Puan

7.210 üzerinden
401 kişi
Pan
Puan vermedi·196 syf.··
2023 9. kitabı
" Edwarda mene baxdı, men ona baxdım. O an da qelbime bir şeyin toxunduğunu hiss etdim. Bahardı, aydınlıq günlerdi . Sebebi: o gün bu gün her zaman bunu düşündüm. " Men üç şeyi sevirem" sevirem deyirem sonra. Vaxtile gördüyüm bir eşq yuxusunu sevirem, seni sevirem, bu torpaq parçasını sevirem.
Edebiyat & Roman
PanKnut Hamsun · Qanun Nəşriyyat · 20151,303 okunma
İskandinav Soğukluğu :)
6/10
·176 syf.··
2023 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2023 12:49
Kitapta geçen tarihlerden anladığım kadarıyla II. Dünya Savaşından kısa bir süre sonrasında geçen bu hikayede savaştan gazi olarak ayrılan bir Teğmen'in ruhunu dinlendirmek ve dünyanın içine girdiği siyasi idealizm politikalarından uzaklaşmak için İskandinav 'yada Norveç'in kuzeyinde bir adadaki küçük bir kasabada orman kulübesine yerleşmesi ve sonrasında yaşananlar konu ediniliyor. Kitapta İskandinav kültürüne ve daha çok bölge insanının yapısına dolaylı göndermeler var. Kuzeyde yaşayan bu insanların günlük hayatı, eğlenceleri, ilişkileri ve yaşam biçimlerini kitapta ara cümlelerde ve olay örgüsünün arkalarında çok net görebiliyoruz. Teğmen'in yerel halktan bir kız ile yaşadığı aşk ve ardından değişen sıradan hayatı, teğmenin kuzeyin insanlarına ayak uydurmaya çalışırken kendisini ne yapmaya çalıştığını anlamadığı bir kızla aşkın içinde yalpalanırken buluyor. Başrol kızımız Türk genç kızlarına çok benziyor: Net değil, ne istediğini bilmiyor, ne yaptığının farkında değil ve yaptıklarının sonucunu belki de hiç düşünmüyor. Bu tavırlar yaşını da bir hayli almış teğmenimizi her seferinde çok derinden etkiliyor ve anormal davranışlarına sebep oluyor. Bu küçük ada kasabasındaki ilişkisi kendinden menkul insanların adaya yabancı teğmenle aralarında geçen olayları kısa olmasının da etkisiyle okumaya değer. Düşük puan verdim çünkü: Kitabın çeviri yapısından mıdır yoksa kitabın gerçekten de orijinal halinden midir bilemiyorum ama kitabın dili olabildiğince basit yapılmaya çalışılmış, hem anlatım biçimi olarak hem de dil olarak okurken hiçbir yorulma hissetmedim ama o kadar basit bir dil ile yazılmıştı ki kitap duygu olarak bana neredeyse hiçbir şey geçiremedi. Sanki bir düzyazı bir makale okur gibi okuyup geçtim çoğu yerini. Cümleler hep kısa ve duygu yüklü olmadan, betimlemeler
Anlatı
PanKnut Hamsun · Ren Kitap · 20231,303 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·176 syf.··
2023 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2023 14:26
Açlık’tan sonra Hamsun’dan okuduğum ikinci eser. Tarih sırasına göre gideyim dedim. En azından elimdekiler bazında. Kitapta ormanın dibinde yaşayan, avlanan, münzevi bir teğmen olan Thomas Glahn’ın hayatının yaklaşık beş yılı anlatılıyor. İki kısma ayrılmış olan eser, ilk bölümü Glahn’ın ağzından anlatırken, okuyucu ikinci kısmı ise isimsiz bir ev arkadaşının gözünden takip okuyor. Anlatıcımız birinci şahıs. Kitap daha 1900’ler başlamadan, 1890’larda yazılmış. 1855-60 arasında geçen olayları anlatıyor. Buna rağmen yaşananlar ve anlatım zamanının ötesinde. Sanki 1950’lerde insanları okuyor gibisiniz. Bilmiyorum ben öyle hissettim açıkçası. Burada varmak istediğim esas nokta ise şu, Knut Hamsun daha modern edebiyat ilk örneklerini verdim vereceğim dediği bir dönemde tam bir modern klasik yazmış. Anlatıcı tarzı, anlatım tarzı, her şeyiyle tam bir modern klasik okudum. Açlık da biraz böyleydi aslında. Norveç edebiyatını gerçekten çok seviyorum. İnanılmaz eserler okuduğum oldu çünkü. Bu da güzel örneklerinden bir tanesi. Kitap çok tuhaf karakterlere sahip. Bir kere içinde Borderline kişilik bozukluğunun tanımı gibi, bir yaptığı bir yaptığını tutmayan hanım kişisi Edvarda var. Bu kızcağız istiyor ki herkes beni sevsin ama ben kimseyi sevmeyeyim. Babası da zengin bunun. Kızının huyunu biliyor. Uğraşıyor adam kızı mutlu olsun diye kabul edelim. Sövmek isteyen sövebilir yine tabi. Bizim ormancı reisle bu kız bir şekilde tanışıyor, aralarında olaylar olaylar. Bizim ormancı reis ise biraz saf, biraz çapkın, haşin bir delikanlı. Otuzlarının başında. Ya da yirmilerinin sonu. Emin değilim. Onun ağzından dinlerken hikâyeyi, ya bu adam da ne salak adam diyebilirsiniz ama ne zaman ki ikinci bölüm başlıyor, öbür ruh hastası kıskanç ev arkadaşıyla tanışıyoruz, onun gözünden görüyoruz
Edebiyat
PanKnut Hamsun · Can Yayınları · 20231,303 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2024 18. kitabı
Norveç'in en kuzeyinde, uçsuz bucaksız bir ormanın kıyısında, derme çatma bir kulübe kiralayıp burada sadık köpeği Ezop'la dinlenmeyi uman Teğmen Tho- mas Glahn günlerini tam da istediği gibi geçirmeye başlar. Ava çıkarak, balık tutarak, vahşi doğayla ahenk içinde münzevi bir yaşam süren bu genç adamın basit hayatı, yörenin en varlıklı adamlarından birinin kızı olan Edvarda'yla tanışınca tümden değişecektir. • Açlık'tan dört yıl sonra yayımlanan ve Hamsun'un en ünlü romanlarından biri olan Pan büyüleyici ve yıkıcı bir aşk hikâyesi olmasının yanı sıra doğaya adanmış müthiş bir doğa övgüsü. • Umut etmek ilginç bir şey, evet çok tuhaf bir şey. İnsan bir sabah bir yola çıkabilir, o yolda sevdiği biriyle karşılaşmayı umut edebilir. Peki onunla karşılaşır mı? Hayır. • Herkese keyifli okumalar diliyorum ..!
Roman
PanKnut Hamsun · Can Yayınları · 20231,303 okunma
İnsan baş keçi ayak “PAN”Panik yok!
6/10
·208 syf.··
2022 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2022 08:34
Knut Hamsun meşhur “Açlık” romanının İskandinav yazarı 1899 yılı Osmanlı’nın son zamanlarında Andersen ile İstanbul’ u ziyaret ediyor. İstanbul’un boğaz’ın güzelliği insanların tasasız oluşu onu bayağı etkilemiş olacak ki buradaki izlenimlerini ve şaşkınlığını ”İstanbul’da İki Seyyah” adlı kitabında şu şekilde dile getirmiş: “… yoksa biz Türkiye’de değil miyiz?Ben iflasın eşiğine gelmiş bir memlekete dair yazılmış yazıları okumaktayım.Halbuki vapur, bağlık bahçelik küçük şehirlerin ve güllerin kıpkızıl parıltısıyla gözümüzü alan bir masal dünyasınsa yol alıyor.” Knut Hamsun romanlarında oluşturduğu karakterlerin psikolojisine ayna tutan kurgudan kopmadan gerçekliği iliklerimize kadar hissettiren bir yazar. Bence onun kitaplarının en güzel yanı yaptığı doğa tasvirlerinin içine her daim insanı yerleştirebilmesi.Pan kitabı da öyleydi. Kitabın ismi yunan mitolojisinde yer alan teke bacaklı, keçi boynuzlu bir insan görünümünde olan Pan’ dan alınmış.Bu mitolojik karakterin görünümü son derece korkutucu.Doğa tanrısı Pan ormanda dolaşırken onunla aniden karşılaşan insanlar onun görünümünün korkunçluğu karşısında çığlık çığlığa kaçışır.Bu durum onu rahatsız etmez hatta memnun olur.Bu yaşattığı yoğun korku bizim de aslında aşina olduğumuz “Panik” kavramanı ortaya çıkarmıştır. Pan kitabının karakteri Thomas Glahn’ın karakterinden yola çıkarak tıpkı pan gibi doğa ile ilişkisini, ilkel oluşunu,Edvarda’ya aşkını, inatçılığını ve gururunu okuyoruz.Bana bu romanı sevdiren yazarın yalın dili, doğa tasvirleri, hikayenin pürüzsüzlüğüydü.Kısacık bir hikayeydi zaten.Ben severek okudum. Sizin de bu kitapla tanışmanızı isterim.
Edebiyat
PanKnut Hamsun · Timaş Yayınları · 20211,303 okunma