Kitabın alt başlığında önemli bir soru soruluyor: "Neden Dünyayı Hırsızlar ve Dolandırıcılar Yönetiyor." Acaba gerçekten de öyle mi yoksa yazarın paranoyası mı? Oliver Bullough'in Türkçeye ParaVatan adıyla çevrilen bu kitabı çok dikkat çekici alt başlığa sahip.
Kitap, paravan şirketlerin nasıl kurulduğu ve bunlar üzerinden şirketler arası ve ülkeler arası para ticaretinin nasıl yapıldığını örneklerle anlatıyor. İngiltere merkezli bu yapılar anlatılırken, Ukrayna eski devlet başkanı Viktor Yanukoviç üzerinden de Ukrayna'nın nasıl sömürüldüğü de anlatılıyor. Özelde Ukrayna genelde tüm dünyada izlenen hortumlama, yolsuzluk işleri hakkında bilgi veriliyor.
'Ah, petrolümüz ya da doğalgazımız olsaydı, dünyanın en zengini biz olurduk" diye düşünen çok sayıda insan var. Söylem gerçekten güzel ve düz mantıkla bakıp nedensellik kurulduğunda herhangi bir sıkıntı da görülmüyor. Lakin bu cümleler aynen iktisat teorilerinin piyasanın gerçekleriyle değil de şematik, düşünce bazlı yani Ceteris Paribus ("Diğer tüm durumlar sabitken") olması gibi duruyor. Fakat gerçek dünya ise düz bir çizgi üzerinden gitmediği için o zenginlik kavramı o doğalgaz ve o petrolle eş değer olmuyor. Dünya üzerinde bununla ilgili çok sayıda örnekte mevcut. Örneğin: Nijerya. Zengin petrol yataklarına sahip fakat fakirlik, yoksulluk kol geziyor. Ya da Venezüella'yı düşünelim. Petrol fiyatlarının düşmesi, petrol gelirlerine dayalı bir ülkenin, ikame başka bir malı da olmayınca sıkıntılara sokuyor. Ya da Irak aynı durum. Yani yer altı zenginliği olması (Maden adı altında ormanlarımız talan ediliyor ve buradan ülkemize düşen pay yüzde 5'in altında diye biliyorum. Gerisini çok uluslu maden firmaları götürüyor ve doğanın da içine ediyorlar. Maden sahalarını da piç bırakıyorlar. Bunun ABD'de örneğini de Jared