Adı:
Kuşlar
Baskı tarihi:
Ekim 2021
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050820911
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
“Evde bir iz kaldı. Kuş vuruldu, gözlerini yumdu, taşın altına kondu – ancak iz kaldı.” Buz Sarayı’nın yazarı, İskandinav Edebiyat Ödülü sahibi Tarjei Vesaas’tan, nahif olduğu kadar şiddetli, aldatıcı basitlikte, sarsıcı bir roman: Kuşlar... Kahramanımız Mattis, ablası Hege ile Norveç ormanlarının derinliklerinde bir gölün kıyısındaki kulübelerinde yaşar. Mattis bedenen bir yetişkin olsa da hayata çocuk gözleriyle bakar, öyle çalışır onun aklı. Ablası, ördüğü kazaklarla evi geçindirirken Mattis’i de insan içine çıkmaya, çalışmaya teşvik eder. Sonunda kayıkçı olmaya karar veren Mattis’in ilk ve tek yolcusu olan yabancı, hayatlarını hiç ummadıkları şekilde değiştirecektir... XX. yüzyıl İskandinav edebiyatının en önemli isimlerinden Tarjei Vesaas’u zirveye taşıyan romanı Kuşlar, ilk defa Türkçede; Deniz Canefe’nin kusursuz çevirisiyle... “Bir başyapıt.” – Literary Review “Gerçek bir edebî şaheser.” – Publishers Weekly “Okumaktan özellikle zevk aldığım roman.” – Doris Lessing
240 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Norveçli yazar Tarjei Vesaas’ın 1957 yılında kaleme aldığı romanı Kuşlar, İskandinav edebiyatından hoşlanan herkesin seveceği bir roman. Evi geçindirmeye çalışan ablasıyla beraber Norveç’in ücra bir kasabasında yaşayan, zihinsel engelli Mattis’in öyküsü. Durağan, sakin, dingin ama masumiyete, insan karakterine, toplumdan dışlanmaya, yalnızlığa ve hayatla baş etmeye dair çok güzel ve naif bir roman. Pek fazla olay ve karakter olmamasına rağmen akıp giden ve okura dokunabilen, benim de çok severek okuduğum bir kitap oldu. İskandinav edebiyatı seven herkese tavsiye ederim.
240 syf.
·2 günde·6/10 puan
Çevremizde "alık, saf, deli " diye nitelendirilen kişilere mutlaka tanık olmuşuzdur. Kitabın kahramanı Mattis de çevresinden etiketlenme ve dışlanma hususunda nasibi almış ablasıyla yaşayan yalnız biridir. Konu olarak Fareler ve İnsanları anımsatsa da içeriğinin işlenişi ve dilinin basit oluşuyla kesinlikle yanında masum kalır. Hiçbir sürükleyiciliği olmayan ve sürekli tekrara dayalı işlenişi kitabı sıkıcı kılabilir. Ki kitabın arka kapağındaki açıklamasını okusanız bile yeterli, içeriğinde ek olarak görebileceğimiz hiçbir bilinmeyen yok. Kısacası 250 sayfalık kitabı 5 satıra dökmüş desem yerinde olur. Ama şunu söyleyebilirim ki Fareler ve İnsanlar kitabı gibi acımasız olmadığı için her yaş grubuna okutulabilir. Hiç değilse az buçuk da olsa toplum tarafından izole edilen kişilere dair öngörü sahibi olunabilir diye düşünüyorum.
Mutlaka okunmalı mı derseniz kesinlikle hayır.
240 syf.
Son zamanlarda okuduğum en ilginç kitap. Hem konusu hem de anlatımı hayret verici. İçinde Shakespeare'in trajedyalarından kopup gelmiş bir şeyler var sanki, Mattis'in olan biteni yorumlayışı bana Macbeth'in kendini gerçekleştiren kehanetini anımsattı. Dahası kitabın daha önce okuduğum ve anımsayabildiğim kadarıyla Steinbeck'in Fareler ve İnsanlar'ıyla da ilişki kurarak okunabileceğini düşünüyorum. Söyler misiniz bana, Mattis, yalnız kalmaktan korkan, hep bir yol arkadaşına ihtiyaç duyan, tüylü küçük hayvanları seven Lennie Small'un yirmi yıl sonraki hâli değil de ne?
240 syf.
Konusu güzel ama çeviri berbat. Bu haliyle okumak çok zor. Kitapta fazla hareket yok ama karakterler çok canlı. Keşke her dil bilen çeviri yapmaya çalışmasa...
240 syf.
·7/10 puan
Mahallenin delisi diyebileceğimiz zeka geriliği olan bir adam... Mattis. Ve onun ablası Hege... Ömrünü kardeşine vakfetmiş, sırtında taşımış, onun için toplumdan uzaklaşmış vefalı bir kadındır Hege. İkisi arasındaki serencameyi okurken bazen Hege’ye hayran kaldım, bazen ona kızdım. Muhakkak zordur böyle bir hayat! Okumamın üstünden biraz zaman geçtikten sonra ise onu anlayıp hak verdim. “I am Sam” diye bir film var. Ben buradaki Mattis’i o filmdeki Sam’e çok benzettim. Sanki senarist bu kitaptan esinlenmiş gibi geldi bana! Ayrıca kitabı tarz olarak “Küçük Prens” ve “Fareler ve İnsanlar” kitaplarına benzetenler de var. Ben çok hissedemedim ama yorumlara baktığınızda çevirinin biraz problemli olduğunu söylüyorlar. Yazar edebiyat dünyasında takdir edilen bir adam. Otuz kez nobele aday gösterilmiş. Aynı zamanda şair. Belki çeviriden kaynaklı olarak eserin şiirselliği vardı da biz alamadık? Bilmiyorum! İlk defe bir iskandinav eseri okudum. Yazarın “Buz Sarayı” isimli eseri de çok meşhur. Onu da okumak farz oldu.
240 syf.
·10/10 puan
Tarjei Vesaas'ın Kuşlar'ını okudum. Şimdi etrafa çocuk gözüyle nasıl bakarım alıştırmaları yapıyorum. Belki de çocukluğuma inip, o dönemdeki eşyalar, varlıklar ve sözler âlemimde nasıl yer ediyorlardıyı düşünmem lazım. Belki de benim olmayanların elimden nasıl kaydıklarını, sahiplendiklerimin beni nasıl da yüzüstü bıraktıklarını düşünüp yazmam lazım. Kayık misali akıp giden hayata, belki Mattis gibi bir akşamüstü, göl yüzeyi durgunken, ölüm meleğinin kayığın en çürük yerine bir tekme atmasıyla, herhangi bir çırpınma emaresi göstermeden çekip gitmeyi yazmam lazım.
240 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Tarjei Vesaas, beni etkilemeyi çok iyi başaran bir yazar. Yazdığı kitaplar sade ve yalın bir şekilde ilerlerken, ansızın derinlere iniyor geri çıkıyor. Düşüncelere dalıyorsunuz, hüzünleniyorsunuz. Kahramanlarla empati yapmaya çalışıyorsunuz. Bu kitap bana John Steinbeck’in Fareler ve İnsanlar romanını anımsattı. Mattis, öyle saf öyle iyi ki. Hege’yi zaman zaman sıkıyor ama içindeki saflıkla kimseye zarar veremez. İki kardeşin hikayesi, kimine yalın gelebilir. Kimine ise oldukça derin ve hüzünlü...
240 syf.
·9 günde·Beğendi
Her ay okuma listesi yaparken, bir ya da daha fazla kitabı Norveç edebiyatından seçiyorum. Bu ay üç ayrı Norveçli yazar okudum. Bunlardan ilki daha önceki aylarda "Buz Sarayı" isimli kitabını okuduğum Tarjei Vesaas'ın "Kuşlar" isimli eseriydi. Buz Sarayı'nı paylaşma imkanım olmadı ama mutlaka okunmalı diyorum bu masalsı, Norveç'in doğasının fon oluşturduğu kitabın.

Romanın ana karakteri Mattis zihinsel engelli ve ablasıyla birlikte doğayla içiçe yaşamaktadır. Mattis'in engelinden dolayı, başkalarıyla kuramadığı insani ilişkiler, onu doğaya karşı daha duyarlı hale getirir. Saf ve iyi kalpli Mattis'in dingin yaşamı, eve gelen bir yabancıyla altüst olur.

Müthiş bir anlatım, müthiş duygusallık, okurken gözönünde canlanan doğa, bir film izler gibi, her detayıyla içine alan bir hikaye Mattis'in hikayesi. Başı da, sonu da çok etkileyiciydi.

Bu kitabı okuyun mutlaka.
.
.
#kuşlar #tarjeivesaas #norveçedebiyatı #ceviri #denizcanefe #timaşyayınları
#2021
okumalarım #mart2021okumalarım #kitaptavsiyesi #okumaönerisi
240 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Bazı kitaplar vardır, kitaptan çok yazarına hayran kalırsınız. Bu kitap bunun güzel bir örneği.
Eserde olay yok denecek kadar az, kişi sayısı aynı şekilde. Hâl böyleyken sadeliğiyle insanı çarpan bu kitapta yazarın anlatımına ve çözümleme gücüne, meseleleri göze sokmaktan ziyade sezdirmesine hayran kalmamak mümkün değil. Başından sonuna kadar iyi düşünülmüş, özenle yazılmış bir metin.
Mattis gibi zor bir kahramanı bu şekilde işlemek büyük yazarlara has olsa gerek.
Farklı bir kahraman, farklı bir kitap okumak istiyorsanız tavsiyemdir.
240 syf.
·78 günde·7/10 puan
-Evin idaresini yapmaya çalışan ablasıyla zihinsel engelli Mattis’in öyküsü anlatılıyor. Toplum tarafından dışlanmaya, geçim kaygısına, yalnızlığa dair güzel bir roman.
Bir kaç yerde tekrara dayanılmış olsada konu itibariyle yine de akıcı bir dile sahip.
•İskandinav edebiyatı okumayı seven herkesin seveceği, çok sevmese bile okumaktan pişman olmayacağı tarzda bir kitaptı.
-Okurken yer yer hızlı, yer yer de ağır ilerledi konu benim için açıkçası.
Ama öyle kötü anlamda değil, bana hikaye çok tanıdık geldiğinden dolayı kitabı okurken hep aklıma “Fareler ve İnsanlar” romanı geldi.
Sizde bu iki kitabı okursanız bir çok benzerlik görmeniz mümkün ama iki kitapta okumaya değer.
240 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10 puan
🖋 Norveç'in bir orman köyünde ablası Hege ile yaşayan akli dengesi yerinde olmayan kardeşi Mattis’in hikayesini okuyoruz. Mattis dünyaya çocukça bakan, etrafındaki insanların kendisinden daha akıllı ve güçlü olduklarını düşünen bu yüzden kendisini iç dünyasına kapatan biridir. Kitap boyunca onun karışık iç dünyasını, topluma ve doğaya karşı mücadelesini görüyoruz. Dağdan gelen bir oduncu iki kardeşin dünyalarına girerek onların yaşamını değiştirecek. Bununla birlikte Mattis’in değişen yaşantısı ve düşünceleri okuyanları etkileyeceğini düşünüyorum. İskandinav Edebiyatını bu dönem çok severek okuyorum. Yazarın okuduğum ilk eserini sevdiğimi söyleyebilirim. ‘Buz Sarayı’ adlı eserini önümüzdeki ay okumayı düşünüyorum. Kitaplarla ve sevgiyle kalınız.
240 syf.
·3 günde·7/10 puan
Tarjei Vesaas kuzeyin dinginliğini çok güzel bir şekilde yansıtmış kitaba. Yaptığı tasvirler ve kullandığı yalın dil sayesinde de sanki oradaymışım gibi bir hisle okudum kitabı. Mattis’e de gerçekten bayıldım. Baştan sona kaybetmediği o içindeki çocuk sayesinde tebessümle okudum bütün kitabı. Olayların başlarında çevresine aldırış ediyor gibi görünse de sonradan her seferinde kendi başının dikine gitmesi çok hoş bir şeydi bence. Kim olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın karakterinden asla ödün vermedi baştan sona. Ama Mattis her ne kadar kitabı tek başına sürüklese de bazı ayrıntılar kitabı biraz aşağı çekti benim açımdan. Diğer karakterlerin üstünde pek durulmadı. Hege’nin karakter gelişimi bir anda gerçekleşti ve bu beni biraz rahatsız etti. Başta sempati duyduğum Hege bir anda karakterinin tersi bir şekilde davranışlar göstermeye başladı. Kitap Mattis’in bakış açısından gittiği için böyle olmuş olsa da gene de bir şekilde bu kısımların altı daha da doldurulabilirdi. Zira bu şekilde Mattis’in hislerini de daha iyi anlardık.
...
Çevredekiler daha güçlü, daha bilgiliyse ne yapılabilir?
Bileceği gün gelmeyecek.
Peki ne yapacak? O durumda bile yapılması gerekenler var kuşkusuz. Sürekli var.
Tarjei Vesaas
Sayfa 99 - Timaş Yayınları
"Sözümü geri alıyorum, Mattis. Doğru değil, senden bıkmadım.

Ağızdan çıkan bir söz nasıl geri alınır ? diye karşılık verdi Mattis korku içinde. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuşlar
Baskı tarihi:
Ekim 2021
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050820911
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
“Evde bir iz kaldı. Kuş vuruldu, gözlerini yumdu, taşın altına kondu – ancak iz kaldı.” Buz Sarayı’nın yazarı, İskandinav Edebiyat Ödülü sahibi Tarjei Vesaas’tan, nahif olduğu kadar şiddetli, aldatıcı basitlikte, sarsıcı bir roman: Kuşlar... Kahramanımız Mattis, ablası Hege ile Norveç ormanlarının derinliklerinde bir gölün kıyısındaki kulübelerinde yaşar. Mattis bedenen bir yetişkin olsa da hayata çocuk gözleriyle bakar, öyle çalışır onun aklı. Ablası, ördüğü kazaklarla evi geçindirirken Mattis’i de insan içine çıkmaya, çalışmaya teşvik eder. Sonunda kayıkçı olmaya karar veren Mattis’in ilk ve tek yolcusu olan yabancı, hayatlarını hiç ummadıkları şekilde değiştirecektir... XX. yüzyıl İskandinav edebiyatının en önemli isimlerinden Tarjei Vesaas’u zirveye taşıyan romanı Kuşlar, ilk defa Türkçede; Deniz Canefe’nin kusursuz çevirisiyle... “Bir başyapıt.” – Literary Review “Gerçek bir edebî şaheser.” – Publishers Weekly “Okumaktan özellikle zevk aldığım roman.” – Doris Lessing

Kitabı okuyanlar 74 okur

  • Hatice
  • Aslıhan tufan
  • Merve Çoban
  • zeynep ece
  • Arzu
  • Timur Ünal
  • Nihan Şahin
  • GÜZEL KIZZZZZ
  • MERYEM
  • Şah Şkr

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.2 (6)
9
%15.2 (5)
8
%36.4 (12)
7
%15.2 (5)
6
%12.1 (4)
5
%0
4
%3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0