"Gençken, Trophinous'un mağarasında gülmeyi unuttum; yaşlanınca gözlerimi açtım ve o an gülmeye başladım ve o zamandan bu yana da gülüyorum. Hayatın anlamı geçinmek, hedefi de yüksek bir mevki edinmekti; aşkın rüyası mirasyedi bir kadınla evlenmekti; dostluğun nimeti dar günde yardım almaktı; bilgelik çoğunluğun olmasını istediği şeydi; cesaret on papel kaybetme riskini almaktı; şefkat sofra başındayken, 'Masaya buyurun.' demekti; dindarlık senede bir komünyona katılmaktı. Bunu gördüm ve kahkahalarla güldüm."
Dünyada sadece 42,5 yıl kalmış olan Kierkegaard'ın 'yaşlanmak' ile neyi kast ettiğini bilmiyorum, tahminimce 25 yaşından sonraki yaşam döneminden bahsediyor.
Kitaptan bahsedelim; öncelikle söylemek gereken şudur ki, Kierkegaard'ın okuması en kolay ve defalarca tekrardan okunabilecek kitabı. Meseller, Batı yazın dünyasında çok önemli yer tutar, Kierkegaard da bunları en yoğun, en anlamlı şekilde kullanan yazardır. "Kıssadan hisse" diyebileceğimiz meselleri biz de sıklıkla kullansak da yazın kültürümüzde çok geçmezler.
Bu kitapta 80'den fazla mesel yer alıyor. Üstad, başta bir soru soruyor ve onu açıklamak için felsefi terimlerle boğmak yerine hikâyelerle, benzetmelerle çok iyi bir tat veriyor.
Bu arada, kitabın çevirmeni Osman Çakmak, daha sonra "Konuşmanın İmkansızlığı Üzerine İki Diyalog" isimli bir kitap yazmıştır. İlişkili olmasa da, bu kitabı çevirmiş olmak, ona önemli bir zenginlik kazandırmıştır diye düşünüyorum.
Varoluşçu felsefenin öncülerinden Kirkegaard dindar babasının etkisiyle din eğitim almış ve katı bir dini atmosfer içinde yetişmiş Danimarkalı yazar ve teologdur. Sanırım bu zorlama ve baskının etkisiyle Hristiyanlığa tepkili bir kişi olmuş, Hristiyan inancının tamamen yenilenmesime dair eleştirilerde bulunmuştur.
'Meseller' eserinde de bu konuya değindiğini görebiliyoruz. Kirkegaard'ın Hristiyanlık içinde veya karşısında nasıl iyi bir Hristiyan olunacağı kaygılarına rastlıyoruz. Yalnız çeviride bir sıkıntı var ki, pek çok kişinin okuduğunu anlamakta zorlanacağı aşikar.
MesellerSoren Kierkegaard · Pinhan Yayıncılık · 2017320 okunma
Kitabın adı içeriğini yansıtıyor. Düşünmenin ipuçlarını veren kısa kısa birçok bölüm. Bazı bölümler birkaç cümleden bazı bölümler de birkaç sayfadan oluşuyor. Sorular ve onların metaforlarla dolu cevapları. Felsefik bir kitap olduğu için dili çoğu insana anlaşılmaz gelebilir. Kitap dingin kafayla dikkat verilerek okunmalı. Her bir cümle sindirilmeli soru ile alakası düşünülmeli. Okuma gruplarında bölüm bölüm yavaş yavaş okunarak tartışılmalı. Metaforlar üzerine kafa yorulmali.
Derin düşüncelerin içinde yüzmek iyi geldi. Tam olarak anlayamadigim bölümler de oldu, birkaç yıl sonra yeniden okumalıyım.
Öncelikle felsefik bir kitap olduğu İçin okuyan kişiye göre dili anlaşılmaz gelebilir. Ayrıca çeviri ile ilgili bir sorun yaşadım.Kitabı okurken sakin bir ortamda okursanız çok daha keyifli olacaktır.Düşünmenin ipuçlarını veren kısa kısa bölümlerden oluşuyor, bazı bölümler birkaç cümleden bazı bölümler de birkaç sayfadan oluşuyor.benim en sevdiğim bölüm “kadının yaratılışı”ve “meşgul filozof “oldu.Genel olarak sevdim betimlemeler güzel .Keyifli okumalar:)
MesellerSoren Kierkegaard · Pinhan Yayıncılık · 2017320 okunma
Düşüncenin ifade edilmesinde meseller önemli bir yer tutar helede bizim gibi ders alınacak hikayelerin dolu olduğu Anadoluda. Lakin batı duşünce tarihinde de Soren Kierkegaard'ın meselleri unutulmaz imgelerle dolu ahlaki ve ruhani derslerin önemli bir aracı olmuştur. Metaforlar ve hikayelerle dolu olan bu kitap icerisinde benim için en okunmaya degerleri "Mektup", "Neşeli Yangın", "Meşgul Filozof", "Kadının Yaratilışı" olmuştur.
Kierkegaard benim icin zor okunan anlaşılması zor bir düşünür olmuştur her zaman. Bu kitabı da beni oldukca zorladı. Kimbilir belkide ceviri kötüydü.
MesellerSoren Kierkegaard · Pinhan Yayıncılık · 2017320 okunma
Anlaşılması zor bir kitap.Mesellerdeki felsefi derinlik ve çevirinin kötü olmasi ( çünkü cümleler anlaşılır halden çok uzak) kitabı okumayı zorlaştırıyor.Bircok meselde İlinti ve nedensellik kurmak çok zor.
Örneğin bir mesel " hayal kırıklığının kahkahası nedir" başlığını taşıyor. Öncelikle bu ne manaya gelir diye düşünüyorsunuz,sonra cevabi meseldeki felsefik boyutu anlamaya çalışıyorsunuz. Cümleler sizi çok zorluyor.
Anlasilabilen mesellerdeki tefekkür boyutu takdire şayan,ancak bir çok meseli ben anlayamadım.
Sanırım daha iyi bir anlama için bu kitabı geniş bir zamanda ve boş bir kafayla okumak lazım.
Kierkegaard, varoluş felsefenin babası. Meseller kitabı birçok dini göndermelerin olduğu bir kitap. Her meselin başındaki sorduğu sorular beni en çok etkilemiştir.
Batı düşünce tarihinde meseller unutulmaz imgelerle yer alır — örneğin, iyi Samariyalı, karanlık mağara duvarlarında dans eden gölgeler (Platon), tarla faresi ile şehir faresi (Luther), Bünyan’ın Hacısı, Nietzsche’nin “En Çirkin Adam”ı, Kafka’nın Şatosu, vd. Bütün bu örneklere bakınca Batı felsefî geleneğinin ahlaki ve tinsel iletişimin aracısı olarak mesele yöneldiğini söyleyebiliriz.
Hiçbir yazar felsefi yazılarında meselleri, hikâyeleri ve metaforları Soren Kierkegaard kadar yoğun kullanmamıştır; onun bu çalışmaları zihnimize unutulmaz imgeler kazımıştır.
MesellerSoren Kierkegaard · Pinhan Yayıncılık · 2017320 okunma
Düşünen ve üreten insan için bulunduğu çağın problemleri, gelişmeleri çok fazla malzeme sunuyor. Başka çağlara gitmeye gerek de yok. Mevcut düşünce pratikleri ve bir takım karşılaştırmalar için
Kierkegaard, Meseller kitabında dini ve felsefi düşüncelerini kısa ama derin hikâyelerle anlatıyor. Her mesel, insanın iç dünyasına, inancına ve varoluşuna dair bir sorgulama içeriyor.
Basit bir dil gibi görünse de her hikâye insanı kendiyle yüzleştiriyor. Özellikle “iman” kavramına yaklaşımı, okuru sarsacak kadar güçlü.
Felsefe, din ve bireysel arayışla ilgilenen herkes için okunması gereken kısa ama yoğun bir kitap.
Düşündürür. Sarsar. Ama asla klişe değildir.
Soren Aabye Kierkegaard (1813-1855), Danimarkalı filozof ve teolog.
Kierkegaard dindar babasının etkisiyle din eğitimi alarak ve katı bir dini atmosfer içinde yetişti.Tüm yaşamında bu çocukluğun etkisi görülür.Kendisi de dinsel düşünceleri olan birisi olmakla birlikte sürekli din adamlarıyla, kurumlarıyla ve düşünceleriyle çatışma halinde oldu. Mevcut Hıristiyanlığın yozlaşmış olduğunu ileri sürdü ve Hıristiyan inancinin tamamen yenilenmesine yönelik eleştiriler geliştirdi. Kierkegaard, din ve Tanrıyı tamamen bireysel bir konu olarak değerlendirdi. Bu yönde giderek sistematik felsefenin bireyi göz ardı eden bütüncüllüğünü de reddetti. Felsefesinde bireyi merkeze aldı.
Felsefesi
Kierkegaard, varoluşçuluğun öncülerinden sayılır.Varoluşçu felsefe bir bakıma her varoluşçu filozofta kendine özgü bir nitelik kazanarak ayrıca tanımlanır, ancak bilinen genel nitelikleri ve felsefi özgürlüğü açısından varoluşçuluğun kurucu isimlerinin başında Kierkegaard sayılmaktadır. Kierkegaard'ın belli bir felsefî sistematik geliştirmediği doğru olmakla birlikte (Kierkegaard bu anlamda Nietzsche gibi bağımsız ve dizgesiz filozoflardandır), kullandığı kavramlar ve felsefe yapma tarzı sonradan varoluşçu felsefelerde görülen nitelikleri barındırır. Kierkegaard'ın itiraz ettiği ve sürekli eleştirdiği filozof Hegel'dir. Hegel'in rasyonalist ve sistematik felsefesi Kierkegaard için kabul edilemezdir.Varoluşçu felsefelerde görülen kavramların çoğunluğu öncül olarak Kierkegaard'da görülür: saçma, bunaltı, korku ve kaygı.Kierkegaard'ın felsefî sorunsalı bir bakıma mevcut Hıristiyanlık içinde ve hatta karşısında nasıl iyi bir Hıristiyan olunacağı noktasına da bağlıdır. Kierkegaard, felsefe tarihinin soyut mantıksal kurgularla geliştiğini ve bu nedenle bireyi, bireyin gerçek yaşamını gözden kaçırdığını düşünür.Ona göre varoluş, somut ve öznel insanın yaşamıdır.Bu nedenle felsefe somut düşünmeye, yani varoluşa yönelmelidir.