Popular Science Türkiye - Sayı 69Kolektif

·
Okunma
·
Beğeni
·
101
Gösterim
Adı:
Popular Science Türkiye - Sayı 69
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
98
ISBN:
SKU-8739
Yayınevi:
Doğan Burda Dergi Yayınları
NÜKLEER SANTRALLERI TAMAMEN ORTADAN KALDIRMALI MIYIZ?

KARŞINIZDA FÜZYON ENERJİSİ , HEM DE LAZERLİ!

STAR TREK’TEN ESINTILER: GERÇEK BİR FAZER

F1, ELEKTRİKLİ OTOLARA NASIL TEPKİ VERECEK?
Popular Science dergisinin bu sayısı tamamen "Enerji" konusuna ayrılmış. "Küresel Isınma"nın sorun olarak dünyanın her yerinde problemler yarattığı şu günlerde "Yenilenebilir Enerji Kaynakları" çok önemli bir konu haline geldi. Dergide bu konuyla ilgili ne gibi çalışmalar yapıldığından bahsediliyor.
Dergide beni en çok etkileyen yazı başlıkları şunlar oldu:
-Biyoyakıt
-Yapay fotosentezden yakıt üretimi
-1 hafta kadar dayanabilen batarya üretme çalışmaları
-Güneş patlamalarının GPS sinyallerini bozabilme ihtimalinden dolayı, bu sinyallere güvenilemeyeceği
-Enerjinin toprakta depolama çalışmaları
-Hidrojen-bor füzyonundan elektrik üretimi
-Star Trek'teki gibi elde taşınan lazer silahı yapma çalışmaları
-Kanser ve hepatit tedavisi için yumurta üretimi
-Düşünce gücüyle hareket eden elektrikli otomobil üretimi
-Diş çürüğünü önleyen aşı üretimi
-DNA'daki bozuklukların tedavisi için "Gen terapi" yöntemi
-Şizofrenin genetik olması
Bir şeyin ilaç etkisi mi yoksa zehir etkisi mi göstereceğini dozu belirliyor. Örneğin hayatta kalabilmek için oksijen solumamız gerekiyor ama aşırı oksijene maruz kalırsak oksijen zehirlenmesi yaşarız.
Eğelence için insan avlayabilen timsahlara da rastlandı. Ünlü Gustave adlı timsah aç olmasa bile saldırabilir: Saldırıyor, öldürüyor ve bırakıp gidiyor.
Bu alanda çalışan mühendisler, lazerler veri aktarımı için harika olan fiber optik kabloların ışık ışınlarının enerjisini artırmada da kullanılabileceğini bulmuşlardı. Afzal bir adım ileri gitti ve fiber optikle geliştirilmiş birden çok lazeri bir araya getirerek düşman araçları 1,6 kilometre öteden kızartacak kadar güç üretebilen bir huzme kalitesine erişti. "Birleştirilmiş huzmeli fiber lazer" işte böyle ortaya çıktı. Ölçeklenebilen bu sistemde mühendisler istedikleri gücü ayarlayabiliyor.
Lazer elektrikli olduğu için verimli de. Sonsuz şarjörü var ve araştırmacılar kullanılan sistemlerin potansiyelini arttırdıkça lazerin becerileri de çoğalacak. Böylece ileride bir gün bilimkurgunun kutsal kasesine, elde taşınan lazer silahlarına erişmek mümkün olabilir. Afzal bu konuda, tahmin edilebileceği gibi biraz çekingen ama yine de iyimser. "Sistemler küçülüp verimli bir hal aldıkça, pil teknolojisi iyiye gittikçe bir gün elde taşınan bir sistem de yapılması beklenebilir." diyor.
"Biyoyakıt" sözcüğü mısır etanolüyle ilgili tartışmalar yüzünden insanların kafasında kötü yer etmiş durumda. Mısır atanolünü üretmek zahmetli, toprağa zarar veriyor ve nispeten pahalı. Oysa pongamia hem ucuz hem de toprak dostu. Tohumlarından yapılan 1 galon(3,7 litre) yakıtı yakmak, neredeyse aynı miktarda mazota eşdeğer enerji üretiyor. Benzerine az ratlanan, baklagiller familyasından olan bu ağaç, aldığından daha fazla nitrat veriyor toprağa. Ağaçlar tabii ki havadaki karbondioksiti de sürekli süzüyor. Dahası, sadece tohumları toplandığından ağaçları kesmek ya da toprağı sürmek de gerekmiyor. Oahu'nun enerji santrallerinden bazıları ham pongamia yağını yakabiliyor. TerViva, yağı biyodizele ve hatta uçak motoru spesifikasyonlarını yerine getiren jet yakıtına dönüştürebilmiş.
İkizler üzerinde yapılan dev araştırma, her beş vakadan dördünde şizofrenin genetik faktörler nedeniyle ortaya çıktığını gösterdi. 30 binden fazla ikizin katıldığı araştırma Danimarka'daki Kopenhag Üniversitesi'nde gerçekleştirildi.
Rus bilim insanları, düşünce gücüyle harekete geçecek bir elektrikli otomobil geliştirdiklerini açıkladı. Nöromobil ismiyle anılan aracın beyin sinyallerini okuyup bunları elektriksel komutlara çevirmesi hedefleniyor. Nijnıy Novgorod Devlet Üniversitesi'nden Vasiliy Mironov, engellilerin kullanabileceği araçtaki kontrol sistemlerinin beyindeki farklı eylem modellerini tanıyabileceğini söyledi.
Köpekbalıkları insanlara saldırmaya çok da meraklı değiller çünkü tadımızı sevmiyorlar. Avlandıklarında balık ya da fok balığına benzer bir tat peşinde olurlar. Bizim tadımız hiç de öyle değil. Gözleri dönmüşse saldırıp bir ısırık alabilirler ama o ısırıkla beraber "Pek de beğendim" diyerek arkalarını dönüp gitme ihtimalleri, devam etme ihtimallerinden fazla. Ancak kaplan köpekbalığı adlı türün böyle bir tat tercihi yok. Beslenmesi gerekiyorsa balık ya da insan arasında bir seçim yapmaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Popular Science Türkiye - Sayı 69
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
98
ISBN:
SKU-8739
Yayınevi:
Doğan Burda Dergi Yayınları
NÜKLEER SANTRALLERI TAMAMEN ORTADAN KALDIRMALI MIYIZ?

KARŞINIZDA FÜZYON ENERJİSİ , HEM DE LAZERLİ!

STAR TREK’TEN ESINTILER: GERÇEK BİR FAZER

F1, ELEKTRİKLİ OTOLARA NASIL TEPKİ VERECEK?

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Yavuz kaya
  • Kitap Kurdu
  • Gizem Akgönüllü
  • Oğuz Beyiniz / Auri

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0