Matrix bir bilim kurgu. Felsefi temaları da ele almış. Varoluşculuk, ve realistlik. Kafa karıştırıcı bir kitap. Henüz keşfedemedigimiz doğa üstü bir gücümüz vardır belki. Sartre, freud gibi felsefecilerin yazıları da vardır. Matrix hakkında düşündürüyor. Filmini izlemistim. Kitabi daha zengin. Mavi hapı seçip kitabı şimdilik rafa kaldiralim
Filmini izledikten sonra, kitabını da okumak hayli ilginç oldu. Hayatı sorgulamaya dönük bağlantıların olduğu güzel bir kitap. Kitabı okumak isteyenler için tavsiyem, önce filmleri izleyip daha sonra kitabı okumalarıdır.
Filmlerin ardından bu kitabı okumam ile Matrix evrenini çok daha iyi anladım ve farklı bir açıdan bakmaya başladım. Aslında sadece bir bilim-kurgu üçlemesi değil aynı zamandı önemli felsefi mesajlar içeren bir yapıttır.
Konusuna geçecek olursak.
Konusu tabiki matrix evreni ile ilgili. Kitapta zamanımızın ünlü felsefecilerinden, farklı konularda ve alanlarda görüşlerine yer verilmiştir. Aynı zamanda Aristoles, Platon, Descartes ve Sokrates gibi tarihte büyük öneme sahip birçok felsefeciden kesitler mevcut. Matrix filmlerinin Hıristiyanlık, İslamiyet, Yahudilik, Budizm ve Hinduizm gibi dinler açısından benzerlik ve aynı zamandada tezatlıklarından bahsedilmiştir.
"Gerçeğin çölüne hoş geldin." Matrix (1999) filminde, Morpheus'un Neo'ya kurduğu cümlelerden biridir. Bu sözle açılan kitap, benim de hayranı olduğum bir serinin ilk filmi olan Matrix hakkında. Matrix serisi, çekildikleri yıllarda, üzerine pek çok tartışmanın yapıldığı filmlerden olmuştur. Hatta onun kadar iyi filmler, o yıllarda Matrix'in üzerine çektiği ilgi nedeniyle gözden de kaçmıştır. Bu kitap, serinin ilk filmini, bu kez felsefe açısından ele alıyor. 20 bölümde, farklı yazarlar tarafından ele alınan konular mevcut. Yazdığı kitapla Matrix filmini biraz da tiye alan Slavoj Žižek'in yazısı, kitabın son yazısı olmuş. Filmi beğenenlerin kitabı da beğenebileceğini düşünüyorum. Platon'un Mağarası Alegorisinden gerçeğin ne olduğuna, kırmızı-mavi haptan cehaletin mutluluk olup olmadığına varan bir genişlikte yer alan denemeler, sinema ve felsefeyi bir araya getiriyor.
Öncelikle insan bilinci, yapay zeka, gerçek-lik, sanal dünya, özgürlük, kader ve metafizik gibi kavramlarla haşir neşir olmayı seviyorsanız hah işte bu kitapta tam sizlik. Kitap Matrix filmini yorumlarken platon, descartes, sokrates, kant, nietzsche, freud ve lacan gibi şahısların teorisininden yararlandığını görüyoruz. Kitap tam bir felsefe şöleni. Ve son olarak mavi hapı alıp bu kitabın yorumunu okuyup matrix i sadece bir film olarak mı düşünmeye devam mı edeceksiniz yoksa kırmızı hapı alıp tavşan deliğinin ne kadar derinlere uzandığını keşfe mi çıkacaksınız? Seçim sizin :)
Matrix ve Felsefe adlı bu eser Acaba Biz insanlar filmde ki gibi Matrix'te mi yaşıyoruz sorusunun cevabını arıyor benim şahsi fikrim bu düşünce bana çok olasılık dışı gibi görünüyor lakin beni düşündüren bazı konular var Onlardan biri Dejavu diğeri ise hiç tanımadığın birini daha önce tanıdığın gibi bir hissin ortaya çıkmasıdır Velhasıl farklı bir bakış açısıyla dünyaya bakmak isteyen okurlara tavsiyemdir
If our experiences, memories, and emotions can be manipulated or simulated in a simulated reality like the Matrix, then what does it mean for the authenticity of our self and identity? Are we truly who we think we are, or are we merely a product of our perceptions of reality?