Post Mortem

Albert Caraco

Puan

7.610 üzerinden
240 kişi
8/10
·111 syf.·
2018 23. kitabı
Eee... Post Mortem olup da Post Mortem'i okumamak olmazdı tabii. Hatta bu zamana kadar bekletmiş olmak bile ayıp oldu ama... Sanırım bu kitaptan kaçışım, kasvetli ve huzursuz edici olmasına dair duyduklarımdandı. Ha bir de, ifade etmeden geçmeyeyim, nickimi bu kitaba borçlu değilim. Hatta kitabı, nicki kullanmaya başladıktan çok sonra öğrendim. Kitap bana o kadar kısa geldi ki, epub formatında okumanın da verdiği şüphecilikle, kitabın epub formatının kırpılmış olduğunu düşündüm ve bunca zamandır okuduğum epub ve pdf kitaplara dahi şüpheyle yaklaştım bir an. 100 küsur sayfalık kitap, epub formatında ancak 40 sayfaya yakın bir sayfada sona erdi. Yine de bu bile yeteri kadar örseleyici idi. Post mortem, ölümden sonrasını ifade etmektedir. Tıbbi olarak, ölümden sonra vücutta meydana gelen değişimler ve buna ait bulgular, post mortem bulgular olarak ifade edilir. Kitapta elbette ki bu ölüm sonrası halinin maddesel etkilerinden değil, geride kalanlar üzerindeki ruhsal etkilerinden bahsediliyor. Anlatıcımız, Sayın Anne'nin ölümünden sonra hayatında meydana gelen değişimlerin yanında, Sayın Anne'nin, hayattayken de kendisini nasıl şekillendirdiğini ve bugünkü düşüncelerini meydana getirdiğini anlatıyor. Kitabın temeli bu konu üzerine kurulu. Sayın Anne, küçük yaşta annesiz kalmanın etkilerini taşıyor ve annesizliğin acısını çıkarmak, annesiyle yaşayamadıklarını yaşayabilmek için tek çocuk sahibi olmak istiyor ve onu yetiştirme tarzı da tıpkı, çocukken annesinin kendisini yetiştirmesini isteyeceği tarzda oluyor. Bu aşamada aklıma gelen ve yine dem vurmaktan çekinmeyeceğim konu şu: Çocuklarınızı kendi açlıklarınızla doyurmaya kalkmayın ve onları kendiniz gibi yetiştirmeye çalışmayın. Her birey, kendi başına bir dünya iken, aynı hayatları çocuklar üzerinde kopyala- yapıştır
Post MortemAlbert Caraco · Versus Kitap Yayınları · 2008750 okunma
Keşke "Anneler" ölümsüz olsa..
6/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2022 101. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2022 17:52
Türk Yahudi kökenli, Fransız asıllı Uruguay vatandaşı filozof, yazar, denemeci ve şair olan Albert Caraco bu eseri annesi vefat ettikten hemen sonra kaleme alıyor ve yedi günde tamamlıyor eserini. Annesinin üzerinde bıraktığı etkilerden tutun, hayat görüşüne, felsefesine, misyon ve vizyonuna kadar her şeyden bahsetmiş yazar. Nedense annesi ve babası hakkında sürekli 'Sayın anne' ya da 'Sayın baba' tabirini kullanıyor. İnsanın kendi benliğinde indirgediği bir felsefesi olması güzel, kendi fikirlerini ve annesinin cesurca fikirlerini yazıya dökmesi her ne kadar cesurca gözüksede annesinin kadın düşmanlığı Caraco'yada geçmiş, bir ara kadınlar hakkındaki ezici görüşleri anlatmak istediği konunun da önüne geçerek ben de sanki kitap Orta Çağ'da bir rahip tarafından yazılmış izlenimi yarattı. Bu kadar bilgili, entellektüel düşünür bir adamın karşı cins hakkında bu kadar kıt kafalı olmasına üzüldüm doğrusu. Sanırım yazar biraz da Aristoteles 'in görüşlerinden etkilenmiş olabilir. Kadınlar konusuna hiç girmeseymiş çok daha dokunakli bir anneye övgü, adına yadediş eseri olabilirmiş ancak bence yine de bir şans verilmeli diye düşünüyorum, içerisinde çok fazla alıntı yapılacak güzel söz mevcut. Son sayfalara doğru ise annesi ile kurmuş olduğu ruhani bağ ister istemez duygulandırıyor insanı, anneler keşke ölümsüz olsa dedirtiyor... "...sanki yatağı bile onu bekliyor, büyük ve küçük gardıropları, komodini ve şifonyeri, mantoları ve giysileri, çamaşırı, bibloları ve incik boncukları, hepsi onu bekliyor. Yaşayanlar geçip gidiyor, geriye nesneler kalıyor.."
Anlatı
Post MortemAlbert Caraco · Versus Kitap Yayınları · 2008750 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ÜZÜNTÜLERİNDEN DAHA DEĞERLİ OLDUĞU İÇİN İNTİHAR EDEN ADAM
7/10
·111 syf.··
2018 51. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2018 02:26
Albert Caraco uzun zamandır dikkatimi çeken bir yazardı. Basılı okuduklarımla birlikte telefondan da okuduğum bazı kitaplar var. Sayfa sayısı 32 olunca, hemen e-kitap olarak başladım. İyi ki de okumuşum. Yazarda hissettiğim en kuvvetli duygu yabancılaşmaydı. Hüznünde dahi, sanki bir başkasından bahseder bir sakinlik ve kayıtsızlık vardı. Misal, ''... fikirlerim beni hislenmekten men ediyor, hatta üslubum hislenmenin yakınına yanaşmamı bile yasaklıyor.'' Bir başka örnek: ''Köklerimi acının olduğu kadar zevkin de reddi içine salıyorum, sevgim ermişçe bir ilgisizliğe varıyor, artık bu ilgisizlikle kaynaşmışım, bütün yaşamım bir ölüm okulu, aslında pek bir meziyetim yok ve çocukluğumdan beri kendimi asla rahat hissetmedim, kalıcı rahatsızlıkların eline düşmüşüm ve ancak deva buldukça varlığımı sürdüyorum.'' Kaleminde insanı oldukça şaşırtan bir etki var. Bazen sarsıcı diyebileceğimiz, bazen de şaşırtıcı bu kısa kitap, yazarın bütün hayatını ve bilhassa ölümünü öğrendiğimizde, bir nevi kanıt niteliğinde. Yazar annesi ve babasına, evlat acısı yaşatmamak için, ölmek kararını çoktan vermişken, intihar etmemiş. Önce annesini, kısa zaman sonra babasını kaybetmiş. Babasını kaybettikten 2 saat sonra da intihar etmiş. Yaşamak için değil, ölmemek için bir sebebi kalmamış. Zaten yaşamak için hiç sebebi olmamış. İçinde hep bu tuhaf yabancı hisle yaşayan yazar, anladığım kadarıyla çok da kibar bir insanmış. Dünya neredeyse umrunda olmamasına rağmen, hatır onun için hep önemli olmuş. Aslını isterseniz düşünceleri neredeyse tutarsız, aynı paragraf içinde birbiriyle çelişen cümleler kurmuş. Tutarlı düşüncesi bir tek ölümden yana olmuş. Eylem olarak da anne ve babasına davranışları hep tutarlıymış. Bunun dışında içindeki garip zihin çalkantıları, vurduğu kayayı hiç aşındırmamış
Post MortemAlbert Caraco · Versus Kitap Yayınları · 2008750 okunma
9/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2016 296. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2016 22:44
Kaosun Kutsal Kitabı Albert Caraco'nun en bilinen kitabı ve bu sebeple ben de önce onu okumuş ve çok beğenmiştim. Fakat bir yandan yazarın  bu kadar kötümser, negatif nasıl olabildiğine de hayret etmiştim.Post Mortem'i okuduktan sonra, keşke önce bu eseri okusaydım diye düşündüm. Yazar hakkında çok daha fazla fikir sahibi olmamı sağladı çünkü. Post Mortem annesinin ölümü üzerine yazılmış bir nevi analiz ve kendi şifrelerini de çözdüren kitabı. İstanbul'da doğan, Seferad bir ailenin çocuğu olan Caraco, annesinin etkisinde kalmış. Son derece dominant bir karakter olan annesi tüm düşüncelerini oğluna sevecenlikle empoze etmiş, bunu kitabı okudukça hissettim. Akciğer kanseri olup bunu kendisine söylemeden, ölümüne kadar sürekli annesiyle birlikte vakit geçirmiş. Hastalık sürecini, ölümünü, sonrasını ve çocukluğundan itibaren kendisiyle olan ilişkisini, yönlendirmelerini kaleme almış. Nihilist, pessimist bir yazar olan Caraco yine annesinin etkisiyle kadınları, cinselliği reddetmiş. Kitabında bundan da söz ediyor. Babasını da 2 yıl sonra kaybedince kendisi de yaşamına son veriyor.
Felsefe
Post MortemAlbert Caraco · Versus Kitap Yayınları · 2008750 okunma
Puan vermedi·111 syf.·
2018 38. kitabı
Post mortem..ölüm sonrası şeklinde anlamlandırabileceğimiz negatiflik yayan bir yas kitabı yada yazarın içini döktüğü daha doğrusu kustuğu bir yapıt kendisi zaten kötümserliği ile tanınan bir yazar ancak onda çok ayrı bir hava var kesinlikle kitapları okunası.Bir diğer kitabıyla okumaya devam edeceğim yazar olmuştur kendisi. Bu kitabı iyi bir başlangıç.
Post MortemAlbert Caraco · Versus Kitap Yayınları · 2008750 okunma