Adı:
Pencere'DEN
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054494699
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okur Kitaplığı
Baskılar:
Pencere
Pencereden
Kendisinden başka hiç kimseyi, kendi kemiklerinden başka hiçbir şeyi kıramayan Ayhan'ın hikayesi Güray Süngü'nün sıra dışı üslubuyla okurlarını yalnızlık ve incelik üzerine düşünmeye davet ediyor. Siz de okudunuz mu üniversitede. Benim en zorlu dönemecimdi belki orası, hiç dönemediğim bütün hepsi içinde. Orayı da dönemedim de dönmüş gibi yaptım. Diplomada sadece mezuniyet derecesinin yazması ne hoş değil mi, beş senenin özeti niyetine. Etrafımdakiler çocuk olmadığı ve çocuk safiyetine sahip olmadığı için ve ben de çocuk olmadığım ve her şeye rağmen çocuk safiyetine sahip olmadığım için tam anlamıyla korkunç yıllardı diyebilirim. Bu kadar çok var olup da görünmez olunabilecek başka bir zemin var mıdır sizce? Numaralarla fişlenip, öğrenci numarası, sınıf numarası, sınav numarası, grup numarası, tez numarası, bu kadar çok gizli kalabilmek, yokmuş gibi yaşayabilmek, binlerceden bir tane olup binlerceyi oluşturan binlerce bir değilmiş gibi olabilmek. Anlatmazsam kızmazsınız değil mi, ama üzerinize alınmayın lütfen, tamamen benimle ilgili bir mesele, yoksa size anlatmaz mıyım hiç, insanın aklı tamamen başındayken çektiği gerçek acıyı tarif edebilecek kelimeleri bulamamaktan korkuyorum da. Üzgünüm, isterseniz çok özel bulduğunuz detayları siz de anmayın. Görüyorsunuz ya insan kendisine karşı bile yabancılıktan kurtulamıyor kimi zaman. Öyle bir zaman...
208 syf.
·2 günde·7/10
Pencereden, Güray Süngü’nün Dördüncü Tekil Şahıs’tan sonra yazdığı, benim ise Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı’ndan sonra okuduğum ikinci romanı. Güray Süngü, çok genç yaşlarda yazı işlerine girmiş bir yazar. İlk romanı olan Dördüncü Tekil Şahıs’ı yirmi iki yaşında yazmış. Ancak bunu bir yayınevine kabul ettirip, yayınlatması sekiz yılı bulmuş neredeyse. Bu süreçte yazmayı bırakmamış. Pencereden, onun bu sekiz yıllık arayış sürecinde yazdığı ikinci eser. Ki bu iki romanın yayınlanması da aynı yıla, 2006 yılına tekamül ediyor.

Yazarı, dergilerde yayınlanan öykü ve deneme yazılarından tanısam da romanlarıyla tanışmam çok yakın bir zamanda oldu. Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı’nın bende bıraktığı intiba öyle güzeldi ki, tüm eserlerini okumam gerektiği düşüncesi o zaman yerleşti kafama. Şu sıra da bu niyetimi gerçekleştirmeye çalışıyorum.

Kronolojiye göre okumam gereken ilk eser Dördüncü Tekil Şahıs kitabı. Ancak kitabın hacmi ve katıldığım bir söyleşisinde yazarın kendi eleştirisini de göz önünde bulundurarak -“Şu an Dördüncü tekil Şahıs’ı yazmak isteseydim yüksek ihtimalle bu 150 sayfayı geçmeyecek bir eser olurdu.” demişti. Ben de bu kronolojik okumaya Pencereden ile başlamak istedim.

Yazar, hikayeyi görünür bir gerçekliğe oturttuğu “pencere” metaforuna yaslayarak, başkarakter olan Ayhan’ın dünyası üzerinde şekillendirmiş. Ve biz bu hikayeye yazarın bize açtığı pencere kadarıyla dahil olabiliyoruz aslında. Sadece o pencereden gördüğümüz kadarıyla Ayhan’ı tanıyabiliyoruz.

Ayhan, dışarıdan bakıldığında anne babasına dahi “siz” diye hitap edebilecek kadar kibar, saygılı, titiz, çalışkan, varlıklı ve yakışıklı diyebileceğimiz bir insan profiline sahip. Fakat pencereden içeri bakarsak; sessiz, nahif, -yazarın deyimiyle hiç kimseyi, kendi kemiklerinden başka kimseyi kıramayan, kaplumbağa gibi yuvasını sırtında taşıyan, ihtiyacı olmadıkça evinden ayrılmayan, vaktinin çok büyük kısmını kendini güvende hissettiği penceresinin ardından yada balkonundan sokaktaki insanları izleyerek geçiren, gazetedeki üçüncü sayfa haberlerini kesip biriktiren biri. İçinde gizem barındıran tuhaf bir karakter anlayacağınız.

Kitap sizi Ayhan’ın arka bahçesine doğru 207 sayfalık bir yolculuğa çıkarıyor. “Ayhan neden böyle biri? Davranışları fıtri bir yatkınlığın sonucu mu yoksa onu böyle davranmaya iten sebepler mi var?” sorusunun cevabını arattırıyor.

Ayhan’ınki incelik görememekten kaynaklanan bir yabancılaşma hikayesi aslında. Çocuk yaşta mecbur bırakıldığı yalnızlığın, ihmal edilmişliğin ve bunlarla gelen güvensizliğin ağırlığına mahkum edilmenin bir dışa vurumu insanlarla arasına koyduğu penceresi. İşte Ayhan tüm bunlarla, üzerine “incelik” zırhını giyerek baş etmeye çalışır. İnsanlarla arasına “Siz” ile resmiyet çemberi kurarak yaratır güvenli alanını. Bu resmiyet çemberini ne anne-babasının, ne arkadaşlarının ne de hayatına eş sıfatıyla da olsa girmeye çalışan insanların aşmasına müsaade eder. Bir yerden sonra artık istese de kendi bile aşamaz olur bu çemberi, yabancılaşır kendine.

Kurguda, Ayhan’ın yabancılaşma süreci şimdiki zamanla başlayıp, geçmişe dönüşlerle zenginleştirilerek anlatılıyor. Burada Ayhan’ın çocukluğu, genç yetişkinlik dönemi, arkadaşları, öğretmenleri ve anne-babasıyla ve nişanlısıyla olan ilişkisine şahit oluyoruz. Finalde ise aradığımız soruların cevapları bir bir yanıtını buluyor.

Kitabı elinize alıp sayfaları çevirmeye başladığınız andan itibaren sizi tanıdık bir üslup karşılıyor. Güray Süngü’nün hayranı olduğu Oğuz Atay etkisi bu. Başta nasıl ilerleyecek diye bir ürktüm açıkçası. Çünkü bilinç akışı beni zorlayan bir tekniktir. Fakat romanın dili; bilinç akışı, parçalanmış zaman ve geri dönüşlerle de ilerlese de bu sizi hiç yormuyor. Akıp gidiyor eser; ama bir yere kadar… Bir yerden sonra karakteri tanıdıkça kitap durağan bir akışkanlık kazanıyor ve kitabın sonlarına doğru gitgide heyecanınız düşmeye başlıyor. Ben bunu “sıkıcı bir merak” olarak tanımladım. Burada yazara en büyük eleştirim, karakteri aynı duygu gelgitleri içinde dolaştırıp tekrara düşmesi ile ilgili olacak. Karakter(-ler)e biraz daha derinlik katsaydı eğer, hikaye daha keyifli bir hale bürünebilirmiş. Bununla birlikte hikayede Ayhan’ın hayatına dokunan kişilerle ilgili detaylar (Özlem ve Zeynep / anne-baba) da çok kopuk kalıyor. Bu da hikayenin inandırıcılığını bir yerde düşürüyor bence. Anne ve babasıyla olan ilişkisi daha daha zengin diyaloglarla anlatılabilirdi. Buralar da çok aceleye getirilmiş gibi geldi bana.

Özetle, Pencereden bitirdiğim zaman fena değildi dediğim, karakterin üzerine düşünüp hikayeyi içimde demlendirdikçe sevdiğim bir eser oldu.

Bu da tüm kurabiyesever münzevilere ve Ayhan'a: https://youtu.be/1ERihQxQIHM

Niyetlisine keyifli okumalar dilerim.
208 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle pek çok kitap gibi ,bu kitabı da okumamama vesile olan 1000 Kitap'a çok teşekkür ederim.Yazarımız Güray Süngü'nün başka bir kitabını bulmak için gittiğim kütüphanede aradığım kitabı bulamayınca Pencereden adlı kitabını aldım. Kütüphaneden aldığım üç kitaptan biriydi ve sona saklamıştım. Okuyamazsam süre doldu deyip iade edecek ve zaman yetmedi diye kendimi aklayacaktım. Ama sabah başladığım kitabı gece 01:00 de bitirdim ve gerçekten neden daha önce okumadım diye hayıflandım.
Öncesinde kitaba karşı biraz önyargılıydım. Neticesinde yalnızlığın ve inceliğin anlatıldığı bir kitap ne kadar sürükleyici ve keyifli olabilirdi ki...
Ama durum hiç de sandığım gibi değildi.
Ayhan...
Kahramanımızın adı.Daha ilk sayfalarda seviyor insan onu.Keşke diyor, keşke yanında olsam, yalnızlığına ortak olsam. Bir başına Ayhan.İlk okula yatılı başladığından bu yana herkese SİZ , EFENDİM diye hitap ediyor.Anne,baba,arkadaş,nişanlı,herkese.
Yapamıyor farklısını,olamıyor sen-ben, hep siz-biz Ayhan.Bizim gibi değil, samimiyete yer yok hayatında veeee hayat da yok zaten ortada. İnsanlarla birlikte olamıyor Ayhan ,küçüklüğünden beri insanları Pencere'den izlemek onun yaptığı,o zaman yalnızlığı az da olsa azalıyor belki.....
Okuyun Ayhan'ın hikayesini, çok seveceksiniz onu inanın, var mıdır böyle insanlar diyeceksiniz, yanında olmak isteyeceksiniz.
208 syf.
·3 günde·4/10
Yazarın okuduğum ilk kitabı idi. Farklı bir heyecan ile kitabın gelmesini bekledim ve yine heyecan dolu okumaya çalışsam da beklediğimin çok altında bir kitaptı. Hayal kırıklığı yaşadım.
Sizi küçümseyen birinden sizi siz yapan özellikleri saklamamalısınız, hatta belki siz de onu küçümsemelisiniz, hele ki karşınızdakini büyük kılan unsurları insanı gerçekten büyük kılan unsurlar olarak görmüyorsanız.
Çünkü duymuyorlar Ayhan.
Çünkü sen içine doğru bakıyor, içine doğru gülüyor, ağlıyor ve ... .
Bu kız bizi sevmez. Biz de onu sevmeyiz ama onun bizi sevmediği gibi değil. O beğenmez de sevmez. Biz beğenmezlik etmeyiz de sevmeyiz. O bakar görmez. Biz bakarız, bir şey yok ki görülecek daha bizi bile görmüyor deriz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pencere'DEN
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054494699
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okur Kitaplığı
Baskılar:
Pencere
Pencereden
Kendisinden başka hiç kimseyi, kendi kemiklerinden başka hiçbir şeyi kıramayan Ayhan'ın hikayesi Güray Süngü'nün sıra dışı üslubuyla okurlarını yalnızlık ve incelik üzerine düşünmeye davet ediyor. Siz de okudunuz mu üniversitede. Benim en zorlu dönemecimdi belki orası, hiç dönemediğim bütün hepsi içinde. Orayı da dönemedim de dönmüş gibi yaptım. Diplomada sadece mezuniyet derecesinin yazması ne hoş değil mi, beş senenin özeti niyetine. Etrafımdakiler çocuk olmadığı ve çocuk safiyetine sahip olmadığı için ve ben de çocuk olmadığım ve her şeye rağmen çocuk safiyetine sahip olmadığım için tam anlamıyla korkunç yıllardı diyebilirim. Bu kadar çok var olup da görünmez olunabilecek başka bir zemin var mıdır sizce? Numaralarla fişlenip, öğrenci numarası, sınıf numarası, sınav numarası, grup numarası, tez numarası, bu kadar çok gizli kalabilmek, yokmuş gibi yaşayabilmek, binlerceden bir tane olup binlerceyi oluşturan binlerce bir değilmiş gibi olabilmek. Anlatmazsam kızmazsınız değil mi, ama üzerinize alınmayın lütfen, tamamen benimle ilgili bir mesele, yoksa size anlatmaz mıyım hiç, insanın aklı tamamen başındayken çektiği gerçek acıyı tarif edebilecek kelimeleri bulamamaktan korkuyorum da. Üzgünüm, isterseniz çok özel bulduğunuz detayları siz de anmayın. Görüyorsunuz ya insan kendisine karşı bile yabancılıktan kurtulamıyor kimi zaman. Öyle bir zaman...

Kitabı okuyanlar 44 okur

  • nneslihann
  • Müşerref ALTUNDAŞ
  • Mustafa Aydemir
  • Anna Grigoriyevna
  • Ayşenur
  • Amine Özdemir
  • Çiğdem
  • Esra Dalkılıç
  • Rabia Ateş
  • Gökçe

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (4)
9
%7.1 (1)
8
%7.1 (1)
7
%14.3 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0