Lanetli Pay, insanı üretim ve rasyonalite merkezli okumaz. Bu kitap, insanın fazlalık üzerinden çözüldüğü bir karanlık anatomi metnidir. Bataille’a göre insan, akıllı olduğu için değil; fazlalık ürettiği için insandır. Ve o fazlalık—hiçbir akıl sisteminin idare edemeyeceği bir taşma enerjisidir. İnsan doğası bir plan değil, bir sızıntıdır. Mantık, bu sızıntının üzerine geçirilen ince bir perde.
Modern insan fazlalığını yok saymakla övünür. Ahlak, o fazlalığı bastırma tekniğine dönüşür. İyilik, fazlalığı tahammül edilir hale getirmek için kullanılan dekoratif bir bahane olur. Bataille burada sert bir gerçeği yüzümüze vurur: insanı kötü yapan fazlalığın kendisi değil, fazlalığı inkâr etme arzusudur. Sapıklık bastırılmış taşkınlığın dönüşmüş halidir. Yani kötülük insanın içinden değil, insanın kendini “makul” yapmaya çalışmasından doğar.
Bu kitap üretimi kutsayan tüm ekonomi ve toplum sistemine de bir tokattır. İnsan üretmek için değil, yakmak için enerji biriktirir. Çoğu “kültürel değer” dedikleri şey, fazlalığı kontrol etmek için uydurulmuş güvenlik sistemi algoritmalarıdır. Sistem fazlalığı yönetemediğinde bunu günah, suç, ahlaksızlık diye kodlar. Fakat Bataille’da kutsal bile fazlalığın ürünüdür. Yakılan, feda edilen, tüketilen şey—bir anda “kutsal” statüsüne geçer.
Bataille’ın en rahatsız eden tarafı şudur: insana umut vermez, insanı ifşa eder. Biz insanlar kendimizi hep “iyi olma kapasitesi olan yaratıklar” gibi sunarız. Bataille ise “iyi”nin çoğu zaman bastırılmış fazlalığın sterilize edilmiş versiyonu olduğunu hatırlatır. Fazlalık yok olmadı; sadece maskelendi. Yani modern insan “erdemli” değil, terbiye edilmiştir.
Sonuç olarak bu kitap, insanın kendini kibarlaştırarak kirlenmesini anlatır. İnsan fazlasını yakamadığında çürür. Çürüdükçe daha kibar olur. Daha