Pencereden

Güray Süngü
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·208 syf.·
2019 50. kitabı
Pencereden, Güray Süngü’nün Dördüncü Tekil Şahıs’tan sonra yazdığı, benim ise Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı’ndan sonra okuduğum ikinci romanı. Güray Süngü, çok genç yaşlarda yazı işlerine girmiş bir yazar. İlk romanı olan Dördüncü Tekil Şahıs’ı yirmi iki yaşında yazmış. Ancak bunu bir yayınevine kabul ettirip, yayınlatması sekiz yılı bulmuş neredeyse. Bu süreçte yazmayı bırakmamış. Pencereden, onun bu sekiz yıllık arayış sürecinde yazdığı ikinci eser. Ki bu iki romanın yayınlanması da aynı yıla, 2006 yılına tekamül ediyor. Yazarı, dergilerde yayınlanan öykü ve deneme yazılarından tanısam da romanlarıyla tanışmam çok yakın bir zamanda oldu. Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı’nın bende bıraktığı intiba öyle güzeldi ki, tüm eserlerini okumam gerektiği düşüncesi o zaman yerleşti kafama. Şu sıra da bu niyetimi gerçekleştirmeye çalışıyorum. Kronolojiye göre okumam gereken ilk eser Dördüncü Tekil Şahıs kitabı. Ancak kitabın hacmi ve katıldığım bir söyleşisinde yazarın kendi eleştirisini de göz önünde bulundurarak -“Şu an Dördüncü tekil Şahıs’ı yazmak isteseydim yüksek ihtimalle bu 150 sayfayı geçmeyecek bir eser olurdu.” demişti. Ben de bu kronolojik okumaya Pencereden ile başlamak istedim. Yazar, hikayeyi görünür bir gerçekliğe oturttuğu “pencere” metaforuna yaslayarak, başkarakter olan Ayhan’ın dünyası üzerinde şekillendirmiş. Ve biz bu hikayeye yazarın bize açtığı pencere kadarıyla dahil olabiliyoruz aslında. Sadece o pencereden gördüğümüz kadarıyla Ayhan’ı tanıyabiliyoruz. Ayhan, dışarıdan bakıldığında anne babasına dahi “siz” diye hitap edebilecek kadar kibar, saygılı, titiz, çalışkan, varlıklı ve yakışıklı diyebileceğimiz bir insan profiline sahip. Fakat pencereden içeri bakarsak; sessiz, nahif, -yazarın deyimiyle hiç kimseyi, kendi kemiklerinden başka kimseyi
PenceredenGüray Süngü · İz Yayıncılık · 2018722 okunma
6/10
·208 syf.··
2020 14. kitabı
İçinde çok güzel sözler olması sebebiyle beğendiğim, sık sık altını çizerek okuduğum fakat çok belirsiz bir olay akışı nedeniyle bir türlü içine giremediğim bir kitaptı. Kanaatimce yazar, aslında okuyucuyu merakta bırakmak istemiş ancak bu kopuk bir anlatıma neden olmuş. Okuyacak olanların bunu göze almasını tavsiye ederim.
PenceredenGüray Süngü · İz Yayıncılık · 2018722 okunma
Bizim Ayhan
7/10
·208 syf.·
2022 2. kitabı
Ayhan’ı tanıyorum. Ya abartma demeyin. Tanıyorum, ciddiyim. Sizi buna ikna etmem zor olacak; çünkü Ayhan gibileri pek fazla sayıda insan tanımaz. Sadece kendi kemiklerini kırabilen Ayhan’dan bahsediyorum. Kimseyi kıramadığı için kırıla kırıla kırılmışlar piramidinin en dibine gömülen Ayhan’dan. İnsanlarla temastan korkan, gerekmemesine karşın her gün belirli bir plan ve nizam çerçevesinde yaşayan, ömrünün bu gidişle nereye varacağı konusunda düşünmek istemeyen, düşündüğü vakit ölmeyi arzulayabilen, arzuladığı zaman dehşete düşmeyen, düşmediği zaman suratına ölümcül bir durgunluk oturan Ayhan’dan. İşte bu Ayhan’ı tanıdığım için Pencereden’i okurken hiç yabancılık çekmedim. Cümleler akıp gitti. Yazarın ne kastettiğini anlamış gibi hissettim her cümlede. Ayhan’ı tanıyor olmak bana öyle bir cüret vermişti ki, yazara kimi yerlerde hayır Ayhan böyle yapmaz deme cesaretini bile gösterebildim. İşte bu kitap incelemesi de bu itirazlarımın bir sıralaması. Dedim ya, Ayhan’ı tanıyorum. Madem Ayhan’ı tanıdığımdan bahsettim, size biraz daha bahsedeyim ondan. Herkese siz diye hitap eden, kimseye güvenemeyen, bu yüzden de kibarlığı kendine zırh edinmiş biri Ayhan. O kadar yabancılaşma var ki Ayhan’da, roman birinci kişi bakış açısıyla değil de üçüncü kişi bakış açısıyla yazılmış. İsabetli bir tercih. Başka bir isabetli tercih ise, esas amacının Ayhan’ın paramparçalığını vurgulamak üzere olduğunu düşündüğüm biz vurgusu. Normalde bir tevazu belirtisidir kendisinden biz diye bahsetmek. Ama burada hiç de öyle olduğunu düşünmüyorum. Diyorum ya, tanıyorum Ayhan’ı. Romanımız Ayhan’ın İstanbul’da tek başına sürdürdüğü ve birbirinin aynı gibi olan günlerin birinden başlıyor. Düzenli bir hayat süren Ayhan, çalışmamasına rağmen sabah erkenden kalkıp bakkala uğruyor, kahvaltısını yapıyor ve
Roman
PenceredenGüray Süngü · İz Yayıncılık · 2018722 okunma
Pencereden
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2021 17:57
Güray SÜNGÜ son birkaç yılda fark edip okumaya başladığım yazarlardan. Şuan okumadığım pek kitabı kalmadı diyebilirim. Romanlarında ,hikayelerinde başarılı bir biçimde yansıttığı iç monologlar ,kitaptan çıkıp benim de ta içime yerleşiyor okudukça. Ayhan Bey'in hikayesini dün bitirdim. Ama Ayhan'la beraber ben de yarım kaldım okuma sürecim boyunca. Hayatı,anlam arayışını, sonlara duyulan özlemi ve Ayhan için Özlem'i çok ince ,çok güzel anlatmış. Çok beğendim, bir daha yazsın bir daha okurum.
Edebiyat
PenceredenGüray Süngü · İz Yayıncılık · 2018722 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2021 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 17:51
Kaç kibar adam tanıdınız ? Ayhan bildiğiniz kibar adamlardan değil. İnsan kalbi üzerinden riske girmeyen, kendi kemiklerinden başka kimseyi kırmayan biri. Ayhan'ın babası oldukça gürültülü gülüyor. Annesi sessizce ağlayan kadınlardan. Ayhan ikisine de benzemiyor. Hiç kimseye ve hiç bir yere sığamıyor. Ayhan'ın kavgası içinde. Hersey, herkes uzak geliyor ona. Bir tek pencereden baktıkları yakın ona..Oynayamadığı oyunları oynayan çocukları ve yaşayamadığı hayatı yaşayan insanları izliyor penceresinden.. Buldugu tek huzur noktası o pencere. Herşey, herkes ne kadar uzak, ama orası ne kadar yakın ona. Ayhan böyle biri. İncelik ve yalnızlığın anlaşıldığı nazenin bir eser..Güray Süngü en sevdiğim yazarlardan..
PenceredenGüray Süngü · İz Yayıncılık · 2018722 okunma
10/10
·208 syf.··
2020 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2020 11:04
Güray Süngü'nün şimdilik en sevdiğim, 2020 yılınında en sevdiğim romanı oldu. Ayhan öyle tanıdığım, kararlarına şaşırmadığım bir karakterdi ki. Ayhan hiçkimseyi kırmamak için kendini paramparça eden bir karakter. Tanıştığım için mutlu olduğum dünyasından çıktığıma üzüldüğüm bir karakter. Çok teşekkür ederim Güray Süngü yazdığın için, içten bir teşekkür. Çok severek, beğenerek tavsiye ediyorum.
PenceredenGüray Süngü · İz Yayıncılık · 2018722 okunma
4/10
·208 syf.··
2019 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2019 13:41
Yazarın okuduğum ilk kitabı idi. Farklı bir heyecan ile kitabın gelmesini bekledim ve yine heyecan dolu okumaya çalışsam da beklediğimin çok altında bir kitaptı. Hayal kırıklığı yaşadım.
PenceredenGüray Süngü · İz Yayıncılık · 2018722 okunma
“Acı çektiğini kendi kendisine bağırarak, sadece susuyordu.”
10/10
·176 syf.··
2024 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2024 11:02
Güray Süngü … çok şey söylenir üzerine, çok cümleler kurulur. Ama kurmak istemiyor insan. Onun satırları üzerine konuşmak istemiyor.. Kaleminde kendimi bulduğum çok az yazar oldu şimdiye kadar. Sanki her cümlesi bana yazılmış gibi, beni görmüş ve yüreğime dokunmak istemiş, ona ihtiyacım olduğunu sezmiş gibi. “Çünkü çok uzak. Yakınımızda ve bizdenmiş gibi duran her şey. “ diyor, ne güzel söylüyor. Herkes ne kadar uzakmış meğer bana, kimse Ayhan kadar olamamış, anlamamış beni. Çözmeye çalışmamış ki. Belki ondandır bu bağ, biri beni çözdüğü için bağlanmışımdır. Zaten bu bağı da görmüş Güray Abi, onu da özetlemiş benim için : “Etrafınızda sizi çevreleyen hiçbir şeyle bir bağınızın olmadığını biliyorum. Bir bağ kurmak, ona inanmak, sahip çıkmak ve bütün insanlar gibi olmak için çırpındığınızı ama bunu beceremediğiniz için kendi içinize her geçen gün biraz daha gömüldüğünüzü biliyorum. Bizi çevreleyen ortam, koza, çeper, dış dünya, çevre; adı her neyse, bizim yaşamımızı sürdürebilmemiz için gerekli şartlara sahip değil… Ama biz yine de varız… O hâlde bizi yaşatacak bir ortam olmak zorunda. Çünkü sadece kendi türü içinde, onlarla beraberken onların oluşturduğu dünyada yaşamını sürdürebilir bütün canlılar. Bana ihtiyacınız var, çünkü benim size ihtiyacım var...” Benim de Güray Süngü’ye ihtiyacım varmış. Arada düşünüyorum, keşke daha önce tanısaydım, ama sonra fark ediyorum ki onu çok doğru zamanda tanıdım. En ihtiyacım olduğu zamanda, anlaşılma ihtiyacıyla yandığım bir zamanda. Umarım anlaşılmaya muhtaç olan herkes onun limanına sığınabilir bir gün, çünkü bu yazar herkese nasip olmuyor… iyi ki varsın Güray abi
Edebiyat
PenceredenGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 2020722 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2018 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2018 23:28
Kitaba dair ilk inceleme olacaksa insan istiyor ki en özel şekilde olsun belki böylelikle başka incelemelerin ve okurların da yolunu açarız.. Ne kadar güzel olur, özel olur bilemem tabi belki sonunda karar veririz ama. Öncelikle kitabımızın Güray Süngü'nün romanlarından biri olduğunu söyleyelim. Hatta yayınlanan da ilk romanı. Okuduğum diğer kitaplarına nazaran daha bireysel ve psikolojik bir roman çıkıyor karşımıza. Ayhan adında bir karakterimiz var. Ayhan; içe dönük, yalnız bir insan ama bir o kadar da beyefendi, çalışkan, temiz yüzlü birisi. İnsanlarla diyalog kurmakta zorlanır. Anne ve babasıyla konuşurken bile "siz" yahut "efendim" deme ihtiyacı duyar. Babası itiraz etse de bu tavrını sürdürmesi bir inatçılıktan ziyade bir çeşit çaresizlikten, elinden başka bir şey gelmemesinden kaynaklanır.. Evinde yalnız başına yaşar ve onu sık sık gördüğümüz iki mekan var evin içinde; balkon ve boş bir oda -tam boş sayılmaz aslında gazete haberleriyle dolu-. Olabildiğince dışarı kapalı olan Ayhan hayatına her giren insan tarafından farkedilir, kimisinde ilgi uyandırır kimisinde ise merak. Fakat hiç kimseyle kalıcı bir bağ kuramayan bir Ayhan bu. Nişanlanır, nişanlısından ayrılır, üniversiteden sonra ailesinin yanına geçer ama orada kalamaz. Onun devam eden tek hareketi belki de gazete haberi toplamak. Ayhan oldukça ilginç bir karakter olduğunu misafirlerine davranışından da farkediyoruz: Evet ne kadar yalnız kalmak istese de bu adam evine gelen her kişiye de son derece misafirperver. Acaba diyorsunuz yani yalnızlık bir tercih mi bir zorunluluk mu? Tercih olduğunu söylüyor bana kalırsa zorunluluk ya da daha büyük ifadelerle küçük yaşta yaşadığı dışlanmalar, sosyal hayatının sürekli değişmesi ve ailesinin yanında büyüyememiş olması... Roman belki hep aynı çevrede dolanıp
Edebiyat
Pencere'DENGüray Süngü · Okur Kitaplığı · 2012722 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2023 23:34
Ayhan, kendi dünyasında, yalnızlığı seçen, iyi  eğitim almış, kibar bir adam. Kimseyi kendine yeterince yakın hissetmiyor o yüzden herkese karşı bir mesafesi var. Babasına bile "siz"  diye hitap ediyor. Kaldı ki kendisine bile" biz" diyor.  Kendisine bile dışarıdan bakıyor, bir pencerenin ardından... Kendi gibi olan insanlara ulaşmaya çalışıyor. Nasıl hissediyorlar sormak istiyor. Belki de yalnız olmadığını anlamak için. Goethe'nin de dediği gibi "Dünya, hassas kalpler için bir cehennemdir" Ayhan da kendi cehenneminde kendi savaşını veriyor. Yazarın üslûbunu o kadar sevdim ki bu kitabı bitirir bitirmez diğer kitaplarını da aldım. Tek bir cümleyle o kadar çok şey anlatmış ki, iyi ki okumuşum dedim. Böylesine aykırı bir adam ancak bu kadar sevdirilebilirdi okuyucuya.
PenceredenGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 2020722 okunma

Yazar Hakkında

Güray SüngüYazar · 16 kitap
1976 yılında İstanbul’un sur içi mahallelerinden Kadırga’da doğdu. İlk öğretime Kadırga İlkokulunda başladı. Çocukluğu Ayasofya ve Sultanahmette geçti. Gedikpaşa’da esnaf olan babası sayesinde çalışma hayatını erken yaşta tanıdı. Üniversiteden mezun olana kadar bütün tatillerini Kapalıçarşı’da geçirdi. Farklı milletlerden, meşreplerden, dinlerden insanların arasında büyüdü. Üniversite eğitimini Uludağ Üniversitesi’nde aldı. İktisat fakültesinde okudu. Mezuniyetinden sonra özel sektörde çalışmaya başladı. 2009 yılına kadar çeşitli sektörlerde görev aldıktan sonra, yayın sektörüne geçti. Güray Süngü yazmaya Bursa yıllarında başladı. İlk öyküsü 1998 yılında Hece dergisinde yayınlandı. Bugüne dek, Hece, Hece Öykü, E-edebiyat, Ada, Özgür Edebiyat, İtibar, İzdiham, Cafcaf, Hacamat, CF, Edebi Müdahale, Post Öykü, Cins, Muhayyel gibi dergilerde öyküler ve yazılar yayınladı. Öğrenciyken yazdığı ilk romanı Dördüncü Tekil Şahıs 2006 yılında okuyucuyla buluştu. Düş Kesiği adlı romanıyla 2010 Oğuz Atay Roman Ödülü’ne, Kış Bahçesi adlı romanıyla 2011 Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü’ne layık görüldü. 2014 yılında Deli Gömleği ve Hiçbir şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi kitapları ile Necip Fazıl Hikaye Ödülü’nü kazandı. 2018 yılında 14. Kristal Lale ödüllerinde yılın edebiyatçısı seçildi. Kitapları; Dördüncü Tekil Şahıs-Roman, 2006 Pencereden-Roman, 2006 Düş Kesiği-Roman, 2010 Deli Gömleği-Öykü, 2010 Kış Bahçesi-Roman, 2011 Hiçbir şey Anlatmayan Hikâyelerin İkincisi-Öykü, 2012 Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk-Öykü, 2014 Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı-Roman, 2015 İnsanın Acayip Kısa Tarihi-Uzun Hikaye, 2016 Vicdan Sızlar-Öykü, 2016 İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır, 2018