Medeni Bilgiler

Mustafa Kemal Atatürk
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Biliyoruz ki devlet milletin kendisidir. Milleti idare edenler devlet değildir.
10/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2024 19:55
Ne zaman Atatürk'ün bir kitabını okusam, zaruri olmadıkça ara vermek istemiyorum. Bu tamanen Ata'ma olan saygı ve sevgimden ileri geliyor. Çünkü o konuşuyormuş gibi hissediyorum. Bu sebeple 2 saatte bitirdim kitabı. Bence bu kitap, ilk ve ortaöğretimde ders kitabı olarak okutulmalı. Çok kapsamlı; anlaşılır bir üslubu var. Yazarı da Mustafa Kemal olunca, insana ayrı bir güven veriyor. Haddizatında okullarda okutulsun diye yazılan bu kitabın Türk Tarih Kurumu tarafından sansürlenmesi enterasan tabi, yani bir liderin düşüncelerinin kendi kurduğu kurum tarafından sansürlenmesi. Ayrıca, özellikle sansürlü kısımlarının her Müslüman Türk Vatandaşı tarafından okunması gereken bir kitap. Ancak bu şekilde Atatürk devrimlerinin amacı daha net bir şekilde anlaşılabilir. Her Türk Vatandaşına kesinlikle tavsiye ederim.
Medeni BilgilerMustafa Kemal Atatürk · Yayın B · 20101,141 okunma
10/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 20:10
Her vatandaşımızın mutlaka okuması gereken bir şaheser. Kendisini vatan-millet uğruna feda eden büyük deha Atatürk'ün bu eseri muhakkak okunmalı ve okutulmalı. Medeni Bilgiler Mustafa Kemal Atatürk
1000Kitap
Medeni BilgilerMustafa Kemal Atatürk · Yayın B · 20101,141 okunma
Nutuk’un Yanındaki Sessiz Dev; Kemalizmi Anlamanın Kılavuzu
10/10
·512 syf.··
2019 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2019 18:49
Öncelikle beni üzen şey, bu kitabın kuytu köşelerde unutulmuş olması oldu. Türk okurları tarafından neredeyse hiç bilinmiyor. Üstelik, bazı merdiven altı tarihçilerin yazdığı değersiz kitaplar kadar bile gündeme gelmemesi tam bir ironi. Halbuki belki de Nutuk’tan bile daha kıymetli. Ama şaşırmamak lazım; çünkü Menderes döneminde Amerikan güdümünde bir eğitim sistemine geçildi. Evet, yere göğe sığdıramadığınız ama her fırsatta Amerika’nın kuyruğuna takılan o çakma liderden bahsediyorum. Atatürk’ün mirasının daha rahat yozlaştırılıp, Atatürk’ün fikirlerinin gölgelenmesi için bu eserin bilinçli şekilde unutturulduğunu düşünüyorum. Medeni Bilgiler, herhangi bir ders kitabı değildir; bir ulusun yeniden inşasında yol haritasıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat kaleme aldığı bu eser, vatandaşlık, devlet, hukuk ve millet kavramlarını Cumhuriyet’in kuruluş yıllarındaki acil ihtiyaçlarla harmanlar. Atatürk burada, milleti soy ve ırk birliğiyle değil; dil, kültür, ülkü ve duygu ortaklığıyla tanımlar. Bu yaklaşım, sadece dönemin Avrupa’sındaki ırkçı ideolojilere verilen bir cevap değil; aynı zamanda Türk milletini geleceğe taşıyan en güçlü fikrî silahtır. Türkçülüğü biyolojik indirgemeciliğe hapsetmeyen, aksine kültür ve ülkü birliğini merkeze alan bu vizyon, bugün hâlâ yol göstericidir. Kitap, vatandaşın yalnızca haklara değil, sorumluluklara da sahip olduğunu vurgular. Atatürk’e göre egemenlik kayıtsız şartsız milletindir; ama bu sözün hayata geçmesi, bireyin bilinçli ve sorumlu yurttaş olmasına bağlıdır. Bu noktada Medeni Bilgiler, yalnızca hukuki-siyasi çerçeve çizmez, aynı zamanda yurttaşlık bilinci inşa eder. Eleştirel bir tarihçi gözüyle şunu da belirtmek gerekir, eser kimi yerlerde fazlasıyla didaktiktir. Atatürk sadece bilgi vermez, yön gösterir, ders verir. Bu
Siyaset
Medenî BilgilerMustafa Kemal Atatürk · Örgün Yayınları · 20041,141 okunma
10/10
·557 syf.·
2024 165. kitabı
Hayatım ne kadar kötü giderse gitsin bir başka senaryoda bu şaheseri okuyamamak vardı, bu nedenle olsun diyorum. Okunmaya değer mi? Bilmem, acaba siz bu kitabı okumaya değer misiniz.
Medeni Bilgiler ve M. Kemal Atatürk'ün El YazılarıMustafa Kemal Atatürk · Türk Tarih Kurumu · 20201,141 okunma
10/10
·448 syf.··
2025 73. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2025 21:17
Atatürk için söylenen sözlerden belki de en anlamlısı; (Kurtuluş Savaşı'nda ) üç yıl düşmanla savaştı, on beş yıl da cehaletle. Kitabın yazıldığı dönemi bir hatırlayalım; 1908-1922 arasında aralıklarla yaklaşık on beş sene süren savaş hali, darbeler, işgaller, hastalıklar, belirsizlikler, ölümler, açlıklar... İşte böyle bir ortamda, kazanılan zafer ve yeniden inşa edilen bir ülkede, milletin eğitimi de önemliydi. Zira devleti ayakta tutacak şey millettir. Milletin eğitim seviyesi arttıkça, devletin gücü de artacaktı. Eğitimi doğru temeller üzerine kurmak da devletin en büyük göreviydi. Kaynağı belirsiz ve güvenilir olmayan efsaneler kulağa hoş gelse de devletin gelişimi için yeterli değildi. Bu sebeple akılcı, rasyonel ve bilime dayalı medeni bir eğitime ihtiyaç vardı. Bu tür bir eğitimi de devletin en tepesindeki kişi olması sebebiyle bizzat Mustafa Kemal Atatürk üstlenmişti. Aslında bu kitap hem millete hem de devletin diğer organlarına verilen mesajdı. Millete verilen mesaj çok açıktı: kitabın içerisinde yer alan konular, devlet, millet, cumhuriyet gibi Anadolu'nun unuttuğu kavramlardı. Hürriyet gibi istismara açık konulardı. Ve belki de uzun süre sonra ilk defa yeni bir konuyla tanışıyordu Anadolu: Devletin Vatandaşa Karşı Görevleri.... Ayrıca vergilendirme, cezalandırma, seçimler gibi devletin temel organlarının vatandaşın anlayacağı şekilde tane tane anlatılması önemliydi. Sağlıktan ekonomiye, sağlıktan sosyal yardımlara kadar bir çok alanda önemli konulara değinilmişti. Devlet, milleti baskı altında tutup tahakkümünü artırmaz, devlet, milletini eğitir ve fırsat tanır. En azından Atatürk'ün devlet anlayışı, devlet adamlığı anlayışı böyleydi. Devletin diğer organlarına verilen mesaj çok netti; Ben bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak milleti aydınlatmaya
Medeni BilgilerMustafa Kemal Atatürk · Toplumsal Dönüşüm Yayınları · 20181,141 okunma
Nutuk'tan önemli !
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2023 50. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2023 19:18
Kendini Türk ulusunun bir parçası olarak gören herkesin kesinlikle okuması gereken kitaptır. Vatanı elinden gidecekken bağımsızlık savaşı vermiş bir ulusun, bir daha böyle zor zamanlar yaşamaması için kaleme alınmış bir eserdir. Mustafa Kemal Atatürk'ün notlarıdır aslında yazanlar. Prof Dr. A. Afetinan ile beraber çalışarak ve hatta tartışarak temize geçirip kitaplaştırmışlardır. Ulus, Devlet, Egemenlik, Cumhuriyet, Anayasamız, Demokrasiye Karşı Olan Çağdaş Akımlar, Vatandaşa Karşı Devletin Görevleri, Özgürlük, Özgürlüğün Çeşitli Biçimleri, Cemiyet Kurma Eğitim - Öğretim Özgürlüğü, Bağnazsızlık, İş Bölümü, Bağlılık, Çalışma - Meslek, Vatandaşın Devlete Karşı Görevleri kitabın ana bölümleridir. Toplum hayatında ve ülke atmosferinde karşımıza çıkan pek çok zorluk ve anlaşmazlık ile ilgili, çok öngörülü birisinden yine çok akıl dolu sözler dinliyorsunuz aslında, kitabı okurken. Yazıldığı orijinal metnin yanısıra günümüz Türkçesine çevrilmiş hâli de aynı kitabın içinde. Hatta Atatürk'ün kendi el yazısıyla yazdığı notları, yani kitabın taslak hâli de yine kitabın sayfalarında... Okurken aslında bazı şeyleri çözmenin ne kadar kolay ama aslında bir o kadar da zor olduğunu anlıyorsunuz. Ben burada duygularımı ifade edebileceğimi sanmıyorum. Bu yüzden kitabın en sevdiğim bölümü olan 'Bağnazsızlık' bölümünden alıntılarla incelememi bitireceğim. "Bağnazsızlık o kimsede vardır ki, yurttaşının ya da herhangi bir insanın vicdanî inanışlarına karşı, hiçbir kin duymaz, tersine saygı gösterir. Hiç olmazsa, başkalarının kendininkine uymayan inanışlarını bilmemezlikten, duymamazlıktan gelir. Bağnazsızlık budur. Fakat, gerçeği söylemek gerekirse, diyebiliriz ki, özgürlüğü, özgürlük için sevenler, bağnazsızlık sözcüğünün ne demek olduğunu anlayanlar, bütün dünyada pek azdır. Her yerde
Medenî BilgilerMustafa Kemal Atatürk · Örgün Yayınları · 20041,141 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2022 6. kitabı
Arkadaşlar ben bu kitabı okudum ama pek beğenmedim içinizden okuyan arkadaşlarda belki bana katılır bu kitaptan bahsetmişken şunu da söylemek istiyorum Meral Akşener insanlara bu kitabı göstererek'bu kitabı okudunuz mu ? ' dedi bence gerçekten bu kadın sadece konuşmak için konuşuyor kesin bu kitabı kendi de okumadı okusaydı insanlara tavsiye etmezdi öyle bir kitap yani
Medenî BilgilerMustafa Kemal Atatürk · Örgün Yayınları · 20041,141 okunma
Medeni bilgiler
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2024 171. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2024 19:44
Medeni bilgiler kitabı bir çok yayınevince basılmış olup, çokları kitaptan yapılan alıntı ve incelemelere baktığımda kitabı sansürleyerek okuyucuya sunmuş. Örneğin benim okuduğum yayınevinin yayınında din birliği bölümü #246235624 Bu şekilde yer alırken, Bir başka yayınevinin yayınında daha sansürsüz ve genişce aynı konuya yer verilmektedir. #245656318 Kitabı matbu baskıdan okuyacak okurlara bu yayınevinden basılan kitabı öneririm. Prof.Dr.Afet Inan'nın kaleme aldığı, bu eseri her Türk bireyinin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Kitapla ilgili güzel bulduğum bu iki incelemeyede bakıp içeriği hakkında detay bulabilirsiniz. --#215451824 ---#52439562
Alıntı
Medeni BilgilerMustafa Kemal Atatürk · Toplumsal Dönüşüm Yayınları · 20181,141 okunma
10/10
·512 syf.··
2022 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2022 15:39
Tam da bu günlerde Atam’ın kıymetinin her kesim tarafından anlaşıldığı bir zamanda, herkesin şifa niyetine okuması gereken bir eser… Yıllardır çarpıtılan, her fırsatta dillerine pelesenk ettikleri Atatürk’ün din hakkında ki görüşlerini, yapılan sansürlere rağmen ne demek istediğini anlamak için doğru bir kaynak. Bir bölümünü de Atamın kendi el yazısıyla oluşturduğu, arşiv değeri taşıyan, her evin kütüphanesinde mutlaka olması gereken çok kıymetli bir kitap. Ülkemin kurucu liderinin: idealleri, fikirleri, nasıl bir toplum yapısı düşlediği ile ilgili bir klavuz, bir yol haritası.
Medenî BilgilerMustafa Kemal Atatürk · Örgün Yayınları · 20041,141 okunma
10/10
·168 syf.··
2024 11. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2024 16:45
Alev Coşkun'un alıntıları ile bu kitabın önemi şudur. "Tarihte henüz Cumhuriyet ve demokrasinin adını bile duymamış, demokrasinin koşullarına sahip olmayan bir topluma; demokrasiyi, özgürlükleri öğretmek ve benimsetmek için kitap yazmış bir diktatör var mıdır?" "Atatürk devrimciydi, cumhuriyetçiydi, halkçıydı ... Atatürk bir ulus devlet yarattı ... Atatürk antiemperyalistti ... Emperyalist güçlerin tarihten silmek istediği Türk ulusunun yeniden dirilişinin önderiydi Atatürk." Birçok soruya cevap veriyor sanırım. Mutlaka okuyun..
Vatandaş İçin Medeni BilgilerMustafa Kemal Atatürk · Atatürkçü Düşünce Derneği · 20111,141 okunma

Yazar Hakkında

Mustafa Kemal AtatürkYazar · 129 kitap
Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı. Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı. 1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi. Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi. 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir. Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı. Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı. Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı. Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır: Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı. Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921) I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921) II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921) Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921) Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922) Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı. 23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı. Atatürk Türkiye'yi "Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz: 1. Siyasal Devrimler: • Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922) • Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923) • Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924) 2. Toplumsal Devrimler: • Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934) • Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925) • Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925) • Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934) • Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934) • Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931) 3. Hukuk Devrimi: • Mecellenin kaldırılması (1924-1937) • Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937) 4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler: • Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924) • Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928) • Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932) • Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933) • Güzel sanatlarda yenilikler 5. Ekonomi Alanında Devrimler: • Aşârın kaldırılması • Çiftçinin özendirilmesi • Örnek çiftliklerin kurulması • Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması • I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi. Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti. Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı. 15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu. Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı. 1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı. Fransızca ve Almanca biliyordu. 10 Kasım 1938 saat 9.05'te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü. Kaynak: kultur.gov.tr/TR-96300/atatur...