Adı:
Rüzgar Ne Diyor
Baskı tarihi:
Şubat 2005
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750704833
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Bu kitaptaki öykülerin kahramanları, gazetelerin birinci sayfalarında pek ender yer alan, çoğunlukla da üçüncü sayfa haberi olarak kalan olayların kahramanları. Ya kaçak mülteci taşıyan teknelerdeki acı sonlarla, ya nedeni anlaşılmayan cinayetlerle, ya da özlemleri peşinde yoldan çıkanlarla ilgili öyküler. Gazetelerde o haberleri okur geçeriz de, o kişilerin gerçek öyküleri ne bize yansıtılır, ne de biz merak ederiz. Susanna Tamaro, haberlerde üçüncü şahıs olarak aktarılan, çoğu üçüncü dünya ülkelerinden gelme kişileri, birinci şahıs ağızdan, duygulara, düşüncelere, hayallere, özlemlere bürüyerek, üç boyutlu kahramanlar yaratıyor Rüzgâr Ne Diyor'daki öykülerinde. Olayları, egemen ülkelerin egemen güçlerinin gözüyle değil de, onları yaşayanların ağzından dinlemeye ne dersiniz?
Susan Tamaro ile ilk tanışmam birden baktım kitapligima elime bu kitap geldi. Akici , güzel bir kitap. Kitapda 4 öykü bulunmaktadır beni en etkileyen rüzgar ne diyor oldu. Hikayelerde kaçak mültecileri taşıyan teknede acı sonlarla ,ya da nedeni anlaşılmayan cinayetler , özlemleri peşinde koşanlar insanlar ele alınmış. Kitap gayet akici okumanızı tavsiye ederim.
Kitapta bulunan öykülerin hepsi gerçekten etkileyici. İnsanın psikolojisini altüst ediyor. Rüzgar ne diyor adlı hikayede cinleri gören ve bu yüzden hayatı inanılmaz ölçüde zorlaşan birinden bahsediyor. Diğer hikayelerde de gerçekten zor koşullarda yaşayanlar, çocuk eğitimciliği gibi konulardan bahseden çok üzücü hikayeler.
Dikkat spoiler içerir!
Bu kitaptaki öykülerin kahramanları, gazetelerin 3.sayfalarında yer alan kişilerdir. Gazetelerde haberleri okuyup geçeriz ama onların hayatları da vardır.
4 tane birbirinden ayrı öykülerden oluşan bu kitap, insanı derinden etkilemektedir.
İlk öykü Rüzgar Ne Diyor dur. Hindistan'da yaşayan Nabila geceleri hep korkmaktadır. Bunun nedeni ise geceleri kötü ruhlar görmektedir. Yaşlı bir kadına gittiğinde evlenince geçer deyip annesiyle onu yollamıştır. Fakat Nabila yaşlı kadına geceleri kötü ruhlar gördüğünü söyleyememiştir. Nabila evlenir ve sonunda ruhlardan kurtulur. Fakat kocası savaşta öldüğünde Nabila, oğlu Raj ile ortada kalmışlardır. Nabila'nın korkusu yine başlamıştır ve o da umut yolculuğuna oğlu ile çıkmaya karar verir. Hindistan'dan İtalya'ya kadar gemilerle otobüslerle gelir fakat aralık ayıdır ve ikisi de ince giyindikleri için üşümektedirler. Donarak evlerden yardım dilenen Nabila, oğlu donarak can verir ve Nabila da ağır bir şekilde hastalanır.
İkinci öykü ise Salvacion dur.
Salvacion bir evde hizmetçilik yapmaktadır. Göçmendir. Ve istediği en önemli şey rahibe olmaktır. Fakat her şey istediği gibi gerçekleşmez ev sahibinin kocası Salvacion'a sarkıntılık etmeye başlayınca Salvacion kendini günah işlemiş gibi hissedip hayat dolu olan kız intihar etmeye karar verir. Tam denize girmiştir ki bir sandal onu görmez ve onun üstüne doğru gelir ve hayatını kaybeder.
Üçüncü öykü ise Gökyüzünden dir.
İtalyan karı koca olan Carla ve Antonio evlat edinmeye karar verirler. Fakat evlat edinecekleri kişi afrikalıdır ve onlarla iletişime geçmesi zordur. Arik gökyüzünden geldiği yere ve köpeğinin yanına dönmek istemektedir. Sonunda Carla dayanamaz ve intihar eder.
Dördüncü öykü ise Kim Takar... dır.
Profesör Baraldi, seksenli yaşlarında bir adamdır. Çocukları ve torunları olan adama Rosella diye 19 yaşındaki bir kız bakmaktadır. Fakat profesör hep Arnilda'ya özlüyordu eski bakıcısını. Bir gün profesör kötüleşti ve Rosella panikleyip arkadaşını aradı. Onlar da yakında bir hastane bulamayınca onu yola atıp gittiler. Kim takar...
Kitabın içerisinde dört hikaye var. Düşük puan vermemin sebebi ne kadar akıcı bi dille yazılmış olsa da bir yerden sonra beni sıkması. İlk iki hikaye gerçekten hoştu. Karamsar bir kitaptı sonuçta gazetenin 3. sayfalarına konuk olan kişiler kahramandı.
"Rüzgâr korkmaman gerektiğini, güneşin her zaman var olduğunu ve sonsuza dek senin hayatının üzerinde ışıyacağını söylüyor"
"Ama hayır, mutluluk bir bitki, bir ağaç değildi. Bir hayvan mıydı? Asla! Mutluluk, tanımlanamayan bir şeydi; hani bir şey yediğin ve o karnına indiği zaman hissettiğin duygu gibi. İnsan tatlı bir sıcaklık hisseder ya, onun gibi. Buna benzer ama daha güzel bir şey."
Küçücüktü, ama çoktan yorulmuş ve hayal kırıklığına uğramıştı.Ancak bir yaşlının olabileceği gibi yorgun ve kırgın.
Nerden geleceklerdi? Gökyüzünden.Peki neden? Onu alıp yanlarında götürmek için.Onu yukarıya, geldikleri ülkeye, en geniş hayal gücünün bile hayal edemeyeceği güzellikteki yere götüreceklerdi.Mutluluk o ülkede bulunuyordu
"Dikkatli olmalısın, çünkü sözcüklerin arkasında sözcükler gizlidir, ama sessizliğin içinde 'herhangibirşey' yuvalanmış olabilir."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rüzgar Ne Diyor
Baskı tarihi:
Şubat 2005
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750704833
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Bu kitaptaki öykülerin kahramanları, gazetelerin birinci sayfalarında pek ender yer alan, çoğunlukla da üçüncü sayfa haberi olarak kalan olayların kahramanları. Ya kaçak mülteci taşıyan teknelerdeki acı sonlarla, ya nedeni anlaşılmayan cinayetlerle, ya da özlemleri peşinde yoldan çıkanlarla ilgili öyküler. Gazetelerde o haberleri okur geçeriz de, o kişilerin gerçek öyküleri ne bize yansıtılır, ne de biz merak ederiz. Susanna Tamaro, haberlerde üçüncü şahıs olarak aktarılan, çoğu üçüncü dünya ülkelerinden gelme kişileri, birinci şahıs ağızdan, duygulara, düşüncelere, hayallere, özlemlere bürüyerek, üç boyutlu kahramanlar yaratıyor Rüzgâr Ne Diyor'daki öykülerinde. Olayları, egemen ülkelerin egemen güçlerinin gözüyle değil de, onları yaşayanların ağzından dinlemeye ne dersiniz?

Kitabı okuyanlar 41 okur

  • Esra B.
  • Nuray Gizem Başcı
  • Daisy@
  • Sena Şirolu
  • Emel Çotur
  • Ebru oğuz
  • Gazi
  • Hicret Kırtay
  • Nurgul Turkmen
  • İlayda Nalbantlar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (2)
9
%8.3 (1)
8
%25 (3)
7
%33.3 (4)
6
%0
5
%8.3 (1)
4
%8.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0