Çevirmen:
Esra Birkan
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
80
Basım Tarihi:
Temmuz 2018
Yayınevi:
Nebula Yayınları
ISBN:
9786058188631
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

ŞAL
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2019 91. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2019 11:09
Şal Varşova'da doğmuş ve savaş nedeniyle Amerika'ya göç etmiş bir Yahudi kadının Rosa Lublin'in gözünden yaşadıkları ve yaşadıklarının onda açtığı yaraların hayatını nasıl etkilediğinin hikayesi. Rosa, yeğeni Stella ve bebeği Magda ile savaş sırasında kaçarken Naziler tarafından yakalanır. Toplama kampına götürülürken bebeğini şalına sararak gizler. O bebeğini ne kadar korumaya çalışsa da küçük Magda oldukça trajik bir şekilde kampın sivri dikenli elektrik tellerinde feci şekilde can verir. Şal bebek Magda'nın hem kundağı hem de kefeni olur. Bebeğinin öldüğünü bir türlü kabullenemeyen Rosa Lublin yıllar sonra Amerika'da yaşayan bir göçmen ve hala kızı Magda'ya mektuplar yazan yalnız bir kadın olarak karşımıza çıkar. Kutsal bir emanetmişcesine sakladığı Şal onun dünya ile arasındaki tek bağ haline gelmiştir. Soykırım dehşetini yaşayıp hayatta kalmayı başaran Rosa Lublin için hayatındaki koca boşluk nereye giderse gitsin kapanmayacak bir yara ve hayatla arasına giren bir engel olmaya devam eder. Sonuçta insan nereye giderse gitsin kendisini ve yaşadıklarını da beraberinde götürüyor. Rosa bebeğinden vazgeçemediği gibi geçmişinden de , dilinden de vazgeçmeyi reddeder. Kızına yazdığı mektupları bile Lehçe yazmaya devam eder. Şal 80 sayfalık bir çırpıda okunan, soykırımın dehşetini. sağ kalanların yaşamla verdikleri mücadeleyi, Nazilerin elinde yitip giden hayatları sadece insani açıdan işleyen bir kitap. Savaşların olmadğı, insanların inançları, ırkları yüzünden horlanmadığı bir dünya hayal etmek çok da anlamlı gelmezken bir taraftan da Metin Altıok'un şu dizeleri geliyor aklıma. "Yarın farklıdır bugünden, Adı değişir hiç olmazsa, Kara bir suyu Geçiyoruz şimdilerde Basarak yosunlu taşlara. Sen bugünden yarına Birazcık umut sakla."
Edebiyat
ŞalCynthia Ozick · Nebula Yayınları · 201884 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2024 31. kitabı
Rosa adlı bir anne, küçük kızı Magda’yı bir Nazi toplama kampında gizlice hayatta tutmaya çalışır. Rosa, Magda’yı bir şalın içine sararak saklar ve bu şal, hem bir koruma sembolü hem de çaresizliklerinin bir simgesi haline gelir. Trajik bir olay sonucu Magda, şalı bırakır ve dışarı çıkar. Alman askerleri tarafından fark edilir ve öldürülür. Rosa, şalı ağzına bastırarak çığlıklarını susturur; bu, hem fiziksel hem de duygusal bir sessizlik anıdır. Hikaye, anne sevgisi, kayıp ve savaşın bireysel hayatlar üzerindeki yıkıcı etkilerini yoğun bir sembolizmle anlatır. [yapay zeka yorumu]
ŞalCynthia Ozick · Nebula Yayınları · 201884 okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2018 175. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2018 18:46
‘Zavallı Lublin,ne kaybettin ki?’ diye soruyor adamın biri .Rosa Lublin ise cevap veriyor: “Hayatımı.” . Rosa,Stella ve Magda toplama kamplarından birinde.Dayanacak güçleri yok ama bir şekilde sağ kalıyorlar,en azından ikisi. . Çoğu kişi için kurtuluş gibi görünen ama köklerinden kopuşun ta kendisi olan Amerika’ya gidiyorlar.Stella yeniden başlamaya hevesli.Ama Rosa..Rosa’nın kaybettiği şey sadece hayatı değil.Hayalleri,ailesi,dili,..Kısaca bir dünya kaybediyor Rosa.Ve ona diyorlar ki “siz,sağ kalanlar”..Sanki sağ kalabilmenin bir güzelliği varmışçasına. . Kısa bir kitap Şal,adı gibi.Ama bir şey gösteriyor okuyanına: bildiğimizi sandıklarımız aslında bilmediklerimiz.Çünkü yaşananları sadece “orada,o esnada” olanlar bilebilir. . “İnsanın bir hayatı olmayınca nerede olursa orada yaşıyor.Düşüncelerden başka bir şeyi yoksa da düşüncelerde yaşıyor.” Ve Rosa şalında kalan kokuyu düşüncelerinde kokluyor,kızının kokusunu.
ŞalCynthia Ozick · Nebula Yayınları · 201884 okunma
7/10
·80 syf.··
2021 120. kitabı
Yeğeni Stella ile birlikte toplama kampına giderken , kucağındaki şalda sakladığı bebeği vardır. Ta ki Stella üşüyüp, habersizce şalı aldığında bebek fark edilir ve bir trajedi yaşanır. Amerika'da yaşayan Rosa aradan yıllar geçse de hala ölmüş bebeğine ve affedemediği yeğeni Stella'ya mektuplar yazmaktadır. Ve şal en kıymetlisidir.
ŞalCynthia Ozick · Nebula Yayınları · 201884 okunma
Yahudi-Amerikan
Puan vermedi·80 syf.··
2020 4. kitabı
Sade ve kısa fakat bence etkileyici bir kitap. Yazarımız hem bir kadın hem de Yahudi olduğu için zor ve ayrımcılık gördüğü bir yaşamı olan Cyntha Ozick’tir.Yahudi geçmişinden ötürü hep dışlanmış, ailesiyle beraber aşırı çalışmak zorunda kalmış, noel kulamalarına katılmama gibi uyumsuzluklar yaşamış ,mahallede kendisine taş bile atılmış .Bunun yanı sıra küçük yaşta Yahudi eğitimi veren okula da başta kabul edilmemişt ibu da onun feminist kişiliğinin oluşumunun başı olmuştu. Ailesi 20. yy’ın başında yayılmış olan Yahudi düşmanlığından kaçmış Rusya’dan Amerika’ya gelmişlerdir. Tarihte Yahudilere yapılmış olan insanlık dışı eziyetlerden bahsetmemize gerek yok, ki kitap en korkuçlarından biriyle başlar, bir bebeğin öldürülmesi ile… O korkunç kamptan bir şekilde kurtulmayı başarmış insanlar kitabın merkezindedir.Üzerinden zaman geçse de onlar normal hayata dönebilirler mi ya da normal hayat onlara dönebilir mi ? Evet dönüyorlar, onları sözde aralarını aldıklarını söylerken bile onları ayrıştırıp,burdaki karakterin de dediği gibi o insanların insan olduğunu unutup hayvanlar gibi deney konusu edip değersizleştirerek toplumun bir parçası olduklarını sanıyorlar. Gerçekten kendilerine toplumda yer bulmaları kolay mıdır yoksa korkunç bir şekilde yalnız mı kalmışlardır. Baş karakterimiz olan Rosa şalı ile yalnız kalmış geçmişini bırakamamışır. Bu şal Rosa’nın ölen kızı Magda’nın hayata tutunuşunu temsil ederken annesine onun ölümünü temsil etmektedir, olayların gerçekleştiği günde ise korku ve umusuzluk içindeki Stella için Rosa’da görü kıskandığı herşeyi yani anneyi temil eder ve bu bebeğin bir çuval gibi fırlatılmasını sağlarken aynı şal çocuğunu bu halde gören Rosa’nın sesini kısan o ölümdür. Bu acıyı,yarasını veizlerini ajıtasyon yapmadan,abartmadan en sade dille anlattığını
Edebiyat
ŞalCynthia Ozick · Nebula Yayınları · 201884 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2021 23:33
Kitap, Nazi kampında henüz bebek olan kızı Magda ve yeğeni Stella ile kısılı kalan Rosa’nın yaşadığı büyük trajediyi anlatıyor. Yıllar sonra 59 yaşına gelmiş ama travması aynı tazelikte kalmış, görünürde yeni bir hayat kurmuş olduğu düşünülse de Rosa Lublin hala o anları yaşamakta. Kaybettiklerine mektuplar yazmakta.. . Nazi Almanyasını, orada yaşananları, soykırımı hepimiz az çok biliyoruz. Kitap bana şu soruyu sordurdu. Böyle bir şey yaşayıp ölmek mi daha iyi yoksa hayatta kalıp o günleri her gün tekrar tekrar yaşamak mı? . Yazar Ozick için ABD’nin edebi panteonunun Athena’sı, Bronx’un Emily Dickinson’ı ve zamanının en usta ve incelikli üslubuna sahip yazarlarından biri methiyeleri yapılmış. Tek bir kitabını okuduğum düşünülürse böyle bir şey söylemem mümkün değil fakat şunu söyleyebilirim. Bu kadar kısa bir kitap nasıl bu kadar etkileyici olabilir? . -Bazen insan yalnız kalmak ister. + Eğer çok fazla yalnız kalırsanız çok fazla düşünürsünüz. -İnsanın bir hayatı olmayınca. Nerede olursa orada yaşıyor. Düşüncelerden başka bir şeyi yoksa da düşüncelerinde yaşıyor. + Bir hayatınız yok mu? -Hırsızlar onu benden aldı.
ŞalCynthia Ozick · Nebula Yayınları · 201884 okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2022 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2022 23:03
Şal & Cynthia Ozick + Nazilerin yaptığı soykırım dehşetini harika kurgu ve kurulmuş mükemmel cümlelerle anlatan etkileyici bir metin Şal. Rosa'nın, 'sağ kalanların' yaşadıkları psikolojik buhranların temsili karakteri olarak yansıtılan betimlemesine bayıldım. Özellikle mektupları ki yokluğa yazılan mektupların etkisini yadsıyamam. Rosa'da gördüğüm, hiçbir şeyin açlığını çekmeyen, hayatta hiçbir işlevi görmemeyi, bağlanmamayı seçerek yaşamayı tercih etmeye yönelmesi, tüm özlemlerin sonunu yansıtan duyguların birikmesi buruk, yaşanmış gerçekleri de düşününce, duygusal okuma deneyimine sebep oldu. + #şal #cynthiaozick #nebulakitap #kitap #kitaptansözler #kitaptavsiyeleri #kitapönerisi #kitaptavsiyeleri #kitapönerileri #book #booklover #bookstagramturkey #bookstagram #okudumbitti #keşfet #keşfetteyiz #fypシ
ŞalCynthia Ozick · Nebula Yayınları · 201884 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2025 634. kitabı
İnsanın bir hayatı olmayınca nerede olursa orada yaşıyor. Düşüncelerden başka bir şeyi yoksa da düşüncelerinde yaşıyor." S:30 Hem soykırım dehşetini hem de sağ kalanların peşini bırakmayarak bir ömür süren boşluğu anlatan Şal, Nazilerin elinde eziyet görenlerin kapanmayan yaralarını hatırlamaya çağıran bir davet. Yeğeni Stella ile birlikte yol alan ve küçük bebeği Magda’yı şalına sararak gizleyen Rosa, korkunç bir trajedinin yaşanacağı bir toplama kampına varır. Yıllar sonra, Amerika’da, Rosa Lublin ile karşılaşırız; gözü hâlâ şalında, ölmüş kızına mektuplar yazmaktadır.. zamanının en usta ve incelikli üslubuna sahip yazarlarından biri” olarak betimlenen Cynthia Ozick, çoğumuzun küçük bir mücevher gözüyle bakacağı Şal’da maneviyatından taviz vermeyen bir hikâye anlatıyor. “Ozick, Cormac McCarthy ve Don DeLillo ile beraber ülkenin yaşayan en iyi kurgu yazarlarından biri.” -David Foster Wallace “Ozick, son yıllarda ortaya çıkmış Amerikalı yazarların en iyisi izlenimini bırakıyor bende. Katolikliğin Flannery O’Connor’a verdiğini Yahudilik de Ozick’e verdi: yetkinlik, derinden bir kavrayış, başkaldırı.” -Edmund White “Geçtiğimiz yarım asır boyunca kurulmuş en mükemmel cümlelerin bazılarından Ozick sorumludur; o kendine has, kusursuz bir üslupçudur.” Şal
Roman - Tarih - Edebiyat
ŞalCynthia Ozick · Nebula Yayınları · 201884 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2021 29. kitabı
When I read the story, with the influence of the perspective from which the story was written, I felt the sadness, desperation, sacrifice, and agony feelings of together. Brutality of the Holocaust is given in a more emotional tone with the theme of motherhood. What struck me when I read it was not only the loss of a mother's child, but also the full reality of the genocide, one of the most shameful events in human history. In addition, It impressed me deeply that Stella witnessed the dirty side of the world, lost her innocence and tried to grow up before she could live her childhood, even though she was just a little girl.
ŞalCynthia Ozick · Nebula Yayınları · 201884 okunma