Le Tramway

Claude Simon
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 60 dk.
Sayfa Sayısı:
141
Basım Tarihi:
15 Mart 2001
Yayınevi:
Les Éditions de Minuit
Orijinal Adı:
Le Tramway
ISBN:
9782707317322
Ülke:
Fransa
Dil:
Fransızca
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·91 syf.··
2017 74. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2017 05:33
1985 yılında nobel edebiyat ödülü alan Claude Simon'un ülkemizde bulabildiğim tek kitabı.Belkide Türkçeye çevrilen tek kitabıda olabilir.Çünkü hangi siteye baksam sadece bu kitap karşıma çıkıyor.Kitabın konusuna gelince,bir hastahanede yatan bir adamın,hem bugününü ve hemde çocukluğunun bir dönemini dönüşümlü olarak,bir tramvay etrafın da dolaşarak anlatmasından ibarettir.çocukluğunda tramvayla okula gidip geldiği günleri ayrıntılı olarak bize yansıtıyor.konunun görünen kısmı bu.ama bir de görünmeyen kısmı var ki bana göre yazarın en büyük özelliği işte burda ortaya çıkıyor. Adamın anlattığı çocukluk dönemi,annesinin,hastalanması ve ölmesi sırasında olan, bir insanın hayatında çokta önemli olmayacak olaylar.ama asıl önemli olan olay annenin hastalanıp ölmesi ve çocuğun hayatının bir anda değişmesi ve bu yaşadığı ruhsal travmayı içinde yıllarca gizlemesi ve nihayetinde işte bir hastahane odasında bu anıların tekrar karşısına çıkmasıdır.bütün olayları ayrıntılı bir şekilde uzun uzun anlatıyor ama annenin hastalığı ve ölmesinden parağraf aralarında nadir birer cümleyle bahsederek; sanki önem vermiyor gibi bize yansıtıyor.ama bence esas bize anlatmak istediği yaşadığı o büyük travma. Kitap, çok uzun cümlelerle yazılmış.birde bu cümleler bitmeyen uzun parantezlerle ve hatta iç içe parantezlerle bölündüğünden okumak ve anlamak biraz zor oluyor. Tek bir kitapla bir yazar hakkında değerlendirme yapmak çok doğru bir şey değil. Ama burada yazarın esas olayı gizleyip,okuyucuya farklı bir şekilde yansıtması ve her şeyi okuyucunun anlamasına bırakması mükemmel bir şekilde başarılmış.buda yazarın ustalığından olsa gerek.bu kitap aynı zamanda yazarın yazdığı son kitabı olma özelliğini de taşıyor. Son cümle olarak; Nobel ödülü almış bir yazarın hiç olmazsa bir
TramvayClaude Simon · Sel Yayıncılık · 2017153 okunma
Süredizimsel zaman
Puan vermedi·79 syf.·
2020 178. kitabı
nsanlar anlardan oluşur belki de. İnsan kendi anılarıyla kolaj yapar çoğu zaman. Bunun adına da tecrübe denir. Anılar ve tecrübe söz konusu ise zaman düz bir çizgi olmaktan çıkar. Biz konuşurken, çağrışımsal yaklaşım sergileriz çoğunlukla. Tüm anılar toplanır o ana sıkışır sanki. Yarım yamalak görsel işitsel kokusal kanıtlar an’ı ve konuşmamızı şekillendirir. Yapıştırıp devam ederiz yaşamaya. Biraz çocukluk anıları biraz duyduğumuz hikayeler biraz eğitim kalıntıları hepsi üşüşür zihnimize. Zamanın çizgisel veya süredizimsel olduğu ise bir yanılsamadır. Süre gelen bir sarmaldır hayat. Yemek içmek uyumak ve diğer faliyetler süregelen döngünün parçalarıdır ve bize aittir. Çevresel şartlar ise bu döngü üzerinde olumlu veya olumsuz etkiye sahiptir. Freudingen bir bakış ile bakacak olursak yaşadığımız her şey bize dil sürçmeleri rüyalar olarak geri gelir ve biz o anın tüm öfkesini Sevinç’ini buna göre yaşarız. Bilinçaltı dediğimiz o Umman bizde daima etki bırakır, konuşmamıza davranışımıza yansır: “...annem, sanki haince bir alayla birleşik bir ad takmıştır bu engelli insanlara, onlara (gövde-adamlar) ve insanı (tıpkı kırkayak, karadul ya da peygamberdevesi gibi) içten içe ürperten bu adda, onun ağzında, biraz da söylerken takındığı edadan gelen, küçültücü, iç karartıcı, umutsuz bir şeyler seziliyordu belli belirsiz: Sanki suçluyordu onları, sakatlıklarını açıkça sergilemelerinin yanı sıra, yalnızca var oldukları için, o güne dek sevdiği tek adamı ondan koparıp alan bu savaştan, neredeyse ikiye bölünmüş ama canlı çıktıları için; ve bu korkunç adlandırmada belli belirsiz bir korkaklık gölgesi olduğu kadar, bir haset, kıskançlık ve acıma kokusu da vardı;..” Bilinç akışı içinde görsel deneyimlerin bize sunduğu imkanlar içinde yapılan tüm eylemler bir birikimin sonucu elbette.
TramvayClaude Simon · Yapı Kredi Yayınları · 2003153 okunma
‘YENİ ROMAN’ Okumaları 1
8/10
·79 syf.··
2018 50. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2018 11:48
Bu inceleme bir devam incelemesi sayılabileceği için önce Yeni Roman incelemesini okumadıysanız okuyunuz, aksi takdirde okuduklarınız boş gelebilir: https://1000kitap.com/gonderi/30544221. O incelemede akımın eserlerini(şimdilik 4 eseri) mini bir etkinlik şeklinde okuyacağımı belirtmiştim. Kitaplar kısa olduğu için incelemeleri de kısa kısa olacak. Kitap puanlarını da beğenip beğenmeme durumuna göre değil, temsil etmeye çalıştıkları akıma uygunluğuna göre verdim. Tramvay, Nobel Ödüllü yazar Claude Simon’un onca kitabı arasından dilimize çevrilmiş tek kitabı. Yazarın ilk eserinden beri biçimsel bir arayış içinde olması, cümlelerin çok uzun olması, her cümlede bir parantez, çoğu parantezin içinde başka bir parantez açması çeviriyi etkilemiş olabilir. Aynı şey okurken de geçerli. 80 sayfalık kitabı günde en fazla 10 sayfa okuyarak bitirdim. Cümle başlıyor araya bir parantez açıyor, o parantezde devam ederken başka bir parantez açıyor, cümlenin başını bırakın ilk parantezde ne anlattığını unutmamak için sürekli döndüm durdum. Tek kitapla yazarı yorumlamanın bir sınırlama getireceğine kuşku yok. Ama Tahsin Yücel önsözde bu kitabın tüm eserlerinde görülen biçimlerin bir birleşimi olduğunu belirtiyor. Bu, yazarın tarzı hakkında ne kadar fikir sahibi yaparsa ben de o kadar fikir sahibi olmaya çalışacağım. Tramvay kitabında olay, nesne, tasvir ve kişi: Kitabın anlattığı çok basit ya da anlatmadığı. Hastanede yatan bir adamın şimdiyle geçmiş arasındaki gidiş gelişlerini uzun tasvirlerle okuyoruz. Geçmişi daha çok annesinin hastalığı üzerine oluyor. Yeni Roman akımında tasvirlerin önemli bir yeri olduğundan bahsetmiştik. Kitabın hepsi tasvirden oluşuyor. Şayet tasvirin yarısında koparsanız tekrar başa almanız gerekebiliyor. Tramvay hem somut bir nesne hem de şimdiyle geçmiş
Edebiyat
TramvayClaude Simon · Sel Yayıncılık · 2017153 okunma
Puan vermedi·91 syf.··
Beğendi
·
2019 203. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2019 14:29
“İnsanlık durumunu temsil eden derin bir zaman bilinciyle şairin ve ressamın yaratıcılığını birleştiren romanları” nedeniyle 1985’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü almış Claude Simon.Türkçeye Samih Rifat tarafından çevrilen Tramvay, daha önce Yapı Kredi Yayınları’nca da yayımlanmış. Kitabın önsözü Tahsin Yücel’e ait.Claude Simon, Alain Robbe-Grillet, Nathalie Sarraute, Michel Butor ile birlikte “yeni roman”ın temsilcilerinden biri olmuş. Tahsin Yücel diyor ki:”Claude Simon’a göre, hep çizgisel ya da süredizimsel (chronologique) bir biçimde gelişen anlatı gerçekçi bir anlatı değildir, çünkü, böylece ulaşılan sonuçların her zaman tartışılabilir olması bir yana, biz de yaşadığımız, tanık olduğumuz, öğrendiğimiz olayları bir süreklilik olarak algılamayız; olaylar hep parçasal ve süreksiz olarak çıkarlar karşımıza.Bu nedenle, Claude Simon’un romanlarında süredizim durmamacasına alt üst edilerek tarihin tutarsızlığı yazı aracılığıyla aşılmak istenir.” (syf 7) Bu düşüncesini romanlarında uygulayan Claude Simon, çağdaş resim sanatından beslenmiş.Özellikle, kübizm ve kolaj yönteminden faydalanmış. Alışılmış tarihin yerine; geçmişle, bugünün üst üste geldiği bir başka zaman kurmayı amaçlamış. Tramvay’ın anlatıcısı bir hastanededir, hareketi sınırlıdır.Sürekli düşünür, hatırlar. Gözlemlerini şimdiki zamanla aktarırken, anıları geçmiş zamanla aktarır.Geçmiş ile bugün arasındaki geçişler çok ilginçti.Kopuk kopuk, belirsiz.Cümlelerin farklılığı, değişkenliği de çarpıcıydı. Claude Simon ile tanışma kitabım olan Tramvay zorlu, farklı ve zevkli bir okuma deneyimi yaşattı bana. Flandra Yolu’nu edindim hemen.️
Edebiyat
TramvayClaude Simon · Sel Yayıncılık · 2017153 okunma
5/10
·91 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 16:49
Tramvay, Fransız edebiyatından 1985 Nobel Ödülü'nün de sahibi olan Claude Simon'un son romanı olarak karşımıza çıkıyor. Hastane odasında şimdiki zamanda gözlemlerini aktarırken tramvay ile birlikte geçmişi, çocukluğunu, anılarını aktarıyor. Zamanlar arası geçişler oldukça iyi sağlansa da yazarın alışılmadık tarzı okumayı bir tık zorlaştırıyor. Keyifli okumalar...
TramvayClaude Simon · Sel Yayıncılık · 2017153 okunma
Puan vermedi·91 syf.··
2025 12. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2025 21:17
Tramvay ~ Claude Simon Cam fanusumun içinden bakarken olan biteni zaman içine kesin biçimde yerleştiremiyordum ve beynim, iki sözcüğün bir araya gelmesindeki vurgunun etkisinde kalıyordu yalnızca; çiçekler ve ölüm. Herkese merhaba kitapseverler, Tramvay, zamanın doğrusal bir akış olmadığını gösteren, geçmişle şimdiyi iç içe geçiren bir anlatı. Bir adamın çocukluk anılarıyla hastane odasında geçirdiği günler arasında gidip gelen bilinç akışı, okuyucuyu sabit bir hikâye örgüsünden çok, zihnin işleyişine tanık olmaya davet ediyor. Geleneksel roman kalıplarını reddeden bu metin, olaylardan çok hatıraların akışına odaklanıyor. Zaman ve algı üzerine kurulu olan bu romanda; tramvay, sadece fiziksel bir ulaşım aracı olarak değil; aynı zamanda belleğin işleyişini temsil eden bir metafor olarak da kullanılmış. Kitap boyunca bir çocuğun tramvay penceresinden dışarıyı izleyişi, yatakta geçen hastane günlerine karışıyor. Geçmişin ayrıntıları, şimdiki zamanın kısıtlılığıyla çarpışıyor. Parantez içi cümlelerin hiç bitmediği bir türlü cümle sonu noktasının gözükmediği bu yoğun anlatım oldukça derin. Bu özelliğiyle antiroman anlayışının en güçlü örneklerinden biri diyebilirim. Tramvay, okuru zamanın içinde ileri geri savuran bir hatıra labirenti. Ve bu labirentten çıkmak kolay değil. Yeni roman akımına ilgi duyanların seveceği bir kitap Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle
TramvayClaude Simon · Sel Yayıncılık · 2017153 okunma
Puan vermedi·79 syf.··
2025 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 15:15
harfler ve notalar'da bahsi geçirildiğinden -ve ben de toptaş'ın zevkine gözüm kapalı güvendiğimden- ilk pinget'den bir tane (onun da ismi geçiyordu, yalnız "mösyö songe" mu yoksa pinget'nin kendisi miydi söz konusu hatırlamıyorum), sonra da simon'dan bir tane okumaya karar verdim. bunun üzerinden epey geçti aslında; kitapları nadir'den araştırıp sevdiğim, fırsat buldukça uğramaya çalıştığım bir sahafta olduklarını gördüm (genelde öyle yaparım, şayet arada seyahat ettiğim şehirlerde varsa aradığım kitap, o şehirleri de değerlendiririm, aklıma yazarım "gidince alacağım" diye. yalnız bazen de ya kitap hiçbir yerde olmaz, ya da olur fakat istanbul'dadır ve çok pahalıdır, işte o en kötüsüdür, huzursuzluğunu alana dek boynumda taşırım), gittiğim bir gün aldım ikisini de. mösyö songe'u alıp almamak hususunda kararsızdım, çok rutubet görmüş geçirmiş, karanlık, sıkışık raflarda konaklamış olduğu belliydi, su da dökülmüştü üstelik. rafa konulduğunda havasız kalan kısmı, sayfaların dış boyunu siyah lekeler kaplamıştı; kitabı yüzüme yaklaştırdığımda bir defa daha tahammül seviyemi en fazla zorlayan dört kokudan birinin rutubet küf karışımı kokusu olduğuna kanaat getirdim. diğer üçü küllük, hafif taze, temizlenmeyi bekleyen kedi dışkısı ve ismini bilmediğim o direk kırıcı, görünmez bir bulut halinde tam burnumu nişan alan ve uzaklaştıktan sonra bile üzerinde tesirini sürdüren erkek parfümü; bazı kokuların nesnel biçimde -hoşluğuna olmasa da- çirkin olduğuna karar verilmesi gerektiğini düşündüren o "duyu saygısızlığı". (sayıp sevdiğim eski, büyük bir dostun da kullandığı bir kokuydu [sevgilimin dayısı, ayrıldıktan sonra görüşmeye devam ettik, yeğeniyle küsmüştü fakat beni hep arar sorardı, tayland'a taşındıktan sonra bir şekilde koptuk ve başka bir sürü güzel anının yanında, bir
TramvayClaude Simon · Yapı Kredi Yayınları · 2003153 okunma
Puan vermedi·91 syf.··
2023 32. kitabı
Bir kere oldukça yoğun ve usta bir dille yazılmış bir metin. İnanılmaz güzel betimlemeler var! Ve zamanı kullanımı şahane. Aynı anda aynı kişinin hem hastanedeki yatağında hem çocukluk-gençlik anılarında ve şu an sayamayacağım kadar çok insanlık halinin içinde gezinebiliyorsunuz. Hani hasta ve ateşliyken aslında bilinciniz hem yerinde hem de değildir ya anlatıcımız o hissiyatı ve zihin karışıklığını çok güzel yansıtarak ama belli bir düzeni de koruyarak konuşuyor bizimle. Sıradan pek çok detayla yoğun duygular yaşattı bana. Yanında yatan hastanın saçını tarayışı ve hareketlerindeki yavaşlık, annesinin yatırıldığı okuma koltuğu, evdeki emektar ve hayvanlar(bu kısmı hiç okumak istemezdim, aklımdan çıkmayacak dehşetteydi)ve daha pek çok şey iz bıraktı bende. Ha bir de Proust severler, yazar da sizin gibi çok seviyor olsa gerek kendisine kocaman atıfları var, söylemeden geçmeyeyim.
TramvayClaude Simon · Sel Yayıncılık · 2017153 okunma
6/10
·91 syf.··
2017 75. kitabı
Yaşayan en büyük Fransız yazarı olarak adlandırılan,yeteri kadar tanınmamış,nobel ödüllü bir yazar Claude Simon. Konusuyla değil,üslubuyla duygularını,yaşadıklarını,gördüklerini, bir ileri bir geri sararak;edebiyatla dans etmiş yazarımız.Uzun uzadıya bitmeyen cümleleri,parantez içine parantezleri,sürekli kullandığı "ve" leri ,efsane betimlemeleriyle gönlümde taht kurdu.Açık olayım konusunu fazla anlamış değilim,lakin anladığım birkaç şeyden birisi de anlatıcının hastanede kıpırtısız bir şekilde yatması,zaten bunu da sonradan fark ediyorsunuz. Claude Simon olayı şuan yaşanıyormuş havasını vererek başlatıyor,ve garip bir şekilde de sonlandırıyor.Okuması güç,nobel ödülünü haketmiş bir yazar. Benim gibi inceliğine aldanmayın,bu kitap yerine 2 kitap bitirebilirdim,ama iki kitap kadar doyurucu,bu da bana yetti. Diğer kitabının da çıkmasını Sel Yayınlarından bekleyerek,YKY'nin 2008 baskılı kitabımı sonlandırıyorum.Keyifli okumalarınız olsun.
TramvayClaude Simon · Sel Yayıncılık · 2017153 okunma
7/10
·91 syf.··
2025 37. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 21:51
Yeni roman akımının öncülerinden olan ve 85 Nobel Edebiyat Ödülü kazananı Claude Simon'a ait son roman. Ben bu türe bir türlü ısınamadım. Zaman kavramını eğip büken post-modern metinleri severiz ama bu yeni roman akımının yazarlarının amacı ne neden böyle yazıyorlar hiç bana geçmiyor. Daha önce Alain Robbe de Grillet okurken de böyle olmuştu. Çok sevmedim.
Edebiyat
TramvayClaude Simon · Sel Yayıncılık · 2017153 okunma

Yazar Hakkında

Claude SimonYazar · 4 kitap
"Yeni Roman" akımının önde gelen temsilcileri arasında kabul edilir. 1985'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.