hülasa edilebildiğini hissederim. Hülasa demek birçok ismi unutmak demektir! Hangi isim unutmaya terk edilebilir vicdan?! Samiha Ayverdi ömrünün sonlarına doğru hatıralarını kaleme almaya karar veriyor. Bu kararın altın bir meyvesi Küplüce'deki Köşk. Samiha Hanım olmasa kitapta bahsedilen pek çok isim bilinmeyecekti belki de. Bir zamanlar bu şehrin sokaklarında dolaşmış, bu şehrin havasını solmuş, kubbeleri altında âmin demiş, denizinden gelen meltemlerle serinlemiş, mezarlarında ölümle selamlaşmış ve gün geşmiş ölümle bu şehirde vuslata ermiş pek çok insan... Kitapta elbette başka şehirlerden de haberler var, meşhur insanlardan da. Ama tarihin perdesi iniyor ve yaşım ilerliyorken, kendimi unutulmuşluğun âsûde iklimine hicret etmiş fânilere daha yakın bulmaya başladım. Evet içimde bir şöhret sancısı bâkî kalacak biliyor ve hissediyorum. Ama belki bir gün unutulmuşluğumu kendime şahit kılabileceğim bir acziyet anım olacaktır. Adle boyun eğmenin kudretini, adaletsizliğe maruz bırakılmanın mağduriyeti ile eş tutmanın hüznünü yaşıyorum...
Küplüce'deki KöşkSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 200630 okunma
10/10
·292 syf.··
2021 34. kitabı
Samiha Ayverdi yine anlatırken yaşatmış , yaşatırken hissesini vermiş. Hepimiz bir gün vadesini doldurduğumuz bir hayatı bırakıp gideceğiz. Neler yaşadık,neler yaşattık,heybemizi nasıl doldurduk filmin sonu gelmeden bilmeyiz ama yazarın kitaplarındaki bütün gerçek şahıslar bu filmi bitirdi okuru derinden etkileyende bu oluyor herkesin yaptığını görmeden ölmeyeceğini görmek bizlere güzel bir uyarı olsa gerek ..
Küplüce'deki KöşkSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 200630 okunma

Yazar Hakkında

Sâmiha AyverdiYazar · 63 kitap
Sâmiha Ayverdi (d. 25 Kasım 1905, İstanbul - ö. 22 Mart 1993, İstanbul), Türk mütefekkir ve mutasavvıf yazar. Roman, hikâye, hatırat, makale ve inceleme türünde yapıtlar verdi. Rifailik tarikatına bağlı idi. Piyade Kaymakamı (Yarbay) İsmail Hakkı Bey ile Fatma Meliha Hanım’ın kızıdır. Mimar ve tarihçi yazar Ekrem Hakkı Ayverdi'nin kız kardeşidir. Şehzadebaşı semtinde doğan Samiha Ayverdi, Süleymaniye Kız Numune Mektebi'nde eğitim gördü; daha sonra özel derslerle eğitimini sürdürdü. Çok iyi derecede Fransızca öğrenerek tarih, tasavvuf, felsefe alanlarında kendini yetiştirdi. Ayverdi, Kubbealtı Cemiyeti kurucu üyesidir. Ayrıca, İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul ve Yahya Kemal Enstitülerinde faal üyeliklerde bulunmuş, 1966'da Türk Ev Kadınları Derneği'nin (Türk Kadınları Kültür Derneği) kuruluşuna önayak olmuş, 1970'te ağabeyi ile birlikte Kubbealtı Cemiyeti'nin kurulmasını sağlamıştır. 22 Mart 1993 tarihinde ölen Sâmiha Ayverdi'nin mezarı, İstanbul Zeytinburnu'ndaki Merkez Efendi Camii'nin bahçesindedir.. İstanbul'un Fatih ilçesinde Edirnekapı'dan Saraçhane'ye kadar uzanan Fevzipaşa caddesi ve Hırka-i Şerif Camii yakınındaki Koyun Baba Parkı'nda 1976 yılında ağaçlandırma çalışmaları yaptırdı. Eserleri Samiha Ayverdi, 1938'de ilk romanı Aşk Budur'u (Aşk Bu imiş) yayınladı. 1946'dan itibaren daha çok fikir ve tarih eserlerine ağırlık verdi. Yapıtlarında, tarihi yoğun biçimde kullanmıştır. İnceleme yazıları ve romanları İstanbul üzerinedir. Tasavvuf düşüncesi ve tarih özellikle romanlarında canlanmış, Kenan Rifai'yi eserleri yoluyla okuyuculara tanıtmaya çalışmıştır. "Batmayan Gün" ve "İnsan ve Şeytan" adlı romanları geçmişi arayışının ürünleridir. Geçmişe duyduğu özlemi en iyi yansıtan romanı 100 Temel Eser listesi'nde de yer alan İbrâhim Efendi Konağı'dır. Kubbealtı Neşriyat tarafından Samiha Ayverdi Külliyatı adıyla çıkan kitapların sayısı 47 adettir. Ödülleri 1978’de Türkiye Millî Kültür Vakfı Armağanı; 1984’te Millî Kültür Vakfı tarafından verilen Türk Millî Kültürüne Hizmet Şeref Armağanı; 1985'te Yeryüzünde Birkaç Adım isimli eseri nedeniyle Boğaziçi Yayınları tarafından Boğaziçi Başarı Ödülü almıştır . 26 Nisan 1986’da, Türk Edebiyat Vakfı tarafından kendisine "Millî Sanata Hizmetleri"nden ötürü bir plaket sunulmuştur. 1988 yılında yayınlanan “Hey Gidi Günler Hey” isimli eseri nedeniyle, Türkiye Yazarlar Birliği'nce kendisine Yılın Dil Ödülü verilmiştir. 1990'da Başbakanlık aile araştırma kurumu kendisine bir şükran plaketi sunmuştur. 1992 yılında Türkiye İlim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği'nce (İLESAM) verilen Üstün Hizmet Ödülü'nü almıştır. İstanbul, Fatih'te Vatan Caddesi üzerinde bulunan Vatan Anadolu Lisesi'nin ismi 2005 yılında değiştirilerek, Samiha Ayverdi Anadolu Lisesi yapılmıştır. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâmiha_Ayverdi