Yüzyıllardır herkes onu çocuklarını öldüren deli kadın olarak tanıdı. Oysa Christa Wolf , Medea’ya kendi hikâyesini anlatma gücü veriyor; onun sesiyle birlikte, tarih boyunca susturulmuş kadınların sesi de yankılanıyor.
Korinth’teki güç sahiplerinin sakladığı gerçeği bilen Medea, halkın gözünde “çocuk katili” ilan ediliyor. Sayfalar ilerledikçe kendimi Medea’nın yanında, onun taşlanan sessizliğinde buldum.
İyi ki okumuşum dedim — çünkü onun hikâyesi bitti sanıyoruz, ama aslında her kadının içinde yeniden başlıyor. Medea’nın hikâyesi, sadece eski efsaneleri yeniden okumak değil; aynı zamanda her kadının kendi sesiyle dünyaya meydan okuması için bir davettir. Onun sessizliği, bugün bile kadınların duyulmayan çığlıklarını hatırlatıyor ve bize anlatılmamış hikâyelerin gücünü gösteriyor.
Medea. SeslerChrista Wolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021293 okunma
Christa Wolf’tan bir başka mitolojik roman. Bu defa Kolkhis Prensesi, büyücü Kirke’nin yeğeni Medea’nın hikayesi.
Euripides’in tragedyasından beri işlenen hikayeyi farklı bir şekilde ele alıyor Christa Wolf. Onun Medea’sı, çocuklarını öldüren canavar anne, kardeş katili, Korinthos Prensesi Glauke’yi intikam amacıyla öldüren büyücü Medea’dan çok farklı; tutkunun tutsağı, sinir krizlerine kapılıp her şeyi yok eden Medea değil. Açıkçası ben Wolf’un anlattığı Medea’yı çok sevdim. Ülkesinde olan, kendi kardeşinin öldürülmesiyle sonuçlanan iktidar oyunlarından kaçıp daha insani bir medeniyet arayan, güçlü, bağımsız fakat insani kusurları olan bir kadın Medea. Onun gücü ve karakteri görünüşte medeni olan ama içten içe çürüyen Korinthos’a fazla gelir ve Medea’yı tehdit olarak algılayan statükocular ve yükselme heveslisi çevreler tarafından oyuna getirilir.
Mitolojide anlatılan hikaye ve Wolf’un Medea’sını karşılaştırdığımda, şovenist erkek yazarların yarattığı kötü kadınlar iddiam geldi aklıma yine. Mitoloji ve tarih, haklarında hiçbir bilgi olmayan ama erkek yazarların canavarlaştırdığı kadın hikayeleriyle dolu. Benzer duyguları Wolf de yaşamış ki böyle bir bakış açısıyla yeniden yazmış hikayeyi. Kitapta, Kirke’nin sesiyle şunu söylüyor Wolf, büyücü Kirke’ye gelen erkeklerle ilgili: ‘Ne aradıklarını biliyor musun Medea? Hiçbir şeyin onların suçu olmadığını, yaptıkları işlere onları tesadüfen taptıkları tanrıların sürüklediğini söyleyecek bir kadın arıyorlar.’
Medea. SeslerChrista Wolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021293 okunma
Şu ana kadar yapmış olduğum her şey
sevginin eseridir derim…
Kitaba büyük bir kafa karışıklığıyla başladığımı söyleyebilirim. Başlangıçta olay bağdaştırmaları mantıksız ilerliyor ve bölümler arası geçiş oldukça karmaşık ama ilerleyiş… Beklentinin üzerindeydi. Medea, Euripides yansımasının dışında “acıların kadını” olarak nitelendirilmiş ve bu açık bir şekilde hissettirilmiş durumda.
Tüm bu kurgusal karışıklığa rağmen kitap gayet anlaşılabilir bir dilde yazılmış. İlerleyişi keyifli ama detaylandırması konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim (en azından kitabın sonu için farklı bir beklentideydim).
Medea’nın talihsiz yaşamı, başından geçenler ve kendisine yapılan suçlamalar karşısında daima sessiz kalışı. Akabinde kendisini yaşadığı yere ait hissetmeyerek kaçışı ve sığındığı yerde kendisine yapılan “erkek katili” ve “büyücü” yargılamaları sonucunda tehdit olarak görülerek Korinthos’tan sürgün edilmesi.. Ne talihsiz bir kadın.
Wolf’un diğer kitaplarına nazaran favorim bu oldu diyebilirim.
Ben şimdi Medea’yım,
Acılardan oluştu benliğim.
MEDEA SESLERİ
Şükür bitti sonunda dedim kendi kendime. Benim ilk defa duyduğum ama mitolojik hikaye severlerin aşina oldugu bir konuyu biraz farklı şekilde ele alan kitap, ben de pek de merak uyandırmadi açıkçası. Baştan beri okuyorum okuyorum ama ne okuyorum dedim durdum. Her karakterin ağzından olaylar anlatıldığı için de farklı farklı şekillerde olayları dinler hissi uyandırdı bende. Bittiği için sevindim sadece. Dediğim gibi mitolojik tarz severler için güzel bir kitap olabilir ama ben çok sevemedim malesef.
Medea. SeslerChrista Wolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021293 okunma
Euripides’in tragedyasındaki hikayeyi bilmeden okumam bu kitap için büyük bir hata oldu. Oysa bir bilgim olmasa da kitabın arkasını okuduğumda inanılmaz ilgimi çekmişti.
Kitaba başladığımdaysa benim için olayı kavramak çok zordu ve kendimi iteleyerek kitapta ilerledim. Fakat daha sonra başka ağızlardan ilerleyen hikayede, her şey yerine oturmaya ve meraklandırmaya başladı.
Yine de orijinal hikayeyi bilmem bu kitaba olan bakışımı değiştirirdi diye düşünüyorum, çünkü benim için çok da ilgi çekici değildi ve hikayeyi bilmeyene önerebileceğim bir kitap değil.
"Medea. Sesler" ile ilgili çekincelerim vardı. Bunun nedeni, ilk okumaya çalıştığım "Kassandra" kitabının da bu kitap gibi mitolojik olması, kitabı bitirememiş olmam ve "Hiçbir Yerde" kitabının anlaşılmasının zor olmasıydı.
Beklentimi çok düşük tuttum. Yavaş ve dikkati okuma yaptım. Sayfalar ilerledikçe hikaye hoşuma gitmeye başladı. Okurken hiç zorlanmadığımı fark ettim. İlk iki deneyimden sonra bu duruma şaşırdım. Sayfaları merakla okudum. Kitap bittiğinde Medea'nın hikayesini beğendiğimi fark ettim. Her ne kadar mitolojik olsa ve benim çok okumadığım bir alan olsa da hikaye bana ilgi uyandırıcı geldi. Bu nedenle "Kassandra" kitabına bir şans daha vereceğim.
Hikaye, Medea'nın kendi bakış açısından ve çevresindeki insanların bakış açılarından farklı farklı anlatılıyor. Her anlatıcı kendi menfaati gözeterek Medea'yı düşman olarak görüyorlar. Medea ise, kendi anlatımına göre diğer anlatımlardan farklı bir profil çiziyor. Bazı sırlar gün yüzüne çıkacakken diğer anlatıcılar bu sırları çarpıtarak Medea'nın üzerine yıkmaya çalışıyorlar.
Günümüzde de çekememezlik, kıskançlık çağlar öncesinde olduğu gibi devam ediyor. Medea'nın hikayesi de bu durumu çok güzel anlatıyor.
Christa Wolf okuyacaksanız direkt bu kitabı okusanız sizin için daha iyi olur. Diğerleri çok bir şey katmadı bana.
Medea. SeslerChrista Wolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021293 okunma
Klasik romanlar, mitler feminist bakış açısıyla yeniden kaleme alınıyor. Jean Rhys Geniş Geniş Bir Deniz'de Charlotte Bronte'nin Jane Eyre romanına yeni bir yaklaşım getirmişti. Çatıda kilitli tutulan deli kadının hayatına odaklanarak kolonyalizm, melezlik üzerinden bambaşka bir kadın hikayesi anlattı. Masallar kadın bakış açısıyla yeniden kaleme alınırken, bu kitapta da çocuklarının canına kıyan canavar anne, kardeş katili, gönderdiği zehirli elbiseyle Korinthos Kralı Kreon’un kızı Glauke’yi öldüren büyücü olarak bildiğimiz Medea'ya farklı bir yaklaşım getiriliyor. Burada güçlü, şifacı, gücünden çekinilen ve
kral babasının iktidarda kalma oyunlarında işlediği cinayetlerin sorumluluğu üzerine atılan bambaşka bir kadın vardır.
Yazarin iş kültürde yayınlanan bir önceki kitabı olan hiçbir yerde'yi zorlanarak okumuş, konunun içine girememiştim. Kitabı okumaya başlamadan önce buradaki ilk incelemeyi de okuduğumda yine mi benzer olacak diye ön yargıyla okumaya başlasam da bu sefer bambaşka bir hikaye çıktı.
Romanda mitolojideki medea karakterini ve başından geçenleri farklı bir açıyla ele alıyor. Orjinal hikayeyi anlatan Euripides ve Seneca'nin medea karakterlerinin aksine bu kitapta tamamen adeta kader kurbanı bir medea karakteri çiziliyor. Tamamen suçlu görünen birinin farklı bakış açılarıyla aslında olayda kurban olabileceği gösterilmiş.
Romanda farklı karakterlerin ağzından parça parça hikayenin anlatılmasını değişik açılardan olaylari gözlemlemek adına yararlı buldum. Romana başlamadan önce efsaneyi kisaca da olsa araştırmanızı öneririm.
Medea. SeslerChrista Wolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021293 okunma
Ben bu kitabı seneca'nın kitabını okumadan okudum ama Medea çok sevdiğim bir karakter olduğu için hakkında her şeyi biliyorum. Zaten bu kitaba başlayacaksanız kesinlikle karakterler hakkında bilgiye sahip olmalısınız.
Meda kadar güçlü ruhlu çok az karakter biliyorum. Bunlar arasında tabii ki de kirke de var. Bu kitapta kirkeye rastlamak beni çok mutlu etti. İki güçlü kadın, benim için çok değerliler...
Karakterlerden bahsetmek istiyorum ilk öncelikle. Iason'u en başta çok seviyordum lakin sonlara doğru beni çok üzdü. Güç adına başka bir kadınla evlenme düşüncesi.. Oysa ne derece aşıktı Medea'ya. Hiç beklemezdim. Medea'nın ihaneti bile beni bu kadar şoke etmemişti.
Agameda ve akamas hakkında pek konuşmak istemiyorum. Zaten ilk cümlelerinde belli hırsa bürünmüş kişilikleri. Okurken tekrar tekrar nefret ettim onlardan.
Luekon.. bu kitapta en sevdiğim karakrer oldu kendisi. Başka bir adamla paylaşma düşüncesi onu ne kadar yıksa da aşkından vazgeçmeyişi... Sen mutlu olmayı hak ediyordun Luekon.
İki farklı ülkenin halkı da kan ve vahşet bürümüş gözlerini. Böyle açlık ve öfke görmedim ben. Okurken bile nefretlerini gerçekmiş gibi hissettim her hücremde. Medea'nın kardeşi ve Merope'nin güzel kızı.. yazık oldular.
Ve tabi ki Medea. Güçlü kadınlar her zaman zulme uğrarlar çünkü kimse onların gücünü kaldıramaz ve kıskanırlar. Her zaman seni hayranlıkla anacağım en sevdiğim karakter.
Kitap oldukça güzeldi. Herkes ama herkes okumalı. İyi okumalar dilerim.
Medea. SeslerChrista Wolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021293 okunma
Medea bir araçtı. Altın Post'u elde etmemdeki en değerli araç. Ama Korint'te artık bana lüksten başka bir şey sunmuyor. Glauke ise bir taht, meşruiyet, gerçek bir gelecek sunuyor.
Medea. SeslerChrista Wolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021293 okunma
1949 yılında üye olduğu Sovyet yanlısı Sosyalist Birlik Partisi'ni ve devletin uyguladığı baskıyı eleştirdi. 1989-90'da parti üyeliğinden ayrıldı. Jena ve Leipzig'de Germanistik öğrenimi gördü. 1993 yılında açıklanan belgeler 1959-61 arasında Stasi için muhbir olarak çalıştığını göstermektedir.
Birçok eserinde DAC yönetimine dolaylı yoldan eleştirilerini sürdürdü. Örneğin Kassandra adlı eserinde öykü tamamiyle Truva'dageçmektedir. Ancak Yunanlı'larla Truva'lılar arasında geçen savaşın doğu ve batı bloklarının savaşını andıran özelliklerini ortaya çıkarıp değerlendirmektedir.
Demokratik Alman Cumhuriyeti döneminde devlet yönetimini açıkça eleştirdiği halde yazar Karl Marx'ın öğretilerine bağlı kalmış ve iki Alman cumhuriyetinin birleşmesine karşı çıkmıştır.