Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·334 syf.··
Beğendi
·
2022 180. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2022 04:57
Hayırlı Sabahlar! Mesnevi eserlerini toplayana kadar çatladım. Genel olarak Mevlana ve onun eserlerini toplayana kadar perişan oldum. Çünkü yayın hakkının kimde olduğu o kadar belirsiz ki, koskoca adamın 5 tane kitabı var ya da bize ulaşan bildiğimiz 5, gelip görelim ki 100 tane kitap baskısı var. Böyle olunca da diğerlerinin bu 5 eserin özeti niteliğinde olduğu aşikar. Hatta eminim ki bazı hurafeler, anonim olarak bilinen yazılar da basılan kitaplarına eklenmiştir. Çünkü çok kaliteli yayınlar tarafından yapılan baskıların yanına ne olduğu belirsiz baskılar da eklenmiş. Bu durum beni oldukça üzüyor ve daha evvel de belirttiğim üzere bazı yazarın orijinal eserleri ve bunlardan üretilen eserlerinin ayrı ayrı gruplanması gerektiğini bazen dile getiriyorum. Bunun akabinde genel bir düzenlemenin artık imkansız hale geldiğini görüyorum. Çünkü adeta yemin edip kanıtlayamayacağımız bir durum yaşıyoruz. Neye göre yok sayacağız, ha demeye sorup öğreneceğimiz kaynaklar yok. Aynı zamanda belirli bir düzenleme yaptığım için bunu da kitap incelemesinde belirteceğim. Yine aynı zamanda Akçağ Yayınları muazzam bir baskı hazırlamışlar. Onları da Mesnevi serisinde birleştirdim. Ben ise Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinde yayımlanmış olan baskısını okudum. Aynı zamanda bu 3 paragraf ve benzer özellikleri içerecek diğer paragraflar, diğer incelemelerimde de yer alacaklardır. Bunu belirtelim. Sonuç olarak amaç bilgilendirmek, elimden geleni yapıyorum. Aynı zamanda Mevlana’nın toplam 5 eseri bulunuyor demiştik. Bunlar: Divan-ı Kebir, Fihi Ma Fih, Mecalis-i Seba – Yedi Meclis, Mektubat ile şu an okuduğumuz Mesnevi serisinin kitapları. Diğer eserlerine ise daha sonra bakacağım. Şu an uzun soluklu bir seri malum. Ana eserler bunlar ki bunu da bilgilendirme amaçlı belirtiyorum. Yine genel
Mesnevi 2Mevlana Celaleddin-i Rumi · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1988370 okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2010 33. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2010 00:00
Mesnevi, Şefik Can çevirisinde dip notlar ile çalışılmış.Bu da bize hikayeleri, bir ders gibi okuma imkanı sunuyor. Bu tarz okumalara başlamak için önce Sadi'nin Gülistan ve Bostanı okunarak bir alt yapı oluşturup,daha sonra Mesnevi ile Tasavvufu, hikmetli sözler ,ibretliklik hikayeler üzerinden okumak uygun olabilir. Mesnevî beyitin iki dizesi birbiri ile uyaklı 6 ciltten oluşan bir eser. Mevlânâ, Mesnevî'sinde tasavvufi fikir ve düşüncelerini, birbirine eklenmiş hikâyeler hâlinde anlatmış. Mesnevi'ye Mevlana'nın yazdığı önsözden bir bölüm: Mesnevi Rabbül alemin tarafindan ilham olunmuş bir kitaptır. Batıl,onun ne önünden gelebilir ,ne ardından.Allah onu korur. Kur'an'ı Kerim'den bir ayet: Elleriyle bir kitap yazıp,sonra onu ,az bir bedel karşılığında satmak için ,"Bu Allah katındandır" diyenlerin vay haline ! Vay ellerinin yazdıklarından dolayı onlara,vay kazandıkları o vebal yüzünden onlara! Bakara suresi 79. Ayet
Mesnevi Tercümesi Cilt - 2Mevlana Celaleddin-i Rumi · Ötüken Neşriyat · 2020370 okunma
Her Beyit Derya Deniz
Puan vermedi·303 syf.·
2025 41. kitabı
Mesnevi-i Şerif tam bir derya denizdir. Bu deryaya dalmak kolay değil, çok derinlikli bir eser.Anlatılmak istenenler hikayelerle, olaylarla anlatılmış, yer yer hadislere ve ayetlere dayandırılmış.Hikayeler beyitler halinde anlatılmış. Diğer kitaplar gibi hemen okunup gecilecek bir eser degil.Tek bir kere okunarak, tek başına okunarak anlaşılacak bir eser değildir.Şerhi de okunmalıdır.Bilen insanlarla biraraya gelinerek , tefekkür edilerek okunabilecek bir eser bence. Bazı mevzularda bilginin hakikatine derinine ulaştım. Aklımdaki bazı soru işaretlerinin cevabına da bu eserde ulaştım. Bu eserin defaatle okuması gerekir.
Mesnevi Tercümesi Cilt - 2Mevlana Celaleddin-i Rumi · Ötüken Neşriyat · 2020370 okunma
10/10
·307 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2018 23:06
Mesnevi'nin ikinci cildi ve Mevlana kaldığı yerden devam ediyor. Hem hikâyeler anlatıyor hem de öğüt veriyor. Bir yandan da uyarıyor. Anlatılanın suretine değil, manasına bakın. Özellikle bela ve musibetler karşısında sabır konusunu işliyor. Hele Lokman'ın hikayesi çok anlamlı. Ayrıntılar: kitapokurum.blogspot.com/2018/01/mevlana...
Felsefe
Mesnevi Cilt 2Mevlana Celaleddin-i Rumi · Akçağ Yayınları · 2012370 okunma
Puan vermedi
Kadri yüce Kûran sonsuza kadar yaşayacak çünkü onun koruyucusu Allah'tır. Allah'ın lütfu Muhammed Mustafa Sallallahü aleyhi ve selleme vaad etmişti ki sen ölsen de Kuran ve İslam dini ölmez senin kitabını senin mucizeni ben yüceltirim Kûran'a bir şey katılmaya Kûran'dan birşey eksiltmeye ben engel olurum ben seni iki dünyada da korurum sözlerini kınayanları terk eder onları onları Hor ve Hakir hale koyarım kimsenin Kûran'a bir harf ilave etmeye bir harf eksiltmeye gücü yetmeyecektir sen benden daha iyi bir koruyucu arama senin şeref ve şanını günden güne artırırım senin adını altın ve gümüş üstüne bastırırım senin için mescitler minberler ve mihraplar yaptırırım sevgi yüzünden sana öyle lütuflar da bulunurum ki senin kahrını benim kahrım olur yani senin sevdiğin benim sevdiğim olur senin sevmediğin de benim sevmediğim sayılır şimdi senin adını korkudan gizli anıyorlar namaz vakti gelince gizli namaz kılıyorlar lanetlenmiş müşriklerin korkusundan dinin yer altında gizleniyor lanetlenmiş müşriklerin korkusundan dinin yer altında gizleniyor ben ufukları minarelerle dolduracağım onun üstünden senin şerefli adını insanlara duyuracağım sana asi olanların iki gözünü kör edecem kulların şehirler alacaklar mevkiler bulacaklar senin dinin yerden göklere kadar bütün dünyayı kaplayacaktır, Ey Mustafa sen dinin hükmünü kaybedecek ortadan kalkacağından korkma biz onu kıyamete kadar Baki kılacaz ey bizim büyük peygamberimiz sen sihirbaz değil sadık bir peygambersin elçisin Allah'ın elçisisin Musa ile aynı vazifeyi paylaşmışsın Kuran senin için Peygamberin asa'sı gibidir kafirlikleri küfür inançlarını ejderha gibi yutar sen toprak altında yatmış uyumuşsan söylediklerini yani Hadisi ve Kûran'ı Musa'nın asa'sı gibi bil senin dinine kast edenler senin Kûran ve Hadislerine el
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 2Mevlana Celaleddin-i Rumi · Kitabevi Yayınları · 2011370 okunma
Sen Mecnun Değilsin
Puan vermedi·307 syf.··
2022 51. kitabı
Padişahın biri, Mecnun'un aşkından deli divane olup çöllere düştüğü Leyla'yı çok merak eder. Leyla'nın bulunup huzuruna getirilmesini emreder. Leyla'yı bulup getirirler. Padişah Leyla'yı görünce hayretler içinde kalıp sorar : - "Mecnun'un aşkından deli divane olup dağlara çöllere düştüğü Leyla sen misin? Senin öyle fevkalade bir güzelliğin olmadığı gibi, sıradan bir kadından hiçbir farkın yok. Hal böyle iken nasıl olur da Mecnun senin için deli divane olur." Leyla hiç tereddüt etmeden cevap verir : - "Padişahım sus!... Çünkü sen Mecnun değilsin. Bendeki güzelliği görebilmen için sende Mecnun'un gözlerinin olması ve bana Mecnun'un gözleriyle bakman gerekir." der. Padişah bu haklı sözler karşısında söyleyecek bir şey bulamaz, susup kalır.
Aşk
Mesnevi Cilt 2Mevlana Celaleddin-i Rumi · Akçağ Yayınları · 2012370 okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2025 1. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 02:45
Sevgili okurlar, kendinizi huzursuz mu hissediyorsunuz? Yatmadan önce açın müziğinizi, arkadan hafif hafif tıngırdarken müziğiniz, okuyun 3-5 sayfa ve yatın. Bazı cümleler çok keskindir, takılmayın. Düşünün, bu adamlar bin yıllık mütefekkir. Daha yüz-iki yüz yıl öncesine kadar insanat bahçeleri vardı bu dünyada ki ben size bin yıl öncesinden bahsediyorum. Tabiki keskin düşünceler olacak. Okurken asla kabul etmeyeceğiniz cümleler, düşünceler olacak, benim de oldu, hemen reddetmeyin ya da hemen kabul etmeyin, atın cebinize kalsın orada düşünceniz, reddedişiniz. Sonra tekrar düşünürsünüz, reddedersiniz. Yazmışlar, çizmişler, bu dünyaya eserler bırakmışlar, dünyadan göçüp gitmişler fakat hâlâ varlar zihinlerimizde, feyz almak düşer bizlere de. Özellikle Şefik Can tercümesinden okumanızı öneririm. Şefik Can tüm hayatını Mevlana'nın eserlerine adamış bir çevirmen, yaptığı beyit açıklamaları oldukça kıymetli. Ayrıca anlamadığınız yerler olursa aldırmayın, devam edin. Birçoğumuz anlayamıyor zaten çünkü Mesnevi bolca sembolizm içerir.
Mesnevi Tercümesi Cilt - 2Mevlana Celaleddin-i Rumi · Ötüken Neşriyat · 2020370 okunma
Puan vermedi·307 syf.··
2022 218. kitabı
Bu cilde yapacağım inceleme de ilk cilde yaptığıma benzeyecek bunu da okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Ancak bahsetmeyi önemli bulduğum bir husus, kitabın yazıldığı yıl sebebiyle eski diyebileceğimiz çokça kelimeyi barındırıyor oluşu. Yine de 'Gülü seven dikenine katlanır.' diyerek incelememi bitireyim. My review for this volume will be similar to the one I did for the first volume, and I strongly recommend you to read this as well. However, one thing that I find important to mention is that the book contains many words that we can call old due to the year it was written. Still, 'He who loves the rose bears the thorn.' Let me end my review by saying.
Mesnevi Cilt 2Mevlana Celaleddin-i Rumi · Akçağ Yayınları · 2012370 okunma
Puan vermedi
Türk-İslâm dünyasında Kur'ân'dan sonra en çok okunan, okutulan, müfredattan hiç çıkmayan, sık sık çevirileri, şerhleri yapılan bir dünya başyapıtıdır Mesnevi. İçindeki konu çeşitliliği, çağrışım yoluyla yazılan ve iç içe geçmiş hikâyeleri, felsefî sonuçları, âyetlerden, hadislerden, kelâm-ı kibâr denilen büyük insanlara ait sözlerden alıntıları, bunların şerhleri, üç büyük dinle ilgili olarak anlatılan olaylarla, ele alınan meselelerle bir kültür ansiklopedisi, bir başka deyişle dinler tarihi ansiklopedisidir Mesnevi. Mânâ yönü ağır bastığı için de bu şaheserin bir başka adı "Mesnevî-i Ma'nevî"dir. Dünyanın belli başlı bütün dillerine çevrilmiş sekiz asırlık bu dev eser her gün artan bir ilgiye mazhar oluyor. Mesnevi üzerine Türkçe'de ve dünya dillerinde gün geçmiyor ki yeni bir kitap, yeni bir çalışma çıkmasın ortaya.
Mesnevi Cilt 2Mevlana Celaleddin-i Rumi · Akçağ Yayınları · 2012370 okunma
Sevgi ve Hoşgörü Elçisi Mevlana (!)
Puan vermedi·307 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2023 20:53
İncelemeye başlamadan önce bu kitap ve yazar hakkında beni büyük hayal kırıklığına uğratan bir durumu anlatmak isterim. Kitabı güzel güzel okurken ve aman ya ne güzel ne iyi adam, insan ruhunu nasıl da iyi anlıyor diye söylenirken yaklaşık olarak söyle bir cümleye denk geldim: "Kafirlerin kanı mübahtır, eşlerinin ve çocuklarının köle yapılması caizdir." Bir anda şok geçirdim resmen, nasıl ya dedim nasıl? Bizi Mevlana sevgi ve hoşgörü elçisidir diye büyütmediler mi, böyle bir insan böyle bir şeyi nasıl söylemiş? Başta inanmak istemedim, dedim ki yahu bu adam gel, ne olursan ol yine gel demiş birisi bu işte bir yanlışlık var herhalde. Daha sonra araştırdığıma göre bu cümleyi de o söylememiş zaten, Mevlana'nın ölümünden sonra başka bir yazar bu cümleleri Mevlana'ya atfetmiş. Zaten bu cümlelerin anlamı da neye taparsanız tapın gelin hoşgörü ve sevgi içinde yaşayalım değilmiş, bu cümleler açık açık dine davetmiş yani bırak inandığın şeyi tövbe et Allah'a inan şeklinde gayet dindarca bir anlamı varmış. Meraklısı için konuyu açıklayan videoyu buraya bırakıyorum: youtube.com/watch?v=-YkFmjV... Neyse işte anlayacağınız bunca sene bizi kandırmışlar Mevlana öyledir böyledir diye. Bunu kavrayıp araştırınca ( ki söylemem gerekir çok da derin araştırmadım ama genel olarak durum böyleymiş) büyük bir hayal kırıklığına uğrayarak kitabı bırakmak istedim, sinirlendim oldukça. Belli bir süre sonra ancak okumaya devam etme kararı aldım bunun sebebi ise ibret almak. Bir dinin veya bir ideolijinin buncasına fanatiği olmak Mevlana gibi büyük bir ruhun böylesine bir cümleler kurmasına, yoldan çıkmasına ve at gözlüklerini takmasına sebep olabiliyormuş. Dedim bak Serhat fanatiklik Mevlana'ya neler söyletiyor sana ne yapmaz, kendine gel. Hem kitabın bana verdiği nasihatlere gerçekten
Mesnevi Cilt 2Mevlana Celaleddin-i Rumi · Akçağ Yayınları · 2012370 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Mevlana Celaleddin-i RumiYazar · 122 kitap
Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında 'Bilginlerin Sultânı' ünvanını almış olan Hüseyin Hatibi oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur. Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı. Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Feridüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Feridüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır. Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kufe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Musâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler. 1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi. Bu yıllarda Anadolu'nun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi. Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler. Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu Sarayının Gül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu. Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu. Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizi ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de 'mutlak kemâlin varlığını' cemalinde de 'Tanrı nurlarını' görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü. Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizi'nin yerini doldurmaya çalıştılar.